KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Esas no
- 2023/618 Esas
- Karar no
- 2025/316
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/09/2023
Karar Metni
3.311 kelime·17 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkil şirketin 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu'nun 26.maddesi hükmü uyarınca, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun ilgili maddelerine kurulmuş olup ...iştiraki olduğunu, müvekkil şirketin, ... ve bazı kamu kurumlarındaki aldığı ihale işlerinin bir kısmını işbu uyuşmazlığa konu rücu davasındaki işçinin de çalıştığı hizmet alımı dahil olmak üzere, davalılara ihale ettiğini, bu ihalelere ve çalıştırılan işçiye ilişkin sözleşmeler ve özlük dosyası dilekçe ekinde (CD) ile sunulduğunu, davalılar nezdinde çalışması bulunan işçi ..., ... işin 1.09.2008-31.12.2013,
34.323,64.-TL ve 05.03.2020 34.063,13.-TL müvvekkil şirket tarafından ödendiğini, müvekkil şirketin ödemeleri son işveren olarak yapmak zorunda kaldığını, davalılar bu ödemelerden, işçiyi çalıştırdıkları dönemler nedeniyle, işçiye ödenen tazminat ve alacaklardan sorumlu olduğunu, İşçiye yapılan bu ödemeler nedeniyle müvekkilin şirketin sözleşmeye ve yasaya bağlı olarak,
ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal ticari faiziyle birlikte, davalılara rücu hakkı bulunduğunu, Müvekkil şirket tarafından ödenen işçilik alacaklarının davalı/davalılardan, sözleşme ve yasa gereği yasal sorumluluk tutarları gereğince bilirkişi raporu ile tespit edilerek, bulunacak tutarların davalılardan ayrı ayrı, ödeme tarihinden itibaren yasal ticari faizi ile birlikte, davalılardan alınarak davacı yana ödenmesine, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davalılara tespit edilecek sorumluluk oranların gereğince ayrı ayrı yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı ...Limited Şirketi vekili tarafından sunulan 26.10.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Davacının sunmuş olduğu herhangi bir arabuluculuk başvurusu ve görüşmesi tutanağı dosya içerisinde mevcut olmadığı gibi dava dilekçesinde de yer verilmediğini, kaldı ki davacının zaten arabuluculuğa başvurmadığını, Usul şartına uymaksızın dava açan davacının davasının reddinin gerektiği, davacının dava dışı işçinin asıl işvereni olduğunu ve i aklarından doğan tüm sorumluluğun davacıya ait olduğunu, Müvekkil şirketin işçiler üzerinde yönetim hakkı bulunmadığını, dolayısıyla davacının işçi alacaklarından dolayı tam sorumluluğunun söz konusu olduğunu, İşçinin,
6552 sayılı yasa gereği asıl işveren tarafından alacakları ödenmiş ve mağduriyeti önlenmiş iken; sözleşmede ve diğer kanun hükümlerinde böyle bir düzenleme bulunmamasına rağmen davacı idarenin iş bu ödemeyi müvekkile rücu talebinin kabul edilemez olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerinde, davacı müvekkil şirketin işçi alacaklarından kaynaklanan herhangi bir sorumluluğunun varlığına delalet edebilecek bir madde bulunmadığını, her ne kadar hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan bir rücu davasının varlığından bahsedilse de;
müvekkil şirket ile davacı idare arasında imzalanan sözleşme ve eklerinde, işçilik alacaklarından müvekkil şirketin sorumlu olduğuna dair bir madde bulunmadığını, sundukları birçok bilirkişi raporunda, mahkeme kararlarında ve Yargıtay içtihatlarında, davacı kurum tarafından ödenen bedellerin taşeron şirketlere rücu edilemeyeceğinin defalarca vurgulanmış olduğunu, bir an için kurum ile müvekkil şirket arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu düşünülse dahi, söz konusu işçilik alacaklarının tamamından müvekkil şirketin sorumlu tutulması yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkil şirkete olsa olsa,
kendi çalışma dönemindeki sorumluluğunun yarısının rücu edilebileceğini, Davanın usulden reddine, halde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine. Yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili tarafından sunulan 24.10.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Davacı şirket, dava dışı ... isimli işçinin, kendi bünyelerinde çalıştığını, 34.063,13 TL kıdem tazminatını alarak işten ayrıldığını, işçinin davalı şirketler nezdinde çalışması olduğunu, bu sebeple kıdem tazminatından davalıların sorumlu olduğunu iddia ettiği, Davacının müvekkil şirketten talep edebileceği, müvekkil şirkete rücu hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını, davacı şirketin (gerçekte ..) kısa süreli ihale alıcısı olduğunu, bu ve benzeri ihaleler kapsamında ihaleyi kazanan şirketler farklı olsalar da hizmet aynı işçilerce yerine getirildiğini, bu işçilerin,
işverenleri sözleşme süresinin bitiminde aynı ihaleyi alamasalar bile ihaleyi alan mütcakip firmaların yanında ve gerçek işvereni olan kamu kurumu bünyesinde çalışmaya devam ettiklerini, dolayısıyla davacı gerçekte -kesintisiz olarak- ... (...) işçisi olduğunu, davacının tüm çalışmasını ve mesaisini müvekkil şirkete değil, gerçekte işçisi olduğu ... (...) 'e tahsis ettiğini, tüm emir ve talimatları da ... (...) 'den aldığını, bu durumda da feshe bağlı hak ve alacaklardan da ... (...) tek başına sorumlu olacağını, Müvekkil şirkete husumet yöneltilmesi mümkün olmadığını,
Bu durumun iş mevzuatı ve yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla da sabit olduğunu, dava dışı işçinin iş akdinin feshi hususunda da müvekkil şirketin hiçbir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını, İş akdinin feshi hususundaki tüm irade, yetki ve sorumluluk, dava dışı işçi ve onun gerçek işvereni olan ... (...) 'e ait olduğunu, bu sebeple de tüm alacak kalemlerinden davacının gerçek işvereni olan kamu kurumu (... (...)) sorumlu olduğunu, işçilik maliyetlerinin nasıl hesaplanacağı, teklif fiyata dahil edilecek ve edilmeyecek kalemler, Kamu İhale Kanunu ve Tebliğlerinde,
Hizmet Alım İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde ve ilgili kamu kurumuyla (... (...)) yapılan hizmet alım sözleşmelerinde açık olarak düzenlendiğini, ancak belirtilen yasal düzenlemelerin ve sözleşmelerin hiçbirisinde kıdem tazminatının teklif fiyata dahil edilecek kalemler arasında belirtilmediğini, müvekkil şirketin, ihale mevzuatında, ihale sözleşmesi ve şartnamesinde olmayan;
ihale makamı tarafından da ödenmeyen herhangi bir ücreti işçiye ödemesi hukuken ve hakkaniyet açısından mümkün olmadığını, Hizmet Alım İhaleleri Uygulama Yönetmeliği'nin 10. maddesinde personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım ihalelerinde teklif fiyata dahil olan giderlerin nelerden ibaret olacağının sayıldığını, Danıştay Kararında da belirtildiği üzere, kıdem tazminatından yalnızca asıl işveren olan idarenin sorumlu olduğunu, İş Kanunu madde 112'de kıdem tazminatının kamu kurumu tarafından ödenmesi gerektiği belirtilmiş, bu husustaki sorumluluğun ilgili kamu kurumunda olduğunun işaret edildiğini, dava dışı ... isimli işçinin, ...
Ltd. Şti. bünyesinde 01.02.2012-31.12.2012 tarihleri arasında (10 ay) çalıştığını, dava dışı işçinin müvekkil şirket nezdindeki çalışmasının 1 yılın altında olduğunu, bu yönüyle dahi müvekkil şirket açısından kıdem tazminatı şartları oluşmadığını, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin güncel içtihadın da haklılıklarını ortaya koyduğunu, Dava dışı işçinin,...Ltd.
Şti. bünyesinde 01.02.2012-31.12.2012 tarihleri arasında (10 ay) brüt 950,59 TL ücretle çalıştığını, müvekkil şirketlerin sorumlu olduğu kanaatine varılacak olması halinde, bu sorumluluğun müvekkillerin dava dışı işçiyi çalıştırdıkları dönem ve o dönemde işçinin aldığı ücret ile sınırlı olması gerektiğini, bu durumun yasal mevzuat ve içtihatlarla da sabit olduğunu, Yargıtay kararlarından da açıkça anlaşıldığı üzere, davacının haklı çıkması halinde, öncelikle her bir davalının sorumlu olduğu dönem ve ücret belirlenecek, akabinde bu rakamın yarısına hükmedileceğini, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının, müvekkil şirket yönünden reddine;
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Müflis ...Tic. Ltd. Şti. Vekili tarafından verilen 24.10.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle. Müflis şirketin ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından 22.06.2016 günü saat 16:57'den itibaren iflasına karar verilmiş olup iflas işlemleri...
3.icra ve İflas Müdürlüğü'nün ...iflas dosyası ile devam ettiğini, mahkemenizde görülmekte olan, hizmetsözleşmesinden kaynaklanan alacak davasının iflas kararından sonra 25/09/2023 tarihinde açıldığını, Davacı yanın öncelikle, iddia ettiği alacağını iflas masasına kaydettirmesi, kaydedilmemesi halinde, Nöbetçi İstanbul Anadolu Asliye Ticaret mahkemesinde kayıt kabul davası olarak açması gerektiğini, davanın yetkili ve görevli ...
Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiği, müvekkil şirketin iflas kararından önceki son adresinin ... olduğunu, Bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, ...Asliye Ticaret mahkemesinde açılması gerektiğini, davacı vekili tarafından müvekkil şirket aleyhine açılan söz konusu dava haksız ve mesnetsiz olduğu reddinin gerektiği, Alacağın varlığını kabul etmemekle birlikte davacı yanın dava dilekçesinde talep ettiği tüm talepleri yönünden zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Alacakların varlığını kabul etmemekle birlikte dava dilekçesinde talep edilen tüm talepler için zamanaşımı süresi dolduğunu,
asıl işveren davacı şirket olduğunu, İşçilerin çalışma şartları, işe alınıp çıkarılmaları ve denetim gözetimin davacı firma tarafından yapılıyor oluşu, taşeron firmalar değişse de işçilerin çalışmaya devam etmesi nedeniyle işçilik haklarından sorumluluk davacı firmada olduğunu, Dava dışı 3. Kişilerin işten çıkarılmasında müvekkil şirketin yetkisi ve kusurunun olmadığını, Müvekkil şirketin kusuru ve yetkisi olmadığı için müvekkil şirkete sorumluluk yüklenemeyeceği, İhale şartnamesinde teklif fiyata dahil olan giderler başlığı altında işçilerin sadece aylık ücretleri, yol ve yemek ücretlerinin, K.İ.K. payı,
vergilerin teklif fiyatın içerisinde olduğunu, teklif fiyatın içerisinde işçilere ödenecek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fazla mesai alacağının yer almadığını, Teklif fiyatın içerisinde yer almayan bir bedelin müvekkil şirketten rücu yolu ile istenmesi talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, Sayın Mahkeme aksi kanaatte olsa dahi, müflis şirketin sorumluluğu Borçlar Kanunu 169 uyarınca yalnızca dava dışı işçilerin kendi bünyesinde çalıştığı dönemin yarısı ile sınırlı olacağını,
Müflis şirketin kıdem tazminatı ve diğer alacaklarından sorumluluğu yalnızca kendi dönemi ile sınırlı olmak üzere yarı-yarıya sorumluluk şeklinde olabileceğini, Yetki itirazımızın kabulü ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, Zamanaşımı itirazımızın kabulü ile tüm talepler yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, hukuki mesnetten yoksun, haksız davanın tüm talepler yönünden reddi ile, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri gereğince, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının, davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, hizmet alım ihalesinin davalılar tarafından üstlenildiğini, sözleşme ve teknik şartname hükümlerine göre davalı yüklenicinin çalıştırdığı işçinin iş hukukundan doğan her türlü işçilik hakları ve tazminatlarından sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış olup kıdem tazminatının dava dışı işçiye ödendiği ihtilafsızdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı işçiye ödenen bedelden hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduğuna ilişkindir.
Tarafların delilleri toplanmış ve uyuşmazlığa ilişkin bir hesap bilirkişisinden rapor alınmıştır.
