KÜNYE
T.C. İstanbul 1.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Temmuz 2024
- Esas no
- 2021/38 Esas
- Karar no
- 2024/198
- Dava
- Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli
- Dava tarihi
- 04/02/2021
Karar Metni
1.766 kelime·9 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacının ...’nda Doktora Programını yine aynı bölümde tez danışmanı olarak görev alan ...’in tez danışmanı sıfatıyla yönlendirmeleri doğrultusunda “...” isimli...vermek suretiyle tamamladığını, Bahse konu İngilizce tez metni 2018 yılında ....
Tez numarası ile eklendiğini, davacı tarafından anılan tezin kitap halinde basılması maksadıyla bir yayınevi ile anlaşma aşamasında internet üzerinden hizmet veren bir web sitesinden yine yayınevine iletilmek üzere alınan “ İNTİHAL RAPORU ” nda ...’ nda ( ... ) kendisine ait tez ile alakalı olarak %95 oranında İNTİHAL tespit edildiğini tesadüfen öğrenmiş ve büyük hayal kırıklığı yaşadığını,
yine davacı tarafından bahse konu sempozyuma ait bildiri metni incelendiğinde davacıya ait İngilizce tez metninin YÖK sistemine yüklenmesinden yaklaşık 2 yıl sonra Muhatap ... tarafından kaleme alındığı iddia edilen “ ...” isimli bildirinin davacıya ait tez ile %95 oranında benzerlik gösterdiğinin tespit edildiğini, bu aşamadan sonra,
hem davacının tez danışmanı olan ...vasıtasıyla hem de davacının şahsi girişimleri ile DAVALI ...’ya İNTİHAL nedeniyle tekzip yayımlaması ve bildiri metinlerinden davacının tezinden İNTİHAL olunan kısımların çıkartılması istenilmişse de, davacının taleplerinin karşılıksız kaldığını ve girişilen e–posta trafiği kaba olarak tanımlanabilecek bir üslupla Davalı ... tarafından sonlandırıldığını, " ...’ ın yazarı olduğu ve “...” adıyla 2018 yılında YÖK sistemine eklenen ... numaralı DOKTORA tezinden İNTİHAL YAPILDIĞINDAN CİHETLE TEKZİP VE ÖZÜR METNİ YAYIMLANMASI "hususları Davalı tarafa ihtar edildiğini,
Davalı ... tarafına 20/07/2020 günü ihtarname tebliğ edilmiş olup, bu aşamadan sonra taraflarına herhangi bir yasal geri bildirim yapılmadıklarını dile getirerek davalarının kabulü ile, belirtilen davacı yayınlarından tecavüzün ref'ine, men'ine, 1 - TL ' lik Maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 20.000,00 - TL ' lik manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak müvekkilime ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Görev, yetki itirazında bulunduğu, davanın arabuluculuğa tabi olduğunu ileri sürdüğü ve esas yönünden de davanın reddine karar verilmesini özetle ; davalının internet üzerinden yayınlanan ... (...) nda iki adet bildirisinin yer aldığını, Bu sempozyum bildiri kitabı 670 sayfa olup davalıya ait Bildiribaşlıkları: a) “...” (...) b) “...” dir. (...)Sayfalarından ibaret olduğunu, Davacı bu bildirilerden “...” başlıklı çalışmada, tez çalışmasından alıntı yapıldığını ancak bunu bildiri metninde referans olarak gösterilmediğini iddia ettiğini,
Herkes Tarafından Kullanılan İfadelerin Sahibinin Hususiyetini Taşımadığı Gibi Anonim İfadeler(Küreselleşme Vb..) Kimsenin Tekeline bırakılamayacağını, Davacının Tezinden Alıntı Yapıldığına Ya Da Bildirinin Tez İle Benzerlik Gösterdiğine İlişkin Herhangi Bir Somut Veri bulunmadığını, Davacı tarafından delil olarak mahkemeye sunulan benzerlik raporu dikkatle incelendiğinde rapor, yüzde 95'lik bir oranla ... 'nu göstermekte olduğunu, bunun da gayet doğal olduğunu, zira bildiri, “...” sitesinde yayımlanmış olduğunu, Dolayısıyla rapor, davacı taraf lehine değil, davalı lehine olan bir sonucu göstermekte olduğunu,
Davacı tarafın tezi ile ilgili hiçbir bağlantı ve somut veri, bu raporda kesinlikle yer almadığını esas yönünden de davanın reddi gerektiğini beyan etmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ... ve ...30/03/2022 tarihli bilirkişi raporlarında.
Davaya konu doktora tezinin FSEK 2/14 çerçevesinde ilim ve edebiyat eseri sayılacağı, Davacının davaya konu tezin eser sahibi olduğu, Davaya konu olayda alıntılan kısımlar davacının yorumlarının bilimsel bir uslupla ifade edildiği kısımlar olmakla söz konusu kısımların izinsiz kullanılıp atıf yapılmaması nedeniyle intihal eyleminin gerçekleştirikliği, vaki kullanımın FSEK 15 ile FSEK m.22 ve 23 te düzenlenen çoğaltma ve yayma haklarının FSEK 66/1 hükmü gereğince, manevi ve mali hakları tecavüze uğrayan kimse tecavüz edene karşı tecavüzün ref'ini dava edebileceği,
ancak teknik değerlendirme kısmında da belirtildiği üzere davalı bildiri metninde düzeltme yoluna gitmiş, böylece bugün itibariyle erişimde olan kitapçıkta günceleme yapılmasını sağlamış yanı davacıya ait ifadeleri bildiri metninden çıkartmış olduğundan ref talebinin vaki durum gözetilerek değerlendirilmesinin gerektiği, Davalının davacıya ait doktora tezinden davacının ismi ve eseri belirtilmeksizin yararlanması davacının eser sahipliğinden doğan manevi haklarından biri olan FSEK m.15'teki eser sahibi olarak belirtime hakkının ihlalidir.
Davacının manevi hakkı Ihlal edilmiş olmakla manevi tazminat talep etme hakkının olduğu, vaki eylem aynı zamanda davacının mali haklarının da ihlali olduğundan FSEK 70 çerçevesinde maddi tazminat talep hakkının da söz konusu olduğu kanaatine varılmıştır.
Bilirkişiler ..., ... ve ... 04/01/2023 tarihli bilirkişi raporlarında. Davaya konu doktora tezinin FSEK 2/1 çerçevesinde ilim ve edebiyat eseri sayılacağı, Davacının davaya konu tezin eser sahibi olduğu, Davaya konu olayda alıntıları kısımlar davacının yorumlarının bilimsel bir üslupla ifada edildiği kısımlar olmakla söz konusu kısımların izinsiz kullanılıp atıf yapılmaması nedeniyle intihal eyleminin gerçekleştirildiği,
vaki kullanımın FSEK 15 ile FSEK m.22 ve 23 te düzenlenen çoğaltma ve yayma haklarının ihfaf olabileceği, FSEK 66/1 hükmü gereğince, manevi ve mali hakları tecavüze uğrayan kimse tacavüz edene karşı tecavüzün ref'ini dava edebileceği, ancak teknik değerlendirme kısmında da belirtildiği üzere davalı bildiri metninde düzeltme yoluna gitmiş, böylece bugün itibariyle erişimde olan kitapçıkta güncelleme yapılmasını sağlamış yanı davacıya ait ifadeleri bikdiri metninden çıkartmış olduğundan ref talebinin vaki durum gözetilerek değerlendirilmesinin gerektiği,
Davalının davacıya ait doktora tezinden davacının ismi ve eseri belirtilmeksizin yararlanması davacının eser sahipliğinden doğan manevi haklarından biri olan FSEK m.15'teki eser sahibi olarak belirtilme hakkının ihlalidir. Davacının manevi hakkı ihlal edilmiş olmakla manevi tazminat talep etme hakkının olduğu, vaki eylem aynı zamanda davacının mali haklarının da ihlali olduğundan FSEK 70 çerçevesinde maddi tazminat talep hakkının da söz konusu olduğu kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişiler ..., ... ve ... 01/08/2023 tarihli raporlarında. Davacıya ai tezin FSEK md.1/B ve FSEK md. 2 hükümleri çerçevesinde eser niteliğinde olduğu, tezin eser niteliğinde olmasının, tezi oluşturan her cümlenin, her unsurun, her kısmın eser olması sonucunu doğurmayacağı.
FSEK md. 13 f.2 uyarınca, “Eser sahibine tanınan hak ve salahiyetler eserin bütününe ve parçalarına “ şamil olduğu; hükümde geçen parçanın, bu hüküm kapsamında değerlendirilebilmesi için, sözkonusu unsurun, bir eserin korunması için öngörülen şartları yani fikri çaba ile meydana getirilmiş hususiyet taşıyan ve eser türlerinden biri kapsamına dahil edilebilme niteliğini haiz olmasının gerektiği.
FSEK kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmelerde, intihal olgusuna rastlanmadığı, yukarıda da izah edilmeye çalışıldığı üzere, intihalin varlığından söz edebilmek için, intihale konu eser parçasının/eser kısmının, öncelikle, FSEK md. 1/B anlamında hususiyet şartını sağlaması gerektiği, heyetimiz teknik bilirkişilerince yapılan değerlendirmede, sözkonusu ifadelerin kimsenin tekelinde bulunmayan fikirler, ifadeler olduğundan da hareketle, davacıya ait yazının/metnin eser niteliğini haiz olmadığı,
bu noktadan hareketle, eser niteliğini haiz olmayan bir metin/yazı üzerinde de eser sahipliğinden kaynaklanan mali hakların ve manevi hakların ihlalinden söz edilemeyeceği kanaatinin oluştuğu, yönünde görüş ve kanaatlerine varılmış olup; heyetimizce işbu raporu, meselenin asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi 6100 sayılı HMK'nın md. 266/c.2 hükmü ve 6754 sayılı Kanun'un md. 3/3 hükmü gereği tamamen yüce Mahkemeye ait olduğu, kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişiler..., ... ve ... 29/04/2024 tarihli bilirkişi raporlarında; Davacının tezinin eser niteliğinde olduğu, olayda intihalin söz konusu olmadığı kanaati bildirilmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmalık; Davacı "..." ın yazarı olduğu ve “...” adıyla 2018 yılında YÖK sistemine eklenen ... numaralı DOKTORA tezinden davalı ... tarafından kaleme alınan “ ...” isimli bildirinin İHTİHAL edildiğini, yayınların umuma arz edildiğini, davacının FSEK den kaynaklanan mali ve manevi hakların ihlal edildiğine dayalı olarak tecavüzün ref ve meni ile 20.000 - TL Manevi ve 1 - TL ' lik maddi tazminatın, davalıdan tahsiline ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde mahkememizce, uyuşmazlığa konu davacıya ait doktora tezi ile davalının yayınladığı bildirinin intihal kapsamında gerekli karşılaştırmasının yapılması ve dava konusu hususların aydınlatılması maksadı ile bilirkişi incelemesi yapıldığı, dosya kapsamında 3 ayrı bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporlarının mevcut olduğu,
ilk alınan bilirkişi raporunda, intihalin mevcut olduğu ancak ancak teknik değerlendirme kısmında da belirtildiği üzere davalı bildiri metninde düzeltme yoluna gitmiş, böylece bugün itibariyle erişimde olan kitapçıkta günceleme yapılmasını sağlamış yanı davacıya ait ifadeleri bildiri metninden çıkartmış olduğundan ref talebinin vaki durum gözetilerek değerlendirilmesi gerektiği yönünde tespit yapılmış, ikinci heyet tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda ise intihalin bulunmadığı yönünde tespit yapılmış olup,
davacı vekili her ne kadar ikinci heyette yer alan bilirkişilerin davalı ile tanıştığı iş bu dosya yönünden görüştükleri yönünde beyan ve itirazlarını bildirmiş ise de, anılı itirazlar yönünden somut ve spesifik bir delil sunumu olmadığı gibi bilirkişinin reddine gerektirir mahiyette bir delil de bulunmadığı ancak her halükarda ilk heyet raporu ile ikinci heyet raporu arasında çelişkinin husule gelmesi sebebiyle yeni bir rapor alınmasının yüksek mahkeme kararları bağlamında zaruriyet arz ettiği, mahkememizce en son alınan 29/04/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile,
olayda intihalin gerçekleşmediği yönünde tespitler yapılmış, alınan iki rapor arasındaki çelişki giderilmiş ve son iki heyetten alınan bilirkişi raporları ile dava konusu olayda intihalin bulunmadığı tespit edilmiş olup, en son alınan bilirkişi raporunun mahkememizce yerinde bulunduğu, hüküm için esas alınabilir mahiyette olduğu değerlendirilmiştir.
Davacı vekili her ne kadar en son alınan bilirkişi raporuna karşı, bilirkişi raporunun içeriğinde başka kaynaklardan yararlanıldığı, raporda intihal bulunduğu yönünde itiraz da bulunmuş ise de; bilirkişilerin dava konusu uyuşmazlığın aydınlatılması ve uyuşmazlık için gerekli tespitlerin yapılması adına başka kaynaklardan yararlanmasının usule aykırı olmadığı, mahkemelerin dosya kapsamına sunulan bilirkişi raporlarının intihal olup olmadığı, başka kaynaklarda alıntı yapıp yapmadığı gibi hususları araştırma yükümlülüğü olmadığı, mahkememizce esas alınacak husus, raporun uyuşmazlığı aydınlatmaya elverişli olup olmadığı,
yerinde tespitler ihtiva edip etmediği olup, bu minvalde inceleme yapıldığında alınan 29/04/2024 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli, hüküm kurmak için yeterli olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamı itibari ile yapılan incelemede; dosya kapsamına alınan son iki heyet raporunda da isabetle tespit edildiği üzere; davacı yanın tezinin eser niteliğinde olduğu, bu konuda niza bulunmadığı
Davalının sunmuş olduğu bildiri incelendiğinde davacıya ait eserden 29/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda da bahsi geçen iki paragraftan yararlanıldığı anlaşılmakta olup; dosya kapsamına alınan 29/04/2024 tarihli bilirkişi raporu ile de isabetle tespit edildiği üzere; İlk paragrafta, davacının ifadesinin son kısımları davalı tarafından ifadeler değiştirilerek kullanılmıştır. İkinci paragrafta davalı, davacının genel nitelikteki ifadelerini yine değiştirerek kullanma yoluna gitmiştir. İki paragraf içeriği incelendiği zaman bunların genel, anonim nitelikteki ifadeler olduğu görülmektedir. Ayrıca, davalı her iki paragrafta da davacının ifadelerini aynen kullanmamış, ifadeleri değiştirme yoluna gitmiştir. Yargıtay içtihatları da
dikkate alındığı zaman, olayda intihalin olmadığı sonucuna varılmış ve yine 01/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda da aynı şekilde benzerlik kapsamında ele alınan ifadelerin genel, anonim nitelikte ifadeler olduğu ve söz konusu ifadelerin de değiştirilerek kullanıldığı da açıkça tespit edilmiş ve son iki alınan heyet raporu ile de intihalin bulunmadığı, davacının mali ve manevi haklarına tecavüzün gerçekleşmediği net bir şekilde açıklığa kavuşmuştur.
Yukarıda anılı açıklamalar ışığında açılan davanın reddi yönünde aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/38, K. 2024/198, 17 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama