KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2018
- Esas no
- 2015/1089
- Karar no
- 2018/769
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 02/11/2015
Karar Metni
759 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
(1)Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 13.10.2008 tarihinde borçlu şirketin üretmiş olduğu su ürünlerinin satım ve dağıtımı konusunda su bayiliği sözleşmesinin imzalandığını, ancak davalının hukuka aykırı şekilde 28/05/2010 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini, bunun üzerine müvekkilinin 02/09/2010 tarihli ihtarname ile sözleşme uyarınca ödediği teminat bedeli ve damacana bedelleri olan 11.250 TL'nin kendisine iadesini ihtar ettiğini ancak davalının hiçbir ödeme yapmadığını, bunun üzerine müvekkilinin İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali istemine dair huzurdaki davayı ikame etmiştir.
(2)Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle talebin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle reddi gerektiğini, davacının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibinin hukuka aykırı olduğunu, davacının ihtarnamesindeki açıklama dahilinde alacak talebinin 6.000 TL teminat bedeli, 1.250 TL teminat banka komisyonu ve 4.000 TL damacana bedelinden oluştuğunu, müşterilere başka marka su satılması ve müşteri portföyünün kendilerine bildirilmemiş olması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, damacanaların geri alınması gibi bir durumun sözleşme ile kararlaştırılmadığını ve uygulamada bu yönde bir usulün olmadığını, davacı tarafın cari hesap borcu bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
(1)Taraflara usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olup, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile vergi dairesi kayıtları celp olunmuştur.
(2)Tarafların iddia ve savunmaları, celp olunan deliller ile dosya kapsamı nazara alınarak bilirkişi Yard. Doç. Dr. ..., Yard. Doç.
Dr. ... ile Mali Müşavir... tarafından düzenlenen tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflarca akdedilmiş bulunan bayilik sözleşmesinde damacanaların iade edileceği ve bedellerin davalı tarafından ödeneceğine dair bir hükme rastlanmadığını, aksine sözleşmenin ürünün satın alınmasına ilişkin hükümleri düzenleyen 2.2 maddesinde bayinin sipariş ettiği ürünün tamamını satın almak zorunda olduğunun düzenlendiğini, bu hükmün dışında damacana bedelinin iade yükümlülüğünü düzenlenyen bir hükme rastlanmadığını, davacının da söz konusu talebini somut bir sözleşme hükmüne dayandırmadığını,
bayilik sözleşmesinde bayinin ticari faaliyetini kendi adına ve hesabına yürüten taraf olduğu ve bayinin üreticiden belirli miktarda satın alma yükümlülüğünün de varlığı hesaba katıldığında, sözleşmede açık bir hüküm bulunmadığı sürece üreticinin bayiye satmış olduğu ürünleri geri olmak ve bedelini ödemek gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, mali ve hukuki inceleme ve değerlendirmeleri sonucunda, dava konusu alacağın davalıdan talep edilmesinin yasal koşullarının mevcut olmadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava; itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi incelendiğinde sözleşmenin 1.2 maddesince sözleşme kapsamında fikri ve sınai mülkiyet haklarından oluşan ve yeknesak uygulama niteliğinde olduğu ifade edilen sisteme giriş ücretinin yani teminat bedelinin sözleşmenin hangi surette sona ermiş olması önem arz etmeksizin iade edilmeyeceğinin ve 11.5 maddesince hesap uyuşmazlıklarının çözümünde davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının tek taraflı kesin delil niteliği taşıdığının kararlaştırıldığı görülmektedir.
Ticari iş mahiyetinde sayılmakla sözleşmeye kurallarına riayet edilmesi gerektiğinin kabulü esastır.
Bu minvalde davacı tarafın alacak kalemine konu ettiği teminat bedeliyle, sözleşme dahilinde damacana bedellerinin bayiye verilmesine yönelik bayilik veren firmanın yükümlülüğünü düzenleyen herhangi bir madde olmayıp, damacana satışına ilişkin yine bu yönde bir taahhüdün ya da yerleşik uygulamanın bulunmadığı rapor dahilinde ifade edilmekle buna dair olarak da davacının davalı taraftan herhangi bir alacağı bulunmadığı takdir edilmiş,
sözleşme kurulduğunda alınan sisteme giriş (teminat) bedelinin de hangi sebeple ortadan kalkmış olsa dahi bayiye iade edilmeyeceği açıkça hüküm altına alındığından ve cari hesap ilişkisine göre davalının davacıdan alacaklı olduğu ve buna dair faturalandırmanın yapıldığı da dikkate alınarak teminat bedelinin iadesi istemi yerinde görülmeyerek icra takibine itirazın haklı olduğunun takdiriyle sübut bulmayan davanın reddine ilişkin neticeden aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/1089, K. 2018/769, 7 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama