KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Esas no
- 2023/199 Esas
- Karar no
- 2024/281
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 04/03/2008
Karar Metni
4.054 kelime·20 dk okuma·7 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı-Karşı Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; ... (...), ..., ... ve ... ile yeni albüm sözleşmesi yapabilmek için ayrı ayrı görüşmüş ve girişimlerde bulunduğu, bu görüşmeler sırasında sözleşme hükümlerine aykırı olduğu halde Müvekkillerinin aleyhinde beyanlarda bulunmuş, şirket sırlarını ifşa etmiş olduğu,
müvekkillerinin ticari itibarını ve piyasada uyandırdığı yüksek kalitede hizmet anlayışıyla çalışma ilkesini yalan beyanlarla sarsmaya çalıştığı, görüşme yaptığı diğer müzik yapım şirketlerine müvekkillerini kötüleyerek müvekkillerine sözleşmesini fesh edeceğini kendileri ile sözleşme yapabileceğini belirttiği, bu nedenle aynı sözleşmenin 10. maddesine göre 250.000,00 $ (İKİYÜZELLİBİN ABD DOLARI) karşılığı olan 306.500,00 YTL cezai şartı da müvekkiline ödemek zorunda olduğu,
kendisi ile yapılmış sözleşmeye göre müvekkiline kendisine, biri opsiyonlu olmak üzere 3 albüm çalışması daha yapması gerekmektiği, ikinci albüm için hazırlıklar tamamlanmış söz yazarları ve bestekarlarla anlaşılarak para karşılığı söz ve beste temini sağlanmış albüm çalışması son aşamasına geldiği, yapılan bunca hazırlığa ve masrafa karşılık müvekkiline hak etmediği halde bu şekilde güven sarsıcı bir davranışla karşi karşıya kaldığı, kendisi için müvekkiline maddi olarak oldukça yüksek yatırımlar yapmış ve piyasada tanınmasını sağlamış meşhur biri haline getirdiği,
ancak gelişen son olaylar neticesinde piyasaya sürülmüş ve sürülmesi planlanan albümler ve bunlara bağlı olarak yapılacak konser ve benzeri organizasyonlar açısından müvekkiline derin bir güvensizlik yarattğı, bu konudaki müvekkilinin uğraması muhtemel maddi, manevi zararları talep haklarını saklı tuttukları,
yukarıda açıklaması ya olan her iki sözleşmeden kaynaklanan cezai şartların toplamı olan 500.000,00 $ karşılığı olan 613.000,00 YTL'nin ve müvekkilinin bilgisi haricinde organize edilmiş 45 konser karşılığında elde edilen 270.000,00 Euro'nun %30 olan 81.000,00 Euro karşılığı 150.789,60 YTL'nin sanatçı ... tarafından müvekkiline ödenmesi gerekmektiği, sanatçı ... ile yapılan şifahi görüşmelerden bir sonuç alınamadığından sözleşme şartlarının borçlar kanunu hükümlerine göre yerine getirilmesi için mahkememize müracaat zorunluluğunun doğduğu,
her iki sözleşmede yer alan yetki maddesine göre söz konusu sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda, İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu taraflar gayri kabili rücu olarak kabul, beyan ve taahhüt ettikleri, bu nedenle mahkememize müracaat edildiği, sözleşmelerden doğan ifalarını yerine getirmeyen sözleşmelere aykırı davranan ve bu sebeple erden doğan cezai şartı ödemeyen sanatçı ...'un toplam 763.789,60 YTL'yi müvekkiline ödemesini talep etmiştir.
SAVUNMA. Davalı-Karşı Davacı vekili davaya cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle.
Asıl dava ve karşı davamız 5846 sayılı kanunun 80. maddesine giren haklardan olup bu davaların Fikri ve Sınaı Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği, 5846 sayılı kanunun görev ve ispat başlıklı 76. maddesi “Bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan davalarda, dava konusunun miktarına ve Kanunda gösterilen cezanın derecesine bakılmaksızın, görevli mahkeme Adalet Bakanlığı tarafından kurulacak ihtisas mahkemeleridir.
İhtisas mahkemeleri kurulup yargılama faaliyetlerine başlayıncaya kadar, asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemesi olarak görevlendirileceği ve bu mahkemelerin yargı çevreleri Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir.” Hükmünü amirdir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 22.9.2003 Tarihli ...
E....K. sayılı dosyasında vermiş olduğu kararında “Davacı vekili asıl davada müvekkili oyuncu veya dublajcı temin eden bir reklam ajansı olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı olarak müvekkilinin bilgisi dışında başka bir şirket ile anlaşarak bir reklamda oynadığını, kararlaştırılan 500.000.000 Lira cezai şartın tahsili için başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep ve dava ettiği, davalı vekili davanın reddini istemiş,
başka mahkemeye açıp birleştirilen davada müvekkilinin oynadığı bir reklam nedeniyle asıl davadan 1.175.000.000 lira alacaklı olduğunu ileri sürerek bu meblağın faiziyle tahsilini talep ve dava ettiğini, asıl ve birleşen dava 5846 sayılı FSEK'nun 80. maddesi kapsamına giren haklara ilişkin olup bu davaların ...
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmesine göre mahkemece görevsizlik kararı verilmesi yerine bu yön göz ardı edilerek esasa girilip hüküm tesisi doğru olmamıştır.” Şeklinde karar oluşturulduğu yargıtay kararında da görüldüğü üzere söz konusu davaya bakmakla görevli mahkeme ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu, Müvekkili ... ile dava dışı ...Ltd. Şti. 25.03.2004 tarihinde ... Ltd.
Şti (yapımcı) ve müvekkil ... her biri en az 46 dakika ve 12 eseri ihtiva eden müzik eserlerinin kaydedilmek üzere müvekkili maske tarafından seslendirilmesi ve bu sözleşme çerçevesinde seslendireceği eserlerin, icracı yorumcu haklarının yapımcı firmaya devri ve tüm bunlara ilişkin faaliyetler ile tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi amacıyla bir sözleşme imzaladıkları, daha sonra dava dışı yapımcı sirket ile şu anda görülmekte olan davanın davacısı/karşı davali ile anlaşmış, müvekkili ile daha önce yapmış olduğu kaset yapımı sözleşmesin en doğan haklarını devretmek üzere sözleşme imzalamış olduğu,
sözleşmeden sonra davacı/karşı davalı şirket ile müvekkili arasında tarihinde kaset yapım sözleşmesi imzalandığı, ayrıca yine tarafları müvekkil ... ile ...
A.Ş. arasında menajerlik sözleşmesi akdedilmiş ve bu sözleşme ile sanatçının Türkiye ve yurt dışında yapacağı tüm etkinliklerde, organizasyonlarda, yapım, yayım ve pazarlanması konu edildiği, bu iki sözleşmeyle karşılıklı olarak taraflara bir takım haklar ve sorumluluklar yüklendiği, bu iki sözleşmede karşılıklı olarak taraflara hak ve borç yükleyen sözleşmeler olduğu,
karşı tarafça mahkememizde ikame edilen davayla, müvekkilinin sözleşmeye aykırı olarak kendilerine haber vermeden 60 adet konser verdiğini, sadece 15 konserin sözleşmeyle kendilerine ödenmesi gereken %30 bedelini ödediğini, geriye kalan 45 konser nedeniyle müvekkilini bilgilendirilmediğini ve ödemelerin yapılmadığını bu nedenle bu 45 konser karşılığında elde edilen 270.000,00 Euro'nun %30 olan 81.000,00 Euro'nun karşılığı 150.789,60 YTL'nin kendilerine ödenmesini,
müvekkilinin bu gizli konserler nedeniyle sözleşmeye aykırı hareket etmesi nedeniyle sözleşmenin 5. maddesindeki kararlaştırılan cezai şart miktarı olan 250.000 USD'nin karşılığı olan 306.500 YTL'nin karşılığının kendilerine ödenmesini, müvekkilin, sözleşmenin 9. maddesindeki gizlilik kuralına aykırı hareket ettiği,
şirket sırlarını ifşa ettiği şirketin ticari itibarını yalan beyanlarıyla sarstığı iddiasıyla diğer yapımcı şirketlerle görüştüğünü ve sözleşmesini feshe ederek kendileriyle sözleşme yapabileceğini beyan ederek kendilerini karaladığını ve bu nedenle sözleşmenin 10. maddesine göre 250.000,00 USD'nin karşılığı olan 306.500,00 YTL'nin karşılığının kendilerine ödenmesini, Davacı/karşı davalı tarafça delil listesi ve ekleri taraflarına tebliğ edilmediğinden beyanda bulunma ve delil sunma hakkımızın saklı tuttuklarını belirterek haksız olarak açılmış olan davanın reddine,
davacısı oldukları davanın kabulüyle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 33.000,00 YTL'nin bankalar mevduata uygulan en yüksek faiz oranı üzerinden taraflarına ödetilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Yargıtay bozma ilamı sonrası dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarında;
Bilirkişiler ..., ...ve ...14/05/2024 tarihli bilirkişi raporlarında özetle.
Mahkememizin dosya kapsamındaki mevcut verilere göre her bir konser için ayrı ayrı hesap edilmesi, dosya kapsamındaki verilere göre tespitin yapılamaması halinde tespite konu konser, konserin yapılacağı yer, rayiç hesaba elverişli tüm doneler nazara alınmak ve yine dosya kapsamında mevcut varsa dava konusu dışında kalan konserlerden elde edilen gelirler de gerekirse emsal yönünden dikkate alınarak rayiç hesaplama yapılması” şeklindeki görevi çerçevesinde değerlendirme yapıldığında, Menajerlik Sözleşmesi'nin 4.3 maddesinde;
“sanatçı, işbu sözleşme'nin imzası tarihinden itibaren, işbu sözleşme'nin 3 üncü maddesinin “a” ve “b” fıkralarında yazılı her türlü etkinliklerden elde edilecek net kazancın 96 30 unu yine işbu sözleşme'nin 3 üncü maddesinin “c" , “d” ve “e” fıkralarında yazılı her türlü etkinliklerden elde edilecek kazancın 96 50 sini şirket'e ödemeyi kabul ve taahhüt eder.
Net kazanç; madde 3 “a”, “b, "o", “d” ve “e” fıkralarında belirtilen etkinliklerden elde edilen brüt hasılat ve/veya etkinliklerin pazarlanması ile 3 üncü kişilere kesilecek fatura miktarlarından, bu etkinliklerin gerçekleştirilmesi, yapımı, organizasyonu, pazarlanması için yapılacak tüm masraf ve harcamaların tenzili ile bulunacak rakamı ifade ettiği, sanatçı, ayrıca işbu sözleşme'nin 3 üncü maddesinin”a”, “b, “e”, “d” ve “e” fıkralarında yazılı tüm çalışmaların beraberinde getireceği vergi sorumluluğunun yine kendisine ait olduğunu kabul ve taahhüt eder” şartının yer aldığı da görülmektedir.
Bu çerçevede davaya konu yurt dışı konserlerin yurt dışı konserleri olması, yapıldığı tarihin 2007 sonu ile 2008 başları olması, dosyaya daha önce sunulan yurt için konser bedeli ile Kıbrıs konserine ilişkin protokoller de dikkate alındığında davalının her bir yurt dışı konseri için talep edebileceği rayiç bedelin ortalama konser başına 25.000,00 TL olabileceği kanaati hasıl olduğu, 1. Konser afişleri ile yurt dışı çıkış ve giriş tarihlerinin eşleştiği, Davaya konu yurt dışı konserlerin yurt dışı konserleri olması, yapıldığı tarihin 2007 sonu ile 2008 başları olması,
dosyaya daha önce sunulan yurt için konser bedeli ile Kıbrıs konserine ilişkin protokoller de dikkate alındığında davalının her bir yurt dışı konseri için talep edebileceği rayiç bedelin ortalama konser başına 25.000,00 TL olabileceği, sonuç ve kanaatine varmışlardır.
Bilirkişiler ..., ...ve ...29/08/2024 tarihli bilirkişi raporlarında özetle. Tarafların beyan ve itirazları doğrultusunda, detayları rapor içeriğinde izah edildiği üzere.
Her ne kadar “dosyaya daha önce konser ücretlerini gösteren sunulmuş böyle bir protokol olmadığı” beyan edilmişse de gerek konser ücreti ile ilgili gerekse de diğer hususlar ile ilgili görüşlerimizin kök raporda ve daha önce sunmuş oldukları ek raporlarda detaylıca izah edildiği, daha önce sunmuş oldukları görüşlerinde bir değişme olmadığı, dosyaya konser ücreti ile ilgili sunulmuş emsal oluşturabilecek yeni bir delilin de sunulmamış olduğu, “Yapılacak ödemenin de döviz üzerinden olması gerektiği” itirazı ile ilgili olarak; dosyadaki belgelere göre emsal alınabilecek tutarın 25.000,00 TL olduğu,
başkaca bir belgenin mevcut olmadığı bu sebeple 25.000,00 TL bedel belirlendiği, hesap bilirkişisi olmadığı ve bir hataya mahal vermemek için 25.000,00 TL'nin o dönemki kur üzerinden hesaplanıp döviz cinsinden yazılmadığı, ... ya da ... popülaritesinde bir sanatçıya yurt dışı konserlerine ödedikleri ücretleri belgeleyemediği, bununla beraber dosyadaki belgelere göre sanatçının 8 defa yurt dışı çıkış yapmış olduğu ve konser afişlerindeki tarihlerin de bu tarihlerle birebir aynı olduğu, 03.03.2007 tarihindeki İsviçre konserinin Stardiumun bilgisi dahilinde olduğunun anlaşıldığı,
diğer 7 konserin Stardiumun bilgisi dahilinde olup olmadığına yönelik bir belge dosyada olmadığı için her hangi bir görüş bildirilmediği, Görüş ve kanaatlerine varmışlardır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Asıl dava, taraflar arasında düzenlenen albüm yapım ve menajerlik sözleşmesinden kaynaklanan 500.000 Dolar karşılığı 613.000,00 TL cezai şart alacağı ile sözleşmeden kaynaklanan ödenmemiş alacak bedeli olarak da 270.000 Euro'nun %30'u olan 81.000 Euro karşılığı 150.789,60 TL alacak olmak üzere toplam 763.789,60 TL.'nin tahsili, karşı dava ise, menajerlik sözleşmesi kapsamında yapılan çalışmalar için karşı davacıdan fazla talep edilen miktardan şimdilik 10.000 TL ile iki klipten birisinin bedeli olan ve karşı yanın ödemesi gereken, ancak davalı-k.davacı tarafından ödenen 20.000,00 TL'nin ve 08/02/2007 tarihinde piyasa çıkan albüm için tanıtım masrafı olarak yine karşı davacı tarafından ödenen 3.000,00 TL olmak üzere toplam 33.000,00 Tl.'nin tahsili taleplidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ...Esas, ... Karar sayılı ilamı ile" Dosyaya sunulan ve asıl dava davalısının yurt dışı konserlerine ilişkin afişlerin bir kısmında konser yer ve tarihi gösterilmiştir. Emniyet Müdürlüğü'nün ... tarihli müzekkere cevabı ekindeki giriş- çıkış kayıtları incelendiğinde afişlerdeki konser kayıtları ile örtüşen çıkış kayıtlarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu verilerin ışığında hayatın olağan akışına göre bir sanatçının yurt dışında olmasının konser amacıyla olduğuna dalalet eder. Mahkemece 03.03.2017 tarihli konser için davalı sanatçının, davacının temsilcisi ile yurt dışına gittiği, savunma kapsamında konserin davacının bilgisi dahilinde gerçekleştirildiği kabul edilmiş, ancak diğer afişlerde belirtilen tarihler için bu yönde bir araştırma yapılmamıştır.
Yurt dışına çıkış kayıtları ile afişlerde belirtilen konser tarihlerinin örtüştüğü tarihlerde başka bir amaçla yurt dışına çıkıldığını, konserin verilmediğini, konserin verilmesi halinde ise asıl dava davacısının bilgi ve izni ile konserin verildiğini ispat yükünün davalı üzerinde olduğu nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın asıl davanın davacısı yararına bozulması gerekmiştir." mahkememizce verilen karar bozulmuş iş bu esasa kaydedilmiştir.
Asıl dava yönünden Yargıtay Bozma ilamı ışığında eksik hususlar tamamlanmış, incelemeler yapılmış olup;
Bozma ilamında da belirtildiği üzere; Dosyaya sunulan ve asıl dava davalısının yurt dışı konserlerine ilişkin afişlerin bir kısmında konser yer ve tarihi gösterilmiştir. Emniyet Müdürlüğü'nün müzekkere cevabı ekindeki giriş- çıkış kayıtları incelendiğinde afişlerdeki konser kayıtları ile örtüşen çıkış kayıtlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu verilerin ışığında hayatın olağan akışına göre bir sanatçının yurt dışında olmasının konser amacıyla olduğuna dalalet eder. Mahkememizce 03.03.2007 tarihli konser için davalı sanatçının, davacının temsilcisi ile yurt dışına gittiği tespit edilmiştir.
Dosya kapsamına sunulan giriş ve çıkış kayıtları Yargıtay Bozma ilamı ışığında incelenmiş olup;
Dosyada mübrez afişlerin
Davalı ...’un yurt dışına giriş çıkış kayıtları ... Valiliği Emniyet Müdürlüğ’nün cevabi yazısındaki yurt dışı çıkış ve giriş tarihlerinin eşleştiği, dosya kapsamına alınan 14/05/2024 tarihli bilirkişi raporunun 2. Sayfasında ayrıntılı gösterildiği üzere 8 konserin eşleştiği,
Yargıtay bozma ilamında da belirtilen 03.03.2007 tarihli konsere davalı sanatçının davacının temsilcisi ile yurt dışına gittiği ancak bakiye kalan 7 konsere ilişkin Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere "
Yurt dışına çıkış kayıtları ile afişlerde belirtilen konser tarihlerinin örtüştüğü tarihlerde başka bir amaçla yurt dışına çıkıldığını, konserin verilmediğini, konserin verilmesi halinde ise asıl dava davacısının bilgi ve izni ile konserin verildiğini ispat yükünün davalı üzerinde olduğu nazara alınarak " ispat külfeti davalıda olup, davalı ispata elverişli bir delil sunmamış, ibraz ettiği deliller ile dosya kapsamında mevcut delillerin bahsi geçen 7 konserin davacının bilgi ve izni ile yapıldığını ispatlamaya elverişli olmadığı gibi davalının konser amacı dışında yurt dışına gittiğini göstermeye de elverişli değildir.
Yargıtay bozma ilamında da açıkça belirtildiği üzere Emniyet Müdürlüğü'nün müzekkere cevabı ekindeki giriş- çıkış kayıtları incelendiğinde afişlerdeki konser kayıtları ile örtüşen çıkış kayıtlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu verilerin ışığında hayatın olağan akışına göre bir sanatçının yurt dışında olmasının konser amacıyla olduğuna dalalet eder. Bu durumda 03.03.2007 tarihi dışında kalan yukarıda tespiti yapılan 7 konser yönünden, davacının alacak talebi yerindedir.
Mahkememizin 09/11/2023 tarihli duruşmasında; "Davalı vekiline, bozma ilamında bahsi geçen konserlere ilişkin elde edilen gelirin her bir konser için ne kadar olduğu mevcutsa bu konserlere ilişkin sözleşmeler ve elde edilen geliri gösterir dekont, ödeme belgesi ve yine elde edilen geliri göstermeye muktedir mali kayıtların sunulması için 2 hafta kesin süre verilmesine, aksi takdirde dosyanın mevcut hali ile değerlendirileceğinin ihtarına,"
"Bozma ilamı incelendiğinde bozma ilamına dayanak yapılan konu "Yurt dışına çıkış kayıtları ile afişlerde belirtilen konser tarihlerinin örtüştüğü tarihlerde başka bir amaçla yurt dışına çıkıldığını, konserin verilmediğini, konserin verilmesi halinde ise asıl dava davacısının bilgi ve izni ile konserin verildiğini ispat yükünün davalı üzerinde olduğu nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın asıl davanın davacısı yararına bozulması gerekmiştir." şeklinde belirtilmiş olup, bozma ilamı ışığında,
yurt dışı kayıtları ile afişlerde belirtilen konser tarihlerinin çakıştığı konserlerin tespiti ile (iş bu konserlerin davacının bilgi ve izni ile yapılıp yapılmadığı, konserin verilip verilmediği hususları ispat hukuku kapsamında mahkememizce dosya kapsamındaki delillere göre belirleneceğinden bilirkişilerce bu yönde hukuki mahiyette tespit yapılmamasına) tespit edilen konserlere ilişkin davalının elde ettiği net gelirin dosya kapsamındaki mevcut verilere göre her bir konser için ayrı ayrı hesap edilmesi,
dosya kapsamındaki verilere göre tespitin yapılamaması halinde tespite konu konser, konserin yapılacağı yer , rayiç hesaba elverişli tüm doneler nazara alınmak ve yine dosya kapsamında mevcut varsa dava konusu dışında olan konserlerden elde edilen gelirler de gerekirse emsal yönünden dikkate alınarak rayiç hesaplama yapılmasına, dava konusu gelirin kayıtlara girmeyen alacak olduğu, yasal defterler üzerinden yapılan tespitlerin hükme esas alınmayacağına ilişkin verilen 1. Bozma ilamı gereği ticari defter kayıtlarının incelenmesine gerek bulunmadığına, dosyanın en son görev yapan heyete tevdi edilmesine,
yeni bir hesaplama yapılıp inceleme yapılması gerekeceğinden bilirkişilere ek 1.250 TL ücret takdirine, 3.750 TL Bilirkişi ücretinin davacı tarafça 2 hafta içinde karşılanmasına, süresi içinde karşılanmaması halinde dosyanın mevcut hali ile değerlendirileceğinin ihtarına, rapor döndüğünde taraflara meşruhatlı olacak şekilde tebliğine," şeklinde ara karar kurulmuş;
Ara karara istinaden gerekli incemeler yapılmış, " dava konusu konsere ilişkin davalının elde ettiği net gelirin dosya kapsamındaki mevcut verilere göre her bir konser için ayrı ayrı hesap edilmesi, dosya kapsamındaki verilere göre tespitin yapılamaması halinde tespite konu konser, konserin yapılacağı yer , rayiç hesaba elverişli tüm doneler nazara alınmak ve yine dosya kapsamında mevcut varsa dava konusu dışında olan konserlerden elde edilen gelirler de gerekirse emsal yönünden dikkate alınarak rayiç hesaplama yapılmasına, dava konusu gelirin kayıtlara girmeyen alacak olduğu,
yasal defterler üzerinden yapılan tespitlerin hükme esas alınmayacağına ilişkin verilen 1. Bozma ilamı gereği ticari defter kayıtlarının incelenmesine gerek bulunmadığına ilişkin" ara karar gereği bilirkişilerce gerekli inceleme yapılmış, yapılan inceleme neticesinde her bir konser için yapıldığı tarih itibari ile 25.000 TL rayiç tespit edildiği, rayiç tespitinin yerinde olduğu, konserlerin rayiç değerinin yapıldığı tarih aralığı nazara alındığında eş değer bulunduğu, bir konserin diğerinden daha az ya da ya da daha fazla değere haiz olduğu yönünde tarafların itirazının bulunmadığı, davanın açıldığı tarihin 04/03/2008 tarihi olduğu,
davanın açıldığı tarih itibari ile TCMB verilerine göre 1 Euro'nun satış kurunun 1,8420 TL olduğu, bu durumda bilirkişilerce her bir konser için tespit edilen rayicin yaklaşık 13.000 Euro'ya tekabül ettiği ancak davacı vekili dava açarken dava dilekçesinde açıkça davalının 45 konserden elde ettiği net kazancın 270.000 Euro olduğunu beyan etmiş ve sözleşme gereği elde edildiğini iddia ettiği 270.000 Euro'nun ise % 30'unu talep etmiştir.
Bu durumda bizatihi davacı beyanına göre davalının her bir konser için elde ettiği net kazanç 270.000/45= 6.000 Euro olup, bizatihi davacının her bir konser için belirttiği tutar, bilirkişilerce tespit edilen( yaklaşık 13.000 Euro) rayiçten daha azdır.
Bu durumda taleple bağlılık ilkesi esas alınarak her bir konser için davalının elde ettiği net kazanç 6.000 Euro olarak kabul edilmiş( yukarıda belirtildiği üzere her bir konserin eş değere haiz olduğu saptanmıştır.), bu durumda davalının 7 konserden elde ettiği net kazanç 42.000 Euro olup, sözleşme gereği davalının 42.000/30x100=12.600 Euro ödemesi gerekmekte olup, Yargıtay 1. Bozma ilamında da belirtildiği üzere dava konusu gelirin kayıtlara girmeyen alacak olması hasebiyle ticari defter kayıtları incelenmemiş, yukarıda yapılar tespit ve değerlendirmeler uygun bulunmuş, davacının konser gelirlerine ilişkin 12.600 Euro alacağı olduğu,
davalı yanın bahsi geçen konser alacağına ilişkin sözleşme gereği davacıya ödeme yapmadığı tespit edilmiştir.
Davacının bir diğer talebi cezai şarta ilişkin olup, cezai şart talebi iki ayrı sözleşemeye dayanmakta olup; Davacı, Taraflar arasındaki Müzik Albümü İcra Yapım Sözleşmesine dayalı taleplerinde; davalının müvekkili ile yaptığı müzik albümü icra yapım sözleşmesine aykırı davrandığını, zira davalı sanatçının müvekkili ile olan sözleşmesi yürürlükte iken başka firmalarla albüm sözleşmesi yapmak için görüştüğünü, bu görüşmelerde müvekkili aleyhine beyanlarda bulunduğunu, sözleşmenin gizlilik ile ilgili 9. maddesini ihlal ettiğini, bu sebeple aynı sözleşmenin 10. maddesi uyarınca 250.000 USD cezaî şart ödemesi gerektiğini belirtmektedir. Sözleşmenin ilgili hükümleri şu şekildedir;
MADDE 9-GİZLİLİK
Sanatçı, gerek akdettikleri işbu sözleşme şartlarını, gerekse bu çerçevede gerçekleştirilen çalışmaları kendi uhdesinde tutmayı, sözleşmeye tabi konulan ve bilgileri diğer gerçek ve tüzel kişilere aktarmamayı, yazılı ve görüntülü basın organlarında STARDIUM aleyhine beyanatta bulunmamayı, aksine tutum ve davranışlarda bulunması halinde cezai şart miktarını ödemeyi beyan, kabul ve taahhüt eder.
MADDE 10.2
Sanatçı, işbu sözleşmenin tüm hükümlerine riayet etme zorunda olduğunu ve bu sözleşme maddelerinde mevcut tüm şartlara tam olarak uymayı şimdiden kabul, beyan ve taahhüt eder.
Sözleşmenin her hangi bir hükmünü veya taahhüdünü garantisini ihlal ve/veya sözleşmeyi haksız şekilde fesih eden ... 'un bu yüzden uğrayacağı her türlü zararı (müsnet- menfi) tazmin edeceğini ve ayrıca hiçbir ihtara gerek kalmaksızın ... ‘a nakden ve defaten USD 250.000-(İKİYÜZELLİBİNABDDÖLARI) cezai şartı ve ayrıca işbu sözleşme süresi içinde kendi nam ve hesabına veya üçüncü gerçek ve tüzel kişi veya kuruluşlara eser seslendirdiği takdirde, üretilecek her adet kaset başına USD 0.70 (SIFIRNOKTA YEDİDOLAR) her adet compact disc başına USD 1.40 (BİRNOKTAKIRKDOLAR) ödeyeceğini beyan,kabul ve taahhüt eder.
Hükümleri sözleşmede yer almaktadır.
Dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgeler incelenmiş ancak davalı karşı davacının sözleşmenin 9 uncu maddesi kapsamında gizlilik hükmünü ihlal ettiğine ilişkin herhangi bir delile rastlanmadığı tespit edilmiştir. Bu doğrultuda davalı karşı davacının gizlilik hükmünü ihlaline ilişkin bir delile rastlanmadığından sözleşmenin 10 uncu maddesi kapsamında talep edilen cezai şart talebinin ispat edilemediği nitekim bozma ilamı öncesi de bu yönde tespitlerin yapıldığı, bu konuya ilişkin mahkemenin vermiş olduğu kararın bozma kararına konu edilmediği anlaşılmış anılı sebeplerle bu sözleşme yönünden cezai şart talebi uygun bulunmamıştır.
Davacının ikinci cezai şart talebi, davalının taraflar arasındaki Menajerlik Sözleşmesine aykırı davrandığı ve Türkiye'de veya dışında yapacağı her türlü sahne çalışmaları sonucu elde edeceği net kazancın %30'unu şirkete ödemeyi kabul etmesine rağmen katıldığı 60 konserden 45'inin payını müvekkiline ödenmediğini, bu alacağının 81.000 Euro olduğunu, ayrıca sözleşme hükmüne aykırılık olduğu için yine 250.000 USD cezai şart ödenmesi gerektiğini ileri sürerek toplam 763.789,60 TL'nin tahsilinin gerektiği yönündedir.
Sözleşmenin 4.3. maddesinde: SANATÇI işbu SÖZLEŞME’nin imzası tarihinden itibaren, işbu SÖZLEŞME’nin 3 üncü maddesinin “a” ve “b” fıkralarında yazılı her türlü etkinliklerden elde edilecek net kazancın % 30 unu yine işbu SÖZLEŞME’nin 3 üncü maddesinin “c”, "d” ve “e” fıkralarında yazılı her türlü etkinliklerden elde edilecek kazancın % 50 sini ŞİRKET’e ödemeyi kabul ve taahhüt eder.
Net kazanç; madde 3 “a”, “b”, “c”, “d” ve “e” fıkralarında belirtilen etkinliklerden elde edilen brüt hasılat ve/veya etkinliklerin pazarlanması ile 3 üncü kişilere kesilecek fatura miktarlarından , bu etkinliklerin gerçekleştirilmesi, yapımı, organizasyonu , pazarlanması için yapılacak tüm masraf ve harcamaların tenzili ile bulunacak rakamı ifade eder.
SANATÇI, ayrıca işbu SÖZLEŞME’nin 3 üncü maddesinin“a”, “b”, “c”, "d” ve “e” fıkralarında yazılı tüm çalışmaların beraberinde getireceği vergi sorumluluğunun yine kendisine ait olduğunu kabul ve taahhüt eder. Hükmü mevcuttur.
CEZAİ ŞART başlıkl MADDE V de; Sanatçı sözleşmenin herhangi bir maddesinde aykırı davranması halinde 250.000 $ (İKİYÜZELLİBİN AMERİKAN DOLARI) cezai şartı ŞİRKET’e ödemeyi şimdiden kabul ve taahhüt eder. Bu durum ŞİRKET’in işbu SÖZLEŞME’yi tek taraflı fesih hakkını doğurur. SANATÇI SÖZLEŞME’nin herhangi bir maddesine aykırılık sebebiyle ŞİRKET’e cezai şart ödemesinin yanında ayrıca bu SÖZLEŞME’ye aykırılık nedeniyle ŞİRKET’in uğrayacağı her türlü maddi ve manevi zararı ödemeyi kabul ve taahhüt eder. SANATÇI cezai şartın fahiş olmadığını peşinen beyan ve kabul eder. Şeklindeki hükümleri ile birlikte değerlendirildiğinde;
Yargıtay bozma ilamı çerçevesinde gerekli incelemeler yukarıda yapılmış olup, davacının bilgi ve izni dahilinde olmaksızın 7 konser yapıldığı, davacının bu konserlerden kaynaklı 12.600 Euro alacağının saptandığı, davalının bu durumda sözleşmeye aykırı hareket etmek suretiyle ihlal eylemi gerçekleştirdiği,
bu durumda anılı sözleşme gereği cezai şart talebinde bulunmasında bir isabetsizlik bulunmadığı mahkememizce tespit edilmiş ise de anılı sözleşmede belirtilen cezai şart koşullarının oluştuğunun kabulü gerekmekte ise de taraflar serbest iradeleri ile sözleşmeyi imzalamış olsalar dahi dava açıldığı tarihte yürürlükte olan Eski Borçlar Kanunu'nun 161/son ve yeni Borçlar Kanunu'nun 182/son maddesinde belirtildiği üzere, cezai şart olarak belirlenen miktarın fahiş olması halinde, Hakim aşırı gördüğü ceza miktarını kendiliğinden indirilebileceğinden,
somut olayımıza ve sunulan delillere göre cezai şart miktarının 50.000,00 USD olarak kabulünün hakkaniyete uygun olduğu nitekim mahkememizce 06/11/2014 tarihinde verilen kararın da bu yönde olduğu ve bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı yanın hak sahibi olduğu cezai şart alacağı 50.000,00 USD olarak tespit edilmiştir.
Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında davacı yanın.
50.000,00 USD cezai şart ile 12.600 Euro ( 7 konsere ilişkin) sözleşmeden kaynaklı alacağının bulunduğu, davacı vekilinin dava dilekçesi ile açıkça, sözleşmede yabancı para cinsinden belirlenen alacakların dava tarihindeki TL karşılığı üzerinden talepte bulunduğu, nitekim dava dilekçesinin konu kısmı ve sonuç kısmında da açıkça sanatçı ...'un toplam 763.789,60 YTL'yi müvekkiline ödemesini talep ettiği bu durumda alacağın TL olarak hüküm altına alınması gerekeceği anlaşıldığından.
Asıl davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; taktiren 50.000,00 USD'nin dava tarihi itibari ile karşılığı olan 60.580, 00 TL( dava tarihi itibari ile TCMB verilerine göre 1 USD 1,2116 TL) cezai şart ile, 12.600 Euro alacağın dava tarihi itibari ile karşılığı olan 23.209,20( dava tarihi itibari ile 1 Euro 1,8420 TL) olmak üzere toplam 83.789,20 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine, faiz talebi bulunmadığından faize hükmedilmesine yer olmadığına, Karşı dava kesinleştiğinden iş bu dava yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
ASIL DAVA YÖNÜNDEN
1-Asıl davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; taktiren 50.000,00 USD'nin dava tarihi itibari ile karşılığı olan 60.580, 00 TL cezai şart ile, 12.600 Euro alacağın dava tarihi itibari ile karşılığı olan 23.209,20 TL olmak üzere toplam 83.789,20 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine, faiz talebi bulunmadığından faize hükmedilmesine yer olmadığına,
KARŞI DAVA YÖNÜNDEN Karşı dava kesinleştiğinden iş bu dava yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-Asıl dava yönünden; Davanın kabulüne konu değer üzerinden davalı yandan alınması gereken 5.723,64 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça yatırılan 10.311,20 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla yatan 4.587,56 TL harcın kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı yandan alınması gerekip de davacının yatırdığı peşin harca mahsup edilen karar ve ilam harcı tutarı olan 5.723,64 ( iş bu miktar davalı tarafından yatırılması gerekmekte olup ancak davacının yatırdığı peşin harçtan karşılandığından davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi gerekmektedir.) TL'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-Asıl dava dosyası yönünden davacı tarafça yapılan; başvurma harcı, posta, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 11.690,50 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak; 1.282,47 TL olan kısmın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin karşı dava yönünden yapıldığı, karşı dava yönünden davanın reddine karar verildiği ve yargılama giderlerinin de karşı davacı üzerinde bırakıldığı ve kararın kesinleştiği, davalı yanın asıl davaya yönelik yaptığı yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına
-Asıl dava dosyası yönünden, davanın kabulü üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre hesaplanan; 40.000,00 TL vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-Asıl dava dosyası yönünden, davanın reddine konu kısım üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre hesaplanan; 106.000,00 TL vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
-Karşı dava yönünden 06.11.2014 tarihinde verilen karar Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiğinden; karşı davaya ilişkin verilen karardaki vekalet ücreti, yargılama gideri ve harca ilişkin kararlar da kesinleşmiş olduğundan, karşı dava yönünden harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
-Taraflarca yatırılıp arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde TEMYİZ YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.18/12/2024
Katip ... Hakim ... · ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/199, K. 2024/281, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama