KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Temmuz 2024
- Esas no
- 2023/816 Esas
- Karar no
- 2024/547
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/12/2023
Karar Metni
714 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde özetle; takip konusu çekin kendisinin çek defterinden haberi olmadan kopartıldığını ve üstünün doldurulduğunu, ödeme emrinin 01/11/2023 tarihinde tarafına tebliğ edildiğinde ödeme emrinin ekinde kaybolan çeki gördüğünü ve çekte bulunan imzaya baktığında imzanın kendisine ait olmadığını gördüğünü, kendisinin yerine sahte imza atıldığını, bu sebeple imzaya itiraz ettiğini, imzanın kendisine ait olmadığından ve çekin kayıp, çalıntı olduğundan kendisinin herhangi bir borcunun olmadığını, çalınan çekler hakkında savcılığa şikayette bulunduğunu, kendisinin ilgili kurumlarda imzalarının bulundğunu,
ilgili yerlere müzekkere yazılarak söz konusu evrakların celbini istediğini, davalıya herhangi bir borcunun olmadığını, ancak davalı tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle ve ödeme emrinde belirlenen 5 günlük süre dolduğundan işbu davayı açtığını, bu nedenlerle öncelikle tedbir talebinin kabul edilerek telafisi imkansız sonuçların ortaya çıkmasını önlemek amacıyla ve imza itirazı çözümleninceye kadar ...
12. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takibin tedbiren durdurulmasına, mahkememiz aksi kanaatte ise paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda tedbir kararı verilmesine, çekteki imzanın tarafına ait olmadığından ve söz konusu çekin çalıntı olduğundan dolayı yapılacak imza incelemesi neticesinde takibin iptali ile borçlu olmadığının tespitine, davalının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına çarptırılmasına, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin henüz tebliğ edilmediğini, davacı yanın haksız olarak borcunun bulunmadığını ve çekin yaprağının kendisinden habersiz olarak tedavüle sokulmuş olduğunu iddia ettiğini, bu iddiaların haksız beyanlar olduğunu, takibe konu çekin müvekkili şirkete faktoring sözleşmesi kapsamında temlik edilen alacağın ödeme aracı olarak müşteri tarafından devir ve ciro edildiğini, müvekkili şirketin iyi niyetli meşru hamil olduğunu,
müvekkilinin kötü niyetli olmadığının da aşikar olduğu davacı tarafından ileri sürülen şahsi defin müvekkiline karşı ileri sürülebilmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkili şirketin çekte yetkili, meşru ve iyi niyetli hamil olarak bulunmadığını, kaldı ki davacı yanın imza itirazlarının da yerinde olmadığını, bu nedenlerle hukuka aykırı olarak açılan davanın öncelikle dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama neticesinde alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin itiraz edenler üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.72/2 kapsamında açılmış menfi tespit davasıdır.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı tarafından davaya konu çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespiti ile çeklerin iptalini talep ettiği menfi tespit davaları yönünden 01/09/2023 tarihinden itibaren menfi tespit davalarının da zorunlu arabuluculuk kapsamına alındığı anlaşılmıştır.
7155 Sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/A hükmü ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde yapılan düzenleme ile konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
HMK. m. 114/1'de dava şartları ayrı ayrı sayılmış, 114/2'de de diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu düzenlenmiştir. HMK m.115/1 gereğince dava şartları mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Dosya kapsamında dava dilekçesi ekinde ve içeriğinde arabuluculuk dava şartının yerine getirildiğine dair beyan ve son tutanak yer almadığından davanın dava şartı arabuluculuğa başvurulma şartı nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/816, K. 2024/547, 16 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama