KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2026
- Esas no
- 2025/85 Esas
- Karar no
- 2026/95
- Dava
- Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
- Dava tarihi
- 01/05/2025
Karar Metni
1.454 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...’in resim sanatçısı olduğunu, 2010 yılında ...'ndeki öğreniminin ardından eğitimine 2012 yılında ...'nde devam ettiğini; eğitimini ...'de ... 'nde elektronik sanat alanında sürdüren sanatçının, yaşamını ve çalışmalarını ... ve ... arasında sürdürdüğünü; ..., ... ve ...'da güzel sanatların muhtelif alanlarında alınan bu eğitimin müvekkilinin sanat alanında çok farklı bir yere taşıdığını, farklı ve özgün eserleri yüksek fiyata satılan, sanatseverler tarafından rağbet gören sanatçılardan biri haline getirdiğini;
müvekkilinin kendi ürettiği boyaları kullanarak çok katmanlı soyut çalışmalar ürettiğini; tekrar eden çizgisel hareketler ve rengin ahenginin sanatçının pürüzsüz ve yalın resimlerinin en belirgin özellikleri olduğunu; ilk bakışta belli bir kurala dayanmaksızın rastlantısal bir şekilde ortaya çıkmış gibi görünen çalışmalarının aslında oldukça kontrollü bir sürecin sonucunda meydana geldiğini; sanatçının deneysel kompozisyonlarını, kurduğu düzenek sayesinde sistemli ve titiz bir şekilde boyaları yuvarlak ahşap paneller üzerine akıtarak oluştuğunu;
müvekkilinin eserlerinin http://emrenamyeter.com/#Portfolio alan adlı internet sitesinde, ... alan adlı internet sitesinde ve müvekkilinin ... hesabında sergilendiğini; müvekkilinin bir kısım eserlerinin ...ve ... tescil numarasıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde de tescilli olduğunu; bu eserlerin müvekkili tarafından meydana getirildiği şüphesiz olup müvekkilinin uzmanlık ve ustalık gerektiren, estetik nitelikteki güzel sanat eserlerinin FSEK kapsamında korunmasını talep etme hakkına sahip olduğunu; müvekkilinin eserlerinin FSEK m.4 kapsamında güzel sanat eseri olduğunu;
müvekkilinin bazı eserleri Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde tescilli olmasının yanı sıra, eserlerin uzun yıllardır müvekkiline ait internet sitesinde ve çeşitli galerilerde sergilendiğini; bununla birlikte ilgili eserlerin yoğun katılımlı ve tüm dünyada takip edilen sergilerde takipçileriyle buluştuğunu; müvekkilinin bir süre önce harici olarak ... ve ... adlı internet sitelerinde ... ismi ile, ... adresinde, ...ismi ile, ... adresinde ve ... ismi ile, ... adresinde
kendi resimlerinin kopyalarının birden fazla şekilde hukuka aykırı olarak temsil edildiğini öğrendiğini; davalı ...’in müvekkilinin fikri mülkiyet hakkı kapsamında ürettiği sanat eserlerini kendi dizaynı ve kendi ürünü gibi piyasaya sürdüğünü; ilgili ürünlerin reklamını ... ve ... gibi sosyal mecralarda yaptığını ve bu suretle ilgili taklit ve intihal içeren ürünlerden FSEK hükümlerine aykırı olarak faydalandığını; davalı ...’in yine müdürü olduğu...Şirketi nezdinde ...adresli işletmede ilgili ürünleri sergilediğini ve yine FSEK hükümlerine aykırılık gerçekleştirdiğini;
davalının FSEK md.21, md.22, md.23, md.24, md.15, md.16 hükümleri de nazar-ı itibara alınmak suretiyle hukuka aykırı olarak temsil ettiği müvekkiline ait kopya resimleri satışa çıkardığını ve belirli bir fiyat üzerinden müşterilere sattığını; müvekkilinin yalnızca Türkiye'de değil Dünya'da tanındığı tekniklerle resim yapma sanatı ve bu sanatın sanatsever çevrelerce gördüğü itibar ve değerin karşı tarafın kopya ürünleri nezdinde azaltıldığını; müvekkilinin FSEK'ten kaynaklanan haklarının ihlal edilmesinin yanı sıra davalı eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet de teşkil ettiğini;
müvekkilinin farklı ülke ve sanat kurumlarından aldığı eğitimler neticesinde edindiği bilgi birikimi ile çok sayıda özgür eser meydana getirmiş olmakla Türkiye'de ve Dünya'da tanınmış bir sanatçı olduğunu, bunun getirisi olarak ise tanınmış galerilerde sergilenen eserlerinin yüksek fiyatlara alıcı bulduğunu; davalı eylemlerinin müvekkilinin FSEK'ten doğan mali ve manevi haklarının ihlali mahiyetinde olup ''adın belirtilmesi'' ve ''eserde değişiklik yapılmasını men etme'' manevi hakları için sembolik olarak 15.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminat ödenmesini talep ettiklerini.
FSEK md.68 yarınca talep edilecek tazminat tutarının ancak bilirkişi incelemesi neticesinde ve ibraz edilen faturaların değerlendirilmesiyle ortaya çıkacağından, rapor neticesinde talebi artırmak üzere ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat talep ettiklerini belirterek davalıların eylemlerinin müvekkilinin FSEK'ten kaynaklı mali ve manevi haklarına tecavüz teşkil ettiğinin ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabetin ve tecavüzün men'ine ve ref'ine,
müvekkilinin ihlal edilen iki adet manevi hakkı nedeniyle her biri için 15.000,00 TL'den toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan ayrı ayrı tahsili ile müvekkiline ödenmesine, bilirkişi incelemesi neticesinde saptanacak miktar üzerinden ileride FSEK 68.maddesi çerçevesinde ve üç misli artırılmak suretiyle şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın tespit tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan ayrı ayrı tahsili ile müvekkiline ödenmesine,
FSEK 78.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlgili yerlere müzekkereler yazılmış, cevabi yazılar dosya arasına alınmıştır. Dosya kapsamı itibari ile bilirkişi kök ve ek rapor alınmış, alınan raporlara ilişkin beyan ve itirazlar dosya arasına alınmıştır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmalığın.
Davanın FSEK'ten kaynaklı mali ve manevi haklarına tecavüz teşkil ettiğinin ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabetin ve tecavüzün men'ine ve ref'ine, davacının iki adet manevi hakkı nedeniyle her biri için 15.000,00 TL'den toplam 30.000,00 TL manevi tazminat ile 1.000,00 TL maddi tazminatın tahsili ile FSEK 78.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle hükmün ilanı istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
FSEK 1/B maddesinin (a) bendinde eser, “sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri” olarak tanımlanmıştır. Bu tanıma göre, bir eserin varlığından söz edebilmek için sübjektif unsur olarak fikri bir ürünün varlığı ve bu fikri ürünün yaratıcısının hususiyetini taşıması gerekmektedir. Sahibinin hususiyetini taşıması için, bu eserin yepyeni ve orijinal olması
aranmamaktadır. Eser sahibinin hususiyetini taşıması yeterlidir. Eserin “özgün” olması gerekmektedir. Bu da, eser sahibi tarafından, eser sahibi tarafının emeği ve çabasıyla yaratılması anlamına gelir. Objektif unsur olarak da ifade edilen ikinci şart olarak ise, yaratıcısının hususiyetini taşıyan bu fikri ürünün “eser” olarak kabul edilmesi ve FSEK kapsamında korunması için Kanun’da sınırlayıcı olarak sayılmış eser türlerinden birine dahil olması gerekir. Kanunda 4 eser grubu belirlenmiştir. Bunlar, ilim ve edebiyat eserleri, musiki eserler, güzel sanat eserleri ve sinema eserleridir. Gruplar de kendi içlerinde alt gruplara ayrılmıştır. Dolayısı ile, bir fikir ve sanat eserinin FSEK anlamında eser olarak kabul
edilebilmesi ve korunabilmesi için sahibinin hususiyetini taşıması, sahibinin hususiyetini yansıtacak düzeyde şekillenmiş olması, fikri bir çabanın ürünü olması ve FSEK’te sayılan eser türlerinden birine girmesi gerekmektedir.
Somut olayda, taraflara ait eserlerin estetik değere sahip olması hasebiyle grafik eser kapsamında güzel sanat ürünü olarak FSEK kapsamında korunması mümkün olduğu değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamı itibari ile içinde alanında uzman bilirkişiler marifeti ile rapor alınmış, son derece kapsamlı ve titiz bir incelemeler yapılmış, dosya kapsamındaki deliller incelenmiş, yerinde incelemeler yapılmış, bilişim yönü ile araştırmalar yapılarak, benzer çalışmalar da araştırılmış ve sonuç olarak denetime elverişli rapor tanzim edilmiştir.
Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporları ile usul ve yasaya uygun olarak tespit edildiği üzere; davacı ile davalının çalışmaları arasında çoklukla benzer bir tarz (yani soyut/abstract/doğaçlama sanat) olsa da görsel anlamda birebir aynı hiçbir eser görülmediği, ilaveten farklı tarz çalışmaların da olduğunun tespit edildiği; bununla birlikte, gerek tercih edilen tuval formunda (çerçevede), gerek teknik işleniş (cam üstüne baskı) ve sunum biçimi (LED ışık aydınlatması) olarak fikren aynı olsa da, Internet üzerinde arama yapıldığında dünyanın çeşitli ülkelerinde çeşitli sanatçıların yine ticari anlamda aynı/benzer formu kullanarak cam üzeri LED aydınlatma ile eserlerini satışa sunduklarının tespit edildiği;
Yargı içtihatlarında, bilinen tekniklerin başka bir uygulayıcı tarafından kullanılmasına engel bulunmadığının, benzer formlarla üretilmiş tüm eserlerin kopya niteliğinde değerlendirilemeyeceğinin kabul edildiği, Bilirkişilerce yapılan incelemelerde Her iki eser çiftlerinde sahiplerinin hususiyetini taşıyan unsurlar olduğu görülmüştür.
Ayrıca, Davacının eserlerindeki hususiyet, kendi ürettiği boyaların verdiği özgün doku ve anlayış, renklerin birbirine geçişindeki spesifik derinlik ve katman algısı ile bu elemanları bir araya getirme biçimidir; bu davacının özgün "ifadesidir". Davacı sanatçı 10 yılı aşkın süredir, eserlerini belirgin bir görsel dil, form, renk kullanımı ve kompozisyon ritmi ile, kısacası belirgin bir sanatsal üslup ile inşa etmiştir.
Bir sanat alıcısı bu üslubu çok kolay bir şekilde ayırt edebilir. Davacı, ayrıca, yurt içinde ve yurt dışında birçok sergi ve galeride de eserlerini sergilemiş, bilinen, takip edilen ve tanınan bir sanatçıdır.
Davalının eserleri ise daha çok aydınlatmalı soyut dekoratif eserler olmaya yöneliktir.
Davacının ve davalının eserleri arasında birebir benzerlik bulunmadığı gibi, tüketici/alıcı/izleyici tarafından karıştırılma ihtimali bulunmamakta, eserler
sahiplerinin kendi özgün ifadelerini yansıtmaktadır.
FSEK korumasının salt birebir aynılığı değil, sahibinin hususiyetini taşıyan unsurların esaslı
biçimde alınmasını da kapsayabileceği, somut olay, dosya kapsamı ve alınan raporlardan da görüleceği üzere sahiplerinin hususiyetini taşıyan unsurların esaslı biçimde alınma durumunun somut olayda yaşanmadığı, taraf eserlerinin ayırt ediciliğe haiz olduğu ve iltibasın bulunmadığının usul ve yasaya uygun olarak belirlendiği bu durumda FSEK kapsamında tecavüzün ve haksız rekabetin oluşmadığı anlaşılmakla bu kapsamda ikame edilen davanın tüm istemler yönünden reddine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/85, K. 2026/95, 15 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama