İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/117 K.2025/3

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.) davasının yapılan açık…

Esas2022/117Karar2025/3Tarih9 Ocak 2025Okuma18 dk · 3.503 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
9 Ocak 2025
Esas no
2022/117 Esas
Karar no
2025/3
Dava
Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.
Dava tarihi
09/05/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.503 kelime·18 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı yan dava dilekçesinde özetle. 2021 yılının başında ...-1 kanalında ilk kez gösterilmeye başlanan “...” adlı dizinin davalı ... ... tarafından yapımcılığının üstlenildiğini ve dizinin ......’de yayınlandığını, “...” isimli dizinin senaryosunda yer alan olaylarda davacının “...” isimli eserinden yararlanıldığı ve intihal yapıldığı, izinsiz olarak dizinin işlendiği iddiası kapsamında;

esere tecavüzün tespiti ve FSEK 66. Madde uyarınca tecavüzün ref’i, FSEK 69. Maddesi kapsamında tecavüzün men’i, adın belirtilmesi salahiyeti başlıklı FSEK 15. Maddesine aykırılık ve dizi kapsamında işleme hakkının ihlal edildiği iddiasıyla FSEK 68. Maddesi uyarınca maddi tazminat talebi, ayrıca davacının FSEK 80/2.

Maddesi kapsamında yapımcı olarak manevi ve mali haklarının ihlal edildiği iddiasına dayalı olarak ise; tecavüzün tespiti ve FSEK 66. Uyarınca tecavüzün ref’i, FSEK 69. Maddesi kapsamında tecavüzün men’i, FSEK 70/1 maddesi uyarınca manevi tazminatın, FSEK 21. Maddesinde yer alan işleme hakkının ihlal edildiğinin tespiti ile FSEK 68. Maddesi uyarınca bağlantılı hak sahipliğine dayalı iddiaları kapsamında FSEK 68. Maddesi uyarınca maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiştir.

SAVUNMA

Davalı ... vekilinin cevap dilekçesi ile; yetki itirazında , arabuluculuk dava şartı itirazında bulundukları, esas yönünden ise davacının öncelikle senaristler ..., ..., ve ... a karşı dava açması eser sahipliğini kanıtlaması gerekirken davalı yayıncı kuruma dava açmasının yerinde olmadığını, sözleşmeye dayalı yayın yapıldığını, ... ye husumet düşmediğini, davacının sessiz kaldığını, esas yönünden de davanın reddini talep ettikleri anlaşılmıştır.

Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde; adli yardım isteminin reddine, ortada bir dizi ve bu dizinin eser sahipleri ile icracı sanatçılarından mali hakları kullanma yetkisinin devralınmış olması gibi bir keyfiyet bulunmadığından YAPIMCI ve YAPIMCI hakları da söz konusu olamayacağından davacının maddi ve manevi tazminat talebinin yerinde olmadığını, Dosyada “...' adlı dizinin senaristleri: '...”, “...in eserlerini Telif Hakları Genel Müdürlüğü'ne “isteğe bağlı kayıt-tescil' yolu ile tescil ettirdiklerini, davacıya ait böyle bir başvurunun olmadığının T.C.

Kültür ve Turizm Bakanlığı cevabi yazıları ile sabit olduğunu, davacının FSEK.nun öngördüğü şekilde umuma arz edilmediğini beyan ve ikrar ettiği senaryosu bir tarafa, böyle bir senaryonun varlığından davalının haberi bulunmadığını, Davacı; senarist olarak sadece Sayın ...'ı taraf göstererek dava açtığını, diğer senaristlerin ... olup, FSEK”'nun 10/2.

Md. si uyarınca; “...Birliğe adi şirket hakkındaki hükümler uygulanır...”hükmü gözetildiğinde davanın da bu şahıslara yönelik açılmadığı gözetilerek usulden reddi gerektiğini, ayrıca Davacı.

2015 yılı başında *...” adlı bir öykü ve senaryo kaleme aldığını, bu ürünü daha sonra geliştirip “..." adımı verdiğini, takip eden süreçte ise: ürünün *...” ismini aldığını beyan ettikten sonra “...' adlı televizyon dizisi formatındaki özgün ... eserimizin bazen kendi yapıtının izinsiz işlenmesi suretiyle bazen ise;

intihal yolu ile vücuda getirildiğini iddia ettiğinden ,Davacının iddiasını hasretmesinin yasal zorunluluk olduğunu ve savunma sunabilmeleri için öncelikle iddianın müşahhas olması şart olduğunu, Sözünü ettikleri yasal lazıme yerine getirilene değin her türlü beyan ve kanıt sunma hakkımız saklı tutulduğunu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini bildirmişlerdir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, Davacı tarafından defaatle bir "..."dan bahsedilmekte olduğunu , 05.01.2016 tarihli mailinde de kendisi tarafından açıkça beyan edildiği üzere; "... ..." -davacının kendi ifadesiyle toplamda 3 SAYFA olup , 3 sayfadan ibaret bir word dosyanın sadece bir FİKİR olduğu,

senaryo niteliğini haiz bir eser olamayacağını, 04.12.2015 tarihli mailde de görüleceği üzere "..." pozisyonu için "..." isimli kişi ile anlaşıldığı iddia edilmekte olup, Sonraki 09.12.2016 tarihli maillerde ... isimli kişinin vekili ile yapılan senarist sözleşmesine ilişkin görüşmelerin mevcut olduğunu, 23.03.2016 tarihli mailde ise aynı konuda ve aynı isimde başka bir senaryo yer aldığı ve bu senaryonun ise "..." "..." isimli kişi tarafından yazıldığı ve sonrasında da devam ettiğinin görülmekte olduğunu,davacının yazmış olduğu bir ...

(ESER) bulunmadığını, Fikrini senaryolaştırmak için birkaç senarist ile görüşmüş olsa dahi bizatihi kendisinin hak sahibi olduğu bir eseri bulunmadığını, 21.12.2015 tarihli "..." konulu mailde de davacının bizzat kendi ifadesi "..." şeklinde olduğunu, Davacının ise kendisinin yazmış olduğu bir senaryo / eser olmamasına rağmen hak sahipliği iddiası, "istihbarat konulu hikayeler", "..." ve "..." ile ilgili konularının kendi tekelinde olduğu iddiasının - kabul edilemez olduğunu,

davacının eser olmaktan uzak birkaç sayfadan ibaret yazılarının özel istihbarat faaliyetine ilişkin olması nedeniyle yine özel istihbarata ilişkin bambaşka bir eserde kendi hakkı olduğu iddiasında bulunması ve işbu davayı ikame etmesi kötü niyetli ve sebepsiz zenginleşme amacı taşıdığını,.davacı tarafın ele aldığını iddia ettiği senaryoya ilişkin 2 ayrı metin sunulduğunu ancak bu metinlerin ne zaman oluşturulduğu ve davacı tarafça hazırlanıp hazırlanmadığı bilinmemesine rağmen yine de bu metinler ile müvekkilinin eseri karşılaştırıldığından birbirlerine ilişkin hiçbir benzerlik bulunmadığı ve istihbarat faaliyeti konulu farklı hikaye

gelişimi, detaylar, işlenme ve uzatılma olduğunun aşikar olduğunu, Davacı tarafça sunulan senaryo ile müvekkilince kaleme alınan senaryo mukayese edildiğinde aralarında hiçbir benzerlik bulunmadığı ve intihal iddiasının mesnetsiz olduğunu,(Davacı senaryosu A müvekkiline ait senaryo B olarak ele alınarak karşılaştırıldığında) Türk Sineması, Türk Dizileri ve hatta dünya sinemasında İstihbarat teması defalarca işlenmiş olup yüzden fazla kitap ve sinema eserinde işlenmiştir.

Senaryoların salt istihbarat konusunu ele alınması ile intihalin gündeme gelmeyeceğini, A'da ajanlar çocukluktan itibaren yetiştirilmiştir. Küçük yaştan itibaren seçilen ve yetiştirilen ajanlar ileride kurulacak gizli yapı için seçilip yetiştirilmiştir. A'daki karakterler çocuktur ve özel olarak seçilen çocuklardır. B'de ise dizinin kahramanları ve yardımcı karakterler ...'nın içerisinden seçilmiştir. Böyle bir gizli yapının kurulacağı sonradan kararlaştırılmıştır.

A çok sığ ve dar oyuncu kadrosu bulunmaktadır. B'de ise işlenen konular ve oyuncu kadrosu oldukça geniştir. A'da ... figürüne yer verilip ...'nın temellerini buraya dayandırmaktadır. Davacının fikrine ilişkin verdiği "..." başlığı da ...motifinden gelmektedir. B'de bu tarz tarihsel motiflere yer verilmemiş, Türkiye Cumhuriyeti'nin 1965 yılında kurulmuş istihbarat teşkilatı ele alınmıştır.

A'da içerik hikaye gibi verilmiş olup gerçek hayattan kopukken B'de kontrespiyonaj faaliyetleri gibi gerçekte olan ve halen ülkeler arasında süregelen karşı istihbarat faaliyetlerine yer verilmiştir. A'nın anlatımı tarihsel, yavaş ve sıkıcı iken. B'nin anlatımı sürükleyici, akıcı ve aksiyon doludur. A isim olarak önce "..." sonrasında ise "..."na çevrilmiştir. B'nin isminin de A'nın isminden intihal edildiği iddia edilmektedir.

Fakat B'nin ismi, konu aldığı resmi kurum olan ...'ndan gelmektedir. A'da olay yeri ... şehri iken B'de ...'dır. Öte yandan mahkemenin takdirine sunulması gereken en önemli hususlardan birinin ise.

1995 yılında yayınlanmış olan Türk edebiyatının güzide örneklerin yazar ...'IN "..." isimli edebi eserinden davacının alıntı yapmış olduğu huşunun dikkate alınmasını, ...isimli eser incelendiğinde; ... adına istihbarat alanında çalışan ..., küçük ve kimsesiz çocukları kullanmak suretiyle bir ajanlık faaliyetinde bulunmaktadır.

Davacının fikri ise tamamen birebir bu eserden alıntı olup; yetim, şehit çocuğu, ıslah evindeki çocuk vb. küçük ve kimsesiz çocukların toplanarak istihbarat faaliyetleri için yetiştirilmesini konu almaktadır. Davacının intihal yaptığı bir başka eser ise ...isimli dizide ... karakterinin oğlu olan ... adlı karakterin ... karakteri tarafından çocukluktan alınıp yetiştirilerek istihbari faaliyetlerde bulunmaktadır.

Bu durumda davacının kendisi intihal yaparak ve fikri olarak dahi kendisine ait olamayacak bir konu üzerinden müvekkiline kötü niyetli ve sebepsiz zenginleşme amaçlı davayı ikame ettiğini ve davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.

İlgili yerlere müzekkereler yazılmış, cevabi yazılar dosya arasına alınmıştır. Davacı yanca reddi hakim talebinde bulunulmuş, ... Değişik iş sayılı dosya üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde reddi hakim talebinin reddi yönünde karar verilmiştir. Taraf vekillerince sunulan deliller dosya kapsamına alınmış, bilirkişi incelemeleri gerçekleştirilmiş;

Bilirkişiler ...03.07.2023 tarihli bilirkişi raporlarında özetle.

Davacının hak sahipliğini iddia ettiği ... isimli senaryonun FSEK m.2 kapsamında ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğu, Davalıların hak sahibi olduğu ... isimli dizi filmin FSEK m.5 kapsamında sinema eseri niteliğinde olduğu, ... isimli dizi film ile ... isimli senaryonun karşılaştırılmasında her iki senaryoda da bulunan “...”, “...” ve “...” temalarının anonim temalar olduğu ve bu tür eserlerde sıklıkla kullanılan ve kimsenin tekelinde bulunmayan yaygın evrensel temalar olduğu,

Her iki senaryonun dramatik yapı, tema, ana karakterler, yan karakterler, iç çatışma ve dış çatışma unsurları açısından sahibinin hususiyetini taşıyan benzerlik unsurlarının bulunmadığı, Davacı yanın mali ve manevi haklarına tecavüz teşkil eden bir eylemin tespit edilemediği kanaatini bildirmişlerdir.

Bilirkişiler ...

06.11.2023 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; davacının sunmuş olduğu senaryoların davacının iradesi ile kişisel alanından çıkarak alenileşmiş olduğunu ispata elverişli sorgulamaya ve denetleme esas herhangi bir ispat vasıtası dosyaya sunulmamış olduğundan alenileşme iddiasının geçersiz olduğu ve soyut iddia düzeyinde kaldığı ve ortada alenileşmiş ve FSEK kapsamında eser niteliğini haiz bir ürün olmaksızın iktibas ve intihal yapılması mümkün olamayacağından davacının intihal ve usulsüz iktibas iddialarının geçersiz olduğu, yapılan incelemede esinlenme ötesinde intihale neden olabilecek bir benzerlik bulunmadığı,

intihal iddiasına gerekçe olarak sunulan benzerliklerin benzer pek çok eserlerde kullanılabilen genel ve harcıalem kurgusal özellikler olduğu, şikayete konu senaryo ile dizi film arasında esinlenme sınırını aşarak intihale neden olabilecek bir durumun olmadığı, benzer konuların işlemesi nedeniyle oluşan olağan ve makul bir benzerlik olduğu,

davacının ve ibraz ettiği uzman görüşündeki iddialara gerekçe olarak sunulan benzerliklerin benzer diğer eserlerde de kullanılabilen genel kurgusal özellikler olduğu ve şikayete konu senaryo ile TV dizisi arasında intihali oluşturacak herhangi bir benzerlik ilişkisinin bulunmadığı ve davacı tarafın hak ihlali iddiasının geçersiz olduğu, FSEK md. 80/II ile film yapımcıları yönünden kanunda tanımlı hakların kullanılabilmesinin icracı sanatçılardan ve sinema eseri sahiplerinden mali hakları kullanma yetkisinin FSEK md. 52 hükmüne uygun olarak yazılı şekilde devralınması koşuluna bağlandığı,

yazılı izin olmaksızın yapımcıların bağlantılı hak sahibi olamayacakları, bu nedenle, eser sahibi: senaryo ve diyalog yazarı, yönetmen, özgün müzik bestecisi yanı sıra icracı sanatçılardan mali haklar devir belgeleri alarak dosyaya sunmayan davacının film yapımcısı sıfatıyla talepte bulunamayacağı ve yine Kanunda filmlerin ilk tespitini yapan film yapımcılarının bağlantılı hak sahibi olacağının düzenlendiği, davaya konu filmin henüz tasarım aşamasında bir taslak olduğu ve ortada tespit edilmiş bir filmin henüz bulunmadığı görüldüğünden davacının yapımcı olarak bağlantılı hak sahipliğinin söz konusu olmadığı,

FSEK bağlantılı hak sahiplerinden yalnız icracı sanatçılar için mali haklara ek olarak birtakım manevi haklar tanınmış iken fonogram yapımcısı, film yapımcısı ve radyo televizyon yayıncıları için yalnız mali hak tanınmış herhangi bir manevi hak tanınmamış olduğundan, davacının yapımcı sıfatıyla manevi tazminat talebinde bulunamayacağı kanaatini bildirmişlerdir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dava konusu uyuşmalığın.

Davacının 2015 yılı başında isminin "..." olmasına karar verdiğı öyku, hikaye ve senaryosunu kaleme aldığı eser projesini hayata geçırebılmek için birçok yazar, senarist,yönetmen, yapımcı ve sponsor ile 6 yıl boyunca görüştüğünü, Televizyon Dizi Eseri / Projesinin üzerinde yapımcı olarak bırtakım ön hazırlık çalışmaları yaparken, 2021 yılının başında ...-1 kanalında ilk kez gösterilmeye başlanan "..." isimli eserin davalı ... ve şenaryo kadrosu / ekibi tarafından "..." adlı dizinin davalı ... ... tarafından yapımcılığının üstlenilmesi ve dizinin ...-1 isimli kanalda yayınlandığını,

"..." isimli dizinin senaryosunda yer alan olaylarda davacının "..." isimli eserinden yararlanıldığı ve intıhal yapıldığı, izinsiz olarak dizinin ışlendiği İDDİASI KAPSAMINDA ; esere tecavüzün tespiti ve FSEK 66. uyarınca tecavüzün ref'i, FSEK 69, Maddesi kapsamında tecavüzün men’i,

adın belirtilmesi salahiyeti başlıklı FSEK 15. Maddesine aykırılık ve dizi Jeneriklerinde eser sahibi olarak ismine yer verilmemesi kapsamında FSEK 14. ve 16. Maddelerine aykırılık iddiasıyla FSEK 70/1 maddesi uyarınca 500.000 TL manevi tazminatın,FSEK 21. Madde kapsamında işleme hakkının ihlal edildiği iddiasıyla FSEK 68. Maddesi uyarınca üç katı olmak üzere şimdilik 100.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili, ayrıca davacının FSEK 80/2.

Maddesi kapsamında yapımcı olarak manevi ve malı haklarının ihlal edildiği iddiasına dayalı olarak ise; tecavüzün tespiti ve FSEK 66. uyarınca tecavüzün ref'i, FSEK 69, Maddesi kapsamında tecavüzün men’i, FSEK 70/1 maddesi uyarınca 50.000.

TL manevi tazminatın, FSEK 21. Maddesinde yer alan işleme hakkının ihlal edildiğinin tespiti ile FSEK 68. Maddesi uyarınca bağlantılı hak sahipliğine dayalı iddiaları kapsamında FSEK 68. Maddesi uyarınca üç katı olmak üzere şimdilik 50.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili,hükmün ilanı taleplerine ilişkin olarak açıldığına ilişkindir.

Esasa yönelik incelemeye geçmeden önce usul yönünden yapılan itirazların incelenmesi gerekmekte olup;

Davalı taraf arabuluculuk dava şartı itirazında bulunmuş ise de;

Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun'da, 06.12.2018 tarih ve 7155 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir.

Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 Sayılı TTK'ya 5/A maddesiyle, getirilen düzenleme ile, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.

Fakat davanın konusunun birden fazla olması ve bunlardan bir kısmının bir miktar para alacağına, bir kısmının ise miktara tabi olmaması halinde, yani HMK 110. maddesi anlamında bir dava yığılması ve talepler arasında da HMK 166. maddesi anlamında bağlantı bulunması halinde, uyuşmazlığın ne şekilde çözümleneceğine ilişkin bir hüküm bulunmamakta ise de, Anayasamız uyarınca, uyuşmazlığın çözümünde asıl olanın mahkeme yargısı olduğu dikkate alındığında, aralarında bağlantı bulunan ve miktara tabi olan ve olmayan talepleri bir arada içeren, talep yığılmasının söz konusu olduğu davaların ticari arabuluculuğa tabi olmaksızın mahkemece çözüme kavuşturulması gerekmektedir.

Somut olay yukarıda belirtili açıklamalar muvacehesinde değerlendirildiğinde, davacı yanın istemlerinin sadece para alacağına ilişkin olmayıp aynı zamanda ref ve men istemini de ihtiva ettiği, men ve ref istemlerinin zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı, talep yığılmasının söz konusu olduğu iş bu dava yönünden zorunlu arabuluculuğun dava şartı olmadığı mahkememizce değerlendirilmiş, davalı yanın bu yöndeki itirazının reddine karar verilmiştir.

Davalı yanın zamanaşımı itirazlarına yönelik olarak ise;

Tecavüzün refi kapsamında mali talepler bakımından ise FSEK m. 68 uyarınca eser sahibinin yazılı iznini almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya FSEK hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir.

Tecavüzün ref’i kapsamında FSEK 68. kapsamında arada sanki bir sözleşme varmış gibi rayiç bedelin 3 katının talep edildiği durumda FSEK m. 70/2 kapsamındaki maddi tazminat talebindeki zamanaşımı süresinden (Haksız fiil - 2 yıl) farklı olarak zamanaşımı süresi de 10 yıl olarak hesaplanacaktır.

Türk Borçlar Kanunu m. 72 düzenlemesi uyarınca; tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.

Mevzuatımızda FSEK’e ilişkin ihlaller kural olarak suç olarak düzenlenmektedir. Bu nedenle 2 yıllık zamanaşımı süresi yerine TCK m. 66 ’daki 8 yıllık süre uygulanacaktır. Ceza hukukunda zamanaşımı fiil/olay tarihinden itibaren başladığından zamanaşımının başlama zamanı itibariyle fiil/olay tarihi esas alınacaktır.

Somut olay incelendiğinde ikame edilen dava süresinde açılmış olup, bu yöndeki itirazların reddine karar verilmiştir.

Esasa yönelik inceleme;

Davacı dilekçesi incelendiğinde davacı yan taleplerinin bir kısmını ‘Yapımcı’ sıfatına dayandırmış ise de;

Yapılan incelemede ‘...’ isimli fikri ürünün henüz çekilerek dizi haline getirilmediği, dolayısıyla FSEK.nun 80/2. maddesi ile düzenlenen koşulların gerçekleşmediği, yasaya göre davacının önce sözünü ettiği diziyi yapması/çekmesi, bununla ilgili ilk tespitleri gerçekleştirmesi buna ek olarak bu dizi ile ilgili eser sahipleri ve icracı sanatçılardan bunların mali haklarıyla komşu haklarını kullanma yetkilerini devir alması gerektiği, tüm bunlardan sonra ‘yapımcı’ sıfatını kazanabileceği, ortada henüz herhangi bir dizi olmadığı, belirtilen nedenlerle FSEK.nun 80.maddesine atfen ‘film yapımcısı’ sıfatıyla talepte bulunamayacağı mahkememizce değerlendirilmiştir.

Dosya kapsamı itibari ile iki ayrı bilirkişi raporu alınmış, her iki raporun da varılan sonuç itibari ile yerinde olduğu,

Dosya kapsamına alınan 06.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda da usul ve yasaya uygun olarak tespit edildiği üzere;

Davacının sunmuş olduğu senaryoların davacının iradesi ile kişisel alanından çıkarak alenileşmiş olduğunu ispata elverişli sorgulamaya ve denetleme esas herhangi bir ispat vasıtası dosyaya sunulmamış olduğundan alenileşme iddiasının geçersiz olduğu ve soyut iddia düzeyinde kaldığı ve ortada alenileşmiş ve FSEK kapsamında eser niteliğini haiz bir ürün olmaksızın iktibas ve intihal yapılması mümkün olamayacağından davacının intihal ve usulsüz iktibas iddialarının geçersiz olduğu, yapılan incelemede esinlenme ötesinde intihale neden olabilecek bir benzerlik bulunmadığı,

intihal iddiasına gerekçe olarak sunulan benzerliklerin benzer pek çok eserlerde kullanılabilen genel ve harcıalem kurgusal özellikler olduğu, şikayete konu senaryo ile dizi film arasında esinlenme sınırını aşarak intihale neden olabilecek bir durumun olmadığı, benzer konuların işlemesi nedeniyle oluşan olağan ve makul bir benzerlik olduğu,

davacının ve ibraz ettiği uzman görüşündeki iddialara gerekçe olarak sunulan benzerliklerin benzer diğer eserlerde de kullanılabilen genel kurgusal özellikler olduğu ve şikayete konu senaryo ile TV dizisi arasında intihali oluşturacak herhangi bir benzerlik ilişkisinin bulunmadığı ve davacı tarafın hak ihlali iddiasının geçersiz olduğu, FSEK md. 80/II ile film yapımcıları yönünden kanunda tanımlı hakların kullanılabilmesinin icracı sanatçılardan ve sinema eseri sahiplerinden mali hakları kullanma yetkisinin FSEK md. 52 hükmüne uygun olarak yazılı şekilde devralınması koşuluna bağlandığı,

yazılı izin olmaksızın yapımcıların bağlantılı hak sahibi olamayacakları, bu nedenle, eser sahibi: senaryo ve diyalog yazarı, yönetmen, özgün müzik bestecisi yanı sıra icracı sanatçılardan mali haklar devir belgeleri alarak dosyaya sunmayan davacının film yapımcısı sıfatıyla talepte bulunamayacağı ve yine Kanunda filmlerin ilk tespitini yapan film yapımcılarının bağlantılı hak sahibi olacağının düzenlendiği, davaya konu filmin henüz tasarım aşamasında bir taslak olduğu ve ortada tespit edilmiş bir filmin henüz bulunmadığı görüldüğünden davacının yapımcı olarak bağlantılı hak sahipliğinin söz konusu olmadığı,

FSEK bağlantılı hak sahiplerinden yalnız icracı sanatçılar için mali haklara ek olarak birtakım manevi haklar tanınmış iken fonogram yapımcısı, film yapımcısı ve radyo televizyon yayıncıları için yalnız mali hak tanınmış herhangi bir manevi hak tanınmamış olduğundan, davacının yapımcı sıfatıyla manevi tazminat talebinde bulunamayacağı mahkememizce değerlendirilmiştir.

Her ne kadar 06.11.2023 tarihli bilirkişi raporu davacının dayandığı fikri ürünün eser mahiyeti taşıyıp taşımadığı konusunda ilk alınan bilirkişi raporu ile çelişse de; davacının dayandığı fikri ürünün eser olduğu kabulünde dahi her iki raporda da isabetle varıldığı üzere ... isimli dizi film ile ... isimli senaryonun karşılaştırılmasında her iki senaryoda da bulunan “istihbarat konulu hikayeler”, “ajanlık kurumu” ve “milli duygular” temalarının anonim temalar olduğu ve bu tür eserlerde sıklıkla kullanılan ve kimsenin tekelinde bulunmayan yaygın evrensel temalar olduğu,

her iki senaryonun dramatik yapı, tema, ana karakterler, yan karakterler, iç çatışma ve dış çatışma unsurları açısından sahibinin hususiyetini taşıyan benzerlik unsurlarının bulunmadığı, davacı yanın mali ve manevi haklarına tecavüz teşkil eden bir eylemin tespit edilemediği dolayısı ile davacının mali ve manevi haklarının ihlal edilmediği sabit hale gelmiştir.

Davacı yan her ne kadar tanık deliline dayanmış ise de; davanın konusu itibari ile evvela davacının dayandığı fikri ürünün eser olup olmadığı ve davacıya ait fikri ürün ile davalı yanın eserinin karşılıklı incelemesi yapılarak mali ve manevi hakların ihlaline sebebiyet veren eylemlerin bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılması gerekmekte olup, bu hususların tespiti ise teknik ve sektörel değerlendirmeyi ihtiva edecek bilirkişi raporları ile mümkün olacağından tanık dinletme istemi uygun bulunmamış ve tanık delilinin davaya etki etmeyeceği mahkememizce değerlendirilmiştir.

Davacı yan her ne kadar 06.11.2023 tarihli raporda görev yapan bilirkişiler yönünden itirazda bulunmuş, bilirkişinin reddi müessesine tevessül etmiş ise de;

Davacının, bilirkişilerden ... yönünden, bilirkişinin ... üzerinden gençlere yönelik katkısı olmayan içerikler ürettiği ve bu dosya yönünden görev yapmaya ehil olmadığı yönündeki itirazlarının yerinde olmadığı ve bu itirazının dava ile ilgisi olmadığı gibi bilirkişinin iş bu dava dosyasında görev yapmaya muktedir olmadığını göstermek için haklı bir sebep teşkil etmediği ve yine bilirkişilerden ... yönünden ise her ne kadar bilirkişinin ...'nın ortağı olduğu dava dışı bir şirketin filminde rol oynadığını iddia etmiş ise de,

davacının bahsini geçtiği şirketin ayrı bir tüzel kişiliği var olup dosyanın tarafı olmadığı gibi dava dışı şirketin davalı şirket ile bağlantılı olduğu varsayımında dahi bilirkişinin tarafsızlığını yitirmesine sebebiyet verecek mahiyette bir duruma rastlanılmadığı ve yine bilirkişinin dosyanın tarafı olan kişilerin bulunduğu başka bir dava dosyasında bilirkişi olarak görev yapmasının da bilirkişinin reddi için kanunda geçen sebeplere uymadığı anlaşılmış, davacı yanın itirazları uygun bulunmamıştır.

Davacı yen her ne kadar dosya kapsamına uzman raporları sunarak uzman raporlarının dikkate alınması gerektiğini talep etmiş ise de, 2. Kez bilirkişi raporu alınma sebebi davacı yanın sunduğu uzman raporları ile ilk alınan bilirkişi raporu arasında çelişkilerin var olması olup, dosya kapsamına alınan 2. Bilirkişi raporu ile de davacı yanın iddialarının ve iddialarını tevsiki amacı ile sunduğu uzman raporlarının yerinde olmadığı anlaşılmış, sunulu uzman raporlarında FSEK konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişilerin bulunmadığı, sunulu uzman raporlarının intihalin varlığının bilimsel olarak tespitine hizmet eder mahiyet taşımadığı,

mahkememizin gerekçesine konu olan “istihbarat konulu hikayeler”, “ajanlık kurumu” ve “milli duygular” temalarının anonim temalar olduğu gerçeklerini göz ardı ettiği anlaşılmış olup uzman raporları neticesinde varılan sonuçlar yerinde bulunmamış, anılı sebeplerle sabit olmayan davanın tüm istemler yönünden reddine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Açılan davanın reddine

2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan;

-Tecavüzün tespiti, meni ve refi istemlerine ilişkin açılan davaya yönelik taleplere ilişkin maktu 40.000,00 TL vekalet ücreti,

- FSEK 68. Maddesine dayalı olarak talep edilen maddi tazminat istemine ilişkin olarak dava değeri olan 150.000,00 TL( 100.000,00+ 50.000,00) üzerinden hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücreti,

-Manevi tazminat istemli dava yönünden dava değeri olan 550.000,00 TL( 500.000,00+50.000,00) üzerinden hesaplanan 40.000,00 TL( her ne kadar bu miktar üzerinden hesaplanan vekalet ücreti maktu vekalet ücretinin üstünde ise de tarifenin 10/3 maddesi gereği maktu vekalet ücreti takdir edilmiştir) vekalet ücreti olmak üzere;

Toplam 120.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekil ile temsil eden davalılara eşit olarak verilmesine( 40.000,00'er TL)

4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı ... tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile bahsi geçen davalıya ödenmesine,

6-Davalı ... şirketi tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile bahsi geçen davalıya ödenmesine,

7-Davacı tarafın adli yardımdan yararlanıyor olması sebebi ile suç üstü ödeneğinden karşılanmak suretiyle yapılan 1.225,00 TL tebligat ve posta gideri, 17.250,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.475,00 yargılama giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

8-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,

Dair karar tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 09/01/2025

Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır

İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/117, K. 2025/3, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İddia
  5. Savunma
  6. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/117
Karar No
2025/3
Tarih
9 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/117 K.2025/62
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/119 K.2025/6
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/120 K.2025/51
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/121 K.2025/39
  • İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/123 K.2025/12
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/124 K.2025/68

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.