KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Esas no
- 2024/241 Esas
- Karar no
- 2025/153
- Dava
- Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli
- Dava tarihi
- 17/12/2024
Karar Metni
3.007 kelime·15 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı şirketin 6 Nisan 1920'de ... adıyla kurulduğunu, TBMM'nin çıkardığı ilk yasaları duyurduğunu, Milli Mücadelenin ve Kurtuluş Savaşının her aşamasına, Cumhuriyet devrimlerine tanıklık ettiğini, 1 Mart 1925'te "... " adını alan davacı şirketin bugünkü sermayesinin ekseri bir kısmı Hazine’ye, yani bizzat Türk milletine ait olan bir anonim şirket olduğunu, özel bir kuruluş kanunu olan ve dünyanın birçok bölgesinde örgütlenen, 13 dilde yayın yapan davacı şirket hem Türkiye tarihindeki hem de basın tarihindeki yeri itibarıyla saygınlığı ve güvenirliği ile bilindiğini,
davacı şirketin 1874 çalışanıyla hem ülkemizden hem de dünyanın dört bir tarafından haber topladığını ve içerik oluşturduğunu, bu içerikler arasında davacı şirkete bağlı olarak çalışan profesyonel foto muhabirlerinin çektikleri fotoğraflar önemli bir yer tuttuğunu, bu muhabirler deprem, yangın, sel ve savaş gibi olağanüstü yerleri ve anları büyük fedakarlıklar yaparak fotoğraflamakta ve davacı şirketin bunları abonesi olan müşterilerine anlık olarak ve düzenli bir şekilde servis ettiğini, bu çerçevede davacının oluşturduğu metin, foto ve video gibi içeriklere erişim,
bedeli karşılığında şifre ile mümkün olduğu bir sistem üzerinden abonelerine ulaştırıldığını, davalı tarafından izinsiz olarak yayınlanan fotoğraf ve haberlerin ve varsa haberdar olunmayan eserlerin tümüne ilişkin olarak yayının durdurulmasına, söz konusu eserlerin tanıtım, pazarlama ve reklamının yapıldığı her türlü tanıtım malzemesi,
reklam, broşür, afiş basılı evrak, fatura ve benzeri her türlü ticari evrakı kullanmaya, üretmeye, satmaya devam ederek mali ve manevi hakları davacıda olan eserlerin izinsiz bir şekilde başkaca kanallarda, internette, sosyal mecralarda yayınlanması halinde ortaya çıkabilecek telafisi çok güç ve hatta imkansız zararlar dikkate alınarak, HMK 390/2 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesine,
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca tecavüzün ref'i ile aynı sayılı Kanunun 68. Maddesi uyarınca izinsiz yayınlanan haber ve fotoğrafların rayiç bedellerinin üç katı tazminat talebimize karşılık her bir fotoğraf ve haber için toplam şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın olay tarihi itibariyle işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken tazmin edilerek davacıya verilmesine,
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 19. ve 70. Maddeleri uyarınca Davalılar tarafından kötü niyetli olarak manevi hakların ihlal edilmesi sonucu 25.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken tazmin edilerek davacıya verilmesine, dava konusu eylemlerin davacıya ait eserlere tecavüz teşkil ettiği tespit edilerek, dava konusu eserlerin her türlü ürünlerinde, hizmetlerinde, reklamlarında, internette yahut sair mecralarda, her türlü tanıtım malzemesi ve basılı evrakta, faturalar ve benzeri ticari dokümanlarda kullanmasının, satışının, dağıtımının önlenmesine, men edilmesine,
üzerine el koyulmasına, toplanmasına ve imhasına; eserlerin başkaca TV kanallarında, internette ya da sosyal mecralarda ve sair mecralarda Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 69. Maddesi uyarınca yeniden yayımının yapılmasının, umuma iletilmesinin, çoğaltılmasının, dağıtılmasının, iletilmesinin, işlenmesinin engellenmesine, olası bir tecavüzün meni, refi, hususlarında esastan da karar verilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; Davacının izinsiz kullanım maddi tazminat bedelinin hesaplanması için, 12.03.2025 tarihli ara karar ile dosyanın hesap bilirkişisine gönderildiğini, bilirkişi raporunun 20.05.2025 tarihinde tarafımıza tebliğ edildiğini, mahkeme huzurunda davayı bilirkişi raporuna göre ıslah ettiklerini, dava dilekçesinde talep edilen manevi tazminat bedeli yanında; talep edilen 1.000,00 TL maddi tazminat bedelini bilirkişi raporuna göre 45.000,00 TL arttırarak; toplamda 46.000 TL olarak davayı ıslah ettiklerini belirtmiştir. Davalı yanın davaya cevap vermediği görülmüştür.
Bilirkişiler 16/05/2025 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; “...” ilgili internet sitesine ve davaya konu linklere güncel girildiğinde ilgili alan adının “...” isimli alan adına ve ilgili alan adının birebir aynı linklerine yönlendirildiği görülmüş olup, 2 linkin mükerrer olduğu, (... linklerin ...’ya ait 2 farklı fotoğrafı barındırdığı için kullanılan izinsiz toplam fotoğraf sayısının 23 olduğu, özgün haber linkinin ise 21 olduğu, ... haberciliğinin, haberlerin hızlı bir şekilde toplanıp işlenmesi ve medya organlarına dağıtılması sürecini yöneten bir sistem olduğu,
bu sistemin, ajansların medya kuruluşlarına abone sistemi aracılığıyla haber, fotoğraf, video gibi içerikler sunmasını sağladığı, içeriklerin genellikle telif hakları ile korunduğu ve abonelik modeli üzerinden iletildiği, ancak abone olmayan kişilerin veya kurumların sınırlı erişimle içeriklere ulaşabildiği, bu çerçevede, 23 fotoğraf için toplam ödenmesi gereken tutarın 2.000,00 TL x 23 = 46.000,00 TL olduğu, belirtilen bu miktarın, mevcut bilgiler ve genel sektör değerlendirmeleri neticesinde ulaştığımız bir kanaat olduğu,
dava konusu fotoğrafların FSEK kapsamında “eser” olmamakla birlikte FSEK atfıyla haksız rekabet hükümlerine tabi olduğu, haksız rekabetin koşullarının doğmuş olduğu, FSEK m.68 hükmünün uygulanamayacağı görüşünü bildirmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmalığın; davacıya ait haber ve fotoğrafın davalı tarafça izinsiz kullanılması iddiası kapsamında tecavüzün tespiti, meni ve refi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin bir dava olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere davacı yan, ikame ettiği davasını dava dilekçesi esasa ilişkin talepler kısmında ilk üç madde de sıralamış olup, 1. Madde kapsamında maddi tazminat, 2. Madde kapsamında manevi tazminat, 3. Madde kapsamında ise tecavüzün tespiti, meni ve refi taleplerinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Esasa dair inceleme yapılmadan önce, davalılara husumet tevcihinin yerinde olup olmadığının saptanması icap etmekte olup, mahkememizce dosya kapsamına alınan davalı haber sitesine ilişkin künye bilgilerinde imtiyaz sahibinin davalı şirket olduğu iş bu sebeple davalı şirkete husumet yöneltilmesinin hukuki anlamda isabetli olduğu ancak diğer davalı ...'un gazetede sorumlu müdür olarak yer aldığı, ihlale konu haber ve fotoğrafların davalı şirketin sahibi olduğu haber sitesinde yayınlandığı, davalı şirketin ayrı ve bağımsız bir tüzel kişiliğinin bulunduğu,
diğer davalının sorumlu müdür olarak yer almasının davalı ...'ı hukuki bir ihtilafı konu alan iş bu dava yönünden sorumlu kılmak için yeterli olmadığı, ihlale konu paylaşımların yer aldığı sitenin sahibinin davalı şirket olması ve şirketin ayrı hukuki kişiliği nazara alındığında şirketin sorumluluğun mevcudiyetine rağmen salt sorumlu müdür sıfatı ile davalı ...'ın davalı olarak gösterilmesi yerinde olmadığından açılan davanın ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Davalı şirket yönünden ikame edilen davaya ilişkin esasa yönelik inceleme yapıldığında, davalı şirketin davaya cevap vermediği ve herhangi bir beyan dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; dava dilekçesinde belirtilen “...'” ilgili internet sitesine ve davaya konu linklere güncel girildiğinde ilgili alan adının “...” isimli alan adına ve ilgili alan adının birebir aynı linklerine yönlendirildiği görülmüş olup, 2 linkin mükerrer olduğu, fakat bu linklerin ...'ya ait 2 farklı fotoğrafı barındırdığı için kullanılan izinsiz toplam fotoğraf sayısının 23 olduğu, özgün haber linkinin ise 21 olduğu tespit edilmiştir.
Dava konusu haber ve fotoğrafların davalı şirket tarafından izinsiz bir şekilde kullanıldığı alınan bilirkişi raporu ile saptanmış olup yine dava konusu haber ve fotoğraflarda davacı yanın hak sahipliği de tespit edilmiş, yapılan tespitler usul ve yasaya uygun olup, davalı yan da bu yöndeki tespitleri içeren bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunmamış ve davacı lehine kazanılmış hak oluşmuştur.
Medya sektöründe haber ve fotoğraf üretimi, bilginin hızlı ve doğru bir şekilde kamuoyuna ulaştırılması esasına dayanır. Bu bağlamda, ajanslar ve haber kuruluşları genellikle belirli bir format ve standartlar çerçevesinde içerik üretirler. Sektörel pratikler göz önüne alındığında, rutin bir haber takibi sonucu elde edilen ve temel bilgileri aktaran haber metinleri, genellikle özgün bir edebi veya fikri yaratıcılık ürünü olarak değerlendirilmez. Bu tür haberler, daha ziyade olgusal bilginin yayılmasına yönelik işlevsel içeriklerdir.
Benzer şekilde, basın fotoğrafçılığı alanında da olay anını veya kişileri belgelemek amacıyla çekilen ve sanatsal bir kaygı taşımayan, standart kompozisyonlara sahip fotoğraflar, sektörde genellikle başlı başına bir "sanat eseri" olarak kabul görmez. Bu tür fotoğraflar, haberin görsel bir tamamlayıcısı ve bilgilendirici unsuru olarak değerlendirilir. Dolayısıyla, ...'na ait olduğu belirtilen ve ... tarafından kullanılan haber ve fotoğrafların, eğer rutin bir habercilik faaliyeti sonucu ortaya çıkmış ve sektörel standartlar çerçevesinde üretilmiş içerikler ise, sektör profesyonelleri ve yayıncılar tarafından "eser" niteliğinden ziyade "bilgi içeriği" veya "görsel materyal" olarak algılanması olasıdır. Bu durum, sektördeki içerik paylaşımı ve alıntı yapma pratiklerini de etkileyebilir.
Bilindiği gibi
FSEK m.1; eser kavramını “Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri” olarak tanımlamaktadır.
İşbu davaya konu olan husus fotoğrafa yönelik olduğundan FSEK m.4 de yer alan güzel sanat eserleri tanımı içindeki “foto grafik eser” kavramına gitmek gerekmektedir.
Kanunun her iki hükmü birlikte dikkate alındığında bir fotoğrafın “fikir ve sanat mahsulü” olması ve “hususiyet taşıması” halinde eser olarak korunabileceği sonucuna varılmaktadır. Hususiyet kavramı ise mevcudu fotoğraflamanın dışında özel bazı teknikler kullanarak, görsele aynı zamanda estetik bir değer kazandırmayı ifade etmektedir.
Özellikle fotoğrafçılıkta bir fotoğrafa ışık, efekt, açı, zemin vs. gibi pek çok özgün katkı ile mevcudun fotoğraflanmasında dahi hususiyet katılabileceği kabul edilmektedir. Fotoğrafçılık özü itibariyle “olanı fotoğraflama/yansıtma“ olduğundan özgünlük unsuru ancak bu hususiyetlerle kazandırılabilmektedir.
Bu nedenle özgünlük eşiğinin diğer güzel sanat eserlerine göre daha alt notada değerlendirilmesi gerekmektedir. Ancak tüm bunlar göstermektedir ki, fotoğraflama; “mevcudun” herhangi bir katkı olmadan sıradan bir fotoğrafını çekme olmanın ötesine geçmektedir.
Yukarıda tespiti yapılan fotoğrafların bir sanat mahsulü olmadığı, özel bir çekim tekniği-efekt-üslup kullanılmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla FSEK’in aradığı hususiyet koşulunu taşımadığı ve FSEK kapsamında “eser” kapsamına girmediği bilirkişilerce de usul ve yasaya uygun olarak tespit edilmiş olup, mahkememizce de bu görüşe iştirak edilmiştir.
Eser mahiyetinde olmayan fotoğrafların haksız rekabet hükümleri ile korunacağı hususu FSEK m. 84’te düzenlenmiştir.
“Madde 84 Bir işareti, resim veya sesi, bunları nakle yarayan bir alet üzerine tespit eden veya ticari maksatlarla haklı olarak çoğaltan yahut yayan kimse, aynı işaretin, resmin veya sesin 3 üncü bir kişi tarafından aynı vasıtadan faydalanılmak suretiyle çoğaltılmasını veya yayımlanmasını menedebilir.
Tecavüz eden tacir olmasa bile birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında haksız rekabete müteallik hükümler uygulanır.
Eser mahiyetinde olmayan her nevi fotoğraflar, benzer usullerle tespit edilen resimler ve sinema mahsulleri hakkında da bu madde hükmü uygulanır.”
Görüleceği üzere eser mahiyetinde olmasa da bir fotoğrafı ticari maksatlarla çoğaltan kişi men edilebilir ve haksız rekabet hükümleri uygulanabilir.
Haber ajanslarının durum-olay tespitini içeren fotoğraflamaları ile ilgili Yargıtay tarafından; “…bir haber ajansının üzerinde hak iddia ettiği fotoğrafı, internet sitesinde kullanarak haber yapması eylemidir. …. Öte yandan kullanılan fotoğraf, 5846 Sayılı Kanun kapsamında bir eser mahiyetini de taşımamaktadır.
Davaya konu fotoğraflar 5846 Sayılı Kanun’un 84. Maddesi çerçevesinde “eser mahiyetinde olmayan her nevi fotoğraflar, benzer usullerle tesbit edilen resimler ve sinema mahsulleri hakkında haksız rekabet hükümlerinin uygulanacağı” belirtildiğinden, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında haksız
rekabet hükümleri gereği korunabilir.” (Yarg. 19. CD, 10.12.2018 T, ... E,...) hükmü verilmiştir.
Dolayısıyla dava konusu fotoğrafların FSEK yollaması uyarınca TTK Haksız rekabet hükümleri uyarınca korunması gerekmektedir.
Yine davacı tarafça iddia edilen;
FSEK m.36 “Basın Kanununun 15 inci maddesi hükmü mahfuz kalmak üzere basın veya radyo tarafından umuma yayılmış bulunan günlük havadisler ve haberler serbestçe iktibas olunabilir.
Gazete veya dergilerde çıkan içtimai, siyasi veya iktisadi günlük meselelere mütaallik makale ve fıkraların iktibas hakkı sarahaten mahfuz tutulmamışsa aynen veya işlenmiş şekilde diğer gazete ve dergiler tarafından alınması ve radyo vasıtasiyle veya diğer bir suretle yayılması serbesttir. İktibas hakkı mahfuz tutulsa bile sözü geçen makale ve fıkraların kısaltılarak basın özetleri şeklinde alınması, radyo vasıtasıyla veya diğer bir suretle yayılması caizdir. Bütün bu hallerde, iktibas edilen gazete, dergi ve ajansın ve eğer bunlar da başka bir kaynaktan alınmışlarsa o kaynağın adı, tarih ve sayısından başka makale sahiplerinin adı, müstear adı veya alameti zikredilmek icap eder” hükmüne haizdir. Ancak hüküm haber içeriklerine ilişkin olup, görsellere ilişkin düzenlemeyi içermemektedir.
İşbu davanın konusu fotoğraf olup, FSEK m.36 değil özel hüküm olan FSEK m.84’e gidilmelidir. Diğer yandan; davacı tarafça 5187 sayılı Basın Kanunu koruması ileri sürülmüştür. Kanunun 24. Maddesi idari para cezası düzenlemiş olup, işbu davadaki davacı taleplerini karşılamamaktadır. Ancak ilgili İdare tarafından davalıya ceza uygulanıp uygulanmayacağı İdarenin takdirindedir. Bu çerçevede TTK haksız rekabet hükümlerine bakıldığında; bilindiği üzere haksız rekabetin
oluşma şartlarından biri ekonomik rekabetin varlığı ve dürüstlük kurallarına aykırılıktır. Davacının ilk haber kaynağı olması karşısında, davalının haber kaynağı olarak davacıyla rekabet etme ortamına girme çabası olduğu ve bu amaçla hareket ettiğine dair bir girişim olduğu ve ayrıca davalının da profesyonel habercilik yaptığı için bu ilkelere saygı duymaya özen göstermesi gerektiği dikkate alınmaktadır.
TTK m.55 (c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle;
1. Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak,
2. Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak,
3. Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak. Hükmünün gösterdiği gibi davacının iş ürünlerinden davalı tarafça haksız yararlanılmıştır. Bu sebeple haksız rekabet koşullarının doğduğu sonucuna varılmıştır.
İşbu sebeple her ne kadar Eser mahiyetinde olmasa da fotoğrafların haksız rekabet hükümleri ile korunacağı FSEK 84. Madde kapsamında yazılı olup, bu çerçevede davalı şirketin davacıdan izin aldığına dair bir delil sunmamış olması gözetildiğinde yukarıda ayrıntısı ile açıklandığı üzere davalı eylemlerinin haksız rekabet kapsamında olup, Davacıya ait haber ve fotoğrafların davalı yanca izinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılmasından kaynaklı eylemlerin haksız rekabet kapsamında olduğu ve işbu eylemlerin davacının haklarına tecavüz teşkil ettiğinin TESPİTİNE dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
Davacı vekili her ne kadar dava dilekçesi ile ihtiyati tedbir talebi ile esasa ilişkin talepler bölümünde 3. Madde kapsamında tecavüzün meni ve refi yönünde istemlerde bulunmuş ise de;
Yukarıda belirtildiği üzere davalı eylemlerinin FSEK 84 ve TTK 55. Madde kapsamında haksız rekabet kapsamında olup davalı yanın eylemlerinin davacı yanın fotoğraf ve haberler üzerindeki hak sahipliğine tecavüz teşkil etmiş ise de, husule gelen izinsiz kullanımlar sebebi ile mahkememizce haksız fiilin olduğu tarihte bizatihi davacı tarafından yayınladığı fiyatlar üzerinden her bir kullanım için tazminata hükmedilmiş, aynı zamanda haksız fiilin husule geldiği tarihten itibaren faiz işletilmiş olup, mahkememizin vermiş olduğu karar ile taraflar arasında bir bakıma farazi sözleşme ilişkisi oluşmuş,
davalı şirket tarafından söz konusu fotoğraflar davacı yanca belirlenen ücret mukabilinde satın alınmış gibi değerlendirilmiş olup zira nasıl ki davalı tarafça davacı şirketin belirlediği ücrete göre satın alım işlemi yapılsa idi tecavüz durumu oluşmayacak ise mahkememizce verilen tazminat kararı ile, oluşan tecavüz durumu farazi bir sözleşme kapsamında ortadan kalkmış olacaktır.
Anılı sebeplerle davacı yanın aynı anda, her ihlal için haksız fiilin oluştuğu tarihe göre faizi ile birlikte tazminata hükmedilmesini talep edip aynı zamanda fotoğrafların kaldırılmasını ve kullanılmasının engellenmesi istemi hukuken mümkün olmadığından Tecavüzün meni ve refi istemlerini ihtiva eden taleplerin ve buna bağlı ihtiyati tedbir isteminin reddine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Ajans haberciliğinin, haberlerin hızlı bir şekilde toplanıp işlenmesi ve medya organlarına dağıtılması sürecini yöneten bir sistem olduğu, bu sistemin, ajansların medya kuruluşlarına abone sistemi aracılığıyla haber, fotoğraf, video gibi içerikler sunmasını sağladığı, içeriklerin genellikle telif hakları ile korunduğu ve abonelik modeli üzerinden iletildiği, ancak abone olmayan kişilerin veya kurumların sınırlı erişimle içeriklere ulaşabildiği, bu çerçevede, 23 fotoğraf için toplam ödenmesi gereken tutarın 2.000 TL x 21 = 46.000 TL olduğu,
belirtilen bu miktarın, mevcut bilgiler ve genel sektör değerlendirmeleri neticesinde bilirkişilerce ulaşıldığı, belirlenen miktarın yerinde olduğu, davalı şirketin bir itirazı olmadığı, davacı vekili her ne kadar miktarı az bulmuş ise de, bizatihi davacı yanın yayınladığı sayfada belirlenen ücret olup, Davacı yanın bahse konu fotoğrafları haksız fiil tarihinde 2.000 TL olarak belirleyip dava açıldıktan sonra dava fazla olduğunu iddia etmesi yerinde bulunmadığı, Dava konusu fotoğrafların FSEK kapsamında “eser” olmamakla birlikte FSEK atfıyla haksız rekabet hükümlerine tabi olduğu, Haksız rekabetin koşullarının doğmuş olduğu,
FSEK m.68 hükmünün uygulanamayacağı bu sebeple 3 kat tazminat uygulanmayarak. Davacının maddi tazminat isteminin tam kabulü ile.
46.000,00 TL maddi tazminatın 1.000,00'sine olay tarihi başlangıcı olan 08.06.2024, bakiye kalan kısmına ise ıslah tarihi olan 17.06.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile( açılan dava belirsiz alacak davası olarak açılmamış olması ve kısmi dava özelliği göstermesi sebebiyle dava ve ıslah tarihi ayrımına gidilerek, başlangıçta talep edilen 1.000 TL için haksız fiil başlangıcı tarihi, bakiye kısım için ise ıslah tarihi nazara alınmıştır.) Davalı Şirketten tahsili ile Davacıya ödenmesine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Davacı vekilinin bir diğer talebi manevi tazminata ilişkin olup, husule gelen tecavüz eylemleri ile davacı yanın hak sahipliğinde olan fotoğraf ve haberlerin izinsiz kullanımı sebebiyle oluşan haksız rekabete bağlı olarak davacı yanın manevi tazminata hak kazandığı, ihlale konu fotoğraf ve haber sayısı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, ihlal tarihleri nazara alındığında talep edilen 25.000,00 TL manevi tazminat makul bulunmuş, anılı sebeplerle davacının manevi tazminat isteminin tam kabulü ile; 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi başlangıcı olan 08.06.2024 tarihiden itibaren işleyecek avans faizi ile Davalı Şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Bu durumda davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet sebebiyle reddine, diğer davalı yönünden ise tecavüzün meni ve refi istemlerinin reddi ile diğer tecavüzün tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulü yönünde aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/241, K. 2025/153, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama