KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2018
- Esas no
- 2017/709 Esas
- Karar no
- 2018/1085
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/08/2017
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı şirkete sigortalı ...'nın malik ve işleteni olduğu ... plakalı aracın 27/01/2017 tarihinde...'ya ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, dava konusu kazanın oluşumunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu,...'nın alacağını temlik yoluyla davacıya devrettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 250,00 TL değer kaybı bedelinin poliçe limitleri dahilinde muhatap şirketin temerrüt tarihi olan 25/05/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dava dilekçesi ve ekleri davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının talep etmiş olduğu çekici ücreti ve aracın onarımı süresince kullanılamamasından kaynaklanan “kullanım kaybı”, “ürün-verim kaybı” veya “kazanç kaybı” dolaylı zarar olarak kabul edilmediğini, dolaylı zararların Sigorta Genel şartlarının A-3 “Teminat Dışında Kalan Haller” başlıklı maddesinin (m) fıkrası gereğince poliçe teminatı dışında sayıldığını, ... plakalı aracın daha önce hasara uğradı ise bir aracın birden fazla kez değer kaybına uğrayamayacağından değer kaybına yönelik taleplerin her halükarda reddi gerekeceğini, talebin teminat kapsamında olmaması,
sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmaması nedeniyle haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; meydana gelen trafik kazasında davacıya ait araçta oluşan hasar bedeli ve değer kaybının tahsili amacı ile açılmış tazminat davasına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama ve tarafların sulhe ilişkin beyanları birlikte değerlendirildiğinde; 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.nun 313. maddesindeki koşullara uygun olarak tarafların sulh oldukları, aynı yasanın düzenlemesi ile sulhun, Mahkemenin hiçbir hükmüne gerek kalmaksızın davaya son veren usuli bir sözleşme olduğundan ve sulh HMK 308 ve 311.maddeleri uyarınca kesin hüküm gibi sonuç doğurduğundan davada sulh sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, taraflar arasındaki sulh ve ibra protokolü nazara alınarak vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, yapılan yargılama giderlerinin tarafların üzerinde bırakılmasına karar verilerek, aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/709, K. 2018/1085, 15 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama