KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2020
- Esas no
- 2019/29
- Karar no
- 2020/126
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 10/10/2011
Karar Metni
1.556 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacı tarafından sağlık sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ...'nın yaralandığını, sigortalının gördüğü tedavi nedeniyle 23.112,46 TL'nin tamamını 08.04.2010 tarihinde ödeyip haklarına halef olduklarını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere (sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olacak şekilde) ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamını talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ...Tic Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde özetle;kazanın, sigortalı ...'ya aracın çarpması sonucu olmadığını, olay sırasında sigortalı şahsın da ... plakalı aracın içerisinde olduğunu, aracın işleten olarak müvekkili şirketin herhangi bir kusuru olmadığını, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan araç için ...
Sigorta Şirketinin sorumlu olduğunu, yazılı şekilde sigorta şirketine başvurulduğu halde gerekli ödemenin yapılmamışsa, sekiz iş günlük sürenin sonunda sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabulu gerektiğini, gerekli belgelerin ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş yada hiç müracaat edilmemişse sigorta şirketinin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini beyanla, sabit olacak iddiaları gereği, davanın müvekkili şirket yönünden reddini, kötü niyetli takip yapan alacaklının %40tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; araç şoförü olarak herhangi bir kusuru olmadığını, sorumluluğu bulunmadığını, kaldı ki o yol güzergahında aynı ay içerisinde birçok kaza meydana geldiğini, sigortalı olan araç için ... Sigorta Şirketinin sorumlu olduğunu, tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...
Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından sigortalandığını, 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ve geçici 1.maddesi gereğince müvekkili şirketin KTK mülga 98.maddesindeki sorumluluğunun son bulduğunu, sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi kapsamındaki taleplerden SGK'nın sorumlu olduğunu, 25/02/2011 tarihli 6111 sayılı kanun gereğince, başta SGK olmak üzere gerek gerçek kişilerin gerekse de diğer kamu kurumlarının, hastaneli ile özel hastanelerin,
sair kişi ve kurumların her ne ad altında olursa olsun trafik kazasına bağlı olarak gerçekleşen " geçici iş göremezlik ödeneği ve tedavi giderleri " bağlamında müvekkili şirketten talep hakkı kalmadığını, tedavi giderlerinin ödenmesi ile ilgili olarak, trafik kazasına bağlı olarak katlanılmak zorunda kalınan giderlerin zorunlu mali sorumluluk sigortası sigortacısı tarafından 8 iş günü içinde teminat altına aldığı limit ile sınırlı olarak ödenmesi gerektiği hususunu hükme bağladığını, davacıların sigortalısı ...'nın tedavi giderleri karşılığı olarak 15/12/2009 tarihinde 3285,11TLnin davacı ...
Sigorta AŞ'ye 99TL 17/12/2009 tarihinde yine ... AŞ'ye 103,48TL 12/11/2010 tarihinde Sağlık Bakanlığına ödendiğini, davacının dava konusu tazminat talebinin ödenen bu tutardan farklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan sağlık sigorta poliçe kapsamında ödenen tedavi giderinin rücuen tazmini istemi ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 26/05/2015 tarihinde, davanın kısmen kabulü ile ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında takibin 18.205,08 TL asıl alacağa, takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte devamına, dahili davalı olarak yer alan SGK’nın itirazın iptali davasında taraf sıfatı bulunmadığından SGK yönünden ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı ... vekili, katılma yoluyla davalı ... Sigorta Şirketi vekili, süresi dışında davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2015/15835 esas, 2018/8627 karar sayılı, 04/10/2018 tarihli ilamı ile, " Dava tarihi 07/07/2011 olduğuna göre, belgeli tedavi giderlerinden SGK sorumludur. Ancak, dava açıldığı tarihte yürürlükte bulunan anılan yasa gereği belgeli tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmasına rağmen SGK aleyhine dava açılmamıştır.
Dolayısıyla belgeli tedavi giderleri için SGK davaya dahil edilemeyeceği gibi temyiz eden davalılar ... ile sigorta şirketi yönünden husumetten ret kararı verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle tedavi giderleri yönünden davanın kısmen kabulüne hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de;Sosyal Güvenlik Kurumu'nun tedavi giderlerinden Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamındaki sorumluluğuna ilişkin hüküm Danıştay 10. Dairesinin 05.10.2010 tarih, 2007/7391 Esas, 2010/7354 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan raporda bilirkişi tarafından Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğu yönünden SUT kapsamında değerlendirmeye gidilmesi de doğru değildir.
Mahkemece tedavi giderlerine ilişkin faturaların hizmet ile uyumlu ve gerekli olup olmadığı konusunda SUT kapsamında bir değerlendirme yapılmaksızın kaza ile illiyet bağı bulunan ve 6111 sayılı Yasa kapsamında kalan tüm belgeli tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olacağı dikkate alınması gerekmekte iken bunun gözetilmemesi yerinde değildir." denilmek suretiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce yeniden yapılan yargılama ile davacı vekili, bozma ilamına husumet yönüyle direnilmesine, diğer yönler açısından ise uyulmasına, eksikliklerin ikmali ile davanın kabulüne karar verilmesini, davalı ... ve dahili davalı SGK vekili ise bozma ilamına uyulmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, mahkememize Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Dosya Yargıtay bozma ilamı uyarınca dosyada daha önce rapor sunmuş olan adli tıp uzmanı bilirkişiye tevdi olunmuş, takibe konu tedavi giderlerine ilişkin faturaların nihai taktir mahkememize bırakılmak suretiyle kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının tespiti ile faturaların 6111 yasa kapsamında kalıp kalmadığının, kalması halinde miktarının tespiti ile rapor tanzimi istenmiş, düzenlenen 02/12/2019 tarihli raporda, ...'nın 01/08/2009 tarihinde trafik kazasına maruz kaldığı kaza sırasında her iki dizinde hematom geliştiğini sağ dizindeki hematomun gerilemediğini belirttiği,
16/02/2010 tarihinde yapılan muayenesinde sağ dizde alt bacağa yayılan belirgin şişlik, ısı artışı ve hassasiyet olduğu, 10x15 cm'lik alanda ağrılı fluktasyon veren bölge olduğu, sağ kruris selülit ve sağ dizde enfekte bursit tanıları ile yatış yapıldığı, antibiyoterapiye alındığı, bu tedaviye cevap vermemesi üzerine apse drenajı ve bursektomi operasyonu yapıldığı, kaza tarihi kaza sırasında meydana gelen yaralanması dikkate alındığında ...
Hastanesi'ne başvuru şikayetlerinin maruz kalmış olduğu kaza ile arasında illiyeti bulunduğu, ... Hastanesi'nin ... sayılı 23.112,46 TL'lik faturasının şahsın kaza sırasında meydana gelen yaralanmasının meydana getirdiği komplikasyona yönelik muayeneler, laboratuar ve radyolojik tetkikler, ilaç, tıbbi ve sarf malzeme, oda, operasyon için olduğu, fazladan kalem bulunmadığı belirtilmiştir.
Yargıtay bozma ilamı ile birlikte tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesinde, "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı" düzenlemesi yer almaktadır.
Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumluluğu devam etmektedir. Dava tarihi 07/07/2011 olduğundan belgeli tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmakla birlikte SKG aleyhine dava açılmamıştır.
Her ne kadar SGK davaya dahil edilmiş ise de, belgeli tedavi giderleri için SGK davaya dahil edilemeyeceğinden SGK aleyhine açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığından SGK yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza sebebiyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 Sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır.
Yargıtay bozma ilamı uyarınca adli tıp uzmanı bilirkişiden alınan rapor uyarınca davacının kaza sonrası ... Hastanesi'ne başvuru şikayetlerinin maruz kaldığı kaza ile arasında illiyet bağı bulunduğu tespit edilmiş olmakla ... Hastanesi tarafından düzenlenen 10/03/2010 tarihli 23.112,46 TL'lik faturanın davaya konu kaza sırasında meydana gelen yaralanması nedeniyle oluşan kompikasyona yönelik tedavi giderleri olduğu, kaza ile illiyet bağı bulunan ve 6111 Sayılı Yasa kapsamında kalan tüm belgeli tedavi giderlerinden SGK sorumlu olacağından davanın davalı araç sürücüsü ve sigorta şirketi yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Öte yandan davalı araç maliki ...Tic.Ltd.Şti tarafından süresi içinde karar temyiz edilmemiş olmakla davacı lehine usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Bu nedenle karar süresi içinde itiraz etmeyen davalı araç maliki yönünden bu kararın kesinleştiği ve davacı taraf yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu için davanın işbu davalı yönünden kısmen kabulü ile, takip dosyasında davalının itirazının 18.205,08 TL asıl alacak üzerinden kısmen iptaline, takibin bu miktar üzerinden takip talebindeki şartlar ile devamına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/29, K. 2020/126, 10 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama