İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2025/57 K.2026/101

Mahkememizde görülmekte bulunan TASARIM (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2025/57Karar2026/101Tarih15 Nisan 2026Okuma15 dk · 3.053 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
15 Nisan 2026
Esas no
2025/57 Esas
Karar no
2026/101
Dava
TASARIM (Maddi Tazminat İstemli
Dava tarihi
24/03/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.053 kelime·15 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan TASARIM (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...’in, yaklaşık 40 yıldır tesettür mayo sektöründe faaliyet gösteren, ... markası ile yurtiçi ve yurtdışında tanınmış bir firma olduğunu; “...” adıyla bilinen ve ... numarasıyla tescilli özgün tasarımının teknik özellikleri ve biçimsel unsurları itibarıyla sektörde ilk ve ayırt edici olduğunu; davalı ...’un, bu tasarımı izinsiz şekilde taklit ederek hem fiziksel mağazalarında hem de “...” adlı internet sitesinde satışa sunduğunu; bu eylemlerin tasarım hakkına tecavüz ve TTK anlamında haksız rekabet teşkil ettiğini;

davalının ürünlerinde ayırt edicilikten yoksun, iltibas yaratacak derecede benzer bir görünüm bulunduğunu; bu ihlaller nedeniyle müvekkil şirketin pazar payı, müşteri güveni ve ticari itibarı bakımından zarar gördüğünü ve bu zararların SMK hükümleri çerçevesinde tazminini talep ettiğini; ayrıca, tasarım hakkı ihlalinin durdurulması, ürünlerin toplatılması ve imhası yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, hükmün ilanını ve 1.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın ticari avans faiziyle birlikte tahsilini talep ettiğini beyan etmiştir.

SAVUNMA. Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle. Müvekkilinin davacının ...tescil numaralı tasarımına ilişkin tecavüz ve haksız rekabet iddialarını reddederek, davaya konu ürünlerin kendi tasarımları ile benzerlik göstermediğini, müvekkil tarafından kullanılan ürünlerin davacı tasarımıyla aynı ya da ayırt edilemeyecek ölçüde benzer olmadığını, yapılacak bilirkişi incelemesiyle bu hususun sabit hale geleceğini savunmuştur.

Ayrıca, davacının tasarım tescil belgesinde yer almayan ancak dava dilekçesinde beyan edilen teknik ve işlevsel özelliklerin endüstriyel tasarım koruması kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bunların varsa bile faydalı model veya patent konusu olabileceğini belirtmiştir.

Davacı tarafın aynı tescil numarasına bağlı olarak 14 varyanttan söz etmesi, tasarımın sabit bir görünümünün bulunmadığını ve tescilin kapsamının belirsiz olduğunu göstermekte olup, davacı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik taşımadığı ileri sürülmüştür.

Ayrıca, SMK ve TTK yönünden ayrı hukuki rejimlerin söz konusu olduğu, tasarıma tecavüzün haksız rekabetten farklı ve özel olarak SMK’da düzenlendiği, bu nedenle TTK’ya dayanılarak haksız rekabetten hüküm kurulamayacağı savunulmuştur.

Manevi tazminat talebinin ise tüzel kişi tarafından istenemeyeceği, hükmün ilanı ve ihtiyati tedbir taleplerinin hukuki dayanağının bulunmadığı, ürünlerin mevsimsel ve moda niteliği taşıdığı, tedbir kararı verilmesinin telafisi güç zararlara yol açacağı belirtilmiş; tüm bu gerekçelerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

Bilirkişiler ...ve ... 23.07.2025 tarihli bilirkişi raporlarında özetle.

Dosya ve yerinde inceleme üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirmeler doğrultusunda; ... isimli web sitesinin Web Archive arşivinde 17 Ağustos 2024 tarihli kaydın mevcut olduğu, Bu tarihteki site yapısında "...", kategorisinin ve bazı ürünlerin yer aldığı, Ürün başlıkları ve açıklamalarının, özellikle kadınlara yönelik tesettürmayo satışı yapıldığını gösterdiği, Ancak arşivlenmiş görsellerin bulanık olduğundan ürünlerin görsel detaylarına erişimin sınırlı olduğu, ...’in ... hesabının Mart 2024'te açıldığı ve Türkiye lokasyonlu olduğu,

Dava dilekçesinde yer alan ... paylaşımında, bir kadının tesettür mayo ürünü tanıttığı, ancak bu paylaşımın, 07.07.2025 tarihinde yapılan inceleme sırasında aktif Instagram sayfasında bulunmadığı, söz konusu içeriğin daha sonra kaldırılmış olabileceği, ... verilerinin, 2024 yılı içerisinde ... ürünlerinin tanıtıldığını gösterirken, 2025 Nisan itibariyle hem web sitesinde hem Instagram’da ağırlıklı olarak erkek giyim ürünlerinin görüldüğü,

Dosya kapsamında sunulan ve taraflara ait olduğu iddia edilen numunelerin hem ticari takdim bakımından hem de içerdiği tasarımlar bakımından, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bırakılan genel izlenimlerinin benzer olduğu, Davacı tarafa ait ...numaralı tasarımlarda görülen fularlı bone tasarımı ile davalı tarafa ait olduğu iddia edilen numune içerisinde bulunan fularlı bone ürünü tasarımının genel izlenimleri itibarıyla benzer olduğu,

Davacı tarafa ait ... numaralı tasarımlarda görülen uzun kollu tunik tasarımı ile davalı tarafa ait olduğu iddia edilen numune içerisinde bulunan uzun kollu tunik ürünü tasarımının genel izlenimleri itibarıyla benzer olduğu, Bilişim incelemesi kapsamında incelenen ve “dava dilekçesinde yer alan Instagram paylaşımında, bir kadının tesettür mayo ürünü tanıttığı, ancak bu paylaşımın, 07.07.2025 tarihinde yapılan inceleme sırasında aktif ... sayfasında bulunmadığı,

söz konusu içeriğin daha sonra kaldırılmış olabileceği,” ifadeleri ile değerlendirilen görselde görülen ürünlerin tasarımlarının davalı tarafa ait olduğu iddia edilerek sunulan numunedeki çanta, tunik ve tayt tasarımları ile aynı olduğu, sonuç ve kanaatine varmışlardır.

Bilirkişiler ..., ...ve... 28.01.2026 tarihli ek bilirkişi raporlarında özetle.

Sektör İncelemesi; ... üretimi, doğası gereği standart konfeksiyon ürünlerinden ayrışan teknik bir süreç olduğunu, ürünün ana ham maddesini oluşturan yüksek elastan içeren ve genellikle su itici özellikli poliamid/polyester kumaşlar, dokuları itibarıyla “...” bir yapıya sahip olduğunu, bu durum üretim aşamasının ilk ve en kritik adımı olan pastal serimi ve kesim sürecinde ciddi bir operasyonel zorluk teşkil eder; kumaş katları arttıkça kontrolü güçleşen bir sürece dönüştüğünü, sektörel bir gerçeklik olarak,

50 katlık bir kumaş serimi, bu tip teknik kumaşlarda hem kesim motorunun sapma riskini minimize eden hem de her bir bedenin (S-M-L-XL-XXL) kalıp formunu koruyan “güvenli üretim eşiği” olarak kabul edilebileceğini, daha yüksek katlar ürün kalitesini bozabilirken, daha düşük katlar üretim maliyeti açısından üretimi sürdürülemez kılmaktadır.

Bir tekstil ürününün ticari dolaşıma girmesi, son tüketicinin farklı fiziksel özelliklerine (beden) ve estetik tercihlerine (renk) cevap verebilmesiyle mümkün olduğunu, sektörel açıdan 5 farklı beden (S-XXL) üzerinden 3 2 ya da 5 farklı renk seçeneği, genellikle bir koleksiyonun ticari olarak devamlılığı açısından gereken asgari çeşitlilik olarak kabul edilebileceğini, bu bağlamda, rasyonel üretim partisi teknik hesaplaması.

5 beden x 50 kat x 3 renk = 750 adet , 5 beden x 50 kat x 5 renk = 1250 adet kumaşın zorluk derecesi ve dikim operasyonlarının karmaşıklığı göz önüne alındığında, toplamda ulaşılan 750 - 1.250 adetlik üretim hacmi, bir işletmenin bir model/sezon için ayıracağı minimum kapasite aralığını temsil etmektedir; bu doğrultuda ortalama üretim adeti 1000 olarak kabul edilebilir.

Bu rakam, sektörün teamülleriyle, üretim bantlarının doğal çalışmasıyla ve ekonomik gerçeklerle uyum içerisindedir.

Davalı tarafın ticari hacminin, tekstil üretiminin doğası gereği bu asgari teknik eşiğin altında kalmayacağı, sektörel ve teknik bir zorunluluk olarak değerlendirilebileceğini, Bilişim İncelemesi; dosya kapsamında yapılan bilişim incelemesi neticesinde; http://... alan adlı web sitesine ait Web Archive arşivinde 17 Ağustos 2024 tarihli kaydın mevcut olduğu, bu tarihte site yapısında “...” kategorisinin ve bu kapsamdaki ürünlerin yer aldığı, ürün başlık ve açıklamalarının kadınlara yönelik tesettür mayo satışına işaret ettiği, arşivlenmiş görsellerin bulanık olması nedeniyle görsel detaylara sınırlı erişim sağlanabildiği,

... markasına ait ... hesabının Mart 2024 tarihinde açıldığı ve Türkiye lokasyonlu olduğu, dava dilekçesinde yer alan ... paylaşımında bir kadının tesettür mayo ürünü tanıttığının görüldüğü ancak 07.07.2025 tarihinde yapılan inceleme sırasında söz konusu paylaşımın aktif ... hesabında yer almadığı ve içeriğin sonradan kaldırılmış olabileceği, Web Archive verilerinin 2024 yılı içerisinde ... ürünlerinin tanıtıldığını, 2025 yılı Nisan ayı itibarıyla ise web sitesi ve Instagram hesabında içeriklerin ağırlıklı olarak erkek giyim ürünlerine yöneldiğini gösterdiği tespit edilmiş olup,

bu bilişimsel bulguların kök raporda yer alan tespit ve değerlendirmelerle örtüştüğü, kök raporu geçersiz kılacak veya değiştirecek nitelikte yeni bir bilişimsel veriye rastlanmadığı ve kök raporda yer alan bilişimsel kanaatlerin geçerliliğini koruduğunu, Mali İnceleme.

15.10.2025 tarihli duruşma tutanağında tarafların ticari defter belgelerinin sunulacağı açık adreslerinin bildirilmesi, aksi halde defter sunumundan imtina edileceği karar altına alındığını, Davacı vekili adres bildiriminde bulunduğunu, davalı vekili adres bildiriminde bulunmadığı, tazminat tercihinin ise SMK 151/2-c kapsamında emsal sözleşme ile belirlenmesi tercih edildiği,

dosyada bu yönde sözleşme bulunmamakla birlikte İTO ya müzekkere yazıldığını, gelen cevabi müzekkerede davalının işbu “...” satış cirosunun tespit edilmesi ve cironun da tespiti sonrasında %10 luk kısmının lisans bedeli olabileceği ifade edildiğini, her ne kadar davacı vekili adres bildiriminde bulunsa da mezkur tespit için davalının cirosunun tespit edilmesi elzem olduğunu, aynı minvalde SMK 151/2-c yerine terditli olarak SMK 151/2-b tercih edilse dahi bu defa da yine davalının “...” ortalama satış fiyat bilgisine, satış adet bilgisine ve maliyet bilgisine ihtiyaç olduğunu,

zaten satış adedi tespit edilebilse dosyadaki örnek satış faturasından da total ciroya ulaşmak mümkün olacak ve SMK 151/2-c hesaplanabileceği, hülasa dosyanın davalı nezdindeki satış, adet, tutar ve maliyet bilgilerinin dosyaya eklenmesi halinde tazminat hesabının mümkün olabileceği değerlendirileceğini, farazi bir hesaplama yapmak gerekir ise.

Davalının satış faturasındaki 2.364,55 TL fiyat bilindiğini, tekstil ürünlerinde genellikle seri üretim söz konusu olduğunu, sektör uzmanımızın bu konudaki görüşü yukarıda belirtilmiş olup, ortalama 1.000 adet üretilmiş olabileceği, 1.000 x 2.364,55 TL = 2.364.550,00 TL ciro elde edileceğini, seri üretime göre SMK 151/2-c tazminat 2.364.550,00 TL x %10 = 236.455,00 TL hesap edilebileceği, hesaplamada kullanılan davalının örnek satış faturası; davacı satış bilgisi dava konusu ürün yönünden davacı tarafın sunduğu bilgi belgelere göre satış hacmi.

01.01.2024-24.03.2025 arası 18.895 adet “...” satışı görüldüğünü, sonuç olarak, SMK 151/2-c kapsamında tazminatın seri üretim koşullarında da Kanaatimizce ortalama 1.000 adet sezonluk satışta 236.455,00 TL olabileceği, seçenekli olarak 5.000 adet sezonluk satışta 1.182.275,00 TL olabileceği, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

Davacı vekili 18/03/2026 tarihli talep arttırım dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin dava değerini 472.910,00 TL'ye yükseltmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dava konusu uyuşmalığın; Tasarım hakkına yapılan tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, tecavüzün önlenmesi, kararın ilanı ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin açıldığı tespit edildi.

Tüm dosya içeriği incelendiğinde.

Dosya ve yerinde inceleme üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirmeler doğrultusunda; ... isimli web sitesinin Web Archive arşivinde 17 Ağustos 2024 tarihli kaydın mevcut olduğu, Bu tarihteki site yapısında "...", kategorisinin ve bazı ürünlerin yer aldığı, Ürün başlıkları ve açıklamalarının, özellikle kadınlara yönelik tesettürmayo satışı yapıldığını gösterdiği, Ancak arşivlenmiş görsellerin bulanık olduğundan ürünlerin görsel detaylarına erişimin sınırlı olduğu, ...’in ... hesabının Mart 2024'te açıldığı ve Türkiye lokasyonlu olduğu,

Dava dilekçesinde yer alan ... paylaşımında, bir kadının tesettür mayo ürünü tanıttığı, ancak bu paylaşımın, 07.07.2025 tarihinde yapılan inceleme sırasında aktif ... sayfasında bulunmadığı, söz konusu içeriğin daha sonra kaldırılmış olabileceği, Web Archive verilerinin, 2024 yılı içerisinde ... ürünlerinin tanıtıldığını gösterirken, 2025 Nisan itibariyle hem web sitesinde hem ...’da ağırlıklı olarak erkek giyim ürünlerinin görüldüğü, Dosya kapsamında sunulan ve taraflara ait olan numunelerin hem ticari takdim bakımından hem de içerdiği tasarımlar bakımından, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bırakılan genel izlenimlerinin benzer olduğu,

Davacı tarafa ait ...numaralı tasarımlarda görülen fularlı bone tasarımı ile davalı tarafa ait olan numune içerisinde bulunan fularlı bone ürünü tasarımının genel izlenimleri itibarıyla benzer olduğu, Davacı tarafa ait ... numaralı tasarımlarda görülen uzun kollu tunik tasarımı ile davalı tarafa ait olan numune içerisinde bulunan uzun kollu tunik ürünü tasarımının genel izlenimleri itibarıyla benzer olduğu, Bilişim incelemesi kapsamında incelenen ve “dava dilekçesinde yer alan ... paylaşımında, bir kadının tesettür mayo ürünü tanıttığı, ancak bu paylaşımın, 07.07.2025 tarihinde yapılan inceleme sırasında aktif ... sayfasında bulunmadığı,

söz konusu içeriğin daha sonra kaldırılmış olabileceği,” ifadeleri ile değerlendirilen görselde görülen ürünlerin tasarımlarının davalı tarafa ait olduğu iddia edilerek sunulan ve faturası da ibraz edilen numunedeki çanta, tunik ve tayt tasarımları ile aynı olduğu, bu durumda tasarım hakkına tecavüz eyleminin gerçekleştiği hususunun tartışmaya açık olmayacak şekilde saptandığı anlaşılmıştır.

Davalı yan her ne kadar davacı tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığını iddia etmiş ise de, cevap dilekçesindeki bu yöndeki savunması;

"Davacının tasarımının görselleri incelendiğinde yeni ve ayırt edici olmadığı, ana hatları ile binlerce yıldır kullanılan giyim ürünü olduğu, üzerinde görsellerden anlaşılan veya görsellerden anlaşılmayıp davacı vekilinin beyan ettiği özelliklerinin ise en az onlarca yıldır kullanılan özellikler olduğu izahtan varestedir. Tesettür giyimi tarihi MÖ 550 ile 323 yıllarında, Yunan toplumunda saygın kadınların kendilerini tecrit etmeleri ve yabancı erkeklerin gözünden kendilerini koruyan elbiseler giymelerine kadar dayanmaktadır. Fermuarın 19. yüzyılda icat ediliği bilinmektedir. Yine su geçirmez kumaşların tarihi 19. yüzyıla dayanmaktadır.

Yukarıda açıkladığımız üzere davaya konu tasarım yeni ve ayırt edici olmadığı gibi, tasarım tescil belgesinden anlaşılmayan, varolduğu iddia edilen tasarım hukuku kapsamın girmeyen özellikleri de davanın konusu olmayıp tasarım tescil belgesi ile de korunması mümkün değildir. " şeklinde olup,

Yukarıda da göründüğü üzere davalı yanın, davacının tasarımının yeni olmadığı yönündeki dayanak savunması soyut olup, somutluk ve spesifik detay ihtiva etmemektedir. Zira dayanak savunması sadece tesettür giyim ve fermuar tarihine dair açıklama içermekte olup, davalı yanın yeni ve ayırt edici olmadığı yönündeki savunmasına esas hiç bir delil ibraz etmediği gibi mahkememizce araştırma yapılmasına imkan sağlayacak bir veri( internet sitesi vs gibi) de sunmamış ayraca bu savunması çerçevesinde davacı yan adına tescilli tasarım hakkında açılmış bir dava da olmadığı görülmekle davalı yanın bu yöndeki itirazları yerinde bulunmamıştır.

Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında Davalı tarafından davacının tescilli tasarım hakkına tecavüzde bulunduğunun tespiti ile mezkur tasarım ihlallerinin önlenmesine, hükmün etkinliğinin sağlanması adına tedbiren Davalıya ait tecavüze konu tasarım ürünler ile bu ürünlere ilişkin her türlü tanıtım materyallerinin bulundukları yerden toplatılması ve masrafı davalı yana ait olmak üzere el konularak yediemine tevdine, kararın kesinleşmesi ile bu ürünlerin masrafı davalı yana ait olmak üzere imhasına, husule gelen tecavüz eylemleri sebebi ile hukuki yarar var olduğundan kararın kesinleşmesinden sonra,

masrafı davalıdan alınmak suretiyle Gerekçe özeti ile HÜKÜM fıkrasının Türkiye genelinde yayınlanan üç büyük gazeteden birinde ilanına, masrafın davalı yandan karşılanmasına dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

Davacı vekili her ne kadar haksız rekabete dayalı olarak da talepte bulunmuş ise de, tescilli tasarıma dayalı olarak tecavüz davasının kabulüne karar verildiği, verilen karar ile davacı yan SMK kapsamında koruma elde etmiş olup aynı tasarımlara ilişkin ayrıca haksız rekabet hükümleri kapsamında koruma sağlamaya yönelik istemin kümülatif korumanın mümkün olmaması sebebi yerinde olmadığı, yakın zamanda verilen yüksek mahkeme kararlarının da bu istikamette olduğu görülmekle bu yöndeki davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili manevi tazminat talebinde bulunmuş olup.

Bir tür haksız eylem niteliği taşıyan davalının tasarıma tecavüzü sonucu, davacı tasarım sahibinin piyasada edindiği manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp ve zararlar , davalının basiretli tacir gibi davranmayarak, gerekli izni almaksızın davacı tasarımını kullanması davacı adına tescilli tasarımı ticari faaliyetlerinde kullanmaya devam etmesi kusurlu bir davranış olup, izinsiz olarak davacıya ait tasarımın kullanılması suretiyle oluşan haksız eylemin manevi tazminatı da gerektirdiği sonucuna ulaşılmış bu nedenle tarafların sosyo ekonomik durumları ve manevi tazminat ile elde edilebilecek manevi tatmin,

gözetilerek 50.000- TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, manevi tazminatta fazlaya dair istemlerin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Davacı vekili maddi tazminat isteminde bulunmuş olup, yapılan incelemede 15.10.2025 tarihli duruşma tutanağında tarafların ticari defter belgelerinin sunulacağı açık adreslerinin bildirilmesi, aksi halde defter sunumundan imtina edileceği karar altına alındığı, Davacı vekili adres bildiriminde bulunduğu, davalı vekili adres bildiriminde bulunmadığı, tazminat tercihinin ise SMK 151/2-c kapsamında emsal sözleşme ile belirlenmesi tercih edildiği, İTO ya müzekkere yazıldığı gelen cevabi müzekkerede davalının işbu “...” satış cirosunun tespit edilmesi ve cironun da tespiti sonrasında %10 luk kısmının lisans bedeli olabileceği ifade edildiği,

her ne kadar davacı vekili adres bildiriminde bulunsa da mezkur tespit için davalının cirosunun tespit edilmesi elzem olduğu, aynı minvalde SMK 151/2-c yerine terditli olarak SMK 151/2-b tercih edilse dahi bu defa da yine davalının “...” ortalama satış fiyat bilgisine, satış adet bilgisine ve maliyet bilgisine ihtiyaç olduğu,

zaten satış adedi tespit edilebilse dosyadaki örnek satış faturasından da total ciroya ulaşmak mümkün olacak ve SMK 151/2-c hesaplanabileceği, hülasa dosyanın davalı nezdindeki satış, adet, tutar ve maliyet bilgilerinin dosyaya eklenmesi halinde tazminat hesabının mümkün olabileceği ancak davalı yanın verilen kesin süreye rağmen ticari defter kayıtlarının incelenmesinden imtina ettiği, bu durumda TBK 50 ve 51. Madde kapsamında değerlendirme yapılmasının icap ettiği, alınan ek rapor ile gerekli sektörel değerlendirmeler de yapıldığı, Davalının satış faturasındaki 2.364,55 TL fiyat bilindiği,

tekstil ürünlerinde genellikle seri üretim söz konusu olduğu, somut olay kapsamında da seri üretimin baz alınacağı, sektör bilirkişisinin değerlendirmesine göre alt sınıra göre ortalama 1.000 adet üretilmiş olabileceği, 1.000 x 2.364,55 TL = 2.364.550,00 TL ciro elde edileceği, sonuç olarak,

davacının belirlediği seçimlik yöntem olan SMK 151/2-c kapsamında tazminatın seri üretim koşullarında da ortalama 1.000 adet sezonluk satışta 1.000 x 2.364,55 TL = 2.364.550,00x10/100= 236.455,00 TL olabileceği bilirkişi ek raporu ile usul ve yasaya uygun olarak tespit edilmiş, alınan ek rapora davalı yan itiraz etmemiş olup, bu durumda davacı yanın maddi tazminat isteminde en az 236.455,00 TL üzerinden hak sahipliğinin olduğu noktasında kazanılmış hakkının bulunduğu sabit hale gelmiştir.

Ancak bilirkişi raporunda belirlenen 1.000 adet alt sınırı oluşturmakta olup, davalı yanın ticari defter kayıtlarını sunmaktan imtina etmiş olmasından kaynaklı olarak davalı tarafın satışının ve ticari hacminin belirlenememesi sebebi ile alt sınırın uygulanmasının davacı yönünden hakkaniyete aykırılık teşkil edeceği zira alt sınırın üstüne çıkılmasını gerektirir bir durum olup olmadığının net olarak belirlenememesinin davalıdan kaynaklı olduğu,

davalıdan kaynaklı husule gelen belirsizliğin davacıya yükletilmesinin hakkaniyete uygun olmayacağı gibi alınan ek raporda üst sınırın ise 5.000 adet olarak belirlendiği ve yine davacı yanın satış hacminin ise çok daha yüksek rakamlara ulaştığı bu durumda somut olay, dosyaya yansıyan bilgi ve belgeler ve yine davacı yanın bilirkişilerce tespiti yapılan üretim hacmi ile davaya konu ürüne ilişkin satış rakamları da nazara alınarak TSK 50 ve 51. Maddeler nazara alınarak 2.000 adet üretimin baz alınmasının usul ve yasaya uygun olacağı değerlendirilmiştir.

Bu durumda alınan ek raporda belirlenen veriler nazara alındığında davacı yanın 236.455,00( 1.000 adette belirlenen tazminat ) x2=472.910,00 TL maddi tazminata hak kazandığı değerlendirilmiş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;

-Davalı tarafından davacının tescilli tasarım hakkına tecavüzde bulunduğunun tespiti ile mezkur tasarım ihlallerinin önlenmesine,

-Hükmün etkinliğinin sağlanması adına tedbiren Davalıya ait tecavüze konu tasarım ürünler ile bu ürünlere ilişkin her türlü tanıtım materyallerinin bulundukları yerden toplatılması ve masrafı davalı yana ait olmak üzere el konularak yediemine tevdine, kararın kesinleşmesi ile bu ürünlerin masrafı davalı yana ait olmak üzere imhasına,

-Maddi tazminat talebinin kabulü ile 472.910,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

-Manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine

-Haksız rekabete dayalı davanın REDDİNE,

-Kararın kesinleşmesinden sonra, masrafı davalıdan alınmak suretiyle Gerekçe özeti ile HÜKÜM fıkrasının Türkiye genelinde yayınlanan üç büyük gazeteden birinde ilanına, masrafın davalı yandan karşılanmasına,

2-Davanın kabul değeri üzerinden davalı yandan alınması gereken 32.204,48 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.724,83 TL peşin harç ile 8.059,05 TL tamamlama harcının toplamı olan 9.783,88 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 22.420,60 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, davalı yandan alınması gereken karar ve ilam harcına mahsubu yapılan davacının peşin ve tamamlama harcı olarak yatırdığı toplam 9.783,88 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

3-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, posta, tebligat ve bilirkişi masraflarından oluşan toplam 36.327,90 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren 3/4'ü olan 27.245,92 TL olan kısmının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan;

-Tasarım hakkına tecavüz davası yönünden 55.000,00 TL,

-Manevi tazminat davası yönünden 50.000,00 TL,

-Maddi tazminat davası yönünden 75.665,60 TL olmak üzere toplam 180.665,60 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan;

Redde konu haksız rekabet davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

Manevi tazminat istemli davada redde konu kısım yönünden Anayasa Mahkemesi'nin 2024/29 esas sayılı dosyada verilen karar gereğince davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,

Dair karar davacı vekilinin yüzüne davalı tarafın yokluğunda karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 15/04/2026

Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır

İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/57, K. 2026/101, 15 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İddia
  5. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2025/57
Karar No
2026/101
Tarih
15 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2025/57 K.2026/469
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/58 K.2026/316
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/58 K.2026/263
  • Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/59 K.2026/233
  • Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/59 K.2026/288
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2025/59 K.2026/412

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.