İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1175 K.2026/313

Mahkememizin 11/04/2022 tarihli, ...Esas, .. sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 27/03/2025 tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak, yukarıdaki esasına kaydı yapılan İtirazın İptali davasının yapılan açık…

Esas2018/1175Karar2026/313Tarih5 Mayıs 2026Okuma11 dk · 2.221 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
5 Mayıs 2026
Esas no
2018/1175 Esas
Karar no
2026/313
Dava
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
22/09/2014
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.221 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizin 11/04/2022 tarihli, ...Esas, .. sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 27/03/2025 tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak, yukarıdaki esasına kaydı yapılan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından, taşıması alt taşıyıcı firma tarafından yapılan ve ödemesi yapılmayan Türkiye'den ...'ya nakliye olan emtiaların taşıma işinin müvekkili firma tarafından gerçekleştirildiğini, davalı takip borçlusu ile akdedilen anlaşma uyarınca tarafların emtialarını taşınması hususunda anlaştıkların, arıca taraflar arasında akdedilen bu anlaşmanın yanında dilekçe ekinde sunulan faturaların müvekkil ile davalı takip borçlusu arasındaki ticari münasebeti kanıtladığını, takip borçlusu davalı şirketin anlaşmaları uyarınca Türkiye den emtialarını çıkışı yapılarak,

...'ya sevkiyatın gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin, davalı şirkete fatura tanzim ettiğini, ancak davalı tarafından fatura bedelinin ödenmediğini, borcun tahsili amacıyla .. 33. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını, yargılama masrafları ve vekalet ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında ticari ilişki sebebiyle taraflar arasında akdedilen cari hesap kaydı bulunduğunu, iş bu cari hesap ilişkisi uyarınca Davacı tarafından düzenlenen ... tarihli, ... seri ve sıra numaralı. 6.052,54 TL tutarlı fatura" bedeli olarak ...Bankan A. 5. ... Şubesine ait, ... vade tarihli, 6,052,54 TL bedelli, ... AŞ.

Emrine çek düzenlenmiş kargo teslim evrakı ile de sabit olduğu üzere davacıya teslim edildiğini, müvekkili tarafından cari hesaba ve defterlere işlenen çek uyarınca, davacı şirketin belirlilen tutara ilişkin müvekkilden herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacı tarafından fatura tarihi olarak belirtilen alacak ile aynı tarihte çek çeşide edildiğini ve aynı tarih olan ... tarihinde ...

Kargo ... takip numarası ile ilgili çek davacıya teslim edildiğini, ilgili çek bedeli olan 6.052,54 TL çekin vade tarihi olan 21.12.2012 tarihinde müvekkili hesabından tahsil edildiğini, çeke ilişkin sunulan fotokopi ile de anlaşıldığı üzere dava konusu alacağın ödenmesi için davacıya teslim edilen çekin davacı tarafından ciro edilmiş bulunmadığını, 08.03.2013 tarihli takip itibari ile müvekkili davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı sabit olmasına rağmen, davacı tarafından mükerrer olarak alacak talebinde bulunulduğunu, 08.10.2012 tarihinde düzenlenen ve davacıya teslim edilen çek uyarınca;

müvekkilin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığının sabit olmasına rağmen, davacı tarafça haksız ve hukuka aykırı olarak fatura alacağına ilişkin ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkili tarafından icra takibine haklı olarak itiraz edildiğini, davacı ise müvekkilin itiraz gerekçelerinin haklı olduğunu ve müvekkilin borçlu bulunmadığını bilmesine rağmen; ilgili çekin düzenlendiğini, davacıya teslim edildiğini ve davalı tarafça alacağın çak vasıtası ile tahsil edildiğini inkâr ettiğini, dosyaya ibraz olunan çek fotokopisi davacı beyanlarının aksine fatura bedelince davacı emrine düzenlendiği,

davacıya fatura tanzim tarihinde teslim edildiği, davacı tarafından ciro edildiği ve ilgili tutara müvekkil hesabından çekin vade gününde tahsil edildiği sabit olduğundan kötü niyetli olarak icra takibi yapan ve huzurdaki davayı ikame eden davacının kotu niyet tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddi ile itirazın iptaline karar verilmesini ve davacının kötü niyet tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Dava, ticari ilişki kapsamında fatura bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkememizce daha evvel yapılan yargılama neticesinde özetle''...Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; bilirkişi raporunda da ayrıntılı olarak tespit edildiği üzere takip ve dava konusu fatura davacı ve davalının kayıtlarında mevcut olup taraflar arsında bu konuda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, fatura bedeli karşılığında davacıya verildiği iddia edilen çekin davacının teslim almadığını iddia etmesinden kaynaklanmaktadır.

Davalı ... seri Nolu ve 6.052,54.-TL tutarındaki çeki 18.10.2012 tarihinde Aras Kargo şirketi vasıtasıyla gönderdiğini iddia etmektedir. dava dosyasın yer alan kargo teslim formunda göndericinin davalı, alıcının ise İnter Kombi/Rahime (davacı) olarak belirtilmiştir. Davacının icra takibine konu ettiği alacak 6.052,54-TL olup, davacının teslim aldığını inkar ettiği çekin bedeli de 6.052,54-TL'dir.

Davacı tarafından takibe konu edilen faturanın tarihi 08.10.2012 olup, bu faturanın karşılığı olarak ödendiği iddia edilen fatura bedeli kadar meblağı içeren çek ... A.5. aracılığıyla 18.10.2012 tarihinde davacıya teslim edilmiştir. Dosyada mübrez ... kayıtlarından da görüleceği üzere, müvekkil tarafından gönderilen çek davacı çalışanlarından "..." adlı kişiye teslim edilmiştir.

SGK'ya yazılan müzekkereye verilen cevap yazısı ekinde davacı şirket çalışanlarının listesi incelendiğinde, ...isimli çalışana ilişkin kayıt görülmektedir. Buna göre, davalı tarafından davacı tarafa gönderilen kargonun, davacı yan yetkilileri tarafından teslim alındığı anlaşılmaktadır.

Kargonun içeriği hususunda kargo şirketince bir bilgi verilememekteyse de, ... seri Nolu ve 6.052,54.-TL tutarındaki çekin arkasında ilk cironun davacı adına olduğu görülmesi, söz konusu çekin bedelinin dava konusu fatura bedeli kadar olması, vadesinin fatura tarihinden 10 gün sonra olması, çek düzenleme tarihi ile kargo teslim tarihinin aynı 18/10/2012 olması nedeniyle, çekin davacı cirosundan sonra bir kaç şahıs/tüzelkişi tarafından ciro edildikten sonra davalının hesabından tahsil edilmesi bir arada değerlendirildiğinde, davacıya teslim edilen kargo içeriğinin dava konusu çek olduğu anlaşılmaktadır.

Davalı dava konusu çekte kendi kaşesi altında atılı imzanın müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını iddia etmektedir, mahkememizce her ne kadar imza incelemesi için incelemeye esas belgelerin toplanasına dair müzekkereler yazılmışsa da, toplanan delillere dosyamız açısından imza incelemesi gerekli olmadığı kanısına varılmıştır.

Şöyle ki, dava konusu çekte kendi kaşesi altında atılı imzanın davalı şirket yetkililerine ait olmadığı anlaşılsa dahi, çekin davalıya tesliminden sonra kendisinden sonraki ciranta olan ....Ltd. Şti'ye nasıl geçtiği hususu davacı ile bu ciranta arasında bir uyuşmazlık konusu olabilecektir.

Nitekim, davacının ibraz ettiği ticari defterler üzerinde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, çeki ciro ettiği ifade edilen ...Tic.Ltd, Şirketi ünvanlı herhangi bir firmaya rastlanılmadığı, davalının ibraz ettiği ticari defteri üzerinde yapılan inceleme ve araştırıma sonucunda ...Ltd. Şti şirketi ile çekin son hamili ... Şti Unvanlı firmalara rastlanılmadığı bilirkişi raporunda bildirilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalının dava konusu fatura bedelini davalıya çek teslim ederek ödediğinin kabul edilmesi gerektiği, söz konusu çekin davalıya tesliminden sonra davalının elinden rızası dışında çıkmış olması ihtimalinin iş bu davanın konusu olmadığı anlaşılmakla davanını reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş, davacının icra takibi yapmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinini reddine...'' şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 27/03/2025 tarihli, ...

Esas,... Karar sayılı ilamıyla özetle ''...Kargo belgelerinde içeriğinde çek olduğuna dair herhangi bir açıklama ya da bilgiye yer verilmemiş olduğu, kargonun davacı şirket adresinde ... ismine teslim edildiği, SGK kayıtlarından ... isminde davacı çalışanı bulunduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece takibe konu fatura bedeli kadar çekin davalı tarafından davacı lehine keşide edildiği, çekin kargo yoluyla davacı çalışanı Rahime'ye teslim edildiği, çekin ciro yoluyla teslim edildiği yetkili hamil tarafından tahsil edildiği böylece fatura bedelinin ödendiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı vekili, kargo içeriğinde çek olduğunun belirtilmediğini, söz konusu çekte bulunan ciro imzasının müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını, çeki ciro yoluyla teslim alan ....

Ltd. Şti. ile müvekkili arasında ticari ilişki bulunmadığını, kargo yoluyla çeki teslim aldığı belirtilen ..'in şirket çalışanı olmasına rağmen müvekkili şirket adına çek teslim almaya ve tahsilat yapmaya yetkili olmadığını belirterek davalının çekle ödeme iddiasına itiraz etmiştir.

Mahkemece davacı itirazları dikkate alınarak ödemeye ilişkin çekte bulunan ciro imzasının davacı şirket yetkili temsilcilerine ait olup olmadığı konusunda imza incelemesi yaptırılarak ve içinde çek olduğu belirtilen kargoyu teslim alan davacı çalışanı ...'in davacı şirkette hangi pozisyonda çalıştığı, bu şahsın davacı şirket adına çek teslim alma ve tahsilat yapma yetkisinin olup olmadığı,

bu şahsın daha önce davacı şirket adına çek teslim alıp almadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken söz konusu araştırmalar yapılmadan (kötü ödeme olup olmadığı tespit edilmeden) davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur...'' şeklindeki gerekçe ile kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce bozma ilamı sonrasında yeniden yapılan yargılamada ödemeye ilişkin çekte bulunan ciro imzasının davacı şirket yetkili temsilcilerine ait olup olmadığı konusunda imza incelemesi yaptırılmak üzere dosya Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'ne tevdi olunmuş, düzenlenen 23/06/2025 tarihli raporda; Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu çekin arka yüzündeki ''...'' adına atılı 1. ciro imzası ile ..., ..., ..., ... Ve ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususlarının tespit edildiği rapor edilmiştir.

Yine davacı vekili celse arasında vermiş olduğu dilekçe ile dava dışı ...'in 04.09.2003-03.06.2016 tarihleri arasında müvekkili şirket bünyesinde en son "Satış ve Pazarlama Müdürü" olarak çalışmasını sürdürdüğünü, ...'in müvekkili şirketin yetkilisi olmayıp, temsil ve ilzama yetkili olmadığını, çek alma ve tahsilat yetkisi bulunmamakla birlikte müvekkil şirket bünyesinde çalıştığı dönemde çek teslim almadığını ve tahsilat yapmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

Yine mahkememizce dava dışı ...'in davaya konu çek yönünden isticvabına (gerekirse kargo teslim makbuzu yönünden imza incelemesi yapılması konusunda) karar verilmiş ise de, ilgili şahsın ikamet adresinin ... olduğu, yine çekin taşındığı kargo firması olan ... kargonun, teslim makbuzunu aradan geçen uzun zaman nedeni ile imha edildiğini bildirmiş olması ve dolayısı ile dosyadaki fotokopi belge üzerinden inceleme yapılmasının teknik olarak mümkün olmaması nedeni ara karardan rücu edilmiştir.

Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, bozma öncesi ve sonrası alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; bozma öncesi bilirkişi raporunda da ayrıntılı olarak tespit edildiği üzere takip ve dava konusu faturanın davacı ve davalının kayıtlarında mevcut olup taraflar arsında bu konuda uyuşmazlık bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, fatura bedeli karşılığında davacıya verildiği iddia edilen çekin davacı tarafa teslim edilip edilmediği noktasında toplandığı,

davalının ... seri Nolu ve 6.052,54.-TL tutarındaki çeki 18.10.2012 tarihinde ... şirketi vasıtasıyla gönderdiğini iddia ettiği, ancak bilindiği üzere kargo ile para çek ve kıymetli evrak taşınmasının yasaya aykırı olduğu, yine çek arkasındaki ciro imzasının davacı şirket yetkililerine ait olmadığının dosyamızdan alınan grafolog bilirkişi raporu ile sabit olduğu, davacı tarafça dava dışı ...'in 04.09.2003-03.06.2016 tarihleri arasında davacı şirket bünyesinde en son "Satış ve Pazarlama Müdürü" olarak çalışmasını sürdürdüğü,

...'in davacı şirketin yetkilisi olmayıp, temsil ve ilzama yetkili olmadığını, çek alma ve tahsilat yetkisi bulunmamakla birlikte şirket bünyesinde çalıştığı dönemde çek teslim almadığını ve tahsilat yapmadığını beyan ettiği, yine dava konusu çek teslim makbuzunun aslı üzerindeki imza yönünden dava dışı ...'nin isticvabına karar verilmiş ise de, ilgili kargo firmasının teslim makbuzu aslını aradan geçen uzun zaman nedeni ile imha ettiğini bildirdiği, dolayısı ile dosyadaki fotokopi belge üzerinden inceleme yapılmasının teknik olarak mümkün olmadığı,

dolayısı ile ödeme yaptığını beyan eden ve ispat külfeti kendisinde olan davalı tarafın ödeme iddiasını ispat edemediği anlaşıldığından davanın kabulüne, davalının ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,

İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.

"Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.

Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.

Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."

Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır.

Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008)

Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KABULÜNE,

-Davalının ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,

-Asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 732,00-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 103,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 628,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 6.052,54-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan; 24,30-TL Başvuru Harcı, 103,40-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.900,00 TL ATK Faturası, 400,00-TL Bilirkişi ücreti, 2.481,20-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 8.908,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.05/05/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1175, K. 2026/313, 5 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Deliller Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1175
Karar No
2026/313
Tarih
5 Mayıs 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1180 K.2026/360
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/14 K.2026/417
  • İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2019/280 K.2026/124
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/321 K.2026/302
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/373 K.2026/417
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/378 K.2026/438

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.