Mahkememizin 24/06/2024 tarihli duruşmasının 4 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek işçilik alacakları konusunda uzman nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye tevdi ile davacının davalılardan talep edebileceği alacak miktarının her bir davalı yönünden ayrı ayrı hesaplanması konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi Birol BAYSAL'a tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından sunulan 14/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Hukuki sonuç ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere.
Davacı ... Şirketi'nin dava dışı işçi ... T.C. Kimlik numaralı ...'nin hem davacı Kurum hem de davalı alt işverenler nezdinde geçen tüm hizmet süresi için Dava dosyasında yukarıda 4.4. maddede ayrıntılı olarak açıklandığı üzere 05.03.2020 tarihinde toplam kıdem tazminatı olarak 73.200,26.TL nin Vakıfbank onaylı listede ödemenin şubat/2020 maaşı ile birlikte banka hesabına gönderildiği görülmüştür.
Davacı Kurum tarafından dava dişi ...” nin çalışmasının bulunmadığı 03.02.2010-31.12.2010 dönemi için hesaplanarak ödenen 10 ay 28 gün karşılığı 5.834,31.TL kıdem tazminatından Davacı Kurumun sorumlu olduğu, Dava dışı ...” nin ...
Şirketi'nde sözleşme döneminde çalışması bulunmadığından sorumluluğunun bulunmadığı, Dava dışı İşçi ...” nin 01.09.2008-31.12.2013 döneminde Alt işverenlerde çalışma süresi içinde çalışmasının bulunmadığı 03.02.2010-31.12.2010 dönemi için davacı tarafından hesaplanarak ödenen 5.834,31.TL net kıdem tazminatı 01.09.2008-31.12.2013 dönemi ödenen 34.063,13.-TL den düşüldükten sonra kalan 28.228,81.TL olarak hesaplanmış, eldeki davaya konu edilen ve tarafımızca 01.09.2008-31.12.2013 döne davalı alt işverenlere rücu edilebilecek kıdem tazminatı miktarının 28.228,81.TL Net olarak hesaplandığı,
tarafımızca hesaplanan 28.228,81.TL kıdem tazminatının davalı alt işverenlere rücu edilebileceği yönünde hüküm kurulması halinde; ihale dokümanlarındaki hükümler çerçevesinde sorumluluğun tamamının alt işverenlere ait olduğu kanaatine varılması halinde, dava dışı işçinin 01.09.2008-31.12.2013 dönemine isabet eden kıdem olarak tazminatı tutarı olarak dava konusu edilen 28.228,81.TL, davalı alt işverenlerin dava dışı işçiyi çalıştırdıkları süreye isabet eden sorumluluk miktarları aşağıdaki gibi olacaktır *...Şirketi'nin sorumluluğunun 2.134,50.-TL olduğu, * ...
Şirketi (Eski Ünvan : ... Şirketi) & ...Şirketi Adi Ortaklığı'nın sorumluluğunun 1.600,88-TL olduğu, * ... Şirketi'nin sorumluluğunun 1.600,88.-TL olduğu, *... Şirketi'nin sorumluluğunun 3.201,76-TL olduğu, *...Şti'nin sorumluluğunun 6.972,71.-TL olduğu, * (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ...Şirketi'nin sorumluluğunun 6.314,57-TL olduğu, *...Şirketi'nin sorumluluğunun 6.403,51.-TL olduğu, şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde; "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusudur ve işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla getirilmiş olan sadece işçilere karşı bir sorumluluktur.
Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler.
Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesi "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, teknik şartname ve genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümleri ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerekmektedir. Tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin, ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar.
Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve taraflar arasında karşılıklı düzenlenen diğer belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, asıl işveren ödemiş olduğu miktarın tamamını, ilgili alt işverenden rücuen tahsilini talep edebilirken alt işverenin, asıl işverenden rücu imkanı yoktur. Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır.
Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı dikkate alınmalıdır. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 24/05/2018 tarihli ... E. ... K., yine aynı Daire'nin 31/05/2018 tarihli ...E. ... K., 11/05/2017 tarihli ...E. ... K. sayılı ilamları)
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 25/01/2021 tarihli ... E. ... K. sayılı kararı; ''İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir...'' şeklindedir.
İşçilik ücretlerden asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları yönünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2023 tarihli ... E.... K sayılı kararı ile; "...Somut olaya gelince. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'ncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilâmı doğrultusunda giderilmelidir.
Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır.
İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir.
Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır.
Bu itibarla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir..." şeklindeki uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava dosyasında yer alan ihale sözleşmesi hükümleri uyarınca, dava dışı işçinin davalı alt işverenler nezdindeki 01.09.2008-31.12.2013 dönemindeki çalışma süresine isabet eden kıdem tazminatı tutarı olarak davacı tarafından hesaplanan 34.063,13.-TL nin davalı alt işverenlerin dava dışı işçiyi çalıştırdıkları süreye isabet eden sorumluluk tutarları ile ilgili hesaplamada SGK tarafından düzenlenen dava dışı İşçi ... nin sigortalılık tescil ve hizmet kaydı tespiti cetvelindeki hizmet bilgilerinde 03.02.2010-31.12.2010 döneminde davalı alt işverenlerden veya herhangi bir iş yerinden
çalışmasının ve hizmet bildiriminin olmadığı, SGK tarafından düzenlenen dava dışı İşçi ...' nin sigortalılık tescil ve hizmet kaydı belgesinde 02.02.2010 tarihinde...Tic. Ltd. Şti.' inde çalışırken işten çıkışının olduğu, 03.02.2010-31.12.2010 çalışma döneminde başka bir işyerinden veya davalı .... Ltd. Şti. adına 03.02.2010-31.12.2010 bir bildirim yapılmadığı, 01.01.2011 tarihinde yeniden ... Ltd.
Şti.' nden girişinin yapıldığı, davacı kurumun dava dışı İşçi ...' nin sigortalılık tescil ve hizmet kaydı tespiti cetvelinde hizmet bildirimi bulunmayan 03.02.2010- 31.12.2010 dönemindeki ( 10 Ay 28 gün) dikkate alınarak yapılan kıdem tazminatı hesaplanmasında dava dışı İşçi ...' ye ödeme yaptığı anlaşılmış olup dava dışı İşçi ...' nin 01.09.2008-31.12.2013 döneminde Alt işverenlerde çalışma süresi içinde çalışmasının bulunmadığı 03.02.2010-31.12.2010 dönemi için hesaplanarak ödenen 5.834,31.TL Net kıdem tazminatı bu dönem için ödenen Net 34.063,13.-TL den düşüldükten sonra kalan net 28.228,81.TL nin tamamının alt işveren davalılara rucü
edilebileceği ancak her ne kadar bilirkişi raporunda İflas Nedeni ile Tasfiye Halinde ... A.Ş yönünden de hesaplama yapılmış ise de, işbu davalı şirket hakkında ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasından iflasına karar verildiği; iflas işlemlerinin ...
3.İcra ve İflas Müdürlüğü’nün ... iflas dosyası ile devam ettiği, İİK m.235/1'e göre kayıt kabul davalarında yetkili mahkemenin iflasa karar verilen yer Ticaret Mahkemesi olduğu, bu maddede düzenlenen yetkinin kesin yetki olup, mahkemece resen gözetilmesi gerekeceğinden ... Tic.
A.Ş yönünden dosya daha önce tefrik edilerek yetkisizlik kararı verildiği anlaşıldığından bilirkişi raporunda işbu şirket bakımından yapılan hesaplamanın tespit edilen tutardan düşülerek davacının davasının kısmen kabulü ile 21.914,24 TL kıdem tazminatının, 2.134,50 TL kısmının ... Şirketi ’den, 1.600,88 TL kısmının ... Şirketi (Eski Unvan: ...Şirketi) & ... Şirketi Adi Ortaklığı’ndan, 1.600,88 TL kısmının ...Şirketi’den, 3.201,76 TL kısmının ...
Limited Şirketi’den, 6.972,71 TL kısmının ... Ltd. Şti.’den, 6.403,51 TL kısmının ... Şirketin’den dava tarihi olan 25/09/2023 itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/618, K. 2025/316, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama