İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/413 K.2025/534

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/413Karar2025/534Tarih2 Temmuz 2025Okuma21 dk · 4.122 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
2 Temmuz 2025
Esas no
2024/413 Esas
Karar no
2025/534
Dava
Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
Dava tarihi
01/07/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.122 kelime·21 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında 27.02.2020 tarihli Paket Tur Sözleşmesi akdedildiği.

12 Haziran 2020 tarihlerinde yurtdışında ... için özel hazırlanmış ...'nu 206.000,00 Euro karşılığında düzenlemeyi kabul ve taahhüt ettiği; akabinde dünya genelinde yaşanan Covid-19 salgını nedeniyle taraflar arasında paket turun ertelenmesine ilişkin 20.03.2020 tarihli Zeyilname imzalandığı; işbu zeyilnamenin 1.maddesi uyarınca sözleşmenin askıya alınmasına, işbu sözleşmeden kaynaklanan ifa yükümlülüklerinin taraflarca sözleşmenin devamına karar verildiği tarihe kadar muaccel olmayacağına karar verildiği.

Covid-19 salgınına bağlı yasakların ortadan kalkması akabinde, davalı şirket 2023 yılının Ocak ayında Müvekkil Şirket ile iletişime geçerek sanki taraflar arasında akdedilen bir sözleşme yokmuşcasına ihale süreçleri için yeniden sözleşme ve şartname talep ettiği; paket turun gerçekleştirilmesi için davacı şirket daha önce ihale sürecinin tamamlandığını ve aralarında sözleşme olduğunu belirtmiş olmasına rağmen, davalı taraf sözleşmeye aykırı bir şekilde yeniden satın alma ihale süreci için teklif ve teknik şartname hazırlanmasını talep ettiği;

basiretli ve iyi niyetli bir tacir olarak davacı Şirket, taraflar arasındaki Sözleşme uyarınca tüm detayları ile paket tur teklifini hazırladığı ve sözleşmenin aynen ifası için davalıya ilettiği buna rağmen, yine sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde davalı tarafından davacı şirketten teminat mektubu talep edildiği; davalı firma tarafından bu süreçte diğer firmalar ile de görüşme sağlandığı davacının teklifte bulunmasına rağmen hiçbir şekilde Sözleşme’nin ifasını gerçekleştirmediği;

son raddede ise, davalı şirket "pazarlama- satın alma hizmetleri yetkilisi" tarafından gönderilen 10.03.2023 tarihli e-posta ile teminat mektubu gönderilmediğinden bahisle teklife olumsuz dönüş yapıldığı bildirildiği; sözleşmenin aynen ifası için ... 52. Noterliği'nin ... tarihli ...

Yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiği; bu ihtarnameye karşılık davalı taraf ticari ilişkilerinde teminat mektubu verilmesi talebinin reddedilmesinin sözleşme ilişkisinin sürdürülemeyeceği yönünde haklı sebep oluşturduğunu, teminat mektubu verilmediği taktirde iş ilişkisinin devam edemeyeceğini belirttiği; davacı şirketin davaya konu tur organizasyonundan elde edeceği kar;

her ne kadar toplam tur bedeli olan 206.000,00 Euro'nun %20 si olarak 41.200 Euro olarak kararlaştırılmışsa bile ilk kararlaştırılan bedel ile güncel yapılacak turun ifası için belirlenecek bedeller farklı olacağından tarafımızca henüz tespit edilemeyeceğinden şirketin uğramış olduğu müspet zararın net bir şekilde tespit edilebilmesi için dosya kapsamında Bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği neticeten davanın kabulü ile,

davacı Şirket'in uğramış olduğu kar kaybına ilişkin müspet zararın tazmini için şimdilik 1.000,00-EUR tutarındaki alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek, değişen oranlarda ve fiili ödeme tarihinde devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ("3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca") ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı şirket davacıdan Paket Tur Alınması kapsamında tacir sıfatına haiz olmayıp ticari ve ya mesleki amaçlarla hareket etmediğinden tüketici sıfatına haiz olduğundan dava bakımından Tüketici Mahkemeleri görevli olacağından dava görevli mahkemede açılmamış olduğundan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevine itiraz etmek gerektiği; huzurdaki dava bakımından davalı şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkili olacağından şirketin yerleşim yeri ve açık adresi "..." adresi nedeniyle davanın yetkili mahkeme olan İstanbul Anadolu Mahkemelerinde görülmesi gerektiği;

taraflar arasında akdedilen "27.02.2020 tarihli ... " kapsamında Covid-19 salgını nedeniyle gerçekleştirilemediği; paket turun ertelenmesine dair 20.03.2020 tarihli "Zeyilname" imzalandığı; taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan ifa yükümlülükleri, sözleşmenin devamına karar verildiği tarihe kadar muaccel olmayacağı; taraflar Covid-19 salgını sebebiyle aralarındaki sözleşmenin ifa edilmesini ileri bir tarihe ertelemekle birlikte Zeyilname'nin imzalandığı tarih olan 20.03.2020 tarihinden itibaren sözleşme askıya alındığı;

taraflar arasında Zeyilname uyarınca ücretin ödenmesi ile ilgili bir belirleme yapılmadığı ve sözleşmenin ifa edileceği tarih net olarak belirlenmediği; sözleşmenin yeniden kurulabilmesi tarafların karşılıklı mutabakatına bağlı olduğu; taraflar arasındaki e-maillerden de anlaşılacağı üzere taraflar tekrar bu turun gerçekleşmesi için görüşme yaptığı; davalı şirket prosedürleri gereğince tekrar tur için ihale yapıldığı ve prosedüre devam edildiği; davalı şirket tarafından keşide edilen Beşiktaş 19. Noterliği'nin 05.03.2024 tarihli İhtarnamesi'nde de görüleceği üzere;

"müvekkil şirketin ticari ilişkilerinde teminat mektubu verilmesi hususu genel satın alma süreçlerinden biri olduğu, bu talebin davacı tarafça reddedilmesi müvekkil şirketin genel satın alma süreçlerinde uyumsuzluk oluşturmakta olduğu söz konusu durum iş ilişkisinin davacı tarafla iş ilişkisinin sürdürülemeyeceği yönünde haklı sebep oluşturduğu" belirtildiği; delil listemizde sunacağımız taraflar arasındaki e-maillerden de anlaşılacağı üzere;

davalı şirketin, 2022 son çeyreğinden itibaren şirket kurallarını değiştirmiş olsa da, uygulamanın 2020 de dahil olmak üzere devamındaki tüm sözleşme ve ihale süreçlerine ilişkin geçmişe yönelik de sonuç doğuran şekilde değiştiği; tüm avans ödemeleri "teminat mektubu" olarak yapılacağı bir kurala bağlandığı. "Halka açık bir şirkette olduğumuz için ekstra denetimlerimiz de oluyor. ...ve ... tarafından da denetleniyoruz.

Ne yazık ki avans ödemelerde teminat dışında ilerleyemeyiz.

Şirket kuralımızdır ve tüm avans ödemelerimiz 2022 son çeyrek itibari ile teminat mektubu ile yapılmaktadır." şeklinde de e-mail yazışmaları ile durumun karşı tarafça da aydınlatılması sağlanıldığı; başka seyahat firmaları ile de yapılan yazışmalarda da açıkça görüleceği üzere davalı şirket başka seyahat firmalarında da teminat mektubu istemiş ve davacının iddiasının aksine süreci davacının süreci kendi aleyhlerine zorlaştırdıkları iddiası gerçek dışı olduğu; davalının sözleşmenin ifa edilebilmesi için elinden gelen tüm özeni gösterdiği;

taraflar arasında her ne kadar 28.08.2015 tarihli sözleşmece sözleşmenin ifası aşamasında herhangi bir teminat mektubu talebinde bulunulmasa da bu sözleşme eski tarihli yapılan bir sözleşmedir. Taraflar arasında akdedilen 27.02.2020 tarihli sözleşme için örnek olamaz.

Davacı ise turun yapılıp ifa edilmesi için gereken teminat mektubunu davalı şirkete temin edemediği; davalı şirket, kanundan doğan sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanmış olup sözleşmeden dönme hakkı; geçmişe etkili olduğu ve sözleşmeyi kurulduğu andan itibaren geçersiz hale getirdiği için davacının müspet zarar adı altında talep etmiş olduğu tazminat talebinin reddi gerektiği; davanın esastan reddi gerekli olduğu; aksini kabul etmemekle birlikte davacının iddiaları doğrultusunda taraflar arasındaki ilişkinin ticari bir sözleşme ilişkisinden kaynaklandığı Tüketici Kanunu kapsamında değerlendirilemeyeceği görüşünde ise.

27.02.2020 tarihli ... Sözleşmesi'nin geçerli olan "Süre ve Fesih" hükümlerini düzenleyen 6.2. Maddesi gereğince.

Taraflardan herhangi birisinin isbu sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerine uymaması halinde ve bu durumun diğer tarafça kendisine yapılacak yazılı bildirime (aykırılık bildirimi) rağmen ve bu bildirimin tebliğinden itibaren 5 gün içerisinde düzeltilmemesi halinde aykırılık bildirimi yapan taraf sözleşmeyi derhal feshetme hakkına haizdir." şeklinde düzenleme mevcuttur.

Bu düzenlemeye rağmen sözleşmeye aykırı davranıldığını iddia eden davacı şirket tarafından sözleşme henüz feshedilmemiştir.

Sözleşme halen geçerliligini koruduğu; ihtarnamede de sözleşmenin feshedildiğinden bahsedilmediği; ortada halen geçerli bir sözleşme var iken davacı tarafça sözleşmenin feshedilmesi koşuluna bağlı olarak istenilebilecek olan munzam zarara ilişkin talep dinlenemeyeceği davanın bu nedenle esastan reddi gerektiği neticeten haksız davanın öncelikle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli olan İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine yetkisizlik istemimizin bu mahkemece değerlendirilmek suretiyle dosyanın yetkili olan İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemesi'nce görülmesine,

haksız ve dayanaksız davanın ve dava konusu tüm taleplerin reddine karar verilmesini, yargılama masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

DELİLLER VE GEREKÇE/

Dava, tazminat davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasında imzalanan 27.02.2020 tarihli Paket Tur Sözleşmesi kapsamında 12 Haziran 2020 tarihinde düzenlenecek ...kapsamında covid19 nedeniyle sözleşmeyi yerine getirememesi sonrasında imzalanan zeyilname kapsamında sözleşme ilişkisinin devam edip etmediği; sözleşme kapsamında davacının davalıdan kar kaybını talep edip edemeyeceği hususlarında toplanmaktadır.

Mahkememizin 20/11/2024 tarihli duruşma ara kararı ile davacı taraf ticari 2020-2021-2022 ve 2023 yıllları ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak resen seçilecek mali müşavir ve borçlar hukuku alanında uzman bilirkişi tarafından dava konusu uyuşmazlık hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.

Bu kapsamda mali müşavir ...ve borçlar hukuku alanında uzman ...'den alınan 20.02.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Sayın Mahkemenin 20.11.2024 tarihli celsede “davacı taraf ticari 2020-2021-2022 ve 2023 yılları ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak re'sen seçilecek mali müşavir ve borçlar hukuku alanında uzman bilirkişi tarafından dava konusu uyuşmazlık hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesine" karar verilmiş olup aynı celsede uyuşmazlık noktasının “27.02.2020 tarihli Paket Tur Sözleşmesi kapsamında 12 Haziran 2020 tarihinde düzenlenecek ...kapsamında Covid-19 nedeniyle

sözleşmeyi yerine getirememesi sonrasında imzalanan zeyilname kapsamında sözleşme ilişkisinin devam edip etmediği, sözleşme kapsamında davacının davalıdan kar kaybını talep edip edemeyeceği” şeklinde belirlendiği, “27.02.2020 tarihli Paket Tur Sözleşmesi kapsamında 12 Haziran 2020 tarihinde düzenlenecek İzlanda Jip Safari Turu kapsamında Covid-19 nedeniyle sözleşmeyi yerine getirememesi sonrasında imzalanan zeyilname kapsamında sözleşme ilişkisinin devam edip etmediği” hususunda: a.

Taraflar arasında 27.02.2020 tarihinde adi yazılı şekilde “...” başlıklı sözleşme akdedilmiş olup sözleşmedeki irade açıklamalarına göre davacının, davalı şirket için 8-12 Haziran 2020 tarihlerinde İzlanda jip safari turunu 206.000Euro karşılığında organize etmeyi üstlendiği; b.

Ancak Covid-19 süresi dolayısıyla sonrasında ise taraflar arasında 20.03.2020 tarihinde adi yazılı şekilde “...” başlıklı sözleşme, 27.02.2020 tarihli sözleşmenin eki olarak akdedilmiş olup 1. maddenin “Dünya genelinde yaşanan Covid-19 salgını nedeniyle sözleşmenin tüm koşul ve hükümleri ile askıya alınmasına, tarafların işbu sözleşmeden kaynaklanan ifa yükümlülüklerinin taraflarca sözleşmenin devamına karar verildiği tarihe kadar muaccel olmayacağı konularında taraflar mutabık kalmışlardır.

Paket turun ileri bir tarihteki ifası yine ... tarafından yapılacaktır.

27.02.2020 tarihli ...sözleşmenin işbu Zeyilname ile değiştirilmemiş olan tüm hükümlerinin yürürlükte olduğunu kabul ve beyan ederler." şeklinde olduğu; hal böyle olmakla: -27.02.2020 tarihli sözleşmenin bazı hükümlerinde 20.02.2020 tarihli zeyilname ile (TBK m. 13 hükmü gereğince) “değişiklik' yapıldığı; -20.02.2020 tarihli zeyilnamede açık bir şekilde 27.02.2020 tarihli sözleşmenin eki olduğunun ve sözleşmede kararlaştırılan ifa tarihinin (8-12.06.2020) ileride taraflarca belirleneceğinin kararlaştırıldığı;

bir sözleşmede ifa tarihinin, TBK m. 2 hükmüne göre “ikinci dereceden nokta” olduğu ve sözleşme özgürlüğü ilkesince tarafların ikinci dereceden nokta olarak ifa tarihinin ileride (TBK m. 1 hükmüne göre “karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile” anlaşmaları halinde) kararlaştırılacağının kabul edilebileceği; -27.02.2020 tarihli sözleşmenin, 20.02.2020 tarihli zeyilname ile sonlandırılmadığı, sadece ifa tarihinin sonradan taraflarca kararlaştırılacağı hususunda anlaşmaya varıldığı; dolayısıyla 27.02.2020 tarihli sözleşme ile kurulan sözleşme ilişkisinin devam ettiği kanaatine varıldığı;

kaldı ki davalının cevap dilekçesinin 5. sayfasında, davacının da dava dilekçesinin 3. ve 4. sayfasında sözleşmenin hala geçerli olduğunun beyan edildiği; elbette takdirin HMK ve TMK m. 4 hükmünce Sayın Mahkeme'ye ait olduğu; “sözleşme kapsamında davacının davalıdan kar kaybını talep edip edemeyeceği” hususunda: Davacının dava dilekçesinde “davacının uğradığı kar kaybına ilişkin müspet zararın tazmini olarak şimdilik 1.000EUR tutarındaki alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek,

değişen oranlarda ve fiili ödeme tarihinde devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı (“3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca") ile birlikte tahsiline" karar verilmesini talep ettiği; - davacının, sözleşmenin davalı tarafından ifası engellendiğini iddia ettiği ve davacının dava dilekçesindeki talebi incelendiğinde davacının, müspet (olumlu) zarar kalemi olarak kar kaybının tazminini talep ettiği; - taraflar arasında geçerliliğini sürdüren 27.02.2020 tarihli sözleşmede turun gerçekleştirilmesi gereken teminat mektubunun verileceğinin kararlaştırılmadığı;

dolayısıyla 27.02.2020 tarihli sözleşme uyarınca davacının teminat mektubu verme borcu altında olmadığı kanaatine varıldığı; elbette takdirin HMK ve TMK m. 4 hükmünce Sayın Mahkeme'ye ait olduğu; - Müspet (olumlu) zarar kalemi hakkındaki - Yargıtay 6. HD. E. ... K. ..., T. 11.12.2023: “Kar kaybı ise kardan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır. Genelde sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan istenir.

Kardan yoksun kalan kusurlu fesih yüzünden malvarlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır.” - Yargıtay 11. HD. E. ... K. ..., T. 29.2.2024: “Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi halinde söz konusu olur; alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı almaktadır...

Müspet zarar kapsamında kar kaybı, kardan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır ve sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan istenir. Aslında kar kaybı açısından kardan yoksun kalan tarafın mal varlığında kusurlu fesihten önce ve sonra bir değişiklik mevcut olmaz. Burada kardan yoksun kalan kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır.” şeklinde olduğu.

Yargıtay kararlarında kar kaybının, sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan isteneceği kabul edilmiş ise de yukarıdaki açıklamalar kapsamında sözleşmenin ayakta olduğu kanaatine varıldığı; hal böyle olmakla takdirin HMK ve TMK m. 4 hükmünce münhasıran Sayın Mahkeme'ye ait olduğu; “temerrüt tarihi' hususunda: Davacı tarafından ... tarihinde ...

52. Noterliği'nden davalıya gönderilen ... yevmiye numarası ile ihtarnamenin gönderildiği ve özetle sözleşmeden doğan yükümlülüklerin derhal yerine getirilmesi, aynen ifa mümkün değilse, sözleşmeye aykırı davranış nedeniyle davacının uğradığı müspet zararın ve kar kaybının tebliğden itibaren 15 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği.

Davalı tarafından 05.03.2024 tarihinde gönderilen ihtarnamede özetle davacının gönderdiği ihtarnameye cevap verildiği ve özetle Davacı tarafından gönderilen 21.02.2024 tarihli ihtarnamenin tebliğ şerhine rastlanmadığı; ancak davalı tarafından 05.03.2024 tarihinde davacıya gönderilen cevabi ihtarnamede, davacı tarafından gönderilen ihtarnamenin davalı tarafından 04.03.2024 tarihinde tebliğ alındığının beyan edildiği;

dolayısıyla tebliğ tarihi olarak 04.03.2024 nazara alınırsa, davacının ihtarnamesinde davalıya zararın giderimi için tebliğden itibaren 15 günlük süre verdiği anlaşılmakla TBK m. 92/1,b.1,c.1' ve TBK m. 117/ll,c.1 hükmü gereğince temerrüt tarihinin 20.03.2024 tarihi olduğu kanaatine varıldığı. Mali inceleme neticesinde.

Davacının ibraz olunan e-defter Beratlarının süresinde oluşturulduğu, açılış ve kapanış noter tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı, her iki taraf ticari defterlerinin de sahibi lehinde delil vasfını haiz olduğu, Davalının ticari defter ibrazında bulunmadığı,

her ne kadar davacı taraf dava dilekçesinde sözleşme bedelinin 206.000,00€ olduğunu beyan etmiş ise de taraflar arasındaki sözleşmenin 3.1. maddesinde toplam tur bedelinin 430'una denk düşen kısmının 50.113,00€ olduğu ifade edilmiş olmakla sözleşmenin toplam bedelinin 167.043,33€ olabileceği,

diğer taraftan davacının ticari defterleri il 'umlu mali tablolarına göre ortalama brüt satış kârı her ne kadar %39 seviyesinde görünüyor olsa bile taraflar arasındaki (3 Mart 2023 tarihli) mail yazışmalarında servis bedeli (acenta kârı ve/veya service fee) %20 oranında öngörülmüş olmakla davacının talep edebileceği müspet zarar miktarının (167.043,33€ X 0,205) 33.408,67€ olarak hesaplandığı,

davacının ticari defterlerinin delil niteliği, ticari defterleri ile uyumlu kurumlar vergisi beyannamesi eki gelir tablolarına, dosyaya sunulu sözleşme ve mail yazışmalarına göre, (davacının müspet zarar talebinin hukuken mahkemece uygun görülmesi koşulu ile) davacının talep edebileceği müspet zararının 33.408,67€ olabileceği, davacı, dava konusu alacak iddiasını ... 52. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile talep etmiştir.

İhtarnamede davalıya 04.03.2024 tarihinde tebliğ olmakla ihtarnamede davalıya verilen 15 günlük sürenin dolduğu 20.03.2024 tarihinde temerrüt oluşmuştur.

Buna göre 33.408,67€ asıl alacak için 20.03.2024 temerrüt tarihi ile 01.07.2024 dava tarihi arasındaki 103 gün için toplam 368,27€ işlemiş faiz hesaplandığı, davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda, Merkez Bankası verilerinden, 01.07.2024 dava tarihi itibari ile kamu bankalarınca euro üzerinden açılan 1 yıla kadar vadeli döviz tevdiat hesaplarına uygulanacağı bildirilen azami faiz oranı yıllık %4,25 olduğu anlaşılmış olup davacının belirlenen asıl alacağına 01.07.2024 takip tarihinden itibaren 4,25 oranında azami faiz yürütebileceği tespit edilmiştir.

Davacı vekili 28/05/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile davaya konu alacak talebimizin ıslah yoluyla toplamda 3.000,00 Euro’ye artırılmasına, ıslah nedeniyle eksik harç kalması durumunda kalan yargılama harcı için tarafımıza muhtıra çıkarılmasına, huzurdaki haklı davanınabulü ile, Müvekkil Şirket'in uğramış olduğu kar kaybına ilişkin müspet zararın tazmini için 3.000,00-Euro tutarındaki alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek, değişen oranlarda ve fiili ödeme tarihinde devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ("3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca") ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamında yapılan incelemede taraflar arasında imzalanan 27.02.2020 tarihli "..." imzalandığı; davacının davalı adına gerçekleştirilecek... konusunda iş bu sözleşmenin imzalandığı anlaşılmıştır.

Sözleşmenin 3. Maddesinde 8- 12 Haziran 2020 tarihleri arasında gerçekleşeceği; toplam tur bedelinin yaklaşık %30'una denk düşen 50.113 euro davacı tarafından davalıya faturalandırılmak ve faturanın davalıya iletilmesi kaydıyla sözleşmenin imzalanmasından sonra 1 hafta içinde davacının banka hesabına ödenmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.

Kalan %30 bakiye turun gerçekleşeceği tarihten 6 hafta önce; kalan %40 bakiyenin ise turdan sonra 45 gün sonra ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.

Sözleşmenin 7. Maddesinde mücbir sebepler başlığı altında tarafların çalışma imkanlarını kısmen veya tamamen geçici veya daimi olarak durduracak derecede meydana gelen doğal afetler , harp, seferberlik, yangın, infilak, hükumet veya resmi makamlarca alınmış kararlar gibi tarafların dışında ve kontrolü haricinde vuku bulan haller iki taraf için mücbir sebep sayılır.

Bu gibi durumlarda taraflar mücbir sebep devam ettiği sürece bu sözleşmeden doğan taahhütlerden sorumlu olmayacağı; tarafların mücbir sebebin vukunu ve detaylarını derhal yazılı olarak karşı tarafa bildireceği, resmi belgeler ile tevsik edeceğinin kararlaştırıldığı; mücbir sebebe maruz kalan taraf mücbir sebebin etkilerinin azaltılarak sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini ya da en azından bir kısmını yerine getirmek için özen ve çaba göstereceği; turun yapılacağı tarihte salgın hastalık nedeniyle seyahatin yapılamaz hale gelmesi,

çıkış veya varışa seyahatin engellenmiş olması durumunda cezai yaptırım olmaksızın bir kereliğe engellerin ortadan kalktığı başka tarihe erteleneceği; tarih davalı tarafından davacının önerisi ile belirleneceği kararlaştırılmıştır.

20.03.2020 tarihli Zeyilname 1 kapsamında dünya genelinde yaşanan Covid-19 salgını nedeniyle taraflar arasında paket turun ertelenmesine; sözleşmeden kaynaklanan ifa yükümlülüklerinin taraflarca sözleşmenin devamına karar verildiği tarihe kadar muaccel olmayacağına karar verildiği; sözleşmenin zeyilname ile değiştirilmemiş olan hükümlerinin yürürlükte olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki yazışmaya ilişkin dava dilekçesi ekinde yer alan e mail yazışmaları incelendiği.

19 Mart 2020 tarihli yazışmada davacının iki defa damga vergisi ödememek için sözleşmeyi feshetmeyeceği; tüm hüküm ve koşullarının dondurulduğu belirtildiği. 03.01.2023 tarihli e mail yazışmasında tarihin Temmuz 2023 olarak belirlendiği ve taraflar arasında sözleşme kapsamında görüşmelerin devam ettiği.

03.03.2023 tarihli e mail yazışmasında davalının davacıdan avans olarak teminat mektubu istediği; davacının teminat mektubu için banka talep edilen miktar kadar bankaya yatırılması ve bloke edilmesinin mümkün olmayacağının belirtildiği; davacının teminat çeki veya teminat sigortası yapılmasını talep ettiği; teminat miktarını 6 ay bloke etmek nakit akışını bozacağının belirtildiği; davalı tarafın teminat prosedürünü işletme yönünde iradesini gösterdiği anlaşılmıştır.

Davacı tarafından davalı aleyhine ... 52. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinde taraflar arasında imzalanan sözleşme ve zeyilname kapsamında covid 19 kapsamında yasakların ortadan kalkmasına, sürecin tamamlanması ve sözleşme bulunmasına rağmen sözleşmenin ifası için teminat talep edildiği; sözleşmenin aynen ifası, aynen ifası mümkün değilse davacının uğradığı müspet zarar ve kar kaybının 15 gün içerisinde ödenmesini talep ettiği; davalının ... 19. Noterliği'nce düzenlenen cevabi ihtarnamesinde teminat mektubu talep edilmesi genel satın alam süreçlerinden biri olduğu; iş ilişkisinin sürdürülemeyeceği yönünde haklı sebep oluşturacağı; teminat mektubu verilmediği takdirde iş ilişkisinin devam edemeyeceğinin ihtar edildiği anlaşılmıştır.

Taraflar arasında covid 19 öncesi imzalanan ve 8- 12 Haziran 2020 tarihleri arasında ... konusunda davacının davalıya hizmet vermesi için sözleşme düzenlendiği ancak covid 19 salgını nedeniyle tarafların imzaladığı zeyilname kapsamında paket turun ileride taraflarca görüşülüp kararlaştırılacağı; sözleşmeden kaynaklanan ifa yükümlülüklerinin taraflarca sözleşmenin devamına karar verildiği tarihe kadar muaccel olmayacağı anlaşılmıştır.

Davacı taraf Temmuz 2023 tarihinde gün sonradan belirlenmek kaydıyla sözleşmenin ifasını talep ettiği ancak davalı tarafça avans olarak teminat tutarı talep ettiği, davacının teminat çeki veya teminat sigortası taleplerini reddettiği bu hususta davacı tarafça sözleşmenin devamı için çaba gösterdiği e mail yazışmalarında nakit teminat haricinde başkaca teminat verilmesi hususunda seçenek sunulduğu halde davalı tarafça bu ihtimallerin " teminat mektubu talep edilmesi genel satın alam süreçlerinden biri olduğu" hususunda kabul edilmediği,

davacı tarafın sözleşmenin ifası için öncelikle ihtarname keşide edildiği sözleşme devam etmeyecekse müsbet zarar kar kaybının talep edildiği, davalının cevabi ihtarnamesinde teminat yatırılmadığı takdirde iş ilişkisinin sürdürülemeyeceği yönünde haklı sebep oluşturacağı; teminat mektubu verilmediği takdirde iş ilişkisinin devam edemeyeceğinin ihtar edildiği anlaşılmakla davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi devam etmeme iradesi gösterdiği; sözleşmeden haksız şekilde döndüğü anlaşılmıştır.

Nitekim sözleşmenin imzalandığı 27.02.2020 tarihte taraflar arasında iş bu sözleşmeden kaynaklı nakit avans olarak teminat yatırılması hususunun yer almadığı, zeyilnamede de taraflar arasındaki sözleşmenin zeyilname ile değiştirilmemiş olan hükümlerinin yürürlükte olduğu anlaşılmıştır.

Bu durumda davalı taraf kendi iç işleyişi içerinde sözleşmede yer almayan ve sözleşme sonrasında genel satın alma sürecinin teminat ile garanti alma yükümlülüğünü davacı tarafa yükletilemeyeceği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda her ne kadar sözleşmenin ayakta olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de yukarıda yapılan izah doğrultusunda bu yönden bilirkişi raporundaki görüş hükme esas alınmamıştır.

Davalı taraf sözleşmeden dönme hakkını kullandığını iddia etmiş ise de,Yargıtay 6. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamında "... Tam iki yanlı (karşılıklı) sözleşmelerde, yanlardan her biri hem alacaklı ve hem de borçlu durumundadır. Bu nitelikteki bir sözleşmede borçlunun temerrüdünden söz edebilmek için B.K.nun 81. maddesine göre, bir yanın kendisine düşen borcu yerine getirmiş olması ya da yerine getirmeye hazır olduğunu öteki yana bildirmiş olması gerekir.

Böyle bir durumda, edimini yerine getirmiş olan ya da getirmeye hazır olduğunu öteki yana bildirene alacaklı, henüz edimini yerine getirmeyene de borçlu denir. İşte, tam iki yanlı (karşılıklı) sözleşmelerde borçlunun temerrüdü durumunda alacaklı, BK.

106. maddesinde düzenlenen edimin (borcun) aynen yerine getirilmesi ve gecikmeden dolayı uğradığı zararın tazminini istemek, edimin aynen yerine getirilmesini reddederek, uğradığı olumlu (müspet) zararın tazminini istemek ya da edimin aynen yerine getirilmesini reddederek sözleşmeden dönerek (akdi feshetmek) ve olumsuz menfi zarar için tazminat istemek seçeneklerinden birini tercih edebilir."

Ankara BAM 20. HD ... Esas ...Karar sayılı ilamında "... Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca ise karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan birinin temerrüde düşmesi halinde diğer taraf, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahip olduğu gibi borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir.

Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.

Aynı Kanun'un 126. maddesinde ise ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklının, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebileceği hüküm altına alınmıştır.

"Türk Borçlar Kanunu’nun 112 nci maddesi kapsamında tazmini istenilen yani sözleşmeden doğan zarar, müspet yahut menfi zarar olabilir. Müspet zarar; borçlu, edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır.

Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır (Hâluk Tandoğan, Türk Mesuliyet Hukuku, İstanbul 2010, s. 426-427. Ejder Yılmaz, Hukuk Sözlüğü, Genişletilmiş 5. Baskı, s. 591). Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi hâlinde söz konusu olur; alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı almaktadır.

Müspet zarar kapsamında kâr kaybı, kârdan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır ve sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan istenir. Aslında kâr kaybı açısından kârdan yoksun kalan tarafın mal varlığında kusurlu fesihten önce ve sonra bir değişiklik mevcut olmaz. Burada kârdan yoksun kalan kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır.

Menfi zarar ise; uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Başka bir anlatımla, sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. Menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkar (Tandoğan, s. 427).

Burada alacaklının sözleşmenin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararının tazmini söz konusudur. Çünkü sözleşme fesih edilerek hükümsüz olduktan sonra tekrar sözleşmeye dayanarak borcun ifa edilmemesinden doğan zarardan söz edilemez; istenilecek zarar menfi zarardır.

Başka bir anlatımla, genel olarak menfi zarar, sözleşmenin kurulmamasından veya geçerli olmamasından; müspet zarar ise, ifa edilmemesinden doğan zararı ifade eder (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, 12. Baskı, İstanbul 2010, s. 482)." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2023 tarih,... E., ...

K. sayılı ilamı). " dikkate alındığında davalı tarafından sözleşmeden haksız dönme nedeniyle müspet zarar kapsamında sözleşmenin hiç ya da gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarar olan kar kaybının davacı tarafça talep edilebileceği anlaşılmıştır.

Davacı taraf ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda davacı tarafça ibraz olunan defterlerin sahibi lehine delil teşkil ettiği; taraflar arasındaki sözleşmenin 3.1. maddesinde toplam tur bedelinin %30'una denk düşen kısmının 50.113,00€ olduğu;

sözleşmenin toplam bedelinin 167.043,33€ olabileceği tespit edildiği nitekim sözleşme kapsamında sözleşme bedelinin açıkça 206.000 Euro olduğu belirlenmemiş olmakla rapordaki iş bu tespit yerinde olup taraflar arasındaki (3 Mart 2023 tarihli) mail yazışmalarında servis bedeli (acenta kârı ve/veya service fee) %20 oranında öngörülmüş olmakla davacının talep edebileceği müspet zarar miktarının (167.043,33€ X 0,205) 33.408,67€ olarak hesaplandığı anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin 28/05/2025 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alındığında taleple bağlı olarak davacının davasının kabulüne,1.000 Euro tazminatın 05/03/2024 tarihinden 2.000 Euro’nun 28/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ve fiili ödeme tarihinde devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı olan 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.

Davacı tarafından keşide edilen 21.02.2024 tarihli ihtarnamede davalıdan taleplerin tebliğden itibaren 15 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği; davalı tarafından 05.03.2024 tarihinde gönderilen ihtarnamede 05.03.2024 tarihinde ihtarnamenin tebliğ alındığı hususunda beyanda bulunduğu anlaşılmakla davalının cevabi ihtarnamesinde açıkça teminat yatırılmadığı takdirde iş ilişkisinin sürdürülemeyeceği yönünde haklı sebep oluşturacağı ihtar edildiğinden iş bu tarih temerrüd tarihi olarak dikkate alınmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacının davasının kabulüne,

1.000 Euro tazminatın 05/03/2024 tarihinden 2.000 Euro’nun 28/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ve fiili ödeme tarihinde devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı olan 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca davalıdan tahsiline,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 7.215,56 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 601,30 TL harç ve 4.000,00 TL ıslah harcından mahsubu ile noksan 2.614,26 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

4-Davacı tarafından yatırılan 5.762,00 TL yargılama gideri ile 601,30 TL peşin harç 4.000,00 TL başvurma harcı toplamı 10.363,30 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

5-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine,

6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/07/2025

KATİP

¸e-imzalıdır

HAKİM

¸e-imzalıdır

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/413, K. 2025/534, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Deliller Ve Gerekçe/
  5. Katip
  6. Hakim
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/413
Karar No
2025/534
Tarih
2 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/414 K.2025/604
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/414 K.2025/532
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/414 K.2025/543
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2024/414 K.2025/1319
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/415 K.2025/514
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/416 K.2025/504

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.