KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2026
- Esas no
- 2026/18 Esas
- Karar no
- 2026/84
- Dava
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/01/2026
Karar Metni
722 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı ... ’ın Türkiye’de tescilli markalarının sahibi olduğu, bu markaların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında koruma altında bulunduğu; davalı ... adına yurt dışından getirilen ve ...’nda yapılan gümrük denetimi sırasında yakalanan ürünler üzerinde yapılan incelemede, davacıya ait markaları taşıyan 3 adet çantanın bulunduğu, söz konusu ürünlerin müvekkil şirketlere gönderilen görseller üzerinden yapılan değerlendirme sonucunda orijinal olmadığı, düşük kalitede ve marka taklidi niteliğinde olduğunun tespit edildiğini, ...Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... sayılı soruşturma dosyası kapsamında işlem yapıldığı,...6.
Sulh Ceza Hakimliği kararı uyarınca söz konusu ürünlere el konularak muhafaza altına alındığını, davacının tescilli markalarından doğan haklarının, davalının izinsiz şekilde markayı taşıyan ürünleri ithal etmek ve ticari dolaşıma sokmak suretiyle ihlal edildiğini, bu fiillerin 6769 sayılı Kanun’un 29. maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini; aynı Kanun’un 149 ve 62. maddeleri uyarınca tecavüzün tespiti, durdurulması ve taklit ürünlerin imhasının talep edilebileceğinden bahisle; taraflar arasında maddi edim ve ürünlerin imhası hususunda uzlaşma sağlanamadığından,
davacı tarafından işbu dava açılarak el konulan ürünlerin imhası ile marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalının mernis adresine gönderilen tebligat tanınmıyor gerekçesiyle iade edilmekle, davalıya T.K 21. Md göre tebliğ işleminin yapıldığı anlaşıldı.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmalık; Davalı eyleminin müvekkilin marka hakkına tecavüz eylemi olduğunun tespiti ile taklit olduğu sabit olan ürünlerin imhası kapsamında açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkememiz 30.01.2026 tarihli tensip zaptı ile; ''... 6. Sulh Ceza Hakimliği’nin ... D.İş sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının, ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... soruşturma sayılı dosyasının ve ... Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak ... sayılı, ... konulu ve ... karar numaralı durdurma kararının ve TPMK'ndan davacı adına tescilli ... tescil nolu ''...'' ibareli markasına ait marka tescil belgelerinin celbine'' şeklinde karar verilerek tensip zaptı taraflara tebliğ edilmiştir.
Celbedilen TPMK kaydının incelenmesinde; Davacı ... adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ...tescil numarası ile tescilli markanın bulunduğu, söz konusu markanın ... sınıfta yer alan el çantaları, seyahat çantaları, sırt çantaları ve evrak çantalarını kapsadığı, markanın ilk olarak 10.10.2008 tarihinde tescil edildiği ve koruma süresinin yenilenmek suretiyle devam ettiği, ayrıca 29.07.2010 tarihinde sicile kaydedilerek 29.09.2010 tarihli Resmi Marka Bülteni’nde yayımlandığı anlaşılmıştır.
Celbedilen ...’nün 21.05.2025 tarihli durdurma kararının incelenmesinde; ...’ndan gelen ...’a ait bagajlarda yapılan kontrollerde ... marka 2 adet çanta, ... marka 3 adet çanta, ... marka 7 adet çanta ve ... marka 1 adet çanta olmak üzere toplam çeşitli markalara ait çanta cinsi eşyaların tespit edildiği, yapılan inceleme sonucunda fikri ve sınai hak ihlali şüphesiyle haklarında durdurma kararı verildiği, akabinde... Cumhuriyet Başsavcılığı Fikri ve Sınai Haklar Soruşturma Bürosu’nun kararları doğrultusunda söz konusu ürünler hakkında CMK 127. madde uyarınca el koyma işlemi tesis edildiği, durdurma kararı verilen diğer bazı markalar yönünden ise süresi içinde başvuru yapılmaması nedeniyle durdurma kararının kaldırıldığı anlaşılmştır.
Davalı vekili 03/04/2026 tarihinde mahkememiz işbu dosyasına vekalet sunmakla ve 03/04/2026 tarihli dilekçesinden özetle; Davacı tarafla anlaştıklarını, ürünlerin imhası taleplerinin kabulüne karar verilmesini ve tarafların birbirinden karşılıklı olarak yargılama ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
Davacı vekili 04/04/2026 tarihli dilekçesinden özetle: Davalı tarafından huzurdaki işbu davanın kabul edildiğini, yargılama gideri vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını davanın kabulüne karar verilerek, kararın taraflara tebliğini talep etmişlerdir.
Somut olayda, davalı tarafça sunulan dilekçe ile davanın kabul edildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 308 ve devamı maddeleri uyarınca kabul, davalının davacının talep sonucuna kısmen veya tamamen muvafakat etmesi olup, kabul beyanı ile dava konusu uyuşmazlık çekişmeli olmaktan çıkmaktadır. Aynı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kabul beyanı hüküm kesinleşinceye kadar geçerli olup, mahkemece bu beyan doğrultusunda hüküm kurulması gerekmektedir.
Bu kapsamda, davalı tarafın davayı kabul ettiği, taraflar arasında dava konusu ürünlerin imhası hususunda da uyuşmazlık kalmadığı ve tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ile vekâlet ücreti talebinde bulunmadıkları anlaşılmakla, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2026/18, K. 2026/84, 7 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama