KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- Esas no
- 2023/862 Esas
- Karar no
- 2024/910
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 28/12/2023
Karar Metni
1.985 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirketin alacağının tahsili amacıyla ...
21.İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası üzerinden davalı-borçlu şirket hakkında taraflar arasındaki ticari ilişki gereğince düzenlenen faturalar neticesinde ödemediği alacak, cari hesaba geçirilen alacak ve kur farkı dolayısıyla doğmuş alacak kalemlerine ilişkin ilamsız icra takibi başlatıldığı; davalı borçlu, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ederek takibi durdurduğu; davalı borcu olmadığını iddia etmiş ise de -09.01.2023 tarihli 14.455,44-TL tutarlı ... nolu fatura ve cari alacak; -09.01.2023 tarihli 14.455,44-TL tutarlı ... nolu fatura ve cari alacak; -23.12.2022 tarihli 38.590,28-TL tutarlı ... nolu fatura ve cari alacak;
-23.12.2022 tarihli 34.291,60 TL tutarlı ... nolu fatura ve cari alacak; -27.12.2022 tarihli 13.286,96-TL tutarlı ... nolu fatura ve cari alacak; -02.01.2023 tarihli 54.672,51-TL tutarlı ... nolu fatura ve cari alacak mevcut olduğu davalının haksız yere itiraz etmesi nedeniyle %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği neticeten davanın kabulüne, ... 21.İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasına davalı-borçlu tarafından yapılan haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve borç vade tarihi itibariyle işleyecek ticari faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına; davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine;yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, ...
21. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası üzerinden müvekkil aleyhine 170.463,33-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı ve takibin 170.463,33-TL üzerinden devamına karar verilmesini talep edildiği; tevzi formunda harca esas değerin 1.000-TL olduğu belirtildiği harca esas değer eksik ve hatalı bildirildiğinden HMK m.120 uyarınca davacının eksik harç yatırdığı sabit olduğundan eksik yatan harcın tamamlattırılmasına karar verilmesini, tamamlanmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği; davacı dava konusu hizmeti yerine getirmediği gibi faturalara konu satışları da gerçekleştirdiğini ispat edemediği;
davacı, dava dilekçesi ile verdiğini iddia ettiği hizmetin ne olduğunu belirtmediği gibi satış var ise bu satışı eksiksiz olarak gerçekleştirip gerçekleştirmediğini de ispat edemediği; davacı tarafından kur farkı faturalarının düzenlendiği ve kur farkı faturalarının neye istinaden düzenlendiği belirtilmemiş olup bu yönü ile de davacı iddialarını ispatlayamadığı; aslı alacağı kabul etmemekle birlikte asıl alacağa geçmiş gün faizi işletilmesi hatalı olup reddi gerektiği; faiz oranı yüksek olup reddi gerektiği;
davacının %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği neticeten davanın usulden ve esastan reddine, haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, itirazın iptali davasıdır. İhtilaf, davacının ... 21.İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının tespiti konularından kaynaklanmakta olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Ancak alacak miktarının tespiti hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür.
Bu kapsamda Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ...'dan alınan 04/11/2024 tarihli bilirkişi raporu ile; davacının ibraz olunan e-defter beratlarının süresinde oluşturulduğu, davacının 2022, 2023 yılı ticari defterlerinin sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğu, davalının, Sayın Mahkemece belirlenen inceleme gün ve saatinden ticari defter ibrazında bulunmadığı, davacının ticari defterlerine göre 20.01.2023 takip tarihi itibariyle kaydi olarak 223.063,78TL davalıdan alacaklı göründüğü, davacının takipte 169.752,23TL asıl alacak talebinde bulunduğu, davacının takibe dayanak faturalarının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
TTK 21/2 ve e-fatura mevzuatı kapsamında davacının takibe dayanak faturalarının davalı aleyhine borç doğurduğu, davacının sahibi lehine delil vasfına haiz ticari defterlerine göre davacının kaydi olarak takibe dayanak faturalardan dolayı 169.752,23TL davalıdan alacaklı görünmesine mukabil davalının ticari defter ibrazında bulunmamış olması ve TTK 21/2 Maddesi ile e-fatura mevzuatı kapsamında takibe dayanak faturaların davalı aleyhine borç doğuruyor olması hususları birlikte değerlendirilerek dava konusu takip kapsamında davacının 169.752,23TL davalıdan asıl alacağı olduğu kanaatine ulaşıldığı,
takipten önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu, davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda. Merkez bankası verilerinden, 20.01.2023 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının %10,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren %10,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı tarafından davalı aleyhine takibe konu 23/12/2022 tarihli 2 adet fatura ve cari hesap alacağı. 27/12/2022 tarihli 1 adet fatura ve cari hesap alacağı. 09/01/2023 tarihli 2 adet fatura ve cari hesap alacağı. 02/01/2023 tarihli 1 adet fatura ve cari hesap alacağından kaynaklı takip başlatıldığı, davalı tarafından yetkiye, borca itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Takibe konu faturaların ve cari hesap alacağının tespiti için taraflara ticari defterlerini ibraz için kesin süre verildiği ve davalı tarafından ticari defter ibrazından kaçınıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davacı taraf lehine delil teşkil ettiği ve takibe konu faturaların davacı tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu; davalının e fatura sistemine kayıtlı olduğu ve faturalara itirazı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı yaptığı itirazlar dikkate alındığında İstanbul BAM 45. HD ...Esas...Karar sayılı ilamı dikkate alındığında "Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 01/06/2015 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere " YİBBGK'nın 27.06.2003 tarih ve ... E., ... K. sayılı ilamında açıklandığı üzere. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir.
Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK md. 23/2). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır.
Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.
Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. TTK'nın 23. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir.
İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 23/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz.
Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir.
Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK.m.230).
Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı taktirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır.
Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya.
Sh 111 vd.) Faturanın karşı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü faturayı gönderen tarafta olup, faturayı gönderenin bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, TTK'nın 23/2. maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise, karşı tarafa aittir.
TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi (TTK'nın 84. ve 85. maddeleri) uyarınca ispatlamış olur."
Somut olayda; taraflar arasında cast danışmanlık hizmeti verilmesi konusunda ticari ilişki bulunduğu, davacının fatura alacağının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip başlattığı, takibe itiraz edilmesi nedeniyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı taraf her ne kadar takibe konu faturalara itiraz etmiş ise de söz konusu faturaların davalının ticari defterlerine kayıtlı olması ve TTK'nın 23/2. maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturalara itiraz edilmemesi nedeniyle söz konusu hizmetin verildiği karine olarak kabulü, aksi davalı tarafça ispatlanması gerekmektedir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/06/2003 tarih ve...E., ...
K. sayılı ilamı ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli ... E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli... E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli ... E.... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli ... E. ...
K. Sayılı benzer mahiyette ilamları) Bu nedenle aksi davalı tarafça ispatlanamadığı gibi davalının kendi ticari defterlerine göre takibe konu edilen tutar üzerinden davacıya borçlu olduğu anlaşılmakla söz konusu faturalar yönünden yapılan itirazın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir." dikkate alındığında davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği.
8 günlük yasal süre içerisinde faturalara itiraz edilmemesi nedeniyle söz konusu hizmetin verildiği karine olarak kabulü ile aksi davalı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu anlaşılmakla davacının kaydi olarak takibe dayanak faturalardan dolayı davacının 169.752,23TL davalıdan asıl alacağı olduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne,davalının ...
21. İcra Müdürlüğü’nün ...esas sayılı takip dosyasında itirazın 169.752,23 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin iş bu alacak miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla devamına karar vermek gerekmiştir. Davalı taraf takip öncesi temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talepleri dikkate alınmamış ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından defterlerine kaydedilen ve davalıya e fatura olarak bildirilip iade ya da itiraz edilmeyen faturalar yönünden alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacak miktarı olan 169.752,23 TL %20 olan 33.950,44 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KATİP ... · ¸e-imzalıdır HAKİM ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/862, K. 2024/910, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama