KÜNYE
T.C. İstanbul 1.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Asıl Davada;
- Esas No
- 2024/83
- Karar No
- 2024/184
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2024
- Esas no
- 2024/81
- Karar no
- 2024/187
- Dava
- Marka hakkına tecavüz&tazmimat ve markanın hükümsüzlüğü talepli
- Dava tarihi
- 07/02/2017
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.171 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
İDDİA;Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilleri adına tescilli ... nolu "..." markasıyla davacı şirkete ait "...'le ..." markalarına davalı yanca yapım ve yayını yapılan ... isimli TV proğamı yoluyla tecavüzde bulunulduğunu bu kapsamda davalı yanca yapılan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, FSEK 68. madde kapsamında tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 26.9.2017 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat istemini 151/2/b ye göre talep ettiğini bildirmiş, 26.9.2018 tarihli beyan dilekçeleri ile de Öncelikle marka hakkına tecevüz edenin markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre hesaplama yapılmasını, bu yönde bir hesaplama yapılamdığı takdirde Lisans bedelinin veya emsal lisans sözleşmesine göre inceleme yapılmasını talep etmişlerdir.
SAVUNMA.
Davalı vekili beyan dilekçesinde; davacının tescil ettiği markalar sözcük markası olmasına karşın müvekkili şirketin programında kullandığı ibare sözcük + şekil biçiminde olduğunu, davacı markalarını tescil belgesinden anlaşılacağı üzere sözcük markası olarak tescil etmiş olduğunu, Programlarındaki kullanımlarından da ibarenin sözcükten ibaret olduğunun aşikar olduğunu, Oysa müvekkilinin programlarında kullanımların sözcük + şekil biçiminde olduğunu, ... tescil ettirmiş olduğu ibareyi tek başına kullanmadığını, her daim kendi adı ile birleştirmek suretiyle kullandığını, hiçbir programda “...” ibaresini tek basına kullanılmadığını,
Her programda yazıyla ve yayında gecen "...” ifadesi şeklinde bir kullanım olduğunu, davalının böyle bir kullanımının bulunmadığını, "..." ibaresinin jenerik bir isim olup özgün ve orijinal olmadığından ayırt edici bir vasfı bulunmadığını, sohbet programında böyle bir ibarenin kullanılması ibarenin zayıf niteliği karşısında ortalama tüketici nezdinde karışıklığa neden olacak nitelikte de bulunmadığını, asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
KARŞI DAVADA
İDDİA;Davacı vekili dava dilekçesinde; ..." ismini müvekkili şirket tarafından ilk olarak 2008 yılında kullanıldığını, Davacının "...” markasını tescil tarihinin ise 2012' yılı olduğunu, davalı markasının jenerik bir ibare olduğunu, ayırt ediciliği bulunmadığını, dava dışı başka firmaların ayırt edicilik sağlamak için eklerle marka tescilini sağladıklarını, gerek marka üzerinde müvekkillerinin hak sahibi olması,gerek davalı markasının jenerik bir marka olması nedeniyle ... no ile davalı ... adına tescilli ... markasının hükümsüzlüğüne karar venilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA; Davalı vekili beyan dilekçesinde; karşı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık, asıl davada davacılar adına tescilli ... nolu "..." markasıyla davacı şirkete ait "...'le ..." markalarına davalı yanca yapım ve yayını yapılan ... isimli TV proğamı yoluyla tecavüzde bulunulduğunu bu kapsamda davalı yanca yapılan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, FSEK 68. madde kapsamında tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, karşı dava konusunun ... no ile tescilli ... markasının hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Türk Patent ve marka kurumundan marka tescil belgesi celp edilmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık; ASIL DAVADA; davacının tescilli ... nolu "..." markasıyla davacı şirkete ait "...'le ..." markalarının davalı yanca yapılan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, şimdilik 1.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın tahsili istemiyle açılmış olduğu, KARŞI DAVADA; dava konusu uyuşmazlığın; davalılardan ... adına tescilli ... nolu markanın hükümsüzlüğü istemiyle açılmış olduğu anlaşıldı.
Dosya kapsamı itibari ile yapılan incelemede asıl dava, İstinaf ve Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiğinden, asıl dava yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA dair karar vermek gerekmiştir.
Karşı dava yönünden yapılan incelemede; Davalı Kenan adına ... nolu ile tescilli ''...'' markasının mutlak ret nedenlerine göre HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ilişkin verilen karar davalı Kenan yönünden kesinleşmiş ise de, karşı davada karşı davalı olan diğer şirket yönünden, şirketin marka üzerinde malik olmaması ve bu hususun Yargıtay Bozma ilamında da belirtilmesi hasebiyle karşı davada diğer davalı olan Medyanet şirketi yönünden ikame edilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
TASHİH ŞERHİ
Her ne kadar Mahkememizin 03/07/2024 tarihli duruşmasında verilen kısa kararda "Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı." şeklinde karar verilmiş ise de mahkememizce verilen kararın Yargıtay bozma ilamına uyulmak suretiyle verilmesi sebebiyle, koyu harfle belirtilen kısmın "YARGITAY TEMYİZ" olacak şekilde aşağıdaki gibi düzeltilmesine dair karar verilmiştir.
- "Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde YARGITAY TEMYİZ YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı."
Dair, tarafların yokluğunda verilen tashih kararına ilişkin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde YARGITAY TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/07/2024
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/83, K. 2024/184, 3 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama