İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/221 K.2025/261

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka ve haksız rekabet davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2024/221Karar2025/261Tarih19 Kasım 2025Okuma22 dk · 4.490 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
19 Kasım 2025
Esas no
2024/221 Esas
Karar no
2025/261
Dava
Marka ve haksız rekabet
Dava tarihi
25/11/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.490 kelime·22 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka ve haksız rekabet davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davacının doğal içerikli ve vitamin takviyesi sağlayan ürünleri ile ...- ... sağıklı ürün seçme ve temin etme gayretinde olan tüketici tarafından en çok tercih edilen ve tanınan markalar arasında ilk sıralara yerleştiğini, Ülkemizdeki en önde gelen online pazaryeri sitelerinde davacıya ait ürünlerin tüketiciye sunulduğunu ve aktif olarak yoğun şekilde kullanıldığını, ... markasının tanıtımına oldukça önem verildiğini davacı şirketin 2016 yılından bu yana doğrudan tüketiciye ulaşma çalışmaları yapmakta olduğunu ve ... başta olmak üzere sosyal medya kanalları üzerinden kullanıcılarına aktif bir şekilfde ulaştığını,

sosyal medya kanalları üzerinden doğrudan tüketiciye ulaşmak adına profesyonel bir şirket olan ... ile çalıştığını ve her yıl sosyal medya hesapları etkileşimlerine ilişkin paylaşım geçmişi raporu oluşurduğunu, 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait paylaşım geçmişi raporlarını dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, 09.06.2020 tarihli ...” başlıklı makalesinde ... ürünlerinleri eczacılar tarafından en çok tavsiye edilen vitamin ve takviye gıdalar arasında gösterildiğini, Listenin yüksek potansiyelli ... takviyeleri listesinde ... markasının yüzde 49 oranı ile belirgin bir hakimiyet elde ettiğini ve listenin ilk sırasına yerleştiğini,

16.06.2020 tarihli ... dergisinin "...?” başlıklı makalesinde ise ... ürünlerinin güvenilirliğine vurgu yapıldığını ve piyasadaki ürünler arasında tercih edilebilir olduklarına dikkat çektiğini, 21.06.2020 tarihinde ... tarafından yayınlanan "...” isimli makalesinde ... ürünleri ... .com üzerinden satın alınabilecek, kolay erişilebilir en iyi 7 C vitamini pastil olarak nitelendirildiğini, ... merkezli ... isimli televizyon kanalı ise pandeminin başlangıcına denk gelen 29.02.2020 tarihinde çalışanlarının bağışıklıklarını güçlendirmek için kullandıkları ürünler arasında ... ...

Tozu ürününü tanıttığını, ... ... araması için yaklaşık 10 milyon arama sonucu bulunmakta olup yüksek sayıda sonuç markanın tanınmışlığı ve popülerligini gösteren diğer bir unsur olduğunu, Davacı şirkete ait ... markasının hem ülkemizde hem de dünya çapında çok yaygın ve yüksek bir bilinirliğe ve popülariteye sahip olduğu ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/5 maddesi ile Paris Sözleşmesinin 1.mükerrer 6.maddesi gereğince çok tanınmış bir marka olduğunu,

Davalı ... ... firması 18.08.2020 tarihinde davacıya ait markasının ayırt edilemeyecek kadar benzer bir versiyonu olan markası için 05/29/ 30 ve 32. sınıflarda başvuru girişiminde bulunduğunu ve söz konusu marka başvurusu kötü niyetli olduğu gerekçesi ile reddedildiğini,marka başvurusu reddedilen davalı davaya konu düz kelime formatındaki “... e c” marka tescilini elde etmek suretiyle hem TURKPATENT Kurumu incelemesini manipule ettiğini hem de davacıya ait çok tanınmış ...

C markasının lider ve güvenilir konumundan haksız ve izinsiz çıkar elde ettiğini, Davalının davacı şirketten ve markadan haberdar olmasına rağmen, bile isteye davacıya ait markayı sistematik olarak kendi adına tescil ettirmeye çalışma davranışı TTK'da düzenlenen basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı oldugu gibi MK m. 2'de düzenlenen dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu,

davacı şirket tarafından söz konusu marka başvurusuna süresi içerisinde itiraz edildiğini ancak söz konusu markanın kötu niyetli olması sebebiyle tümden reddi gerekir iken söz konusu markanın kısmen reddine karar verilmiş olması sebebiyle işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, "...” kelimesi Türkçe'de Farsça anlamına geldiğini ... ibaresinin ön planda olduğu ve "...” kelimesinin daha küçük bir formatta yazıldığı bu kullanım, davacı tarafından özel olarak Farsça'nın yaygın olarak kullanıldığı Arap ülkelerine yönelik bir ürün olarak tasarlandığı izlenimini uyandırdığını,

Davacıya ait ticari görsel kimliğin de birebir kopyalanmış olup sarı-kırmızı şeklindeki renk ve yazı kombinasyonunun tesadüfen seçilmediğini ve davalıya ait ürünün sanki muvekkilin Arap ülkelerine özel üretilmiş bir versiyonu olarak düşünüleceğini, Davalı, davacıya ait tanınmış ... markasını neredeyse birebir kopyalamış olup ihtilafa konu iltibas yaratır nitelikte olması nedeniyle davalıya ait markanın hükümsüz kılınması itiraza konu ... C başvurusu, davacı firmaya ait ...

C markalarına, anlamına gelen “...” ibaresinin eklenmesi suretiyle oluşturulduğunu, ... C ibaresinde yer alan ... kelimesi coğrafi kaynak belirttiğinden dolayı herhangi bir ayırt ediciliği olmadığını ... C ibaresinin eklenmek suretiyle kullanılmak istenmesinin başvuru sahibinin asıl amacının ...

C markasını kullanmak ve tescil ettirmek olduğunu, Davacıya ait ... markaları 05, 30 ve 32. sınıflarda tescilli olup davalı işbu ihtilafa konu için aynı sınıflar ve mallar üzerinde ... markasını tescil ettirdiğini, ihtilafa konu markaların kapsadığı sınıflar bakımından tek farklı sınıf 29. Sınıf olup bu sınıfa düşen ürünlerin ise 30. ve 32. Sınıflarda yer alan ürünler ile ayrılmaz mahiyette olduğunu ve benzer niteliklere sahip olduklarını, Hem markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olması, hem davalının davacının ... markasını ihtilafa konu markaya doğrudan ihraç etmiş olması,

hem de "...” ibaresinin jenerik bir ibare olması sebebiyle ayırt ediciliğinin bulunmadığı göz önüne alındığında ... markasının 05, 30 ve 32. sınıflarda hükümsüz kılınması gerektiğini, ... markasının yüksek tanınmışlığı da göz önünde bulundurulduğunda, tüketici nezdinde ... markalı ürünlerin, davacı şirket tarafından üretilen yeni bir ürün olarak değerlendirilmesinin çok yüksek bir ihtimal olduğunu ve Davalının davacının piyasadaki tanınmışlığı, lider konumu ve güvenilirliğinden haksız ve izinsiz olarak faydalanmaya çalıştığını, TTK m.18/f.2 gereği basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü olan davalının,

davacıya ait çok tanınmış ... markası ve kullanımlardan haberdar olmamasının imkansız olduğunu, bu bağlamda davalıya ait 2021 ... sayılı ... markasının kötü niyetli tescil ettirildiğini, Davalının davaya konu ürünleri davacı tarafından Ortadoğu ülkelerine üretilen seri bir ürün izlenimi yaratmakta olduğunu davalının davacı şirktin lider konumu ve itibarından haksız menfaat elde ettiğini" beyan etmiş ve davacının en eski tescil tarihi 14.01.2012 olan ... markasının ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan ... ibaresinin davalı ...

Gıda ve Yağ Sanayi Ith. Ihr. Paz. Ltd, Şti. tarafından 12.11.2023 tarihinde 2021 ... sayı ile tescil edilmiş olması sebebi ile işbu marka tescilinin kötü niyetli tescil olduğunun tespitine, Davacının tanınmış ... markasıyla neredeyse bire bir aynı ve kötü niyetle başvurusu yapılmış ve tescil edilmiş bulunan davalı ... Gıda ve Yağ Sanayi Ith. Ihr. Paz. Ltd.

Şti. adına tescilli 2021 ... sayı ile 05/29/... sınıflarda yer alan mallar için kayıtlı ... markasının hükümsüz kılınmasına, sicilden terkinine ve bu amaçla Türk Patent ve Marka Kurumuna müzekkere yazılmasına, Davalı ... Gıda ve Yağ Sanayi Ith. Ihr. Paz. Ltd.

Şti. adına kayıtlı 2021 ... sayı ve ... ...marka tescilinin 3. kişilere devrinin önlenmesi için teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve bu amaçla Türk Patent ve Marka Kurumuna müzekkere yazılmasına, https://taksaran.com/.../ alan adlı web sitesinde yer alan ihlal teşkil eden içeriklere erişimin engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve bu kararın uygulatılması için Erişim Sağlayıcılar Birliği'ne ve/veya yetkili mercilere müzekkere yazılmasına,

Dava dilekçemizde yapmış olduğumuz açıklamalar ve sunmuş olduğumuz deliller itibariyle davalının, davacının tanınmış .../ markasıyla karıştırlmaya mahal verecek derecede ve ayrıt edilemeyecek kadar benzer olan 2021 ... sayılı "...” markası ile şeklindeki kullanımları içerir tüm ihlal teşkil eden kullanmaları kapsamında: marka haklarına tecavüz ve (ii) haksız rekabet oluşturulduğunun ve davalıların kötü niyetli olduğunun tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, her türlü kullanım, üretim ve satışının, lisans verilmesinin, ithalat ve ihracatının durdurulması ve önlenmesine,

https://taksaran.com/.../ alan adlı web sitesinde yer alan ihlal teşkil eden içeriklere erişimin engellenmesi ve bu kararın uygulatılması için Erişim Sağlayıcılar Birliği'ne ve/veya yetkili mercilere müzekkere yazılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA. Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle.

Davalı şirket 2010 yılından bu yana ağırlıklı olarak gıda, bakliyat, baharat, kuru meyve ve kuruyemiş sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının davaya konu marka dışında da birden çok marka tescili bulunduğunu, markaları 05/29/... sınıflarında tescilli olduğunu, davacının faaliyet alanıyla davalının faaliyet alanının farklı olduğunu, ürün ve hizmetlerin de tamamen de farklı olduğunu, Davacı, sırf aynı sınıflar diye aynı ürün ve hizmet olarak değerlendirmişse de davacı ile davalının faaliyet alanları ve bulundukları sektörlerin tamamen farklı olduğunu,

Davalı şirket ticari faaliyette bulunmaya başladığı günden bu yana müşteri memnuniyetini ve kaliteli ürün pazarlamayı kendisine prensip edindiğini bu kapsamda dava konusu tescilli marka ile beraber diğer markalarla da kurumsallaşma adına yatırımlar yapmakta olduğunu dolayısıyla davaya konu markayı, davacının markasıyla aynı ürün ve hizmette kullanmak amacıyla kötü niyetli olarak tescil ettiği iddiasının yersiz olduğunu, davacı şirketin yıllardır tescil ettiği tüm markalar benzer sınıflarda olup davacının iddiasındaki gibi markasının tanınmışlığından yararlanma gibi bir niyeti bulunmadığını, Davalı şirketin merkezi Hatay olup,

Hatay Mahkemeleri yetkili olduğunu, Bir markanın dünyanın birçok ülkesinde tescilli olması veya marka sahibi şirketin, dünyanın değişik yerlerinde faaliyet gösteriyor olması o markanın tanınmış marka olduğu anlamına gelmediğini, bir “markanın tanınmış marka olarak kabul edilebilmesi için markanın en azından orta düzeydeki tüketiciler tarafından tanınması gerekmektiğini ve tanınmış markaların özel korunan markalar kısmına kaydedildiği dikkate alındığında davacının markasının söz konusu listede yer almadığının açıkça görüleceğini, Davacı tarafından,

marka tescilinin kötü niyetli olarak yapıldığı iddia edilmişse de ispat yükünün davacıda olduğunu ve davacının iddialarının soyut nitelikte olup iddiasını ispatlayamadığını, marka tesciline ilişkin kronolojik sıraya bakıldığında da davacının iddiasının ispattan uzak olduğunu, Davacı 2012 ... tescil numaralı 14.01.2012 tarihli ... logosuyla 05 nice sınıfı, Davalı 2020 ... tescil numaralı 18.08.2020 tarihli logoyla 05/29/... nice sınıfı, Davacı 2021 ... tescil numaralı 13.01.2021 tarihli logoyla ... nice sınıf, Davalı 2021 ... tescil numaralı 03.06.2021 tarihli ... c logoyla 05/29/... sınıfı,

Davacı 2021 ... tescil numaralı 08.11.2021 tarihli logoyla 05/... nice sınıfı için başvuru yaptığını, İhtilafa ilişkin kronolojik sıraya bakıldığında davacının Türkiye'de 2012 ... tescil numaralı ve "..." logolu markası 05 sınıfında tescil edildiğini, Davacının dava dilekçesindeki iddiasının aksine sarı zemin üzerine kırmızı ve beyaz puntoyla olan renk kombinasyonuna ilişkin TPE'ye yapılan başvuru ilk olarak davalı şirket tarafından gerçekleştirildiğini, davalı tarafından 2020 ... tescil Numaralı başvuru 18.08.2020 tarihinde gerçekleştirildiğini ve davacı tarafından 22.12.2020 tarihinde TPE'ye itiraz edildiğini,

davalının ilgili şekil logolu marka başvurusu reddedildiğini ve davalı marka başvurusuna 22.12.2020 tarihinde itiraz eden davacı tarafından 3 hafta sonra 2021 ... tescil numarasıyla 13.01.2021 tarihinde "sarı zemin üzerine kırmızı puntoyla" ilgili logosuyla başvuru yapıldığını Yani ülkesellik değerlendirmesi yapıldığında davacının benzer olduğunu iddia ettiği logo henüz Türkiye'de tescil edilmemişken davalı tarafından başvuru yapıldığını, Hal böyleyken davalının kötü niyetli davrandığı iddiası abesle iştigal olduğunu,

davacının itirazı ve davacının 2021 ... tescil numaralı markasından sonra davalı "beyaz zemin üzerine siyah puntoyla" ... c logo başvurusunda bulunduğunu davalının başvurusu 03.06.2021 tarihli ve 05/29/... sınıfları için olup bu başvurudan sonra da davacı tarafından itirazda bulunulmuş ve başvurusu yapılan sınıflardan yola çıkarak 18.11.2021 tarihinde davacı tarafından 05/... sınıflarına başvuru yapıldığını, Yapılan başvuruların tarih sıralaması ve nice sınıflarına dikkat edildiğinde, davacının yapmış olduğu başvuruların davalının yapmış olduğu başvurulara göre şekillendiğini,

Davacı adına tescilli 2012 ... tescil numaralı 14.01.2012 tarihli ... ibareli markanın kullanımı da ispatlayamadığını ve Davacının sadece ilgili logo kullanımından bahsettiğini ... markasının kullanımına dair bilgi ve belge sunmadığını, Davalının marka başvurusu ile davacının markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığını,

ayrıca dava dilekçesinde markanın bütünü değil kelime kelime ayırarak değerlendirmede - bulunulmuş olup markanın parçalara bölünerek benzerlik değerlendirilmesi yapılamayacağına dair ilke dikkate alınmadığını, Davacının markaların ayniyet derecesinde benzer olduğuna ilişkin iddiaları hukuki dayanaktan ve gerçeklikten uzak kaldığını davacının benzerlik iddiaları incelendiğinde.

Davacının dava dilekçesinde sunmuş olduğu ürün görsellerinden de anlaşılacağı üzere, ihtilafa konu markalar aynı hizmet ve ürünlere yönelik olmadığını, Her ne kadar sarı zemin üzerine kırmızı punto olan markanın iltibasa neden olduğu iddiasıyla işbu dava açılmışsa da,

söz konusu 2020 ... nolu marka tescil edilmediğinden işbu davaya konu edilemeyeceğini ancak yine de Renk benzerliği hususunda 3 ana renk ve 3 ara renk ayrıca bilimsel olarak renk kabul edilmeyen siyah ve beyaz olmak üzere toplam 8 rengin kombinasyonu yapıldığında 245 farklı kombinasyon ortaya çıktığını Türkiye de 1996 yılından bu yana tescilli marka sayısı göz önüne alındığında bütünsel olarak birbirinden tamamen farklı markaların renk benzerliğine vurgu yapmanın yersiz olduğunu zira davaya konu markaların sadece şekilden ibaret olmadığını,

Davalı adına tescil edilen "... c" markasıyla da ilgili marka arasında hiçbir görsel işitsel benzerlik bulunmadığını, davacının marka tesciline dayalı olarak "..." ibaresinin başka ayırt edici unsurlar ile birlikte kullanılmasına engel olmak istemesi marka hukukuna aykırılık teşkil ettiğini, davalının markasında yer alan "..." ibaresinin her iki markayı farklılaştırmak için yeterli olduğunu, Davaya konu markaların aynı sınıflarda yer almadığı ve hitap ettikleri ortalama tüketici kesiminde markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını kaldı ki bir an için aksinin kabulü halinde dahi,

hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla- davalı başvurusunun davacı markaları ile iltibasa yol açması, tek başına kötü niyet ve hükümsüzlük nedeni oluşturmadığını, Tescil başvuru tarihlerine ve tescil edilmek istenilen sınıf seçimine bakıldığında da davalının kötü niyetle veya davacının markasının tanınmışlığından haksız yarar elde etmek amacıyla tescil ettirdiğine dair dosyada delil bulunmadığını, Davalının ithalat ihracat pazarlama yapan bir şirket olup, genellikle pazarladığı ürünün alıcısı, yurt dışında aynı sektörde hizmet veren tacirler olduğunu, davalının Türkiye'de perakende satışı bulunmadığını,

iltibas değerlendirmesi yapılırken, davalı şirketin ürünlerinin alıcısı ile davacı şirketin ürünlerinin alıcısı bulunduğu pazarlar yönünden de değerlendirilme yapılması gerektiğini, İşbu dava kötüniyetli tescile ilişkin hükümsüzlük davası olup, davacı davalının kötüniyetli marka tescili yaptığını iddia ettiğini iddiasını destekleyen hiçbir bilgi ve belge sunmadığını, hal böyleyken, markaların kronolojik sıralaması, davacının 2012 ... tescil numaralı 14.01.2012 tarihli ... ibareli markayı kullandığını ispatlayamaması, tarafların faaliyet alanlarının farklı olması, tarafların ürün ve hizmetlerinin farklı olması,

taraflarının bulundukları sektör ile pazarların farklı olması, davacının kötü niyet iddiasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu gösterdiğini, söz konusu internet sitesini dava dilekçesinin tebliğiyle öğrenmiş olup internet sitesinde yer alan ürünle, ürünün üretimiyle, ürünün tasarımıyla, markasıyla, pazarlamasıyla, satışıyla, ihracatıyla davalının hiçbir ilgisi bulunmadığını, davalıya ait birçok marka bulunmakta olup, bu markalar içinde ... ... da bulunmaktayken tescilsiz bir markayı piyasaya sürmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,

Dava dilekçesinde bahsi geçen https://taksaran.com/.../ internet sitesiyle ilgili bilirkişi incelemesi yapılması halinde davalıyla bir ilgisinin olmadığının anlaşılacağını, davalının bu internet sitesini dava dilekçesinin tebliğiyle öğrenmiş olup, öncesinde sitenin de satışı yapılan ürünün de varlığından haberdar olmadığını, aynı zamanda internet sitesinde satılan ürünle ilgili davalının ilgisinin olmadığının anlaşılması amacıyla ithalat ve ihracat firması olan davalının 2024 yılı gümrük çıkış beyannamelerinin de bilirkişi marifetiyle incelenmesi faydalı olacağını, dilekçe ekinde davalı şirkete ait,

Türkiye İhracatçılar Meclisi 2024 yılı gümrük çıkış beyanname listesi sunulduğunu, sayın mahkemeniz aksi kanaatteyse TİM'e müzekkere yazılarak farklı tarihlere ilişkin gümrük çıkış beyannameleri de istenebileceğini, davalı şirket tarafından yıl boyunca yapılan ihracatın içeriğinin sarı leblebi, ay çekirdeği, bulgur, ay çekirdeği, sumak, nane, kekik, pul biber, yer fıstığı, iç fındık, çam fistığı, kuru üzüm gibi ürünler olduğu,

internet sitesinde satışı yapılan ürüne dair bir satışının olmadığını ayrıca ekteki belge incelendiğinde ihracatın yapıldığı ülkeler arasında davacının iddia ettiği gibi İran bulunmadığını, Ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığı'na müzekkere yazılarak ... kayıt numaralı "... ..."nin davacının faaliyet alanı olan Ağız Sağlığı, Ağrı Tedavisi, Solunum Sağlığı ve İyi Yaşam Kategorilerinde üretimi olup olmadığının sorulması halinde de, bahsi geçen sitede satılan ürünün davalı şirket tarafından üretilmediğinin anlaşılacağını, davalının bu kategorilerde üretim faaliyeti bulunmadığını,

Davalı şirketin faaliyet gösterdiği pazarlara ilişkin örnek teşkil edecek faturalar ve gümrük çıkış beyannameleri de ekte sunulduğunu, davalının ağırlıklı olarak Kanada, Mısır, İsrail, Ürdün, Lübnan, Suriye, Katar, Kuveyt, Kıbrıs, Hindistan, Avustralya, Moldovya, Sırbistan, Çin, Venezuella, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerle ticareti bulunduğunu, tarafların ürünleri, bulunduğu sektörler kadar bulunduğu ülke pazarlarının da farklı olduğunu, Davacı, tescil edilmeyen haliyle markanın davalı şirket tarafından kullanıldığını ve Orta Doğu pazarında satışının yapıldığını iddia etmiş olduğunu,

ancak gerek satışı yapılan internet sitesiyle ilgili inceleme gerek şirkete ait dilekçenin ekindeki bilgi ve belgeler ticari defterler incelendiğinde bahsi geçen ürünlerin davalı tarafından üretilmediğini ve satışa sunulmadığının anlaşılacağını, Haksız rekabetten bahsedebilmek için davacı tarafla özdeşleşen bir ibarenin ya da ayırt edici işaretin Ürünle birlikte kullanılmak suretiyle iş ürünleri ve buradan hareketle her iki ürünü pazarlayan firmalar arasında iltibasa yol açılması gerekmekte olup,

farklı sektörlerdeki farklı faaliyette bulunan taraflar arasında bir haksız rekabetten de söz edilemeyeceğini" beyan ederek Haksız olarak verilen ve davalının maddi manevi zarara uğramasına yol açacak olan davalı markası üzerine konulan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış olan işbu davanın reddini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.

Bilirkişiler Dr. ..., Prof. Dr. ... 15.06.2025 tarihli bilirkişi raporlarında özetle.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6/1 uyarınca, davalının 03.06.2021 başvuru tarihli ve 2021 ... tescil numaralı markasının hükümsüzlük şartlarını oluşturduğu, Davacıya ait " ... " markasının tanınmış marka şartlarını taşıyıp taşımadığı dosyadaki mübrez bilgi ve belgelere göre anlaşılamamakla birlikte, gerekli belgelerin sunulması halinde İlaç pazarı araştırmacısı bir sektör bilirkişisi tarafından bu tespitin yapılabileceği hususunda kanaat oluştuğu, Davalının 03.06.2021 başvuru tarihli ve 2021 ... tescil numaralı markasının tescilinin kötüniyetli olduğuna dair karar verilebilmesi için gerekli şartların oluşmadığı,

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 29/1. maddesi uyarınca, davalının 03.06.2021 başvuru tarihli ve 2021/... tescil numaralı markası ile davacının 2012/... tescil numaralı, 2021/... tescil numaralı ve 2021/... tescil numaralı markalarına iltibas suretiyle marka hakkına tecavüzünün gerçekleştirdiği, Davalının dava konusu kullanımının tüketici gözünde davacı ile arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın TIK 55/1-a-4 maddesi anlamında haksız rekabet oluşturacağı sonuç ve kanaatine varmışlardır.

Bilirkişiler Dr. ..., Prof. Dr. ... ek bilirkişi raporlarında özetle. Bilirkişi kök raporunun, dosya kapsamı ve mevzuat çerçevesinde teknik, bilişimsel ve hukuki açıdan tutarlı olarak hazırlanmış olduğu, WHOIS bilgilerinin gizli olması gibi teknik kısıtlamaların raporun eksik ya da çelişkili olduğu anlamına gelmediği.

IP adresi, hosting ve SSL sertifikası gibi dijital veriler üzerinden doğrudan bağlantı kurulmamış olsa da, marka uyuşmazlıklarında yalnızca teknik bağlantılar değil, görsel, algısal ve pazarlama unsurları da dikkate alındığı, itirazlarda belirtilen diğer hususlar raporun temel değerlendirmesini değiştirmeyeceği, ayrıca tanınmış marka iddiasının sadece tescil süresi ve küresel kullanım ile değil, Türkiye pazarında somut, güncel ve bilişim alanındaki kullanım verileri ile desteklenmesi gerektiği; mevcut bilgiler ışığında bu iddianın kabulünün mümkün görülmediği,

Davacı tarafa ait ... markasının ve davalı tarafa ait ... markalarının benzer nitelikte olduğu, tüketici nezdinde ayırt etmekte güçlük çekilebileceğinden dolayı, davalı tarafın yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı bu sebeple. Kök raporumuzda yer verdiğimiz görüş ve kanaatlerimizi değiştirmemizi gerektiren herhangi bir durumun mevcut olmadığı sonuç ve kanaatine varmışlardır

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dava konusu uyuşmalığın; Davanın, marka hükümsüzlüğü ile marka hakkına yapılan tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni ve refi istemine ilişkin olduğu olduğu tespit edilmiştir.

Marka hükümsüzlüğü davası yönünden değerlendirme; Dava konusu olay değerlendirildiğinde;"...”ve“ ... C” markalarının harf dizilimlerinin büyük ölçüde benzerlik göstermesi, fonetik (işitsel) açıdan da birbirine yakın olması, tescil oldukları mal ve hizmet sınıflardaki mal ve hizmetlerin farklı olduğu durumlarda ise aynı dağıtım kanallarından geçtikleri ve satış alanlarının aynı/benzer olması nedeniyle, markalar arasında tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali doğduğu değerlendirilmiştir.

Davalı vekili her ne kadar dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda davacının tescilli markası ile davalı yanın tescilsiz markası üzerinden bir karşılaştırma yapıldığını beyan etmiş ise de; alınan bilirkişi kök raporunun 37. Sayfasında her ne kadar davalının evvelce başvuruda bulunduğu kelime ve şekil markası nazara alınarak bir karşılaştırma yapılmış ise de; davalının tescilsiz markası ile hükümsüzlüğü istenen davalı markası arasındaki farkın, tescilsiz markada şekil bulunması olup, davalı yanın evvelce başvuruda bulunup reddedilen markası ile iş bu davada hükümsüzlüğü istenen markada ... C” ibaresi bulunmakta olup, alınan bilirkişi kök raporunun 37. Sayfasında ise iki markadaki kelime unsurlarının fonetik anlamda yakın olduğu usul ve yasaya uygun olarak tespit edilmiştir.

Davacının önceki tarihli markaları "...”, davalının hükümsüzlüğü istenen markası ise ... C” olup, davalı yanın, davacının önceki tarihli tescilli markası olan "... C" markası birebir aynı şekilde alarak ilaveten farsça anlamına gelen "..." ibaresi eklemek suretiyle marka tescili almış olup, ilaveten eklenen "..." coğrafi kaynak bildirdiğinden ayırt ediciliği bulunmamakta olup, davalı yanın markasına ayırt edicilik kazandırmadığı gibi, davalı yanın bu ibareyi eklemek suretiyle marka tescilini alması davacının markası olan "..." markasından yararlanmak amacını taşıdığı anlaşılmaktadır.

Dolayısı ile dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda davacı markası ile hükümsüzlüğü istenen markanın karşılaştırılarak incelenmediği iddiası yerinde olmayıp, bir an için bilirkişilerin incelenmediği savında dahi her iki markanın ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya müsait olduğu, her iki markada da davacının önceki tarihli ... c ibaresinin kullanıldığı,

... ibaresinin eklenmesinin ayırt edicilik kazandırmadığı tartışmasız olup, bu hususun bilirkişi incelemesi dahi yapılmaksızın tespit edilebilecek mahiyette olup, iki marka arasındaki bu benzerlik, markaların hitap ettiği nihai tüketici kitlesi açısından markalar arasında bir ilişki olduğu izlenimini uyandırabilir; dolayısıyla, davalının, davacının izniyle faaliyet gösterdiği veya aralarında ticari bir bağ bulunduğu şeklinde hatalı bir algıya yol açabilir.

Bu çerçevede, oluşan karıştırılma ihtimali doğrultusunda, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6/1 uyarınca, davalının 2021 ... tescil numaralı markasının hükümsüzlük şartlarını oluşturduğu kanaatine varılmıştır.

Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporu ile her ne kadar davalı markasının tescilinin kötüniyetli olmadığı yönünde tespit yapılmış ise de, iş bu tespitin hukuki mahiyet teşkil etmesi hasebiyle bilirkişilerce değerlendirilmesinin yerinde olmadığı bir an için bilirkişilerin bu yönde tespit yapabilme yetkisine haiz olduğu kabul edildiğinde dahi yapılan tespitin yerinde olmadığı şöyle ki; davalının evvelce tescil başvurusunda bulunduğu ancak reddedilen 2020/... tescil sayılı şekil markası incelendiğinde ilgili markada da iş bu davada hükümsüzlüğü istenen markada olduğu gibi persıch ... c ibaresinin bulunduğu,

farklı olarak aynı zamanda şekil ihtiva ettiği, davalı yanın başvurusu reddedilen markayı bu defa şekil ihtiva etmeksizin düz yazı ile oluşturarak tescil ettirdiği, davalının evvelce başvuruda bulunduğu ancak reddedilen markanın mevcudiyetine rağmen bu defa düz yazı ile aynı kelimeleri içerecek şekilde marka tescili yaptırmasının kötüniyet kapsamında olup, kötüniyetin bölünmezliği ilkesi mucibince davalı yanın tescilli 2021/... sayılı markanın tescilli olduğu tüm mal ve hizmet sınıfları yönünden hükümsüzlüğü gerekmekte olup,

bir an için kötüniyetin bulunmadığı varsayımında dahi yukarıda tespit edildiği üzere tescil oldukları mal ve hizmet sınıflarda iki marka arasında sadece 29. Sınıf yönünden farklılık( davalı yan markasında var olup, davacı markalarında görünmeyen sınıf) görünmekte ise de davacı yanın önceki tarihli markalarının alınan bilirkişi raporunda da görüldüğü üzere 5,30 ve 32. Sınıflarda, davalının hükümsüzlüğü istenen markasının ise 5,29,30, 32 mal ve hizmet sınıflarında tescilinin olduğu,

davacı yanın önceki tarihli markaları ile davalı markasının mal ve hizmet konusunu ihtiva eden dava konusu ürün ve hizmetlerin aynı dağıtım kanallarından geçtikleri ve satış alanlarının aynı/benzer olması ve markaların tescil oldukları mal ve hizmet sınıflarının aynı ve benzer mahiyet içerdiğinin dosya kapsamına alınan bilirkişi raporları ile saptanması sebebiyle markalar arasında tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali doğduğu ve davalı yanın her halükarda tescilli olduğu tüm ve mal ve hizmet sınıfları yönünden hükümsüzlüğü için koşulların oluştuğu anlaşılmakla davalı adına tescilli 2021/... sayılı markanın tescilli olduğu tüm mal ve hizmet

sınıfları yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkine kararın kesinleşmesi ile TPMK'ya müzekkere yazılmasına, dava konusu markanın 3. Kişilere devrinin engellenmesine yönelik verilen tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar aynen devamına dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

Haksız rekabet davası yönünden;

Haksız rekabete dayalı istemler yönünden ; Yargıtay 11.HD’nin 2024/979 esas - 2024/9243 karar ve 19.12.2024 sayılı ilamlarına göre: 6102 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylara dayalı açılan davalarda, tescilli sınai haklar bakımından sadece özel kanun olan SMK hükümleri uygulanabilecek olup TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin anılan özel hükümler yanında ve aynı anda uygulanması söz konusu olamayacağından , kümülatif koruma uygulanmayacağından haksız rekabete dayalı ikame edilen davanın REDDİNE karar verilmesi gerekmiştir.

Marka hakkına tecavüz davası yönünden;

Davacı vekili, ikame ettiği marka hakkına tecavüz davasını iki kısımda açıklamış olup, tecavüze konu edilen kullanımların ilkinin Davalı adına tescilli 2021/... tescil sayılı "... c" ibareli markasal kullanımlara ilişkin olduğu, diğerinin ise davalının evvelce tescil başvurusunda bulunduğu ancak reddedilen 2020/... tescil sayılı şekil markasını ihtiva eden kullanımlara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

Davacı vekili, davalının evvelce tescil başvurusunda bulunduğu ancak reddedilen 2020/... tescil sayılı şekil markasını ihtiva eden kullanımlara ilişkin açtığı tecavüz davası yönünden ise delil olarak taksaran.com ile ... adlı internet sitesindeki kullanımları göstermiş olup, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarında bahsi geçen siteler yönünden kapsamlı incelemelerin yapıldığı, iki sitenin de yabancı menşeli olduğunun anlaşıldığı, her iki sitenin de davalı ile bağlantısına dair hiç bir veri bulunmadığı,

davalının önceden başvurup reddedilen şekil markasındaki görsel ve yazıyı taşıyan ürünlerin dava dışı sitelerde bulunmasının bahsi geçen ürünleri davalının ürettiği ve sattığı anlamına gelmeyeceği, zira dava dışı kişilerin de davacı markasını taklit ederek kullanımının söz konusu olabileceği, dosya kapsamına davalı yanca sunulan ticaret sicil kayıtları, faturalar ve beyannameler incelendiğinde davalı yanın ağırlıklı olarak gıda, bakliyat, baharat, kuru meyve ve kuruyemiş sektöründe faaliyet gösterdiği,

faaliyet alanlarına dair sunulu vergi kayıtları, fatura, gümrük beyannameleri ve işletme kayıt belgeleri incelendiğinde davalı şirketin "ağız tedavisi, ağrı tedavisi, solunum sağlığı" kategorileri kapsamında faaliyetinin bulunmadığı, dosya kapsamında incelenen iki internet sitesinde görselleri yer alan kullanımların ise davalının tespiti yapılan faaliyet alanı kapsamında olmadığı,

dosya kapsamında bahsi geçen kullanımların davalı yanca üretildiği ve satıldığına dair hiçbir delil olmadığı gibi internet sitelerinin davalı ile bağlantısının da tespit edilemediği anlaşılmakla davacı yanın davalının evvelce tescil başvurusunda bulunduğu ancak reddedilen 2020/... tescil sayılı şekil markasını ihtiva eden kullanımlar yönünden ikame ettiği tecavüz davasının ve iş bu dava kapsamında davacı yanın taksaran.com adlı web sitesi yönünden erişim engeli konulması yönündeki talebinin reddine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

Davalı adına tescilli 2021/... tescil sayılı "... c" ibareli markasal kullanımların davalı yanca yapıldığı noktasında bir ihtilafın bulunmadığı, davalı yanın bu konuda inkarının bulunmadığı ancak davalı vekili bu kullanımların ağırlıklı olarak gıda, bakliyat, baharat, kuru meyve ve kuruyemiş sektörüne ilişkin olduğunu, davalı şirketin "ağız tedavisi, ağrı tedavisi, solunum sağlığı ve iyi yaşam" kategorileri kapsamında faaliyetinin bulunmadığını beyan etmiş ve bu kapsamda deliller sunmuş ise de;

yukarıda da tespit edildiği üzere dosya kapsamına davalı yanca sunulan ticaret sicil kayıtları, faturalar ve beyannameler incelendiğinde davalı yanın ağırlıklı olarak gıda, bakliyat, baharat, kuru meyve ve kuruyemiş sektöründe faaliyet gösterdiği, faaliyet alanlarına dair sunulu vergi kayıtları, fatura, gümrük beyannameleri ve işletme kayıt belgeleri incelendiğinde davalı şirketin "ağız tedavisi, ağrı tedavisi, solunum sağlığı ve iyi yaşam" kategorileri kapsamında faaliyetinin bulunmadığı,

esasen davalının 2021/... tescil sayılı "... c" ibareli markanın tescilli mal ve hizmet sınıflarına uygun olacak şekilde( özellikle 29. Mal ve hizmet sınıfı yönünden) faaliyet gösterdiği anlaşılmakta olup bu noktada davalının beyanlarında haklı olduğu mahkememizce değerlendirilmiş ise de, davalının ikrarına konu olan kullanım ve faaliyet alanlarının davacı yanın önceki tarihli tescilli markalarındaki mal ve hizmet sınıfları ile bir kısmı aynı bir kısmının ise benzer ve tamamlayıcı mahiyet içerdiği, bu hususun alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu,

davalının tescilli markası olan "... c" ibareli kullanımların marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davacının önceki tarihli tescilli markaları ile davalı markası arasında yukarıda ayrıntıları ile ele alındığı üzere ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya müsait benzerliğin husule geldiği, davalı markasında davacı markasının kelime unsurunun birebir aynı şekilde alındığı, ilaveten ayırt ediciliği bulunmayan ibare eklendiği,

davalının tescilli markasının hükümsüz olması gerektiği gibi buna dayalı kullanımların da tecavüz teşkil ettiği anlaşılmakla Davalı adına tescilli 2021/... tescil sayılı "... c" ibareli markasal kullanımlar sebebi ile davacının marka hakkına yönelik tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesine, bu cümleden olarak bahsi geçen "... c" ibareli mütecaviz kullanımların üretim, satış, lisans verme, ithalat ve ihracat işlemlerinin durdurulması ve önlenmesine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;

A)Marka hükümsüzlüğü yönünden açılan davanın kabulü ile;

-Davalı adına tescilli 2021/... sayılı markanın tescilli olduğu tüm mal ve hizmet sınıfları yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkine kararın kesinleşmesi ile TPMK'ya müzekkere yazılmasına,

-Dava konusu markanın 3. Kişilere devrinin engellenmesine yönelik verilen tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar aynen devamına,

B)Marka hakkına tecavüz yönünden açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;

-Davalı adına tescilli 2021/... tescil sayılı "... c" ibareli markasal kullanımlar sebebi ile davacının marka hakkına yönelik tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesine, bu cümleden olarak bahsi geçen "... c" ibareli mütecaviz kullanımların üretim, satış, lisans verme, ithalat ve ihracat işlemlerinin durdurulması ve önlenmesine,

-Davacı yanın davalının evvelce tescil başvurusunda bulunduğu ancak reddedilen 2020/... tescil sayılı şekil markasını ihtiva eden kullanımlar yönünden ikame ettiği tecavüz davasının reddine,

-Davacı yanın taksaran.com adlı web sitesi yönünden erişim engeli konulması yönündeki talebinin reddine,

C)Haksız rekabete dayalı açılan davanın reddine2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 187,80 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan;

Kabule konu marka hükümsüzlüğü davası yönünden 55.000,00 TL, marka tecavüzü davasının kabule konu kısmı yönünden 55.000,00 TL olmak üzere 110.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan;

Marka tecavüzü davasının redde konu kısmı yönünden 55.000,00 TL, redde konu haksız rekabet davası yönünden 55.000,00 TL olmak üzere 110.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, peşin harç, posta, tebligat ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 28.092,20 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren 14.046,10 TL olan kısmının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

7-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,

Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.19/11/2025

Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır

İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/221, K. 2025/261, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İddia
  5. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2024/221
Karar No
2025/261
Tarih
19 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/223 K.2025/760
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/223 K.2025/1448
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/223 K.2025/1001
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2024/224 K.2025/1181
  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/224 K.2025/301
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/224 K.2025/862

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.