KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2026
- Esas no
- 2025/173 Esas
- Karar no
- 2026/313
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/03/2025
Karar Metni
2.627 kelime·13 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirket ... plakalı aracın maliki olduğu.
28.06.2024 tarihinde, müvekkil şirkete ait araç davalının bakım ve güvenliğini üstlenmiş olduğu yolda seyir halinde iken yol üstünde bulunan çadıra çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği; müvekkile ait araç sürücüsünün ise kazaya etken herhangi bir kural ihlali bulunmayıp kusur izafe edilemeyeceği; kaza evrakları doğrultusunda oluşa ve hakkaniyete uygun olmakla Sayın Mahkeme gerek gördüğü takdirde yeniden kusur raporu alınmasını talep etiği; aracın ...marka ve model olup kaza tarihinde 73.980 kilometrede olduğu; aracın kaza öncesi hasarı bulunmamakta olup kazadan sonra orijinalliğini yitirdiği;
kaza sonucu araçta oluşan hasar sebebiyle ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş meydana geldiği;aracın kasko değeri 803.307,00-TL olup ...Birliğinden alınan kasko değer görüntüsü ekte olduğu; kazasız rayiç değerine ilişkin olarak ... ve ... adlı internet sitesinden ve galerilerden emsal araştırması yapılmasını; dava konusu kaza sonucunda müvekkil şirkete ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle araç bir süre onarımda kaldığı;
müvekkil şirketin iştigal konusu motorlu hafif kara taşıtlarının ve arabalarının sürücüsüz olarak kiralanması ve leasingi olduğundan onarım süresi boyunca araç kiralanamamış bu suretle müvekkil şirket araçtan mahrum kaldığı; aracın kiralanamaması nedeniyle araç mahrumiyet bedeli hesaplanırken aracın hasar gördüğü bölge dikkate alınarak onarımı için gereken makul süre belirlenmesi gerektiği; müvekkil şirketin iştigal konusu motorlu hafif kara taşıtlarının ve arabalarının sürücüsüz olarak kiralanması ve leasingi olduğundan işbu haksız fiil nedeniyle uğradığı zarar da ticari bir zarar olduğu;
dava konusu ... plakalı aracın haksız fiil nedeniyle uğradığı zararı ticari kayıp niteliğine haiz olduğundan huzurdaki somut uyuşmazlık konusu alacağımıza avans faizi işletilmesi gerektiği; her halükarda davalı taraf buradaki yolun işletmesini üstlendiği ve yolu kullanan kişilerden ücret tahsis ettiği için alınan ücret karşılığı hizmet sorumluluğu bulunmadığı;
davalının trafik akışının güvenliğini tehlikeye sokacak hususlar durumunda güvenlik tedbiri alması gerekliyken üzerine düşen sorumluluğu vaktinde ve zamanında yerine getirmediği ve kazaya sebebiyet verdiği için hizmet kusuru bulunduğu neticeten 28.06.2024 tarihli kaza sebebiyle müvekkilin ... plakalı aracında meydana gelen değer kaybı bedeli ve araç mahrumiyet zararı bedelinin tespitine, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik belirsiz alacak olarak açtığımız 500,00 TL değer kaybı bedelinin 28.06.2024 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine,
fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik belirsiz alacak olarak açtığımız 500,00 TL araç mahrumiyet zararı bedelinin 28.06.2024 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkil şirket, Karayolları Trafik Kanunu başta olmak üzere ilgili mevzuat hükümleri gereğince üzerine düşen tüm yükümlülükleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirmekte, otoyolun işletmesini azami dikkat ve özeni göstererek yürüttüğü; bu kapsamda yol çevresi dayanıklı ve mukavemetli çitlerle çevrilmiş olup otoyol gerek 7 gün 24 saat esası ile çalışan devriye ekipleri gerek kameralar aracılığı ile düzenli olarak izlendiği; bahsi geçen önlemler kapsamında herhangi bir sorun tespit edilmesi halinde ilgili devriye ekiplerince derhal müdahale edildiği;
davacı tarafından müvekkil şirketin kusuruna ilişkin somut açıklamalar yapılmadığı; hangi yükümlülüklerin yerine getirilmediği belirtilmediği bu konuda soyut ve hukuki dayanaktan yoksun ifadeler kullanılmakla yetinildiği; kaza tespit tutanağı müvekkil şirketin yokluğunda hatalı ve eksik şekilde düzenlenmiş olduğundan delil olarak değerlendirilmesi ve hükme esas alınması mümkün olmadığı; araç sürücüsünün kusuru bulunup bulunmadığına ilişkin hiçbir inceleme yapılmamış adeta matbu şekilde sürücünün kusursuz olduğu ibaresine yer verildiği;
meydana gelen kazaya ilişkin araç sürücüsünün hızının olaya etkisi, çadırın sürücünün görüş alanı içinde bulunup bulunmadığı, fren izi bulunup bulunmadığı, sürücünün uymakla yükümlü olduğu kurallara riayet edip etmediği, kazayı engellemek veya zararı azaltmak adına gerekli manevraları yapıp yapmadığı vb. hususlar tespit edilmediği; kusurun eksiksiz ve objektif tespiti maddi gerçeğin ortaya çıkması açısından büyük önem taşıdığı; meydana gelen zararın tazmini talebinin üçüncü kişiye yöneltilmesi için üçüncü kişinin fiili ile zarar arasında nedensellik bağının bulunması gerektiği;
nedensellik bağının belirlenmesi için yapılacak olan incelemelerin objektif olması uyuşmazlığın adilane çözümü için zaruret olduğu; müvekkil şirketin işbu kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığından, araç mahrumiyet bedelinin müvekkil şirketten tazmin edilmesi mümkün olmadığı neticeten davanın esastan reddine; tüm yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacı şirkete ait ... plakalı aracın davalının sorumluluğunda bulunan yol güzergahında kusurlu davranışı bulunup bulunmadığı var ise davacının aracında meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının davalıdan talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Mahkememiz 10/09/2025 tarihli duruşma ara kararı ile davalı vekili cevap dilekçesinde kamera aracılığı ile otoyolun düzenli olarak izlendiğini beyan etmiş olmakla kaza anına ilişkin görüntüleri sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, ara karar yerine getirildiğinde, dosyanın 3 kişilik kusur hususunda uzman İTÜ bilirkişi heyetine tevdi ile olay anına ilişkin kamera görüntüleri de incelenmek suretiyle rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Bu kapsamda ..., ... ve ...'den alınan 11/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle. Davacı şirket adına kayıtlı, ... plaka numaralı otomobilin dava dışı sürücüsü ...'ün, otoyolda, gece/karanlık hava, 120/140 km/saat'lik yüksek hız koşullarında, yola düşmüş olan çadırı farketmesi ve çadıra çarpmayı önlemesi mümkün olmadığı, olayda etkili herhangi bir dikkatsizliğinin, tedbirsizliğinin ve kural ihlalinin bulunmadığı, kusursuz olduğu kanaatine varıldığı,
120/140 km/saat gibi yüksek hıza izin verilen otoyolda, plaka numarası meçhul kalmış bir araçtan yola düşmüş olan çadırın, trafiği tehlikeye düşürdüğü ve bu durumun, dava konusu olayda, birinci (asli) derecede ve tam, % 100 (yüzde yüz) oranında etkili bulunduğu mütalaa olunduğu, otoyolun yapım, bakım, onarım ve güvenli şekilde işletilmesinden sorumlu ...
A.Ş.'nin, yola düşen çadır vb. yabancı cisimleri anında farkedip uzaklaştırmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla, olayda etkili herhangi bir hizmet eksikliğinin bulunmadığı, kusursuz olduğu görüşüne varılmakta ve 28/06/2024 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda, davalı şirketin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na bağlı Yönetmeliğin 19. maddesindeki kurala aykırı hareket ettiğinin ileri sürülmesinin, isabetsiz olduğu değerlendirildiği tespit edilmiştir.
Mahkememiz 11/12/2025 tarihli ara karar ile dosyanın makine mühendisi bilirkişiye tevdii ile ... kaydı dikkate alınarak davacının aracının kaza nedeniyle davacının aracının kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, kullanım amacı, kullanım süresi, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek kaza nedeniyle meydana gelen hasar bedeli zararının hesaplanarak değer kaybı bedeli ve olağan tamir süresinin ne olduğu,
olağan tespit süresinde davacının araç mahrumiyet bedeli yönünden rapor alınmasının istenilmesine karar verilmiştir.Bu kapsamda makine mühendisi Nesimi Soner Dedeoğlu'ndan alınan 04/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, trafik kazası olduğu, meydana gelen olayda kaçınılmazlık faktörünün etkisinin olmadığı, önlenebilir ve öngörülebilir bir kaza niteliğinde olduğu, dava konusu kaza ile hasar durumunun uyumlu olduğu,
(MÜSPET) dosya muhteviyatına sunulmuş olan dava konusu araçta KDV ve işçilik dahil İskontolu 93.443,95 TL hasar meydana gelmiş olduğu tespitinin yapılmış olduğunun görüldüğü, Danıştay 8. Dairesinin 11.05.2011 tarih ve...E ve...K sayılı kararı.
Ekspertiz Raporlarının delil niteliğini taşıdığını belirleyen Yasa kuralı ile sigorta ekspertizlerinin sigortalayan ve sigorta ettirene karşı tarafsız ve bağımsız çalışma ilkeleri gereği tazminat yükümli nü doğuran olayların nedenlerini ortaya koyan raporlarının hukuken geçerliliği belge niteliği taşıdığının kabulü zorunludur....” dava konusu aracın Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarına göre geçmiş hasar kaydının bulunmadığının görüldüğü, (MÜSPET) dava konusu aracın kaza tarihi itibariyle Değer Kaybı hesaplamasında dikkate alınabilecek.
Ön Tampon (Değişim/Boya), Ön Panel ( Değişim) Ön Panjur (Değişim), Sol Ön Çamurluk ( Onarım/Boya), Travers (Onarım) hasarının bulunduğu, dosya muhteviyatına sunulmuş olan 11.11.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... plaka sayılı araç sürücü ...'ün kusursuz olduğu, ...
A.Ş.'nin kusursuz olduğu, Plaka numarası tespit edilemeyen ve yola çadır düşürerek trafik güvenliğini tehlikeye düşüren aracın birinci dereceden %100 asli ve tam kusurlu olduğu yönünde görüş ve kanaat belirtilmiş olduğu, Yargıtay'ın istikrar bulmuş olan kararları ile Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli iptal kararı doğrultusunda aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları,
davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi, kararına göre kaza tari itibariyle Reel Piyasada;
dava konusu aracın 2. El isa rayiç değerinin ekonomik dalgalanma ve istikrarsızlığın 2. El piyasa rayiçlerinde yaratmış olduğu etkilerin dikkate alınması ile 845.000,00 TL civarında olacağı, kazadan sonraki onarılmış hali ile piyasa rayiç değerinin (modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, km bilgisi (73.980 km de) vb. etkenler baz alınmıştır.) yaklaşık 810.000,00 TL civarında olacağı, bu kapsamda Değer Kaybının 845.000,00 TL -810.000,00 TL = 35.000,00 TL civarında olacağı, Nihai taktirin Sn.
Mahkemeye ait olduğunu, dava konusu aracın Yargıtay içtihatları gereği makul onarım süresinin ilgili servis/onarım atölyelerinin iş yükü ile doğru orantılı olarak yaklaşık 10 ( on) iş günü olacağı, ( Malzeme temin süreci dahil edilmiştir.) bu kapsamda aracın onarımda olduğu süre içerisinde kullanılamayacak olmasından kaynaklı Kaza tarihi itibariyle 10 ( on) iş günü x 1.500,00 TL ( Muadil Araç kiralama bedeli günlük) ( ..., ..., ..., ... vb. ortalamasıdır.) = 15.000,00 TL araçtan mahrum kalma / ikame araç bedeli oluşacağı,
ancak Yargıtay içtihatları gereği aracın onarım süresince kullanılamamış olmasından kaynaklı zorunlu giderlerden yakıt gideri, bakım gideri, amortisman vb. giderlerin tenzil edilmesi gerektiği, söz konusu aracın günlük olarak 10 (on) iş günü onarımda olduğu süre için amortisman payının 234,72 TLX 10 = 2.347,20 TL olacağı,
bu kapsamda ikame olarak kullanılacak aracın yakıtının davacı tarafından doldurulacağı dikkate alındığında hesaplaması yapılmış olan amortisman payının Yargıtay içtihatları gereği tenzili ile davacının 15.000,00 TL - 2.347,20 TL = 12.652,80 TL Kazanç Kaybı / Araçtan Mahrum Kalma Tazminatı/ İkame Araç Bedeli alacağının bulunduğu tespit edilmiştir.
Davacı vekili 27/02/2026 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile 500 TL'den harçlandırdıkları değer kaybı bedelini 35.000,00-TL'ye yükselterek işbu bedelin haksız fiil tarihi olan 28.06.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 500 TL'den harçlandırdıkları araç mahrumiyet bedelini 12.652,80-TL'ye yükselterek işbu bedelin haksız fiil tarihi olan 28.06.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede,davacı şirkete ait ... plakalı aracın sürücüsünün 28/06/2024 günü saat 00:20 sıralarında ..., ..., ... Mahallesi'nde,... kontrol kesim no.lu otoyolda, ...'dan ... istikametine doğru ilerlediği esnada km:9+000'da, yola düşmüş bulunan çadıra, ön kısmı ile çarpması sonucu davacı aracında hasar meydana gelmesinden kaynaklı değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin otoyolun yapım, bakım, onarım ve güvenli şekilde işletilmesinden sorumlu davalı...A.Ş.'den tazminat talebinde bulunmaktadır.
Davalı, dava konusu trafik kazasının meydana geldiği otoyolun işletmecisi olup otoyoldan geçenlere hizmet sunan şirkettir.3465 sayılı Yasa uyarınca Karayolları Genel Müdürlüğü Dışındaki Kuruluşların Erişme Kontrollü Karayolu (Otoyol) Yapımı, Bakımı ve İşletilmesi ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun'un 9/2 maddesi "Ancak, otoyol ve tesislerin yapımı sırasında ve işletme süresinde her türlü hukuki, cezai ve mali sorumluluk, görevli şirkete aittir." hükmünü içermekte olup,
anılan hüküm uyarınca kazanın meydana geldiği otoyolun işletilmesi sırasında meydana gelen kaza nedeniyle oluşan zararlardan davalının sorumluluğunda bulunan yol güzergahında dava dışı araç sürücüsünün otoyolda, gece/karanlık hava, 120/140 km/saat'lik yüksek hız koşullarında, yola düşmüş olan çadırı farketmesi ve çadıra çarpmayı önlemesi mümkün olmadığı, olayda etkili herhangi bir dikkatsizliğinin, tedbirsizliğinin ve kural ihlalinin bulunmadığı, kusursuz olduğu kusur bilirkişi heyet raporu ile tespit edilmiştir.
Her ne kadar bilirkişi raporunda " Otoyolun yapım, bakım, onarım ve güvenli şekilde işletilmesinden sorumlu ... A.Ş.'nin, yola düşen çadır vb. yabancı cisimleri anında farkedip uzaklaştırmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla, olayda etkili herhangi bir hizmet eksikliğinin bulunmadığı, kusursuz olduğu görüşüne varılmakta" ise de davalının denetim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği yönünden yukarıda izah olunan yasa uyarınca sorumluluğu bulunduğu,
Nitekim Sakarya Bam 5. HD ...esas ... karar sayılı ilamında özetle "...davalı şirketin davanın Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 19 maddesinde düzenlenen karayolu yapısını ve Trafik işaretlerini, trafik güvenliğini sağlayacak şekilde yapmak ve bulundurmakla yükümlülüğünü ihlal ettiği," hususunda tespit dikkate alındığında davalının yola düşen çadırın yoldan kaldırılmasına yönelik denetim yükümlülüğünü ihlal ederek ayıplı yol hizmeti verdiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle davalı yönünden kusur bilirkişi raporundaki görüş hükme esas alınmamıştır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar. Davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmektedir.
Zira, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanır. Hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim uygulanması da doğru değildir. (Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih...E.... K., 28.03.2016 tarih ... E. ...K., 04.04.2016 tarih ...E....
K., 17.03.2014 tarih... E. ... K. Sayılı ilamları )
Yargıtay 17. HD ... Esas ...Karar sayılı ilamında da "... Mahkemece, hasar konularında uzman bilirkişi(makine mühendisi) veya bilirkişi kurulundan, tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça sunulan faturadaki hasar onarım bedellerinin denetlenmesini sağlamak amacıyla, fatura edilen hasarların kazayla uyumlu olup olmadığı,
hasar onarım bedellerinin piyasa rayiç değerleriyle uyumlu olup olmadığı konusunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken," ibaresi uyarınca davacının aracının onarımında kullanılan parçalar ile başvurana ait aracın markası, modeli, donanımı, kilometresi dikkate alınmak suretiyle ve piyasa ve emsal araştırılması yapılarak,
araçta oluşan hasar miktarı, aracın hasar aldığı bölgeler, kullanım şekli ve değişen parçaların neler olduğu da değerlendirek bilirkişi tarafından araçta değişen onarılan parçalar servis faturası, hasara ilişkin kolluk tutanağı incelenerek raporun hazırlandığı anlaşılmakla hükme esas alınarak davaya konu kaza ile hasarın uyumlu olduğu; dava konusu araçta KDV ve işçilik dahil İskontolu 93.443,95 TL hasar meydana gelmiş olduğu tespitinin yapılmış olduğu, davacının aracında ön tampon (Değişim/Boya), ön panel ( Değişim), ön panjur (Değişim), sol ön çamurluk ( Onarım/Boya), travers (Onarım) hasarının bulunduğu;
dava konusu aracın 2. El piyasa rayiç değerinin ekonomik dalgalanma ve
istikrarsızlığın 2. El piyasa rayiçlerinde yaratmış olduğu etkilerin dikkate alınması ile 845.000,00 TL civarında olacağı, kazadan sonraki onarılmış hali ile piyasa rayiç değerinin (modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, km bilgisi (73.980 km de) vb. etkenler baz alınmıştır.) yaklaşık 810.000,00 TL civarında olacağı, bu kapsamda Değer Kaybının 845.000,00 TL – 810.000,00 TL = 35.000,00 TL olduğu tespit edilmekle davacının iş bu hasar nedeniyle aracında meydana gelen değer kaybı yönünden 35.000,00 TL değer kaybı tazminatının 28/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Araç mahrumiyet bedeli yönünden yapılan değerlendirmede, davacının aracının ilgili servis/ onarım atölyelerinin iş yükü ile doğru orantılı olarak yaklaşık 10 iş günü olacağı, emsal araştırmalar dikkate alındığında 1.500,00 TL ( Muadil Araç kiralama bedeli günlük) sonucu 15.000,00 TL araçtan mahrum kalma / ikame araç bedeli oluşacağı, ancak Yargıtay içtihatları gereği aracın onarım süresince kullanılamamış olmasından kaynaklı zorunlu giderlerden yakıt gideri, bakım gideri,
amortisman vb. giderlerin tenzil edilmesi gerekeceğinden 10 iş günü onarımda olduğu süre için amortisman payının 234,72 TLX 10 = 2.347,20 TL olacağı iş bu miktar düşülmek suretiyle 12.652,80 TL araç mahrumiyet tazminatı talep edebileceği anlaşılmakla 12.652,80 TL araç mahrumiyet tazminatının 28/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/173, K. 2026/313, 15 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama