İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/174 K.2025/25

Mahkememizde görülmekte bulunan Tecavüzün tespiti, men ve Ref'i davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2023/174Karar2025/25Tarih28 Ocak 2025Okuma26 dk · 5.249 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
28 Ocak 2025
Esas no
2023/174 Esas
Karar no
2025/25
Dava
Tecavüzün tespiti, men ve Ref'i
Dava tarihi
16.08.2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

5.249 kelime·26 dk okuma·10 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Tecavüzün tespiti, men ve Ref'i davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili icra sanatçı ile dava dışı yapımcı ...

A.Ş. arasında imzalanan 09.04.2003 tarihli sözleşme uyarınca müvekkilinin icra ettiği "..." isimli albümün 2003 yılı temmuz ayında piyasaya çıktığını, Sözleşmede açıkça sözleşme ile yapımcıya tanınan kaset&cd olarak çoğaltma ve yayma hakların albümün piyasaya çıktığı tarihten itibaren 10 yıl süre için geçerli olacağı, 10. yıldan sonra tüm hakların sanatçı müvekkiline ait olacağının kararlaştırıldığını, davaya konu "..." isimli albümün 2003 yılı Temmuz ayında piyasaya çıktığını, 2013 yılı Temmuz ayı itibarıyla söz konusu albüme ilişkin tüm hakların sanatçı müvekkiline ait olduğunu, davalıların,

davaya konu albümde yer alan müzik eseri icraları üzerinde hak sahibi olmadıkları halde dijital mecralara yükleyerek kullanmakta ve gelir elde etmekte olduğunu, bu eserlerin ; ... - ... isimli albümdeki "...., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... " isimli icraların (şarkıların); ... - ... ... isimli albümün, albümdeki "..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., .., ..., ..., ..., ..." isimli icraların (şarkıların);

..., ..., ...vb dijital müzik platformlarda davalılarca izinsiz olarak umuma iletildiğini, açıklanan nedenlerle davalıların kullanımlarının tedbiren durdurulmasına erişiminin engellenmesine karar verilmesini, davaya konu albümler ve içerdiği icralara yönelik olarak davalıların haksız eylemlerinin müvekkilinin hak sahipliğine tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men ve ref’ine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

SAVUNMA

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı sanatçının işbu davayı açması için eser sahiplerinden(besteci ve söz yazarı) izin alması gerektiğini, davacı sanatçının meslek birliği üyesi olduğundan ve tüm haklarını kullanma yetkisini meslek birliğine devretmiş olduğundan davacının aktif husumet ehliyeti olmadığını, meslek birliğine üçüncü kişilerle sözleşme yapılabilmesi için yetki belgesi düzenlendiğini, "... " isimli albüm üzerindeki haklara tecavüz edildiği iddiasıyla davalılar aleyhine aynı taleplerle ...

3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi' nde dava açıldığından derdestlik ilk itirazı nedeniyle huzurdaki davanın dinlenemeyeceğini, davalılardan ...' in pasif husumet ehliyeti olmadığını, dava konusu ... albümündeki eserlerin yer aldığı fonogramların ilk ses tespitinin ... tarafından gerçekleştirildiğini, ...' e devrettiğini, anılan şirketin ...' ye geçmesi üzerine de dava konu albümdeki hakları ...' den ...' in devraldığını, münhasıran hak sahibi olduğu fonogramların icracı sanatçı tarafından dijital kullanımlarda dahil olmak üzere hiç bir surette kullanamayacağını,

FSEK kapsamında icracı sanatçının sahip olduğu haklar ile fonogram yapımcısının haklarının birbirinden farklı olup icracı sanatçının fonogram üzerinde hakkı bulunmadığını, bu nedenlerle davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dava konusu uyuşmazlık; esere tecavüzün tespiti, men ve ref' i ile ihtiyati tedbir kapsamında açılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.

HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından düzenlenen 15.05.2024 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; “...”, “...”, “...” ...”, müzik platformlarında dava konusu ... - ...” isimli albümün ve albümdeki "..., ...; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..." isimli 14 adet müzik eserinin ”..., ...” hesapları tarafından yüklenerek yayınlanmış olduğu, dava dışı ... ve davacı arasında sözleşmenin tarihinin 2003 tarihinde olduğu, dava dışı 3. kişi durumundaki ...'nin sesleri ilk kayıt eden fonogram yapımcısı olduğu,

raporda ayrıntılı olarak belirtilen 09.04.2003 tarihli sözleşmeye göre ...'nin 10 sene boyunca 09.04.2013 tarihine kadar dijital haklara da sahip olduğu ve bu hakları sözleşme süresi boyunca bir kez devretme yetkisi bulunduğu, davalı ...’in hak sahipliğinin ise ...'den ihale sonucu gerçekleştiği, davalı ...

22.06.2011 tarihinden 09.04.2023 (maddi hata sonucu bilirkişilerce 2013 yılı 2023 olarak rapora yazılmıştır.) tarihine kadar bu hakkı kullanabileceği, sonrasında ise hakların davacı icracı sanatçıya döneceği yönünde görüş bildirdikleri anlaşılmıştır.

Öte yandan uzman görüşü değerli bilim insanı ... tarafından kaleme alınmış olup, değerli hocamızın görüşlerinin olması gereken hukuk uygulamalarına göre düzenlendiği, mevcut Yargıtay içtihatları ile örtüşmediği anlaşıldığından hükme esas alınamamıştır.

Toplanan deliller, taraf iddia ve savunmaları, ... Meslek Birliğinin ... tarihli yazıları ekinde davacı sanatçının verdiği yetki belgesi, Kültür Ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğünün ... tarihli yazıları ekindeki eser işletme belgesi, Telif Hakları Genel Müdürlüğü İstanbul Telif Hakları ve Sinema Müdürlüğünün... tarihli yazıları ekindeki 13 adet eserin satış ilanı,şatış şartnamesi,

katılım formu, teminat yatırma makbuzu dekontu,21.8.2023 tarihli yazıları ekindeki eser işletme belgesi, 16.6.2012 tarihli tasfiye Komisyon belgesi, Tasfiye Komisyonunun muhammen bedel, teminat bedeli ve 22.6.2021 tarihinde açık artırmada verilen değere ilişkin tablosu, Tasarruf Mevduatı Sigorta fonunun ...tarihli yazıları ,... tarafından bir başka dava dosyası için hazırlanan bilimsel uzman görüşü, davalı yanca başka dava dosyası için hazırlanmış rapor örnekleri, davacı yanca her iki davalının eserlerin kullanımına ilişkin sunduğu görseller, dava dışı 3.kişi kişi ile davacı arasında imzalanan 9..3.2003 tarihli sözleşme fotokopisi,

HMK 266 madde kapsamında düzenlenen bilirkişi raporları bir arada incelenmiştir.

Davalı vekili sunulu rapora itiraz etmiş, icra iflas alanında uzman bir hukukçunun bulunduğu bilirkişiden rapor alınmasını talep etmişse de; hukuki konularda bilirkişi görüşünün mahkemece bağlayıcı olmayacağı gözetilerek talep ret edilmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 282 inci maddesinde belirtilen "hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle, davanın usul ekonomisi gereğince de makul sürede bitirilmesi gerektiğinden tüm deliller Mahkememizce takdir edileceğinden yeni bir inceleme yapılması yönündeki istem red edilerek tahkikat sonlandırılmıştır.

USUL YÖNÜNDEN İLERİ SÜRÜLEN İTİRAZ VE SAVUNMALARIN İNCELENMESİ

Davalı vekili ilk cevap dilekçesinde huzurdaki davalılardan ... ‘in ...’den dava konusu eserleri ihale yolu ile aldığını, ancak bu davalının kullanımının bulunmadığını, davanın ... yönünden dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

Ancak alınan bilirkişi raporlarında bir kısım eserlerin ... kanalında davalı ... tarafından umuma iletildiğinin belirlenmiş olması nedeniyle bu davalı yönünden ilk cevap dilekçesinde ileri sürülen husumet itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekili sözlü yargılama aşamasında ise diğer davalı ...’e husumet düşmediğini, ...’yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

Ancak davacı yanca sunulan görsellerde davacının ... isimli albümünün ...’tarafından da umuma iletildiği ayrıca her iki şirketin ortakları ve sorumlularının aynı kişiler olması, şirketler arasında organik bağ bulunması, keza kullanımların sonradan kaldırılmasının ihlali ortadan kaldırmadığı, davacı yanca sunulu deliller de davalıların eserleri umuma ilettikleri hususu gözetilerek her iki davalıya husumet düştüğünden husumet itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

DAVALI ...ŞİRKETİ ‘nin ... ‘den DEVR ALDIĞI ESER İŞLETME BELGELERİ İLE FONOĞRAM YAPIMCISI HAKLARINA SAHİP OLUP OLMADIĞI HUSUNUN İNCELENMESİ:

TMSF'nin ihale süreçlerinde aşağıdaki mevzuatlar esas alınır:

4389 sayılı Bankalar Kanunu (Eski, ancak TMSF yetkilerinin kaynağıdır)

5411 sayılı Bankacılık Kanunu (Güncel yetkilendirme)

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun

406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu (Eğer telekomünikasyon ile ilgili varlıklar söz konusuysa)

İcra ve İflas Kanunu (borçlu şirketlerin varlıklarının satışı)

Fikir ve Sanat Eserli Kanunu Mevzuatı (Müzik eserleri, marka, patent gibi varlıkların satışında)

... İhale Yönetmeliği ve Satış Şartnamelerine göre: ...'nin ihale süreci genel olarak şu aşamalardan oluşur:

A. İhale İlanı

..., ihale ile satışa sunulacak varlıkları resmi internet sitesi, Resmî Gazete ve ulusal gazeteler gibi kanallar aracılığıyla ilan eder. İhale şartnamesi ve ilgili belgeler, ilgilenen tarafların inceleyebilmesi için belirlenen yerlerde sunulur. Satışa çıkarılan varlık, şirket hisseleri, taşınmazlar, fikri mülkiyet hakları (müzik eserleri vb.), ticari işletmeler veya menkul mallar olabilir.

B. Şartname Satın Alma ve Geçici Teminat

İhaleye katılmak isteyen kişiler veya şirketler, belirlenen şartları taşımalıdır. Katılımcılar, belirlenen oranda geçici teminat bedelini yatırarak ihaleye katılım hakkı kazanır.

C. İhale Usulleri

..., satışını gerçekleştirdiği varlığa göre farklı ihale yöntemleri kullanabilir ( Kapalı Zarf Usulü, Açık Artırma Usulü,Pazarlık Usulü,Özel Sözleşme ile Satış)huzurdaki satış da tasfiye komisyonu’nunca gönderilen belgelerden açık artırmaya tabi olarak eser işletme belgelerinin satışa çıkarıldığı, davalı yanca açık artırma teminatı yatırılarak ihaleye katıldıkları, 3 katılımcı ile ihaleye girildiği ve davalının 7500 TL teklif ile ihaleyi kazandığı, muhammen bedel olarak 10.000 TL belirlendiği ancak 7500 TL satış bedeli ile müzik eseri işletme belgesinin satın alındığı anlaşılmaktadır.

Huzurdaki uyuşmazlıkta davalı yan bu ihaleye katılmış olmakla ve eser işletme belgelerini satın almakla fonogram yapımcısının tüm haklarına haiz olduğunu ileri sürmekte, davacı ise ilk tespiti Avrupa Müzik’in yapmaması nedeniyle davalının fonoğram yapımcısı haklarına sahip olmadığını, ayrıca davacının ilk tespiti yapan dava dışı firma ile yaptığı sözleşme ile hakları devir aldığını ileri sürmektedir. Dolayısıyla huzurdaki uyuşmazlıkta ihaleye konu eser işletme belgelerine konu fikri mülkiyet haklarının(fonoğram yapımcısı hakları) ihale ile davalıya devredilip devredilmediği, bu devrin daha önce yapılan sözleşmelere etkisinin analizi gerekmektedir.

...'nin satış sonrası sorumluluğu sınırlıdır; genellikle "olduğu gibi" satışı yapar. Bazı ihalelerde ek izinler veya devlet kurumlarının onayları gerekebilir. Ancak huzurdaki uyuşmazlıkta Bakanlık tarafından gönderilen eser işletme belgesinden de görüleceği üzere; ... isimli albüm için tespit aracı olarak ... olarak eserin tespit türü belirlenmiş, 2.7.2003 tarihinde kayıt ve tescili yapılmış, yapımcı firma olarak ... Aş adına eser işletme belgesi düzenlenmiş, bu firma tarafından 7.7.2003 tarihinde ... isimli eserin kullanım hakkının ...Ticaret Ltd. Şti. ne devir edildiği, yine eser işletme belgesinin devamında ... ("...") tarafından 22.6.2011 tarihinden itibaren ihale sonucu ... isimli eserin ...TİC.AŞ ‘ne devir edildiği anlaşılmıştır.

Dolayısıyla sunulu deliller, sözleşme hükümleri,eser işletme belgelerine göre dava dışı 3. kişi durumundaki ...Tic. Aş nin sesleri ilk kayıt eden fonogram yapımcısı olduğu konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. Davacı yanca sunulu 09.04.2003 tarihli sözleşmeye göre 3. Kişi ...

Aş’nin 10 sene boyunca 09.04.2013 tarihine kadar eser işletme belgesine konu ve sözleşmeye konu haklara da sahip olduğu ve bu hakları sözleşme süresi boyunca bir kez devretme yetkisi bulunduğu, dolayısıyla ... tarafından ihale ile eser işletme haklarını satın aldığı 22.6.2011 tarihinden 9.4.2013 tarihine kadar eser işletme belgesinin kendisine sağladığı fonoğram yapımcılığından kaynaklı hakları kullanacağı anlaşılmıştır.

Dolayısıyla Eser İşletme Belgesi'nin, ... tarafından açık artırma yoluyla satın alınması halinde esere ait eser işletme belgesinden kaynaklanan hakları da 22.6.2011 tarihinden 9.4.2013 tarihine kadar ihale ile bu hakları alan davalıdadır. Ancak bu durum, icracı sanatçının haklarının da süresiz olarak devir alındığı şeklinde yorumlanamaz.

Zira dijital platformlarda veya diğer mecralarda eserin yayınlanması için icracı sanatçıların da icracı sanatçılıktan kaynaklanan haklarının göz önünde bulundurulması ve yasal izinlerin davalı yanca alınması ayrıca ihale öncesinde akdedilen sözleşmelerin de dikkate alınması gereklidir. Bu hukuki tartışmanın ise ihtisas mahkemesi sıfatıyla Mahkememizce yapılması uygun bulunmuş, icra hukuku kapsamında tartışılacak bir husus bulunmadığı anlaşılmıştır.

DAVACININ TEK BAŞINA DAVA AÇIP AÇAMAYACAĞI, AKTİF DAVA EHLİYETİNE HAİZ OLUP OLMADIĞININ İNCELENMESİ: Meslek birliklerinin, kanunen münhasıran icracı sanatçılara olan mali hakları fonogram yapımcısına devir yetkisi yoktur. 5846 sayılı yasada meslek birliklerine tanınan yetki hakların toplu takibi, tahsili ve dağıtımına ilişkindir. 5846 sayılı yasanın 42 .madde düzenlemesi şu şekildedir;

"Eser sahipleri ve eser sahiplerinin hakları ile bağlantılı hak sahipleri, (Ek ibare: 3/3/2004-5101/12 md.) ile bu Kanunun 52 nci maddesine uygun biçimde düzenlenmiş sözleşmelerle eser veya hak sahibinden malî hakları kullanma yetkilerini devralarak bu Kanunun 10 uncu maddesine göre ilim-edebiyat eserleri üzerindeki hakları kullanarak,

süreli olmayan yayınları çoğaltan ve yayanlar üyelerinin ortak çıkarlarını korumak ve bu Kanun ile tanınmış hakların idaresini ve takibini, alınacak ücretlerin tahsilini ve hak sahiplerine dağıtımını sağlamak üzere, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik ve tip statülere uygun olarak tespit edilecek alanlarda birden fazla meslek birliği kurabilirler." Meslek birliğine verilen yetki nitelik olarak basit ruhsat niteliğinde olup, süreli olarak yetki belgesi kapsamında telif ücretlerinin tahsili ve dağıtımı ile sınırlıdır.

Roma Hukukunda "nemo plus iuris ad alium transfere potest quam ipse habet" şeklinde bilinen ve "hiç kimse sahip olduğu haktan fazlasını başkasına devredemez" şeklinde evrensel bir hukuk kaidesi olarak günümüzde de uygulama yeri bulan genel hukuk kaidesine göre de meslek birliklerinin kuruluş amaçları, yetki ve sorumlulukları dikkate alındığında, yasa ile sanatçılara tanınan hakların meslek birlikleri tarafından bir başkasına devredilemeyeceği açıktır.

Öte yandan 11.HD nin içtihatlarında da işaret ettiği üzere, icracı sanatçıların tek başına dava açma hakkı bulunduğu hususu da izahtan varestedir. Aksi değerlendirme Anayasal bir hak olan dava açma hakkının sınırlandırılması olarak yorumlanacaktır. Dolayısıyla davacının aktif dava ehliyeti bulunduğundan tek başına dava açma hakkına haiz bulunduğu ve bu hakkın Meslek birliğine devir edilmediği hususu da sabittir.

DERDESTLİK İTİRAZININ İNCELENMESİ

Mahkememizce gerek Uyap sisteminden dava dilekçesi incelenmiş gerekse fiziken ilgili dosya celp edilip incelenmiş olup; ... 3.FSHHM’nin ... esas sayılı dosyasında icracı sanatçı ...'in 2001 yılından önce çıkarttığı albümlerin dava konusu edildiği anlaşılmıştır. Zira diğer davada icracı sanatçı ...'in 2001 yılından önce çıkarttığı albümler dava konusu edilmiştir.

Huzurdaki davada ise "..." isimli 2003 yılında çıkartılan süreli ruhsat verilen albümdeki icralara ilişkin olduğu ve sözleşme ile albümdeki hakların davacıya döndüğü ileri sürülmüştür. Huzurdaki davada davacı davalının "..." ismi ile icracı sanatçının başka isimlerde çıkarttığı birden fazla albümdeki icralarını bir araya getirerek dijital mecralarda kullandığını ileri sürmektedir. ...

3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde "..." albümündeki 2001 yılından önceki icraları dava konu edilmişken, huzurdaki davada Davalı ..." ismi altında, iş bu davaya konu "..." isimli orjinal albümde yer alan icralara da yer verildiği iddiasıyla dava açıldığından derdestlik ilk itirazı yerinde görülmediğinden, derdestlik itirazı red edilerek davanın esası incelenmiştir.

DAVACI YANCA SUNULAN SÖZLEŞMENİN DAVALI YANCA GEÇERSİZLİĞİNİN İLERİ SÜRÜLMESİ ve HMK 141. MADDE KAPSAMINDA SAVUNMANIN GENİŞLETİLMESİ YASAĞININ İNCELENMESİ:

Davacı sanatçı ile dava dışı yapımcı ... A.Ş. arasında imzalanan 09.04.2003 tarihli sözleşme uyarınca davacının icra ettiği "..." isimli albümün 2003 yılı Temmuz ayında piyasaya çıktığı, sunulu sözleşme içeriğinde açıkça ; Sözleşme ile yapımcıya tanınan hakların albümün piyasaya çıktığı tarihten itibaren 10 yıl süre için geçerli olacağı, 10. yıldan sonra tüm hakların davacı yana ait olacağına dair düzenlemenin albümün ilk tespiti yapan dava dışı şirket ile davacı arasında kararlaştırıldığı, 9.04.2003 tarihli "Sözleşmenin süresi, yürürlük ve bağlı hükümler" kenar başlıklı 5. maddesinin a ve b bendindeki düzenlemelerin ise şu şekilde kaleme alındığı anlaşılmıştır.

"a)İş bu sözleşme imzalandığı anda yürürlüğe girer. Sözleşmenin süresi, imza tarihinden itibaren 1 (bir) yıldır.

b)Sözleşme konusu birinci albüm, imza tarihinden itibaren 6 ay içinde tamamlanarak satışa sunulacaktır. İmza tarihinden itibaren geçecek 1 yıllık sürenin sonunda Sanatçının iş bu sözleşmeye ilişkin tüm yükümlülükleri sona erecek ve üçüncü şahıs veya şirketlerle yeni anlaşmalar yapabilecektir. 1 yıllık sürenin sona ermesinden sonra, satışa sunulma tarihinden itibaren geçecek 10 yıl süre ile satışlar devam edecek ve sadece iş bu sözleşmenin mali hükümleri yürürlükte kalacaktır."

"Sanatçının Bu Sözleşme İle Yapımcıya Devrettiği Haklar Ve Verdiği Yetkiler" kenar başlıklı 15. maddesinin a bendi şu şekilde düzenlenmiştir.

"... Yasaların olanak tanıdığı en geniş ölçüler içinde sayı, ülke ve yer ile sınırlandırılmamış olarak ve iş bu sözleşmenin imza tarihinden başlamak üzere her bir albümün piyasaya satışa sunulmasını takip eden 10 senenin bitimine kadar olan süre boyunca söz konusu hakları özel ve tüzel kişilere izin verme hakları ile birlikte iş bu sözleşme ile sözleşmenin 23. Maddesinde belirtilen bedel karşılığında münhasıran Yapımcıya devretmiştir. ..."

"Hazırlanacak Yapımın Yayımlanmasına İlişkin Haklar" kenar başlıklı 16. maddesi şu şekilde düzenlenmiştir.

"... Yasalarda yer almış ve alacak diğer tüm haklar, herhangi bir kısıntıdan ari olarak yararlanılmak ve kullanılmak üzere iş bu sözleşme ile imza tarihinden itibaren albümün piyasaya satışa sunulmasını takip eden 10 yılın sonuna kadar olan süre boyunca sayı, yer ve ülke ile sınırlandırılmamış olarak Sanatçı tarafından, 23. Maddede aldığı bedel karşılığında münhasıran Yapımcıya devredilmiştir. ..."

"Sanatçının Komşu Haklarını Yapımcıya Devretmesi" kenar başlıklı 17. maddesi şu şekilde düzenlenmiştir.

"... İş bu sözleşme ile 23. Maddede belirtilen ücret dahilinde yer, sayı ile sınırlanmamış olarak ve imza tarihinden başlamak ve her bir albümün satışa sunulmasını takip eden 10 yılın bitimine kadar olan süre boyunca sözleşmenin bitimini takip eden 10 yılın sonuna kadar olan süre boyunca münhasıran Yapımcıya devir etmiştir / devretmeyi taahhüt etmiştir. ..."

"Müzik Eseri İşletme Belgesi" kenar başlıklı 20. Maddesinin b bendi şu şekilde düzenlenmiştir.

b) sözleşme konusu albüm, satışa sunulma tarihinden itibaren geçecek 10 yıllık sürenin sonunda, sanatçının yapımcıya tanımış olduğu tüm haklar, sanatçıya geri dönecek ve yapımcının sahip olduğu tüm haklar ortadan kalkacak, davaya konu albümün tüm hakları sanatçıya ait olacaktır. sözleşme konusu albüme ilişkin eser işletme belgeleri, sanatçıya veya sanatçının göstereceği üçüncü bir şahıs veya şirkete ait olacaktır."

Devir edilen hakların kullanım süresi ve sona ermesi" kenar başlıklı 21. maddesi şu şekilde düzenlenmiştir.

"Yapımcı, albümün satışa sunulma tarihinden itibaren imza tarihinden itibaren geçecek 10 yıllık sürenin sonuna kadar, sözleşme konusu albümü sadece satışa sunulduğu şekli ile aynı kartonet ve tanıtım malzemelerini kullanarak ve aynı ad altında satmaya devam edebilecektir.

Albüm veya şartlar gerçekleştiğinde albümler hiçbir şekilde başka ad altında, başka tanıtım malzemeleri ile satılmayacaktır. satışa sunulma tarihinden itibaren geçecek 10 yıllık sürenin sonunda yapımcı albümün satışına son verecektir. Bu halde, Yapımcının elindeki stoklar, 10 yıllık sürenin dolmasından itibaren geçecek 1 aylık süre içinde, Sanatçıya ücretsiz teslim edilecektir.

10 yıllık sürenin sonunda, eser işletme belgesi'nin sahibi sanatçı veya sanatçının belirleyeceği şahıs veya şirket olacaktır. yapımcı, 10 yıllık sürenin sonunda albümle ilgili hiçbir hak iddiasında bulunmayacaktır. Albüm üzerindeki Yapımcının tüm hakları Sanatçıya devredilecektir. Yapımcı albüme ilişkin master bandın bir kopyasını, albümün satışa sunulmasından sonra Sanatçıya verecektir.

Yapımcı, sözleşme konusu kullanımlar dışında master bandı 3. şahıs ya da şirketlere veremez, kullandırtamaz." hükümleri düzenlenmiştir.

Dolayısıyla; sözleşme hükümlerine göre "..." isimli albümün piyasaya çıkmasından itibaren 10 yıllık sürenin sonunda sözleşme ile belirlenen haklar ve davacının icracı sanatçılıktan kaynaklı haklarının sanatçıya ait olacağı anlaşılmaktadır. Davaya konu "..." isimli albümün eser işletme belgesi içeriği de gözetilerek 2003 yılı Temmuz ayında piyasaya çıktığından, en geç 2013 yılı Temmuz sonu itibarıyla dava konusu albüme ilişkin sözleşme ile belirlenen haklar ve davacının icracı sanatçılıktan kaynaklı haklarının davacıya ait olduğu anlaşılmıştır.

Davalı yan davacının uzun süre geçtikten sonra dava açmasını ilk cevap dilekçesinde hakkın kötüye kullanılması olduğunu ileri sürmüştür. Davalı yan ilk cevap dilekçesinde sözleşmenin geçersizliği yönünde bir savunma yapmamış, bilirkişi raporuna beyan ve itiraz dilekçesinde sözleşmenin davacı ve dava dışı firma tarafından geriye dönük olarak hazırlandığını ileri sürmüştür. Dolayısıyla davalının bu savunmasının HMK 141. Madde kapsamında savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olduğu anlaşılmıştır.

Davalının ön inceleme oturumuna kadar ileri sürmediği bir savunmayı sözlü yargılamaya geçiş aşamasında ileri sürmesi davayı uzatmaya yönelik olduğundan HMK 141. Madde kapsamında savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olduğu anlaşılmıştır.

Savunmanın Genişletilmesi ve Değiştirilmesi Yasağı (HMK m.141)

HMK madde 141 uyarınca, taraflar, dilekçelerinde ileri sürmedikleri iddia ve savunmalarını sonradan değiştiremez veya genişletemezler. Ancak karşı tarafın açık rızası varsa, yeni bir savunma ileri sürülebilir. Sözleşmenin geçersizliği bir ilk itiraz değil, esasa ilişkin bir savunmadır. Esasa ilişkin savunmalar, cevap dilekçesinde belirtilmelidir. Eğer cevap dilekçesinde sözleşmenin geçersizliği savunulmamışsa, sözlü yargılama aşamasında bunu ileri sürmek savunmanın genişletilmesi yasağına tabidir.

Davanın açılması maddi ve usul hukuku bakımından çeşitli sonuçlar doğurur. Usul hukuku bakımından ortaya çıkan sonuçlardan biride, iddianın ve savunmanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağıdır (HMK m. 141,m 319).

Bu bağlamda, yargılamanın belli bir aşamasından sonra genel olarak, davada dava sebebinin (vakıaların) değiştirilmesi veya yeni sebepler eklenmesi, davada istem sonucunun değiştirilmesi veya istem sonucuna yeni eklemeler yapılması, dava niteliğinin değiştirilmesi gibi hususlar, iddianın ve savunmanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağına girer. Davacı delillerini dava dilekçesinde (m.119.1/f ) davalıda delillerini cevap dilekçesinde (m.129.1/e ) gösterir.

Somutlaştırma yükü nedeniyle, taraflar delil göstermek ve ayrıca dayandıkları her bir delilin hangi vakanın ispatı için gösterildiğini de belirtmek zorundadırlar (m.194). Taraflar, kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler ise de, davacı veya davalı hakimin iznine bağlı olarak daha sonrada delil gösterebilirler.

Ancak bunun için, sonradan delil ileri sürülmesinin yargılamayı geciktirmek amacı taşımaması veya zamanında ileri sürülmemesinin tarafın kusurundan kaynaklanmaması gerekir. (m.145,1/cümle) Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davalının esasa cevap süresi içinde ileri sürmediği esaslı bir savunmayı sözlü yargılama aşamasında ileri sürmesi HMK'nın 145. maddesi kapsamında yargılamayı geciktirme amacı taşıdığından, dolayısıyla sözleşmenin daha sonra düzenlendiği hususu esasa ilişkin bir savunma niteliğinde olup cevap dilekçesinde belirtilmelidir.

Davalı yanca bu hususun sözlü yargılama öncesinde talep edilmesi ve davacının muvafakatının bulunmaması, ileri sürülen durumun kamu düzenine ilişkin de bulunmaması nedeniyle savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında davalı talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Öte yandan imza inceleme yaşının tespiti de bu günkü teknik imkanlar ile mümkün değildir. Zira Mahkemelerce bu yönde yazılan yazılara Adli Tıp kurumu tarafından ; “ Mürekkeplerde yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen bilimsel herhangi bir yöntem bulunmadığından, zaman birimleri açısından bir tespite gidilemediği" yönünde standart olarak cevaplar verildiği de bilinmektedir.

Keza davacı yanca sunulu sözleşmenin dava dışı 3. Kişi ve davacı yanca sonradan geriye yönelik olarak düzenlendiği hususundaki davalı savunmasının esasa beyan dilekçesinde sunulmadığı gibi bunu ileri süren davalı yanca bu hususun kesin delillerle ispatının gerektiği, somut olayda davalının soyut iddia dışında böyle bir delil sunmadığı, usul hukukunun amir hükümlerine göre davalı sözleşmenin sonradan düzenlendiğini ileri sürerek ispat yükünü kendi üzerine aldığı, HMK 141 vd maddelerine göre ise;

davalının cevap dilekçesinde ileri sürmediği bir hususu sonradan sözlü yargılama aşamasında ileri sürmesi yargılamayı uzatmaya yönelik bulunduğundan red edilmiştir.

Zira davalı cevap dilekçesinde bu yönde bir beyanda bulunmadığı gibi, sözleşmeye geçerlilik atfederek cevap dilekçesinin 6.sayfasında bu sözleşmeyi inceleyerek atıflar yapılmış, sözleşmenin geçersizliği değil, davacının ...’ye mali hakları tam ruhsat olarak devir ettiği, dolayısıyla davacının FSEK 80-1-B maddesinde ve albümler üzerinde haklarının bulunmadığı savunulmuştur.

Dolayısıyla HMK 141 vd hükümlerine göre sözlü yargılama ara kararından dönülmesi isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

DAVANIN ESASININ İNCELENMESİ

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) madde 80 gereğince, icracı sanatçılar eser üzerindeki bağlantılı haklara sahiptir. Bu haklar, mali hakları devralan kişi veya kurumdan bağımsız olarak korunur ve şu konuları kapsar: İcra edilen eserin yeniden iletimi, Dijital ortamda kullanımı ve dağıtımı, Fiziksel veya dijital kayıtlarının çoğaltılması ve yayımı…dolayısıyla, eğer icracı sanatçı ile daha önce yapılmış bir sözleşme yoksa veya sözleşme sadece belirli hakları kapsıyorsa, dijital platformlarda yayın yapmadan önce sanatçıdan izin alınması gereklidir.

Davalının ...’den Eser İşletme Belgesi’ni satın almış olması , icracı sanatçının tüm mali haklarını doğrudan fonoğram yapımcısına devretmez. Zira ilk tespit tarihinde gerek ilk tespiti yapan fonoğram yapımcısı ve icracı sanatçının hakları yasa ile düzenlenmiş olup, bu hakların nasıl kullanılacağı sözleşme hükümleri esas alınarak belirlenir. Sözleşmelerde ise FSEK 49,51,52,54.maddelerin gözetilmesi gereklidir.

Dolayısıyla bu hakların ilk tespit yapan 3.kişi tarafından devri halinde, Dijital platformlarda yayın yapmadan önce, icracı sanatçı ile sözleşme yapılmalı , ilgili meslek birliği ile lisanslama süreci tamamlanmalı, besteci ve söz yazarından ayrıca izin alınmalıdır.

Öte yandan davalılar tacir olup, sektör içinde yer aldıklarından keza eser işletme belgesinde eserin icracısı, söz yazarı ve bestecisini bilmelerinden kaynaklı olarak tüm hak sahiplerine bu eser işletme belgesinin yeni işleteni olduklarından bahisle bildirim yapmaları gereklidir. Zira ihale ile eser işletme belgesini devir alan tacir devir sonrasındaki süreç de önceden yapılan sözleşmeler varsa kontrol etmeli, gerektiğinde yeni sözleşmeler yapmalıdır.

Dolayısıyla davalının yani yeni alıcının, ihale sonrası şu adımları takip etmesi gereklidir.

1-Daha önce icracı sanatçı, besteci ve söz yazarı ile yapılmış sözleşmeleri incelemeli.

2-Sözleşmelerin devredilebilir olup olmadığını kontrol etmeli.

3-Gerekirse sanatçı ile yeni bir sözleşme yapmalı veya meslek birliklerinden de gerekli araştırmaları yapmalıdır.

Oysa huzurdaki davalı bu yönde bir araştırma yapmadığı gibi, FSEK 52. Maddeye uygun şekilde yazılı olarak sözleşmenin bittiği tarihten itibaren aldığı yazılı bir izinle bu hakları kullandığını da ispat edememiştir. Öte yandan eser işletme belgelerinin aksinin her zaman ispatı mümkün olduğundan, davalının TTK 18. Madde kapsamında tacir olarak basiretli tacir olarak hareket etmediği de açıktır.

Y. 11. HD T: 20.4.2006, E: ..., K:...Tarihli ilamları incelendiğinde de fonogram yapımcısının devraldığı, mali hakların kendisi değildir. Bunları kullanma yetkisidir. Burada bir hakkın değil, kullanım hakkının devrine (ruhsata) ilişkin bir durum vardır. Fonogram yapımcısının bağlantılı hak sahibi olabilmesi için “icra ürünü ve sair sesleri ilk defa tespit eden” olması gerektiği, İkinci defa tespiti yapanların bu kapsamda değerlendirilemeyeceği doktrinde savunulmaktadır. (Kılıçoğlu, s. 242-243).

Huzurdaki uyuşmazlıkta da davacı ve dava dışı yapımcı arasındaki sözleşme 4630 sayılı yasadan sonra yani 2003 yılında yapılmıştır.

Dolayısıyla eser Sahibinin hakları ile bağlantılı haklar eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla komşu hak sahipleri ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren film yapımcılarının sahip oldukları hakları, komşu haklar, eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla ve eser sahibinin izniyle bir eseri özgün bir biçimde yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden sanatçıların, bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları ile radyo-televizyon kuruluşlarının sahip oldukları haklardır. Davacı icracı sanatçı ile dava dışı fonogram yapımcısı ... Tic. A.Ş arasında 09.04.2003 tarihli sözleşme akdedilmiş ve tarafların hak ve yükümlülükleri belirlenmiştir.

Davacı ile dava dışı 3.kişi fonoğram yapımcısı arasındaki 2003 yılında akdedilen sözleşmenin 4. Md.de ” Sözleşmenin Konusu” düzenlenmiş olup.

Sözleşmenin konusu yapımcının audio kasette, compact disk veya sözleşme tarihinde teknik olanaklarla üretilmemekle birlikte sözleşme tarihinden sonra gelişecek teknik olanaklarla üretilebilecek benzeri her türlü ses taşıyıcılara kayıt ederek albüm biçiminde çoğaltılması ve yayınlanması amacı ile asgari 24 en fazla 14 müzik yapıtını içeren iki adet albümün master bantının sanatçı tarafından yapımcı hesabına ve emrine seslendirilmesi tanıtım faaliyetlerine katılınması ile yapımların ve master bantların hazırlanmalarında ve telli telsiz her türlü ses ses taşıyıcılarına kayıt edilmiş olarak albüm biçiminde yayınlanmalarına bilgisayar ortamında,

Wap, multimedya yazalım , internet web sayfası şeklinde kullanılmalarında tanıtım ve pazarlamalarında taraflara düşen yükümlülüklerle bunların yerine getirilmesi koşulları oluşturmaktadır.

FSEK m. 52’de “mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi” şart koşulmuştur. Dolayısıyla dijital iletimi içine alan umuma iletim hakkını da içerecek şekilde mali hakların devrine ilişkin sözleşmede hüküm bulunması gerekmektedir.

Fonogram yapımcıları FSEK m. 80/1-B maddesi uyarınca. (1) Eser sahibinin ve icracı sanatçının izni ile yapılan tespitin, doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması, dağıtılması, satılması, kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi hususlarında izin verme veya yasaklama hakları münhasıran fonogram yapımcısına aittir. Yapımcılar tespitlerinin işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine izin verme hususunda münhasıran hak sahibidir.

(2) Fonogram yapımcısı, yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış tespitlerinin aslının veya çoğaltılmış nüshalarının satış yoluyla veya diğer yollarla dağıtılması hususunda izin verme ve yasaklama hakkına sahiptir.

(3) Fonogram yapımcısı, icraların tespitlerinin telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda tespitlerine ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına sahiptir. Umuma iletim yoluyla tespitlerin dağıtım ve sunulması yapımcının yayma hakkını ihlal etmez.

Dijital iletimin FSEK kapsamına alınması 2001 tarihinde 4630 sayılı Fikir ve Sanat Eserlerinin Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine İlişkin Kanun ile gerçekleşmiştir. FSEK m. 51 uyarınca, “İleride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşme hükümleri batıldır” Davacı ve üçüncü kişi arasındaki sözleşme tarihi 9.4.2003 tür.

Fonogram yapımcılarının tespitleri üzerinde münhasır hakkı bulunmaktadır. Dolayısıyla FSEK m. 52’de “mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi” şart koşulmuş ve FSEK md. 51 kapsamında ise ileride çıkarılacak mali hakların devri de kapsam dışı bırakılmıştır.

Davacı tarafından dosyaya mali hakların devrine ilişkin sunulan sözleşmenin 4. md. davacı, teknik olanaklarla üretilmemekle birlikte sözleşme tarihinden sonra gelişecek teknik olanaklarla üretilebilecek benzeri her türlü ses taşıyıcılara kayıt ederek albüm biçiminde çoğaltılması ve yayınlanması …. telli telsiz her türlü ses ses taşıyıcılarına kayıt edilmiş olarak albüm biçiminde yayınlanmalarına bilgisayar ortamında , Wap , multimedya yazalım , internet web sayfası şeklinde kullanılması yetkisini dava dışı ilk fonogram yapımcısına devretmiştir.

Keza sözleşmenin 7/ b maddesinde de “ İnternet üzerinden elde edilecek downland, Mp3, Mp4 ve veya her türlü e- ticarete yönelik ve burada adı geçmeyen satış ve gelirleri ile sponsorluk gelirleri masraflar düşüldükten sonra taraflar arasında eşit paylaşılacak denmektedir. Dolayısıyla ilk tespiti yapan fonogram yapımcısı icracı sanatçıdan belirtilen izinleri almıştır.

Ancak Sözleşmenin 15. Md. Yapımcıya Devrettiği Haklar ve Yetkiler Düzenlenmiştir. ….internet üzerinden ses ve görüntü aktarmaya yarayan her türlü sıkıştırma teknikleri sonucunda ortaya çıkan yeni isimli taşıma sistemleri İnternet, web, wap ve icat olmuş olacak telli, telsiz, dijital veya analog, manyetik veya amanyetik, her türlü ses ve veya görüntü taşıyıcılara kayıt edilip çoğaltılması , yayınlanması telefon melodisi olarak kullanılması , işlenmesi ve umuma arz edilmesi ile ilgili tüm haklarını yasalar kapsamında en geniş ölçüler içinde sayı,

ülke yer ile sınırlandırılmamış olarak iş bu sözleşmenin imza tarihinden başlamak üzere her albümün piyasaya sunulmasını takiben on senenin bitimine kadar olan süre boyunca Söz konusu hakları özel ve tüzel kişilere izin verme hakları ile birlikte münhasıran Yapımcıya devretmiştir. Sözleşmenin imza tarihi 09.04.2003 olup, 10 sene boyunca, dava dışı üçüncü kişi yapımcı 09.04.2013 tarihine kadar bu haklara sahip olacaktır.

Keza sözleşmenin 15. Madde / b bendi ile de “ 15.maddenin a bendinde devir ettiği hakların kullanılması konusunda tek yetkilinin de yapımcı olduğu beyan ve kabul eder ” düzenlemesinin yer aldığı, sözleşmenin 15. Madde / d bendinde “ 10 yılın sonuna kadar olan süre boyunca, tam ruhsat şeklinde yetki verildiği” belirtilmiştir. Keza 21. Madde düzenlemesinde “ Devredilen hakların kullanımı ve süresi “ maddesi de aynı şekilde düzenlenmiştir.

Sözleşmenin 19. Maddesi Hak ve Borçların Devir Yasağı düzenlenmiş olup 19.madde / b düzenlemesinde “ yapımcıya bir kez olmak kaydı ile devir ve temlik hakkı tanınmış olup , 19.madde /c bendin de ise “ telif , satış ve dağıtım haklarının devir alan üçüncü tüzel kişinin yeniden devir hakkı” olmayacaktır. Düzenlemelerine yer verildiği anlaşılmaktadır.

Toplanan deliller, taraf iddia ve savunmaları, Müyorbir Meslek Birliğinin 19.3.2024 tarihli yazıları ekinde davacı sanatçının verdiği yetki belgesi, Kültür Ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğünün 21.8.2023 tarihli yazıları ekindeki eser işletme belgesi, Telif Hakları Genel Müdürlüğünü İstanbul Telif Hakları ve Sinema Müdürlüğünün 19.7.2024 tarihli yazıları ekindeki 13 adet eserin satış ilanı,şatış şartnamesi,

katılım formu, teminat yatırma makbuzu dekontu,21.8.2023 tarihli yazıları ekindeki eser işletme belgesi, 16.6.2012 tarihli tasfiye Komisyon belgesi, Tasfiye Komisyonunun muhammen bedel, teminat bedeli ve 22.6.2021 tarihinde açık artırmada verilen değere ilişkin tablosu, ... fonunun 25.7.2024 tarihli yazıları ,... tarafından bir başka dava dosyası için hazırlanan bilimsel uzman görüşü, 4.10.2019 tarihli Davacı yanca gönderilen ...

27. Noterliğinin ... nolu ihtarnamesi, davalı yanca başka dava dosyası için hazırlanmış rapor örnekleri, davacı yanca her iki davalının eserlerin kullanımına ilişkin sunduğu görseller, dava dışı 3.kişi kişi ile davacı arasında imzalanan sözleşme fotokopisi, HMK 266 madde kapsamında düzenlenen bilirkişi raporları birlikte mütalaa edildiğinde;

İlk tespiti yapan fonogram ve fonogram yapımcısı dava dışı 3. Kişi ... Aş’dir. Firma yetkilisi ... ile davacı arasında düzenlenen sözleşme hükümlerine göre dava dışı 3. Kişinin fonoğram yapımcısı haklarına 09.04.2013 tarihine kadar sahip olduğu anlaşılmaktadır. ...Tic. Aş’fonogram üzerindeki FSEK 80/I/B maddesinde düzenlenen mali haklarını 7 Temmuz 2003'te ...Ltd. Şti. ‘ne devretmiştir. 9.4.2003 tarihli Sözleşmeye göre sözleşme süresi içinde 1 kez devretme hakkı mevcuttur. ...Ltd. Şti ise tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için 13.02.2004 tarihinde ... devredilmiştir. Ancak ilk sözleşmenin tarafı olan bu haklarını 09.04.2013 tarihine kadar kullanabileceğinden ondan devir alan ... de dolayısıyla 09.04.2013 tarihine kadar bu hakları kullanabilecektir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Eser İşletme Belgesi( Sayı 03/ 1008 – 02.07.2003 tarihli) incelendiğinde; “ ... Başkanlığının 13.02.2004 tarih ve 13 sayılı 09.03.2004 tarih ve 51 sayılı Kararları gereği “ ... Ltd. Şti” adına kayıtlı ... isimli eser 22.06.2011 tarihinden geçerli olmak üzere , ... A.Ş ihale sonucunda devredilmiştir. Dolayısıyla ...Müzik ‘inde devir yoluyla bu hakları 22.06.2011 tarihinden 09.04.2013 tarihine kadar kullanabileceği sonucuna ulaşılması gereklidir. Ancak ilk sözleşme hükümlerine göre 10 yıl sonunda haklar davacı icracı sanatçıya dönecektir.

Dolayısıyla huzurdaki davada davacı ... ile dava dışı ...Yapım Tic. Aş arasında 9.4.2003 tarihli sözleşme akdedildiği ve dava dışı 3. kişi durumundaki ... Aş’nin sesleri ilk kayıt eden fonogram yapımcısı olduğu, 09.04.2003 tarihli sözleşmeye göre ...Tic.

Aş’nin 10 sene boyunca 09.04.2013 tarihine kadar fonoğram yapımcısı haklarına sahip olduğu ve bu hakları sözleşme süresi boyunca bir kez devretme yetkisi bulunduğu, davalı ...’in hak sahipliğinin ise TMS'den eser işletme belgelerinin satışı sonrası doğduğu, dolayısıyla ... ihale satış tutanak tarihi olan 22.06.2011 tarihinden 09.04.2013 tarihine kadar eser işletme belgesinde yer alan hakları kullanabileceği, sonrasında ise hakların davacı icracı sanatçıya döneceği, davalının 9.4.2013 tarihinden sonra yazılı bir izinle bu hakları kullandığını ispat edemediği,

dava açıldığı tarih itibarıyla tecavüzün devam ettiği, öte yandan tekrar etme ihtimalinin bulunması gözetildiğinde ; davacının tecavüzün tespiti, men ve ref’i davası açmasında hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır.

Davalıların “...”, “...”, “...” ...”gibi müzik platformlarında davacı icracı sanatçı ...’in seslendirdiği ... - ... ve ... - ... albümlerinde yer alan "..." isimli müzik eserlerini izinsiz olarak digital mecralarda yayınladıkları tüm dosya kapsamı ile sabit olduğundan davanın kabulü ile; Davaya konu albümler ve içerdiği icralara yönelik olarak davalı eylemlerinin davacının FSEK ten doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men ve ref'ine karar verilmesi gerekmiştir.

Davacı yan davasını önleme istemli ve tedbir talepli de açtığından Karar kesinleştiğinde davaya konu albümlerin ve icraların davalılarca gerek Albüm başlığı gerekse davacının bu eserlerini içeren değişik başlıklar altında dijital müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin önlenmesine karar verilmesi gerekmiştir.(Bu platform ve eserler:

” ... – ... isimli albümün;

Biliyorsun

... ibareli eserlerin dijital müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin önlenmesine karar verilerek yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre;

Davanın KABULÜ ile,

1-Davaya konu albümler ve içerdiği icralara yönelik olarak davalı eylemlerinin davacının FSEK ten doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men ve ref'ine,

2-Karar kesinleştiğinde davaya konu albümlerin ve icraların davalılarca dijital müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin önlenmesine,( gerekçeli kararda belirtilen linkler ve eserler)

2-615,40 TL ilam harcının 269,85 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 345,55 TL eksik harcın davalıdan tahsiline,

3-Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 269,85 TL başvuru harcı 269,85 TL peşin harç, 1.021,25 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.560,95 yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davalıların yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

6-Davacı tarafça fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,

Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 28/01/2025

Katip · e-imza Hakim · e-imza

İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/174, K. 2025/25, 28 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İddia
  5. Savunma
  6. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  7. Usul Yönünden İleri Sürülen İtiraz Ve Savunmaların İncelenmesi
  8. A. İhale İlanı
  9. B. Şartname Satın Alma ve Geçici Teminat
  10. C. İhale Usulleri
  11. Derdestlik İtirazının İncelenmesi
  12. Davanın Esasının İncelenmesi
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/174
Karar No
2025/25
Tarih
28 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/175 K.2025/9
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/175 K.2025/114
  • İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/175 K.2025/4
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/176 K.2025/10
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/177 K.2025/42
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/177 K.2025/19

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.