KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2026
- Esas no
- 2022/257 Esas
- Karar no
- 2026/40
- Dava
- Marka, FSEK ve Haksız rekabet
- Dava tarihi
- 16/11/2022
Karar Metni
3.596 kelime·18 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka, FSEK ve Haksız rekabet davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin endüstriyel ürün tasarımı alanında uzmanlaşmış disiplinler arası bir tasarım ofisi olduğunu, ... tescil no ile ‘... ’ ibareli şekil markasının sahibi olduğunu, tescilli şekil markası olan kahve fincanının (...), müvekkilinin tescilli markası olan ... markası adı altında satılmakta olduğunu, söz konusu tasarımın çeşitli fuarlarda sergilendiğini, portallarda, deriglerde yer aldığını, çeşitli ödüllere sahip olduğunu, karşı tarafın müvekkiline ait ürünü taklit ettiğini, toptan ve perakende şekilde piyasaya sunduğunu, taklit ürünlerin ... markasıyla ve farklı isimlerle internet mecrasında yer aldığını,
diğer toptancı firmalara kötü örnek olarak yol açtığını, başka firmalarca da taklit edilmeye başlandığını, ... 1. FSHHM'nin ...
Değişik İş dosyası ile ürünlerin çok benzer olduğuna karar verildiğini, müvekkilinin markasında yer alan şekilin aynı zamanda grafik eser niteliğinde olduğunu, davalı fiillerinin marka ve telif haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, üç boyutlu şekil kavramının maraka olarak tescil edilebilecek bir işaret olduğunu, bu şekillerin tasarım, telif hakları ve haksız rekabet hükümlerine göre hukuki koruma altında olabileceğini, eser niteliğini taşıması halinde bu kapsamda da koruma alanı bulmasının mümkün olduğunu, eser olması durumunda tescil veya kayıt yükümlülüğünün bulunmadığını,
üç boyutlu şekillerin hem tasarım hem marka korumasına ilişkin mevzuat hükümlerinden yararlanabileceğini, karşı tarafın müvekkilinin markasını daha düşük kalitede üreterek olumsuz etki yarattığını, haksız avantaj yaratmasının yanı sıra müvekkilinin marka itibarının zarar gördüğünü belirtmiş ve. Davanın, ..., ... Ltd. Şti., ... Ltd.
Şti. isimli firmalara ihbar edilmesini, Davalıın, marka ve telif haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin tespitini, durdurulmasını ve menini, ... internet sitesine, ..., ... ve ... ve ... ibareleri bulunan sitelere erişimin engellenmesini, bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilecek web adreslerine Türkiye’den erişiminin durdurulmasına karar verilmesini, Müvekkili şirketin marka haklarına tecavüzlerden dolayı, şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın, 5.000 TL itibar tazminatının, 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini,
Karşı tarafa tebligat yapılmadan tazminatsız olarak davacının marka ve telif haklarına tecavüz eden teşkil eden, haksız rekabete neden olan davalılara ait internet sitelerine erişimin engellenmesini, Davalılara ait, Marka ve Telif haklarına tecavüz eden, haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil eden ürünlerin imhasını, Davalıların, telif hakkı ihlali teşkil eden fiilleri nedeniyle şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın, 5.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, Masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmi mahkeme kararının,
günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesini, Tüm yargılama ve ilan giderleri ile avukatlık ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI DAVA. Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin ... markası ile sektörde faaliyet gösterdiğini, davacının kamuya mal olmuş bir tasarımı marka olarak tescil ettirerek kötü niyetli olarak menfaat elde etmeye çalıştığını, kötü niyetli olduğunu, dava konusu edilen ürünün satışta olmadığı bizatihi davacı tarafça ikrar edildiğini, koruma süresi bitmiş bir tasarımın görsel unsurları marka örneği üzerine yerleştirerek marka tescili yapıldığını, davacının süresi bitmiş bir tasarımın ömrünü uzatmak için kanuna karşı hile yaptığını, davacının, ... tarihinde ... tescil numarası ile dava konusu markada yer alan fincan resmini tescil ettirdiğini,
aynı tasarımın ...tescil numaralı marka örneğinde yer aldığını, davacı adına tescilli ... tescil numaralı tasarım yenilenmeyerek kamuya mal olduğunu, 2 yol sonra davacının kendine yeni bir koruma alanı yaratmak istediğini ve kamuya mal olmuş bu tasarımı marka örneği üzerine yerleştirerek kanuna karşı hile yaptığını, davacının müvekkilinin ... markasını kullanmadığını bildiğini, kamuya mal olmuş bir tasarımı marka örneğine nakşederek piyasada tekel kurma amacı taşıdığını, davacının ... markası ile müvekkilinin ... ibaresi arasında iltibas kurulmasının mümkün olmadığını,
bir fikir ve sanat ürününü belirtilen formatlardan birine sokmak mümkün değilse, kanuna göre eser saymak ve korumanın da mümkün olmadığını, dava konusunun ne olduğunun belirlenmediğini, ileri sürülen hakkın, marka örneği üzerinde yer alan bir ürün şekli olduğunu, bu ürün ile ilgili alınan tasarım tescili de 2019 yılında tükendiğini, davacının tükenmiş bir hakkı diriltmeye çalışmasının kabul edilemez olduğunu, benzerlik taşıdığı iddia edilen ürünlerin birbirinden çok farklı olduğunu, ürünün benzer olduğu düşünülse bile müvekkiline ait olduğu beyan edilen ürün görsellerinde ürünlerin stokta bulunmadığının görüldüğünü,
hak ihlalinin söz konusu olmadığını, ürünün fiilen satıldığına dair delil olmadığını belirtmiş ve. Asıl davanın tüm talepleri ile reddini, Dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline, karşı dava yönünden ise karşı davanın ise asıl dava davacısı adına kayıtlı ... tescil numaralı markanın SMK 5/1-a,b,c,e ve SMK 6/9 bentleri gereği hükümsüzlüğü kapsamında açıldığı tespit edildi. talep etmiştir.
Dosya kapsamı itibari ile müteaddit kez rapor alınmış, alınan raporlar taraflara tebliği edilerek beyanları alınmıştır. Davacılar vekili 16.12.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını; marka hakkının ihlali nedeniyle maddi, manevi ve itibar tazminatı olmak üzere, telif hakkı ihlali nedeniyle maddi ve manevi tazminat olmak üzere, haksız rekabet eylemlerine ilişkin olarak maddi tazminat olmak üzere; toplamda 289.237,56 TL’nin dava tarihinden itibaren işletilecek en yüksek ticari faizle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmalığın; Davacının marka ve telif haklarına yapılan tecavüzün ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespiti, durdurulması, meni ve marka hakkına tecavüz eylemleri sebebiyle 5.000'er TL'den maddi, manevi tazminat ve itibar tazminatı, haksız rekabete sebebiyet veren internet sitelerine erişimin engellenmesi, marka ve telif haklarına tecavüz teşkil eden ürünlerin imhası, telif hakkı ihlali kapsamında 5.000'er TL'den maddi ve manevi tazminat istemi ile haksız rekabet teşkil eden eylemler sebebiyle 5.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili, karşı davanın ise asıl dava davacısı adına kayıtlı 2021/18632 tescil numaralı markanın SMK 5/1-a,b,c,e ve SMK 6/9 bentleri gereği hükümsüzlüğü kapsamında açıldığı tespit edildi.
Tüm dosya içeriği incelendiğinde; davacı tarafın ... tescil no ile ‘... ’ ibareli şekil markasının sahibi olduğu, tescilli şekil markası olan kahve fincanının (...), davacı tarafça evvelce tasarım olarak da korunduğu, yenilenmemesi sebebi ile tasarım olarak geçerliliğini yitirdiği anlaşılmaktadır.
Asıl davada tecavüz, haksız rekabet iddiası, karşı davada hükümsüzlük istemleri yönünden değerlendirme;
Davacının dayanak şekil markasının aynı zamanda markayı ihtiva eden şekil kısmının evvelce korunan endüstriyel tasarımı içermesi ve yine aynı zamanda davacının eser olduğu iddiası hasebiyle asıl ve karşı davaya dayanak hususlar çok yönlü ele alınıp incelenmiş, tasarım, marka ve telif hakları konusunda ayrı ayrı bilirkişi incelemeleri yapılmıştır.
Dosya kapsamına alınan TPMK cevabi yazısı incelendiğinde, davalı yanın tescilli ... adlı markasının bulunduğu ve her iki tarafın da ikrarı ile sabit olduğu üzere davalı yanın bu markayı kullandığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davacı yanın markasındaki ... ve davalı yanın tescilli markası aynı ve benzer değil ise de, davanın konusunu teşkil eden husus davalı yanın ... yahut ... markasını kullanıp kullanmadığı, bu isimler ile ürün satışı yapıp yapmadığı değil, davacının şekil markasını oluşturan görselin iltibas teşkil edecek derecede benzerinin davalı yanca satılıp satılmadığı ticari olarak faaliyete konu edinip edinmediği olup, bu yönde mahkememizce gerekli tespit ve incelemelerin yapıldığı,
dosya kapsamına alınan 05/05/2023 tarihli bilirkişi raporu ile davacı yanca bildirilen linkler ve ekran görüntüleri incelenmiş, yapılan incelemede, ... adı altında kahve fincan setleri satışının yapıldığı, her ne kadar bu ibare ile satılan ürünlere ilişkin olarak stokta olmadığı yönünde açıklamalar yer almış ise de, bu açıklamanın da esasen evvelce bu ürünlerin satışının yapıldığı ve ürün stoklara girmesi durumunda yeniden yapılabileceğinin göstergesi olduğu,
nitekim bahsi geçen raporun 5. Sayfasında yer alan görselde şu an mevcut değil açıklamasının altında da sonradan stoklara girip girmeyeceğinin belirsiz olduğuna ilişkin ibare yer aldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda tespiti yapılan mütecaviz kullanımların davacının şekil markası ile benzer olup olmadığı noktasında mahkememizce kapsamlı araştırmalar yapılmış olup;
Markanın evvelce tasarım olarak TPMK nezdinde tescilli olması hasebiyle ürün görselleri üzerinden tasarım hukuku bağlamında inceleme yapılmış, 05/05/2023 tarihli bilirkişi raporu ile ürün görselleri karşılaştırması usul ve yasaya uygun olarak yapılmış, yapılan analizler ile davalı yanın ... adı altında satışa konu ettiği ürünlerin bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, benzer olarak telakki edildiği, yapılan tespitlerin yerinde olduğu,
Mahkememizce davacının dayanak hakkının şekil markası olması hasebiyle aynı zamanda marka hukuku bağlamında da incelemeler yapıldığı, bu bağlamda dosya kapsamına alınan 02/03/2025 tarihli içinde hem tasarım hem marka vekilinin de olduğu rapor ile davacı şekil markası ile davalı yanca kullanılan ürünlerin benzer olduğu, ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya müsait olduğu, hali ile kullanımların davacının tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirlenmiş olup, yapılan tespit ve değerlendirmelerin yerinde olduğu,
Mahkememizce bu defa içinde görsel sanat uzmanı bulanan 17/07/2025 tarihli bilirkişi raporunun 7. Sayfasında usul ve yasaya uygun olarak tespit edildiği üzere davacının dayanak şekil markasındaki görselin ayırt edici 5 özelliğinden 4 tanesinin davalının mütecaviz kullanımlarında yer aldığının tespit edildiği,
Yukarıda belirtili açıklamalar nazara alındığında, davalı yanın tespiti yapılan kullanımlarının davacının yukarıda belirtili şekil markasına tecavüz teşkil ettiği, davalı yan her ne kadar internet üzerinden tespiti yapılan kullanımlarda TÜKENDİ ibaresinin bulunmasının tecavüz eylemlerinin olmadığı sonucuna delalet ettiğini iddia etmiş ise de, yukarıda da belirtildiği üzere bu ibarenin aksine, mütecaviz kullanımların husule geldiğini, ticari faaliyete konu edildiğini ve edilmeye devam edilebileceğinin göstergesi olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.
Davalı yan her ne kadar karşı dava ile davacının dayanak şekil markasının SMK SMK 5/1-a,b,c,e ve SMK 6/9 bentleri gereği hükümsüzlüğünü istemiş ise de, SMK 6/9 Maddesi kapsamında davacı markasının tescilinin kötüniyetli olduğunu ispata matuf deli olmadığı,
davacının evvelce tasarım olarak korunan ürününü bu defa şekil markası ile tescil ettirmesinin kötüniyet olarak değerlendirilemeyeceği, davacının eski tarihli tasarımını bu defa marka olarak da tescil ettirebileceği, bu durumun kanunun dolanması anlamına gelmeyeceği, aksine hakkın yasal kullanımı anlamına geleceği, evvelce geçerli olup, yenilenmeyen tasarımın kamuya mal olduğu iddiasının söz konusu tasarım ürününün geçerli tescil ile marka olarak korunması sebebi ile yerinde olmadığı ve yine davacının şekil markasının ayırt edici niteliğe haiz olduğu,
alelade fincan takımı olmadığı bu husunun gerek tasarım gerek marka gerek Fsek kapsamında yapılan değerlendirmeler ile sabit olduğu, davacının dayanak markasındaki şeklin özgün olduğu, davacı adına hususiyet taşıdığı aynı zamanda geçmiş dönemde tasarım güncel hali ile de marka ve eser vasfına haiz olacak mahiyet taşıdığı,
bu hali ile dayanılan markanın ayırt edici olmadığı savunmasının yerinde olmadığı gibi dosya kapsamına alınan usul ve yasaya uygun tespitler ihtiva eden 02/03/2025 tarihli bilirkişi raporu ile de usul ve yasaya uygun olarak davacının dayanak markasının ayırt edici olduğu tespit edilmiş aynı zamanda davacının dayanak markasının SMK 5/1-A,B,C ve E maddeleri uyarınca da hükümsüz kılınamayacağı tespit edilmiş olup, tüm bu hususlar nazara alınarak asıl dava yönünden, davacı yanın marka hakkına yapılan tecavüzün tespiti, durdurulması ve meni yönünde karar verilmiş,
karşı davanın da yine yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında reddine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
Davacı vekili şekil markası olarak tescil ettirdiği görselin aynı zamanda eser olduğu iddiası ile FSEK kapsamında da talepte bulunmuş olup, markanın aynı zamanda eser olması halinde SMK hükümleri yanında FSEK kapsamında da korunmasında engel olmadığı, dava konusu şekil markasında da geçen ürün görselinin dosya kapsamına alınan 17/07/2025 tarihli rapor ile raporun özellikle 4 ve 5. Sayfalarında dava konusu fincanının hususiyeti ve özgünlüğü adına ürünün ana hatları da incelenmek suretiyle değerlendirme yapılarak,
fincanın yaratıcısının hususiyetini taşıdığı ve eser niteliğinde olduğu net bir şekilde tespit edilmiş, yapılan tespitlerin ürüne ilişkin sektörel normlara uygun ve bilimsel içerikler ile hazarlanması sebebi ile yerinde bulunduğu, her ne kadar aynı heyette yer alan Fsek uzmanı tarafından davaya konu görselin eser olmadığı tespitinde bulunmuş ise de, FSEK uzmanın ayrık görüşünde sadece teorik açıklamalara yer verildiği, halbuki eserin estetik değere haiz olup olmadığı, sahibi lehine hususiyet taşıyıp taşımadığı incelemesinin FSEK uzmanın uzmanlık alınana da girmediği,
bu yönü ile yapılan tespitlerin yerinde olmadığı gibi dosya kapsamına sunulan ... 3. FSHHM ...Esas sayılı dosyada alınan 18/09/2024 tarihli raporda da aynı ürünün eser mahiyetinde olduğu tespit edilmiş olup, 17/07/2025 tarihli rapor ile aynı ürünü inceleyen ...
3. FSHHM ...Esas sayılı dosyada alınan 18/09/2024 tarihli rapor içeriği nazara alınarak dava konusu ürünün eser olduğu kabul edilmiş, yukarıda da tespit edildiği üzere davalı yanın davacının eser mahiyetinde olan ürünleri iltibas teşkil edecek şekilde izinsiz olarak ticari mahiyette kullanması sebebi ile telif hakkına yönelik tecavüzün tespiti, durdurulması ve men'ine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında davalı yanın davacının marka ve telif hakkına yönelik tecavüzde bulunduğu sabit olup, tecavüz mahsulü olan ürünlerin imhasını istemekte ve yine ilan isteminde hukuki yarar var olduğundan marka ve telif hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin kararın kesinleşmesi ile masrafı davalı tarafa ait olmak üzere imhasına, mahkememiz kararının kesinleşmesi ile kararın tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalı tarafa ait olmak üzere ilanına karar verilmiştir.
Davacı yan her ne kadar aynı eylemlere dayalı olarak marka hakkına tecavüzün yanında aynı zamanda haksız rekabet isteminde bulunmuş ise de, yakın zamanda verilen yüksek mahkeme kararları ışığında kümülatif korumanın mümkün olmaması sebebi ile haksız rekabete dayalı istemlerin reddine karar verilmiştir.
Davacı yan her ne kadar dava dilekçesinde bildirdiği adreslere erişim engeli kararı verilmesini istemiş ise de, mahkememizce taleple bağlılık ilkesi mucibince sadece talep konusu ile sınırlı inceleme yapılmış, bahsi geçen adreslerde mütecaviz ürünlerin tükendiği bilgisi yer aldığından ve yine davacı yanın başkaca bir tedbir talebi bulunmadığından talebe konu tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
Asıl davadaki tazminat talepleri yönünden değerlendirme;
Davacı yan her ne kadar haksız rekabet kapsamında maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de, yukarıda da gerekçesi açıklandığı üzere yakın zamanda verilen yüksek mahkeme kararları ışığında kümülatif korumanın mümkün olmaması sebebi ile haksız rekabete dayalı tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacı yan her ne kadar marka hakkına tecavüz kapsamında itibar tazminatı talebinde bulunmuş ise de, tazminat talebinde bulunan hak sahibinin markanın olumlu bir imaja sahip olduğunu ve markanın sonraki kullanımının ilgili kesim nezdinde olumsuz bağlantılar yarattığını ispat etmesi gerekmektedir. Ayrıca, markanın itibar kaybı neticesinde tazminata hükmedilebilmesi için markanın soyut olarak ihlale maruz kalması yeterli görülmemekte; itibardaki kaybın ne şekilde gerçekleştiği ve bu kaybın nasıl telafi edilebileceği hususlarının da ortaya konulması beklenmektedir. Bu hususta da ispat yükü, itibar tazminatını talep eden kişiye düşmektedir. Ancak davacı yanın bu yönde itibar kaybının olduğunu ispata elverişli delil sunmadığı görülmekle bu yöndeki istemin reddine karar verilmiştir.
Davacı yan her ne kadar FSEK 68. Maddesine göre talepte bulunmuş ise, davacının aynı zamanda FSEK 70. Madde kapsamında maddi tazminat talebi var olup, bu durumda her iki madde kapsamında ayrı ayrı tazminata hükmolunmasının mümkün olmadığı, FSEK 68. Madde kapsamında davacının talep edeceği tazminatın 30.000,00 TL olarak hesaplandığı, davacı yanın bu tespite yönelik itirazının bulunmadığı, FSEK 70. Madde kapsamında çıkan miktarın daha yüksek olması sebebi FSEK 70. Madde kapsamında maddi tazminata hükmedilmiş olup, anılı sebeplerle FSEK 68. Madde kapsamındaki talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı yan marka hakkını tecavüz eylemleri sebebi ile manevi tazminat talebinde bulunmuş olup, husule gelen eylemler ve tarafların sosyal ekonomik durumu nazara alındığında talep edilen manevi tazminat miktarı uygun kalmakta olup taleple bağlılık ilkesi nazara alınarak marka hakkına tecavüz eylemleri sebebi ile 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 16/11/2022'den itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsili ile, davacılara ödenmesine dair karar verilmiştir.
Davacı yan telif hakkına tecavüz eylemleri sebebi ile manevi tazminat talebinde bulunmuş olup, husule gelen eylemler ve tarafların sosyal ekonomik durumu nazara alındığında dava dilekçesi ile talep edilen manevi tazminat miktarı uygun kalmakta olup taleple bağlılık ilkesi nazara alınarak telif hakkına tecavüz eylemleri sebebi ile 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, ( her ne kadar telif hakkına dayalı manevi tazminat istemi yapılan ıslah işlemi ile arttırılarak 10.000,00 TL'ye yükseltilmiş ise de manevi tazminat istemli davalarda talebin artırılmasına ilişkin ıslah işlemi yapılması mümkün olmadığından,
fazla kısmın reddine karar verilmiştir) 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 16/11/2022'den itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsili ile, davacılara ödenmesine dair karar verilmiştir.
Davacı yan marka hakkını tecavüz eylemleri sebebi ile maddi tazminat isteminde bulunmuş olup, dosya kapsamına alınan 17/07/2025 tarihli bilirkişi raporu ile yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, rapor incelendiğinde davalı yanın ticari defter kayıtları incelendiği, satış raporlarına bakıldığı, örnek faturaların da incelerek buna ilişkin verilerin rapora dercedildiği ve yine sadece mütecaviz kullanımlara göre hesaplama yapıldığı, hesaplama raporunda Davalının ... markası ile sattığı ... ile ... satışlarına göre hesaplama yapıldığı,
dosya kapsamına alınan davalı yanın kullanımlarını gösterir 05/05/2023 tarihli rapor incelendiğinde aynı ürünlerin ( ... markası ile sattığı .... ile ...) bilgilerinin yer aldığı, ayrıca stok kodlarının da uyuştuğu( 05/05/2023 tarihli raporun 6. Sayfası üstte, 10. Sayfasında altta yer alan görseller) yer aldığı, dolayası ile bu durumun yapılan hesaplamaların yerinde olduğu, doğru yöntemler ile yapıldığının da göstergesi olduğu, davacının seçimlik yönteme göre talep edeceği tazminatın 99.618,78 TL olarak usul ve yasaya uygun tespit edildiği anlaşılmakla, -Marka hakkına tecavüze dayalı maddi tazminat talebinin kabulü ile.
99.618,78 TL maddi tazminatın 5.000,00 TL'sine dava tarihi olan 16/11/2022, bakiye kalan kısmına ıslah tarihi ( ıslah harcının yatırıldığı tarih) olan 17/12/2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsili ile, davacılara ödenmesine dair karar verilmiştir.
Davacı yan telif hakkına tecavüz eylemleri sebebi ile maddi tazminat isteminde bulunmuş olup, dosya kapsamına alınan 27/10/2025 tarihli ek bilirkişi raporu ile yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, ilgili raporun yapmış olduğu atıf sebebi ile 17/07/2025 tarihli raporunun değerlendirilmesi gerekeceği davalı yanın ticari defter kayıtları incelendiği, satış raporlarına bakıldığı, örnek faturaların da incelerek buna ilişkin verilerin rapora dercedildiği ve yine sadece mütecaviz kullanımlara göre hesaplama yapıldığı, hesaplama raporunda Davalının ... markası ile sattığı ... ile ... satışlarına göre hesaplama yapıldığı,
dosya kapsamına alınan davalı yanın kullanımlarını gösterir 05/05/2023 tarihli rapor incelendiğinde aynı ürünlerin ( ... markası ile sattığı ...ile ...) bilgilerinin yer aldığı, ayrıca stok kodlarının da uyuştuğu( 05/05/2023 tarihli raporun 6. Sayfası üstte, 10. Sayfasında altta yer alan görseller) yer aldığı, dolayası ile bu durumun yapılan hesaplamaların yerinde olduğu, doğru yöntemler ile yapıldığının da göstergesi olduğu, davacının FSEK 70. Maddesine göre talep edeceği maddi tazminatın 99.618,78 TL olarak usul ve yasaya uygun tespit edildiği anlaşılmakla, -Telif hakkı ihlaline dayalı FSEK 70.madde kapsamındaki talebin kabulü ile.
99.618,78 TL tazminatın 5.000,00 TL'sine dava tarihi olan 16/11/2022, bakiye kalan kısmına ıslah tarihi ( ıslah harcının yatırıldığı tarih ) olan 17/12/2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsili ile, davacılara ödenmesine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
11/02/2026 Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/257, K. 2026/40, 11 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama