KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Esas no
- 2022/128 Esas
- Karar no
- 2024/246
- Dava
- Markanın Muvazaa Nedeniyle İptali ve Değer Tespiti
- Dava tarihi
- 23/05/2022
- Karar tarihi
- 08/10/2024
Karar Metni
2.082 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın muvazaa nedeniyle iptali ve değer tespiti davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı ...'in davalı ...Tic. Ltd. Şti.'de pay sahibi olduğunu, davalı şirketin ortakları arasında husumet bulunduğunu, davalı şirketin diğer ortağı ...'nun şirketin içini boşaltmaya çalıştığını, dava dışı ... aleyhine ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sor. no'lu dosyası üzerinden soruşturma söz konusu başlatıldığını, davalı şirkette usulsüz olarak ortaklar kurulu kararları alındığını, kararların iptali için ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
E. sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, dava derdest iken dava dışı ...'nun davacıya ihtarname keşide ederek davalı şirketin 500.000 TL kayıtlı sermayesinin 6.250.000 TL'ye çıkarıldığı ihtarında bulunduğunu, davalı şirketler arasında yapılan marka devrinin güncel değerinin çok altında bir bedelle yapıldığını, piyasa değeri oldukça yüksek olan bu markanın 1.000 TL'ye satılmaya çalışıldığını, devir konusu ... tescil no'lu marka üzerine devrin önlenmesi için şerh konulmasını, yapılan marka devri ile davacıya zarar verilmeye çalışıldığını, devir işleminin tarafı olan ...Ltd.
Şti.'nin adresi olduğunu, davalı şirketin mali durumunun kötüleştirilerek şirketin atıl hale getirilmeye çalışıldığını, davalılar arasında gerçekleştirilen devrin muvazaalı olduğunu, devir konusu markanın davalı şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati bir önem taşıdığını, söz konusu markanın ortaklar kurulu kararı olmaksızın satılmaya çalışıldığını , marka değerinin mahkememe tarafından tespit edilerek , marka devir işleminin muvazaa nedeniyle iptal edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ... Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle: muvazaalı işlem yaptığına ilişkin iddianın gerçeği yansıtmadığını, davalı şirketin söz konusu markayı satın alırken yatırım amacıyla hareket ettiğini, bahse konu markanın 1.000 TL'ye değil 10.000 TL'ye alındığını, söz konusu işlemde herhangi bir muvazaa bulunmadığını, muvazaa iddiasına delil olarak müvekkili şirketin taşındığı adresin gösterilmesinin dayanaksız olduğunu, ilgili adresin davalı şirkete boş olarak kiralandığını, söz konusu durumun nasıl bir muvazaa oluşturacağının izaha muhtaç olduğunu, davacı ile diğer davalı şirket arasındaki husumetin davalı şirketi ilgilendirmediğini, davalı şirketin iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iddiasının aksine 24.12.2021 tarihli bir genel kurul bulunmadığını, genel kurulun 8.2.2022 tarihinde yapılacağını,...’ya yönelik dava dilekçesindeki beyanların iftira niteliğinde bulunduğunu,huzurdaki davanın tamamen asılsız iddialar kapsamında açıldığından reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık; Davaya konu markanın değerinin tespiti, davalılar arasında yapılmış marka satış ve devir sözleşmesinin muvazaa iddiasına dayalı olarak iptali istemli olarak açılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından düzenlenen 28/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle. Davalı şirketler arasında ... 58. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye no’lu marka devir sözleşmesinin akdedildiği, ilgili sözleşmenin konusu olan markanın ... tescil no’lu “la cuisinette ...” ibareli marka olduğu, ilgili markanın 10.000 TL bedelle davalı... tarafından diğer davalı ... şirketine devredildiği,
Dava konusu ... tescil no’lu “...” ibareli markanın devir tarihindeki (02.04.2022) rayiç değerinin tespitine yönelik yapılan incelemeler neticesinde, bu markanın devir tarihindeki değerinin 100.000 TL’nin altında olamayacağına kanaat getirildiğini, somut olayda hem dava konusu devir sözleşmesinde devredilen markanın gerçek değerinin altında gösterilmesi hem de markayı devralan şirketin merkez adresi olarak sayısız seçenek arasından markayı devreden şirketin eski adresini kiralamış olmasının muvazaanın ispatı için yeterli olarak kabul edilebileceğini, dolayısıyla,
davacının devir işleminin muvazaa nedeniyle iptal edilmesi gerektiğine yönelik talebinin haklı olduğunun değerlendirilebileceğini, TTK’nın 408. maddesinin 2. fırkasının (f) bendinde, önemli miktarda şirket varlığının devrinin, genel kurulun görev ve yetkileri arasında sayıldığı, bu bağlamda bir anonim ortaklığa ait markanın “önemli miktarda şirket varlığı” olarak nitelendirilebildiği hallerde, devrin gerçekleşebilmesi için genel kurul kararı alınmasının zorunlu olduğu, aksi halde devir işlemini gerçekleştiren kişinin gerçekleştirdiği devrin ticari işletmeyi tek başına temsil etmeye yetkili olmasına rağmen iptal edilebildiği,
Somut olayda davalılardan ...’in ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye no’lu marka devir sözleşmesiyle devrettiği markanın ... tescil numaralı “ ...” görselli “...” ibareli marka olduğu, marka değerinin tespitine ilişkin incelemelerin yapıldığı bölümde ortaya konulduğu üzere, söz konusu markanın devir tarihinden öncesinde ... ve sosyal medya platformlarında kullanıldığı, ayrıca davalı şirketin “...Tic. Ltd.
Şti.” şeklindeki ticaret unvanın kök kısmının...tescil numaralı markanın esas unsurunu oluşturduğu, tüm bu hususların, devir konusu edilen markanın davalı ... şirketinin faaliyeti açısından “önemli bir malvarlığı” olarak kabul edilebileceğini gösterdiği, dava konusu markanın davalı ... şirketinin ortaklar kurulu kararına istinaden gerçekleştirilmesini gerekirken dosya kapsamında mevcut belgeler arasında bu konuda alınan bir ortaklar kurulu kararına rastlanmadığı, kaldı ki bu konuda davalılarca devir işleminin ortaklar kurulu kararına istinaden yapıldığının da ileri sürülmediği,
hal böyle iken davacının marka devir sözleşmesinin ortaklar kurulu kararı alınmadan yapılmış olmasına dayalı iptal talebinin de yerinde olduğunun değerlendirilebileceği yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişiler 04/01/2024 tarihli ek raporlarında özetle; Kök raporlarında bildirdikleri görüş ve kanaatlerini değiştirmelerini gerektirir herhangi bir durumun olmadığını bildirmişlerdir.
Toplanan deliller, taraf iddia ve savunmaları, ... tescil numaralı “ ...” görselli “...” ibareli marka tescil belgesi, ... 58. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye no’lu marka devir sözleşmesi, ticari sicil kayıtları, HMK 266 madde kapsamında dosyada sunulu deliller ile uyumlu, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişiler ..., ...ve ... tarafından düzenlenen kök ve ek raporları incelendiğinde;
Bilindiği üzere, markanın devri sözleşmesi aşırı yararlanma, hata, hile, tehdit, muvazaa gibi çeşitli nedenlerle sakatlanabilir. SMK'da bu konuda özel bir düzenleme bulunmadığı için marka devir sözleşmesini sakatlayan meselenin doğurduğu hukuki sonuçlar belirlenirken devir sözleşmesinin sıhhatini etkileyen meseleye ilişkin Medeni Kanun ve Borçlar Kanunlarda yer alan düzenlemelerin de gözetilmesi gereklidir.
Somut olayda davacı, davalı şirketler arasında gerçekleşen marka devir işleminin iki farklı hukuki nedene dayalı olarak iptal edilmesi gerektiğini ileri sürmektedir. Bu sebeplerden gerekçelerden ilki, davalı ... şirketinin ...tescil no'lu markasını gerçek değerinin çok altında bir bedelle diğer davalı ... şirketine devretmesi ve bu suretle muvazaa yaratılmasıdır. Diğeri ise, marka devir sözleşmesinin ortaklar kurulu kararı alınmadan yapılmış olmasıdır.
Dolayısıyla davacının muvazaa nedenine dayalı iptal talebinin yerinde olup olmadığı borçlar hukukuna; ortaklar kurulu kararı alınmaksızın devir işlemi yapılmış olmasına dayalı iptal gerekçesi ise ticaret hukukuna ilişkin mevzuat çerçevesinde incelenmelidir.
Bu kapsamda TBK m. 19'da “Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır.” şeklinde bir hükme yer verilmiştir. Anılan hükümden hareketle muvazaa, tarafların iradeleri ile beyanları arasında bilerek yarattıkları bir uyumsuzluk hali olarak tanımlanabilir.
Gerek öğretide gerekse uygulamada muvazaa mutlak ve nispi muvazaa olarak iki gruba ayrılmaktadır”. Bununla birlikte nispi muvazaa da kendi içinde tam ve kısmi muvazaa olarak ikili bir ayrıma tabi tutulmaktadır”. Bu ayırımın temelinde muvazaa anlaşmasının, muvazaalı işlemin hangi oranda geçersiz olacağını konu edinmesi yer alır. Muvazaa sözleşmenin tamamını kapsıyorsa tam muvazaadan, muvazaa sözleşmenin bazı hükümlerine ilişkinse kısmi muvazaadan söz edilir".
Kısmi muvazaanın en sık karşılaşılan hali ise “bedelde” yapılan muvazaadır. Bu muvazaa halinde, bedelin gerçekte olduğundan daha düşük veya daha yüksek gösterilmesi söz konusu olabilir. Anılan bu durum genellikle tarafların daha az vergi ve harç ödemek ve/veya masrafları azaltmak amacıyla satış konusu olan malın değerini olduğundan daha az göstermesi suretiyle de gerçekleşebilmektedir.”.
Bazı durumlarda bedelde muvazaa satış bedelinin gerçekten daha yüksek gösterilerek önalım hakkının kullanılmasını zorlaştırmak amacıyla da ortaya çıkabilir. Bazı durumlarda ise, satış bedeli düşük gösterilerek elde edilen paranın bir kısmının alıcıdan saklanması amaçlanır. Yüksek Yargıtay uygulamasında da gerçek değer ile görünürdeki değerin farklı olduğu bedelde muvazaa hâllerinde, değerler arasındaki aşırı farkı muvazaanın ispatı için tek başına yeterli görmemektedir”.
Bu bağlamda, bedelde muvazaa halinde söz konusu işlemin geçersiz kabul edilebilmesi için yapılan işlemin muvazaalı olduğuna işaret eden başkaca bir delilin varlığı da aranmaktadır.
Somut olayda davalı şirket arasında akdedilen ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye no'lu marka devir sözleşmesinde, ...tescil no'lu markanın 10.000 TL bedel karşılığında devredildiği yazılıdır. Ancak bilirkişi heyetince yapılan incelemede, ...tescil no'lu markanın devir işleminin gerçekleştirildiği tarihteki (02.04.2022) değerinin en az 100.000 TL olduğu tespit edilmiştir.Yani bu durumda 1/10 kat değer eksik gösterilmiştir.
Bu durumda, devir konusu markanın devir sözleşmesinde gösterilen değerinin gerçek değerini yansıtmadığı hususu bilirkişi heyetince denetime uygun şekilde belirlenmiştir. Davacı taraf muvazaanın ispatı konusunda yalnızca bedeller arasındaki aşırı orantısızlığa dayanmamış, Davacının muvazaa iddiasına dayanak olarak markayı devralan davalı ... şirketinin güncel adresinin diğer davalı ...'in eski adresi olmasını da göstermiştir.
Bu iddiasının ispatı için ise ... tarih ve ... sayılı ... ile ... tarih ve ... sayılı ...'de yayınlanan ilanları dava dosyasına sunmuştur. Söz konusu ticari sicil kayıtları celp edilmiş ayrıca bilirkişilerin de raporunda görselleri incelenmiş ve devir sözleşmesinin devreden tarafında yer alan davalı ...'in eski adresi ile devir sözleşmesinin devralan tarafında yer alan davalı ... şirketinin yeni adresinin aynı olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı ... şirketi vekili, müvekkili şirketin geçerli bir kira sözleşmesine istinaden boş olarak kiraladığı adres ile diğer davalı ...'in eski adresinin aynı olmasının muvazaa için önem arz etmediğini ifade etmişse de somut olayda hem dava konusu devir sözleşmesinde devredilen markanın gerçek değerinin altında gösterilmesi hem de markayı devralan şirketin merkez adresi olarak sayısız seçenek arasından markayı devreden şirketin eski adresini kiralamış olması muvazaanın ispatı için yeterli görülmüştür.
Bilindiği üzere, TTK'nın 408. maddesinin 2. fırkasının (f) bendinde, önemli miktarda şirket varlığının devri, genel kurulun görev ve yetkileri arasında sayılmaktadır. Bu bağlamda bir anonim ortaklığa ait markanın “önemli miktarda şirket varlığı” olarak nitelendirilebildiği hallerde, devrin gerçekleşebilmesi için genel kurul kararı alınması zorunludur''.
Nitekim yerleşik Yargıtay uygulamasına göre de devir konusu yapılmak istenen marka işletmenin faaliyeti açısından önemliyse devir işleminin genel kurul kararına istinaden gerçekleştirilmesi gerekmektedir'. Aksi halde, devir işlemini gerçekleştiren kişinin gerçekleştirdiği devir, ticari işletmeyi tek başına temsil etmeye yetkili olmasına rağmen iptal edilebilmektedir". Somut olayda davalılardan ...'in ...
Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye no'lu marka devir sözleşmesiyle devrettiği marka... tescil numaralı markadır. Bilirkişilerin marka değerinin tespitine yönelik cuisinette ... linkine ilişkin incelemelerin yapıldığı bölümde ortaya konulduğu üzere, söz konusu marka devir işleminin yapıldığı tarihten önce ...ve sosyal medya platformlarında kullanılmaktadır. Ayrıca davalı şirketin “...Tic, Ltd.
Şti.şeklindeki ticaret unvanın kök kısmı da... tescil numaralı markanın esas unsurunu oluşturmaktadır. Tüm bu hususlar, devir konusu edilen markanın davalı ... şirketinin faaliyeti açısından “önemli bir malvarlığı” olarak kabul edilebileceğini göstermektedir. Buna bağlı olarak ise söz konusu markanın davalı ... şirketinin ortaklar kurulu kararına istinaden gerçekleştirilmesi gerektirmektedir.
Zira marka devri ait olduğu şirketin varlığı açısından hayati önemi haiz olup, şirketi temsile yetkili müdür tarafından ortaklar kurulu kararı olmadan üzerinde tek başına işlem yapılabilecek ve devredilebilecek bir hak değildir. Buna göre markanın ortaklar kurulu kararı ile yetkili kılınmış kişi tarafından devri mümkündür. Somut olayda yetkili ... davacı ... ile birlikte şirkette ortak oldukları yönünde uyuşmazlık yoktur.
Dolayısıyla ...’nun önemli bir malvarlığı devrinde yani uyuşmazlık konusu markayı devri konusunda yetkilendirildiğine ilişkin bir ortaklar kurulu kararı sunmadığı da anlaşılmıştır. Davalı, tacir olup bütün işlemlerinde basiretli davranmak zorundadır. Bu konuda ortaklar kurulu kararı bulunması gerektiğini bilmesi davalıdan beklenir.
Dosya kapsamına sunulu delillerde bu konuda alınan bir ortaklar kurulu kararına rastlanmadığı görülmektedir. Davalılar tarafından bu işlemin ortaklar kurulu kararına istinaden yapıldığı da ileri sürülmemiştir. Dolayısıyla davacının, marka devir sözleşmesinin ortaklar kurulu kararı alınmadan yapılmış olmasına dayalı iptal talebinin de yerinde olduğu anlaşılmıştır. Markayı devir alan davalı, tacir olup bütün işlemlerinde basiretli davranmak zorundadır.
Bu konuda ortaklar kurulu kararı bulunması gerektiğini, markanın değerinin 1/10 u oranında bedelle devir alındığında muvazaa davası ile karşı karşıya kalacağını bilmesi davalıdan tacir olması nedeniyle beklenir. Benzer yönde. Yargıtay 11. HD nin 25.2.2019 tarih, ... esas, ... karar sayılı ilamları,İstanbul BAM 16.HD’nin ... Esas,,... karar ve 12.7.2017 tarihli ilamları) gözetildiğinde.
Davalılar arasında yapılmış dava konusu ...nolu ... şekil ibareli marka satış ve devir sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptaline, karar kesinleştiğinde sicile işlenmek üzere kararın Türk Patent ve marka Kurumuna gönderilmesine, mahkememizce 4.4.2024 tarihli celsenin 6 nolu ara kararı ile devrin önlenmesine yönelik verilen tedbirinde karar kesinleşene kadar devamına, Markanın değerinin bilirkişi raporu dikkate alınarak 100.000 TL olduğunun tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
Katip · ¸ Hakim · ¸
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/128, K. 2024/246, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama