KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
- Esas no
- 2021/393 Esas
- Karar no
- 2025/116
- Dava
- Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/06/2021
Karar Metni
4.611 kelime·23 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin mobil oyun sektöründe faaliyet gösterdiğini, ... grubunun da bir parçası olduğunu, ... grubun dünyanın çeşitli yerlerinde pek çok yatırımlar yaptığını, davacı şirketin temel faaliyetinin mevcut mobil oyunların geliştirilmesi ve yeni mobil oyunların üretimi olduğunu, davacı şirketin çalışanlarının şirket için oldukça değerli olduğunu, oyunları yaratan, geliştiren, sürdüren ve işleten bu çalışanların özgün becerileri ve uzmanlığı müvekkil şirketin oyunlarının başarıya ulaşmasında kritik önem arz ettiğini, mobil oyunlar, oyuncuların akıllı telefon,
tablet veya başkaca bir elektronik cihaz kullanarak arayüz aracılığıyla etkileşime girdiği elektronik oyunlar olduğunu, oyun geliştiren şirketlerin çoğunun mobil oyunlar için en büyük dağıtım kanallarından (...) birini veya her ikisini birden kullandığını, pek çok oyunun kullanıcıların erişimine ücretsiz olarak sunulduğunu, fiyat ve erişim konusunda rekabet olmaması,
mobil oyun sektöründe rekabet ortamını geleneksel sektörlerden oldukça farklı kıldığını, fiyat ve erişim konusunda rekabet olmadığı için rakip oyunlar arasındaki en temel farkın oyunlara ilişkin teknik ve yöntemlere, kullanıcılara, kullanıcıların tercih ve alışkanlıklarına, tedarikçilerine ve çalışanlarına ilişkin sahip oldukları bilgi ve know-how ile bunları anlama ve kullanma becerilerinden kaynaklandığını, fikri mülkiyet, gizli bilgiler ve ticari sırlar mobil oyun sektörünün en değerli varlıkları olduğunu ve haksız rekabet oluşturan eylemlerin buna maruz kalan tarafa verebileceği kayıpların çok büyük olduğunu,
16.10.2020 ile 12.11.2020 tarihleri arasında müvekkil şirketin 5 çalışanı işten ayrıldığını, ayrılıklar başlamadan hemen önce müvekkil şirket nezdinde 56 çalışan bulunduğunu, dolayısıyla işten ayrılan grubun müvekkil şirketin toplam işgücünün %9 unu oluşturduğunu, ayrılan çalışanlardan 3 tanesinin kilit personel olarak belirlendiğini, müvekkil şirket bünyesinde kıdemleri ve şirketteki kilit rolleri gereği sadece 5 çalışanın kilit personel olarak belirlendiğini, bu kilit personellerin ekiplerine liderlik eden ve diğer çalışanların raporladığı kişiler olduğunu,
kilit personellerin müvekkil şirketteki en üst düzey pozisyonlara sahip olmalarına bağlı olarak müvekkil şirketin gizli bilgilerine ve ticari sırlarına erişim sağlayabildiğini ve hakim olabildiğini, müvekkil şirketten ayrılan çalışanların hepsinin davalı şirket ... A.
Ş.’de çalışmaya başladığını, işbu şirketin 7 Ekim 2020 tarihinde aralarında müvekkil şirketin eski çalışanlarının da bulunduğu küçük bir grup hissedar tarafından kurulduğunu, hissedarlardan olan davalı ... ve ...’ın müvekkil şirketten ayrılmalarından önce bu şirketi kurduğu anlaşıldığını, davalının müvekkil şirket ile aynı faaliyet alanında mobil oyun sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin esas sözleşmesi uyarınca faaliyet konusunun her türlü mobil telefon ve tabletlerde çalışacak oyun ve eğlence uygulamalarının üretilmesi olduğunu, davalı şirketin müvekkil şirket ile aynı alanda faaliyet gösterdiğini,
eski çalışan davalıların davalı şirketteki görev tanımları müvekkil şirketteki görev tanımları ile aynı olduğunu, bu çalışanların müvekkil şirkette çalıştıkları süre boyunca pozisyonları gereği vakıf oldukları önemli derecede gizli bilgi ve ticari sırrı davalı şirket yararına kullandıklarını, 50.000 TL sermayeye sahip olan davalı şirketin, sermayesinin %20 ‘si karşılığında üçünkü kişi yatırımcıdan yaklaşık 40.000.000 TL tutarında yatırım aldığını, basit bir hespalama ile şirketin toplam değerinin kuruluşundan yalnızca 1.5 ay sonra yaklaşık 200.000.000 TL ye ulaştığı görüldüğünü,
davalının bu değere ulaşmasının müvekkil şirket eski çalışanlarının müvekkil şirkette edinmiş oldukları gizli bilgiler, ticari sırlar, kodlar, know-how lar, kullanıcı verileri ve diğer bilgileri kullanarak üretecekleri ve pazarlayacakları mobil oyunların gelecekte sağlayacağı değer sayesinde mümkün olduğunu, davalıların kuruluş tarihinden çok önce kapsamlı bir hazırlık, çalışma, organizasyon, yatırımcı görüşmeleri ve benzeri çalışmaları yürüttüğünü gösterdiğini, davalıların müvekkil şirkette istihdamları devam ederken ve maaş ve yan hakları ödenmekteyken aylarca, belki yıllarca rakip bir şirket için çalıştıklarını ortaya koyduğunu,
davalıların haksız rekabet teşkil eden hukuka ve sözleşmelerine aykırı faaliyetlerinden menfaat elde etmeye başladıklarını gösterdiğini, davalı ... ve davalı ...’un iş akdi devam ederken ve fesih sonrasında müvekkil şirkete rakip, hedef kullanıcı portföyü ve faaliyet konusu aynı olan rakip bir şirketin kurucu ortağı olarak hareket ettikleri, davalı şirket ile beraber müvekkil şirketin diğer çalışanlarının iş sözleşmelerini feshe yönlendirdikleri ve onları davalı şirkette istihdam ettikleri tespit edildiğini, bu beş çalışanın müvekkil şirketin en değerli gizli bilgilerine ve ticari sırlarına erişebildiklerini,
sahip oldukları bu bilgileri halen daha haksız rekabet teşkil eden fiilleri ile müvekkil şirketin izni olmadan ve zararına olacak şekilde kullandıklarını, davalıların kasıtlı, hukuka ve iyi niyet prensiplerine aykırı eylemleri TTK’nın 54 ve 55. Maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini, davalıların iş sözleşmelerini ihlal ederek müvekkil şirket nezdinde çalışırken rakip bir şirketin faaliyetlerini planlamaları ve kuruluşunu gerçekleştirmeleri, müvekkil şirketin eski çalışanlarını iş sözleşmelerini feshetmeye yönlendirmeleri,
müvekkil şirket nezdinde devam eden oyun geliştirme faaliyetlerini yarıda bırakarak rakip faaliyetlere girişmeleri, müvekkil şirketin gizli bilgilerini ve ticari sırlarını yetkisiz olarak kullanmaları ve ilgili diğer eylemleri açıkça aldatıcı ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu ve müvekkil şirketin sözleşmeden doğan hakları ile mülkiyet haklarının ihlal edildiğini, bu eylemler ve ihlaller neticesinde müvekkil şirket ciddi şekilde zarar görürken rakip davalı şirket ve diğer davalılar kazanç elde ettiğini, kazançlarını artırma amacıyla hareket etmeye devam ettiğini,
davalılardan 3 tanesinin müvekkil şirketin toplamda yalnızca 5 kişiye verilmiş olan kilit personel unvanına sahip olduğunu, kilit personel olmaları sebebiyle sürekli olarak müvekkil şirketin üst düzey toplantılarına katılım sağladıklarını, şirketin planlarına, stratejilerine vakıf olduklarını, mevcut oyunların geliştirilmesi,
yeni geliştirilecek oyunlar hakkında ve gelecekte yapılacak tüm işlemler, değişiklikler hakkında bilgi sahibi olduklarını, bu nedenle diğer çalışanlara kıyasen daha sık ve hassas gizli bilgi ve ticari sırlara erişim sağlayan bu çalışanlarla kilit personel – belirsiz süreli iş sözleşmeleri akdedildiğini ve ilgili çalışanların bu sözleşme kapsamında rekabet etmeme ve çalışan ayartmama yükümlülüklerini kabul ve taahhüt ettiklerini, gizli bilgi kavramının eski çalışan davalılar tarafından imzalanan gizlilik sözleşmesinin 6. Maddesinde tanımlandığını, diğer bilgilerle beraber mobil oyun geliştirmek,
kodlamak ve iyileştirmek için başarılı ve başarısız oyunlara ilişkin bilgileri, özellikleri, yol haritalarını, planları, verileri, mekanik özellikleri, dizaynları, teknik ve yöntemleri kapsadığını, toplu bir şekilde müvekkil şirketten ayrılmalar yaşandıktan sonra şirket içi yazışma programındaki sınırlı sayıda yazışma incelendiğini, yapılan incelemelerde davalı şirketin ortağı olan davalı ...’ın istifası sonrası hemen davalı ... ile 12.08.2020 tarihinde irtibata geçtiği, ... ile dışarıda görüşme yaptığı, yapılan görüşme sonrası ...’un henüz müvekkil şirketten ayrılmadan davalı şirkette ortak olduğunu,
davalı şirketin ortağı davalı ...’un kendi hesabına 05.09.2020 tarihinde davalın şirketin adresini yolladığını, ...’un bu tarihte müvekkil şirkete istifasını sunmadığını ve ayrılma fikrini yöneticilerine açıklamadığını, davalı şirketin ortağı davalı ...’ın bir başka şirket çalışanı ile yaptığı görüşmede yeni kurmuş olduğu şirket hakkında “...” ifadesini kullandığını, müvekkil şirketin eski çalışanı ...’in bir başka şirket çalışanı ile yaptığı görüşmede davalı şirketin ortağı ve müvekkil şirketin eski çalışanı ...’ın işten ayrıldığının duyulması sonrası kendisi için şimdiden hayırlı olsun denilmesine “...” şeklinde yanıt verdiğini,
bir başka konuşmasında da ...’ın eski çalışanı ...’e “seni aricam işler netleşmeye başladı.” Şeklinde bilgi verildiğini, bu konuşmaların sonrasında çok kısa zaman içerisinde ...’in de müvekkil şirketten aniden istifa ederek ayrıldığını ve davalı şirkette işe başladığını, davalı ... ve ... arasındaki görüşmede davalıların müvekkil şirketten ayrılmadan kısa bir süre önce gerçekleştiğini,
görüşmenin zamanlaması ve konuşmalarda geçen ifadelerin davalı ... ile davalı ...’nin davalı şirket bünyesinde gerçekleştirecekleri projeler ile ilgili planlama halinde oldukları ve müvekkil şirkete ait teknik bilgi ve kodlardan faydalanma niyetlerini gösterdiğini, müvekkil şirketin çalışanlarının sahip olabileceği gizli bilgilerin başkaları ve özellikle rakipler ile paylaşılmaması hususunda yüksek hassasiyet gösterdiğini ve bu konuda tüm çalışanlarının iş sözleşmelerinde ve eklerinde açıklayıcı maddelere yer verdiğini,
eski çalışan davalılar ile davalı şirketin gerçekleştirmiş oldukları fiillerin sonuçlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davalıların davalı şirketin tanıtımında müvekkil şirketin adını kullandıklarını, davalı şirkete ilişkin haberlerde müvekkil şirketin adına vurgu yapıldığını ve davalıların müvekkil şirketin adıyla mobil oyun sektöründe haksız menfaat elde ettiğini, hem davalı şirket hem de diğer davalıların müvekkil şirkete ait iş ürünlerinden yetkisiz olarak yararlanarak maddi ve manevi menfaat elde ettiklerini, davalıların kasıtlı ve hukuka aykırı filleri neticesinde müvekkil şirketin zarara uğradığını,
müvekkil şirketin uğramış olduğu zararlardan davalıların müteselsilen ve müştereken sorumlu olduklarını, müvekkil şirketin yeni bir mobil oyun geliştirme projesini yürüttüğünü ve davalıların hukuka aykırı eylemlerinden dolayı bu yeni oyun projesini sonlandırmak durumunda kaldığını, şirketin uğradığı başlıca zarar kalemlerinin şöyle olduğunu;
ilgili proje kapsamında istihdam edilen çalışanlara ödenen ücretler ve ek ödemeler: 1.028.667,13 TL, seyahat ve konaklama masrafları: 9.162,92 TL, diğer harcamalar: 90.339,00 TL ve bu belirtilenlerin dışında müvekkil şirketin uğradığı diğer zararların da mevcut olduğunu, bunların eski çalışan davalıların yerine istihdam edilen çalışanların maaşları ve ek ödemeler (işe alım süreçleri devam ettiği için zarar miktarı kesin olarak belirlenemediği), yeni oyun projesinin tamamlanamamasından dolayı ortaya çıkan kar kaybı (kar kaybının hesaplanmasına ilişkin araştırmaların devam ettiği),
davalıların kanuna aykırı fiilleri sebebiyle müvekkil şirketin itibar kaybına uğramasına yol açtıklarını, müvekkil şirketin manevi zararlarının giderilmesi gerektiğini belirterek davanın kabulü ile davalılar tarafından gerçekleştirilen haksız rekabet teşkil edilen fiillerin tespitine ve men’ine, davalılar tarafından gerçekleştirilen haksız rekabet teşkil eden fiillerden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarından davalıların haksız rekabet teşkil eden fiilleri nedeniyle müvekkil şirket için HMK 107.
Maddesi uyarınca ileride belirli hale geldiğinde arttırılmak üzere 1.128.170 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın müvekkili çalışanları açısından görevli mahkemede açılmadığını, davacının müvekkil çalışanlarından ... ve ... ye karşı açmış olduğu derdest davaları bulunduğunu, davacının taleplerinde müvekkil şirket ve davalı çalışanların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutmaları mümkün olmadığını, davacının iddialarının müvekkil çalışanlarının ayrılığına ve bu ayrılık sebebiyle bir oyun projesinin yarım kalması üzerine kurduğunu, müvekkil davalıların davacıya karşı borcun tamamından sorumlu olduğuna dair bir beyanı olmadığı gibi,
bu tür bir müşterek ve müteselsil sorumluluğun kanundan da kaynaklanmadığını, Türk mobil oyun sektörü ve aldığı değerleme miktarlarına bakıldığında mobil oyun sektörü koşullarına müvekkil şirketin değerlemesinin oldukça normal olduğunu, mobil oyun sektörü her ne kadar tekil bir sektör olarak görülse de aslında türler ve sınıflar birbirinden oldukça ayrı olduklarını, şirketlerin de bu sınıflara göre faaliyet alanlarını belirlediğini ve faaliyetlerini sürdürdüğünü, yani mobil oyun sektöründe şirketlerin aslında ürettikleri oyunlara ve oyun sınıflarına göre nitelendirildiklerini, pazar payları, kazançları,
rekabet unsurları bu kriterlere göre değerlendirildiğini, müvekkil şirket ile davacı birbirine rakip firmalar olmadıkları gibi oyun sektörünün özelliği ve yapısı gereği rakip olmaları da mümkün olmadığını, asıl incelenmesi gereken hususun davacının mevcut oyunları olduğunu, davacının mevcut oyunlarının “...”, “...”, “...”, “... ...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...” olduğunu, davacı oyunları incelendiğinde söz konusu oyunların ortak özelliğinin ... ..., ... ve ... kartlarıyla oynanan, geleneksel temelli, aynı anda 2 veya daha fazla oyuncunun birlikte oynamasını gerektiren, iskambil kağıtlarıyla,
... taşlarıyla veya zarla oynanabilecek kültürel, masaüstü oyunların dijital versiyonları (..., ..., ... gibi) olduğu görüleceğini, davacının oyunlarının “geleneksel kart taş ve kutu oyunları” sınıfına girdiği çok açık olduğunu, davacının tüm kazancını ve pazar payını bu oyunlar üzerinden sağladığını, davacının dosyaya sunulan ... ve ... ait belirsiz süreli iş sözleşmelerinde de açıkça belirtildiğini, iş sözleşmelerinde davacının çok açık şekilde faaliyet alanını ve ürettiği oyun türünü kendisinin belirttiğini, davacının hangi tür oyunların kendisine ait olduğunu,
dava dilekçesi ekinde sunduğu müvekkil davalılara imzalatılan onay yazısı adla evrakta çok açık bir şekilde belirttiğini, işbu dava dilekçesinin tebliğ alındığı tarihte müvekkil şirketin henüz yayınlanmış bir mobil oyunu bulunmadığını, müvekkil şirketin bir mobil oyun tasarlamayı ve bu mobil oyunu kullanıcılara sunmayı planladığını, henüz rekabet edecek ürünü olmayan bir şirket olan müvekkil şirketin ve müvekkil çalışanların haksız rekabet hükümlerine aykırı hareket ettiğini ileri sürmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, işbu dava dilekçesinin tebliği tarihi itibariyle müvekkil şirketin bırakın haksız rekabet etmeyi,
davacı ile rekabet edecek herhangi bir ürünü, geliri veya benzer seviyede finansal gücü dahi bulunmadığını, bu husus müvekkil şirketin ticari defterleri incelendiğinde dahi anlaşılacağını, müvekkil şirketin tasarlama aşamasında olduğu, henüz kullanıcılara sunmadığı ve sunmayı planladığı oyun/oyunların “casual ve kaynak yönetimi” oyun sınıfına giren, oyunun arka planındaki hikayede, krallıkların inşa edilip seviyeler atlatıldığı,
kralların da birbiriyle mücadele ettiği, aynı zamanda az yetenek gerektiren puzzle deneyimlerinin birleştirildiği bir oyun olacağını, söz konusu oyunun türü asla geleneksel kart, taş veya kutu oyunu teması barındırmayacağını, aynı zamanda birden fazla kişinin çevrimiçi bağlanmasını gerektirmeyen, tek kişinin de çok rahat oynayabileceği, sunulan karakterlerle oynanabilecek bir oyun türü olduğunu, henüz bir oyun üretilmediği için de örnek olarak gösterilebilecek bir oyun bulunmadığını, her iki şirketin ana faaliyet alanlarına giren mobil oyun türlerinin farklı olduğunu,
müvekkil şirketin henüz bir oyun meydana getirmiş ve piyasaya sürmüş olmadığını, bu hususun bile iki şirketin başlı başına rakip şirket olarak addedilemeyeceğinin kanıtı olduğunu, rakip olmayan bir şirkette çalışan müvekkillerinin haksız rekabet yaptığı söylenemeyeceğini, her iki şirketin oyun türleri farklı olduğu için faaliyet konuları, hitap ettiği kullanıcı kitlesi, hitap ettiği pazar çok farklı olup, şirketin davacıya rakip şirket olarak akdedilmesinin mümkün olmadığını, davacının haksız rekabet iddialarının başarıya ulaşması için en başta ispatlaması gereken konunun davacının zarara uğraması olduğunu,
davacının zarara uğramadığını iki ana veriye bakılarak ispatlanabileceğini, bunlardan bir tanesinin ciro verisine bakmak, diğerinin kullanıcı rakamlarına bakmak olduğunu, ciro rakamlarına bakıldığında davacının Eylül 2020 de cirosunun yaklaşık 3.8 milyon USD olduğu,
Nisan 2021 de cirosunun yaklaşık 4.7 milyon USD seviyesine çıktığı görüldüğünü, bu hususun davacı yasal defterleri ve kayıtları incelendiğinde de açıkça görüleceğini, davacının Haziran 2021 cirosuna bakıldığında cironun 5.2 milyon USD olduğu görüleceğini, davacının Eylülden sonraki cirosunun arttığı çok açıkça gözüktüğünü, müvekkil çalışanların davacıdan ayrıldıktan sonra davacının zarara uğramadığı aksine cirosunun arttığı gözüktüğünü, kaldı ki davacının aksini ispat etmeye yarayan herhangi bir somut delil sunmadığını, iddiasını ispatlayamadığını, davacının kullanıcı verilerine bakıldığında herhangi bir değişiklik olmadığı görüldüğünü,
günlük kullanıcı sayısının 1.100.000 civarında olduğunu ve piyasa koşulları ve davacı koşullarına uygun olduğunu, müvekkili ...’ın davacıdan ayrılırken bütün proje dokümanlarını, grafik ve sanatsal çalışmaları, oyun dizayn belgelerini, outsource çalışma işlemlerini, oyun ekonomisi ve algoritmasını yani üzerinde çalıştığı herşeyi davacı veritabanına bırakmış bulunduğunu, kendi yerine de yine davacı çalışanı .... hazırladığını, hatta ...’ın davacı genel müdürü ...’un isteği üzerine işlerini devretmesi için 3 ay daha fazla davacıda çalıştığını, bu sürenin kendilerinin 2 aylık ihbar süresinden çok daha fazla olduğunu,
davacının bırakmak zorunda kaldığı ve zarar iddia ettiği projeye devam edebilmesi için her türlü kaynağı, olanağı bulunduğunu, davacının iddia ettiği projeye devam etmeme sebebinin davacının kendi tasarrufu olduğunu, bu iddia edilen zararın davalılara atfedilemeyeceğini, özetle müvekkil şirketin henüz yayınlanmış bir mobil oyunu bulunmaması nedeniyle TTK 56 kapsamında haksız rekabet teşkil eden bir fiil, davranış ya da uygulama bulunmadığını, davacının yayınladığı ve müvekkil şirketin yayınlamayı planladığı mobil oyunların tamamı ile farklı olduğunu, dolayısıyla TTK 56 kapsamında haksız rekabet teşkil eden bir fiil,
davranış ya da uygulama bulunmadığını, davacının müvekkil çalışanları ayrıldıktan sonra herhangi bir kullanıcısını kaybetmediğini, dolayısıyla TTK 56 kapsamında bir zarar bulunmadığını, davacı müvekkil çalışanları ayrıldıktan sonra herhangi bir ciro kaybı dolayısıyla TTK 56 kapsamında bir zarar bulunmadığını, davacının zararını açıklayacak somut deliller ortaya koymadığını ve zarar ile illiyet bağını kuramadığını, müvekkil çalışanları haksız rekabette bulunmadıkları gibi özellikle ..., ... aleyhine getirilen rekabet kısıtmaları ve ilgili hükümlerin anayasaya ve mevzuata aykırı olup iddiaların reddi gerektiğini,
müvekkil çalışanlar mobil oyun sektöründe uzmanlaşmış çalışanlar olarak çalışma alanları sadece mobil oyun sektörü olduğunu, başka bir sektörde çalışmaları düşünülemeyeceğini, müvekkil çalışanların bir mobil oyun firmasından istifa ederek başka bir mobil oyun şirketinde çalışmaya başlaması anayasal bir hak olduğunu, müvekkilleri ...,
... ile davacı arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde Madde 8 rekabet yasağı maddesinin 8.2.1. maddesinde “iş ile rekabet halinde olan herhangi bir iş” tanımı olarak parantez içerisinde “kart/kutu oyunları alanındaki” tanımı yapılarak aslında davacının rakibinin kart/kutu oyunları alanında faaliyet gösteren şirketler olduğu belirtildiğini, müvekkil çalışanların hiçbir zaman davacıdaki stratejik bilgilere erişimi olan, stratejik bilgileri haiz, işe alım yetkisi olan kilit personel olarak davacının tanımladığı şekillerde personeller olmadığını, müvekkillerinin işini idame ettirebilmek için gerekli bilgiler dışında,
ne kendi üzerinde çalıştığı oyunlar ne teknolojiler, ne de ... Inc. portföyü hakkında herhangi bir gizli bilgiye sahip olmadığını, çalışanların müvekkil şirkette davacıya ait herhangi bir bilgiyi kullanmadığını, davacı tarafındanda bu hususun aksini kanıtlayacak somut deliller sunulmadığını, Türk Borçlar Kanunu’nun 444.
Maddesinde “zarara uğrama” koşulu da davacı açısından gerçekleşmediği gibi davacının bu hususları da kanıtlayamadığı için davanın bu hususlar yönünden de redid gerektiğini, müvekkil çalışanlarından bazılarının diğer çalışanları ayarttığı ya da benzer eylemlerde bulunduğuna dair somut deliller dosyada bulunmadığını, davacının ayarttığını iddia ettiği diğer çalışanlar ile ilgili iddiaların gerçek dışı olduğunu, ayrıca davacının tüm iddialarını reddetmekle birlikte sunulan konuşmalardan birinde ...’ın “yok abi bana yasak burdaki oyunlara rakip oyun yapmak, casual hedef” olarak belirttiğini,
müvekkilinin herhangi bir rekabete girmeyeceğini yazışmalarda açıkça belirttiğini, davacının slack konuşmalarının özellikle başını ve sonunu keserek kendisine delil oluşturacak maddeler yarattığını, ...’ın istifasından önce ve istifasından sonra tüm bu süreçlerden davacı genel müdürü ...’un bilgisi bulunduğunu, yani süreç davacının iddia ettiği gibi müvekkil çalışanlarının istifası ertesinde davacının bu hususu keşfetmesi ile farkedilmiş bir husus olmadığını,
ekte sundukları whatsapp yazışmasından da görüleceği üzere süreçten aslında davacının genel müdürünün haberi ve onayı bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TANIK BEYANLARI
Mahkememizin 06/04/2022 tarihli celsede dinlenen davacı tanığı ...: " ben ... isimli şirkette 2016 yılında çalışmaya başladım daha sonra davacı ... bu ... isimli şirketi satın aldı ve ben de davacı şirkette 2017 yılında insan kaynakları olarak çalışmaya başladım ve o tarihten beri insan kaynakları müdürü olarak görev yapmaktayım, 2020 yılının Ekim ve Kasım aylarında ilk olarak ...'ın istifası ile arkasından da ..., ..., ... ve ... ile devam eden süreçte 5 çalışan arka arkaya işten ayrıldılar, işten ayrılma sebebiyle benim çalıştığım şirket zor duruma girdi, bizim şirketimiz sanal oyunlar üreten bir şirkettir,
bu 5 personel şirket içerisinde sanal oyunların üretilmesinde etken rol olan kişilerdir, bunların ayrılması ile birlikte şirketin bu oyun projesini sürdürmekte sıkıntılar oldu, bu oyun projesi mobil oyun projesiydi, tam ayrıntılarını bilmemekle birlikte 2 kişinin oynayabileceği bir taş patlatma oyunuydu, bu 5 kişi ayrılınca bu proje yürütülemedi, ayrıca şirket oyun yazılımlarını gerçekleştiren bu çalışanlar için onların mesleki ilerlemeleri, yetişmeleri vs gibi işlemler için masraflar yapmaktadır, yine oyun sektöründe bu tür yazılım ve oyunların oluşturulabilmesi için yazılım uzmanlarına ve bunu geliştiren kişilere yatırımlar yapılır,
kurslara, seminerlere gönderilir, gittikleri yerlerdeki otel, konaklama vs masrafları şirket tarafından ödenir, bu şekilde de bu davalı 5 kişiye bir sürü masraf yapıldı, ayrıca manevi olarak da şirket zarar gördü, davalı bu şahıslar bizden ayrıldıktan sonra ... A.Ş'ye girdiklerini biliyorum, ... ve ... ayrıldıktan sonra, ... ayrılacağı gün ...'ın ve ...'nin de şirketten ayrılarak ...
A.Ş'de işe gireceğini söyledi, işten ayrılan davalılar dışında başkaca şirket çalışanının davalı şirket tarafından bir teklif yapılıp yapılmadığıyla ilgili bir bilgim yoktur, söz konusu oyun projesi davalıların istifası ile rafa kalktı, bu oyun projesi için şirkette 2 kişi daha çalışmaktaydı, bunlar ... ve ...'ydu, 5 çalışan ayrılınca ... da proje iptal olduğu için istifa etti, ... halen bizimle çalışmaktadır, oyun sektörü şuan revaçta olduğu için ve çok fazla rekabet bulunduğu için oyun geliştirici bulmak zor ve zaman almaktadır,
... ayrıldıktan sonra yerine dışarıdan bir atama yapmak için arama yaptık ancak bulamayınca bu proje için değil bir kart oyunu projesi için içeriden birini görevlendirdik bildiklerim bunlardan ibarettir " şeklinde, ...: " ben davacı şirkette genel müdürlük yapmaktayım, bizim şirketimiz daha önce ... oyun şirketiydi, 2010 yılında kurulmuştur, daha sonra 2017 yılında ... şirketine satıldı, davalı şahıslar da hem ... şirketinde hem de ... şirketinde bizimle beraber çalışmaktaydı, ... ve ... oyun ürünlerini yöneten ve yönlendiren kişilerdi, sunucu ara yüzleri ile ilgili ..., geliştirici,
içerik ve ön yüzlerle ilgili ... isimli şahıslar görev almaktaydı, oyun sistemi dünyada popülaritesi olan ve rekabetin çok olduğu bir alandır, 2020 yılının Ekim - Kasım aylarında bu 5 davalı birden bire davacı şirketten ayrıldı, davalılardan ... ve ...'un sonradan ...
A.Ş'de hissedar oldukları hem de bu şirkette çalışmaya başladıklarını, diğer davalıların da bizim şirketten ayrıldıktan sonra davalı şirkette çalışmaya başladıklarını gördük, oyun sektörünün içinde yer alan oyunları yöneten ve yönlendiren kadro içerisinde bulunan 5-6 kişinin aynı anda şirketten istifası ve rakip bir firmaya geçmesi sebebiyle bundan kaynaklı olarak bizim şirketimiz zarar gördü, bu ekip bizden ayrılmadan önce üçlü birleştirme dediğimiz puzzle tarzı bir oyun üzerinde çalışmaktaydı ve bu oyun için bizim şirketimiz bir çok masraf yaptı ancak oyun yöneticisi ve yönlendiricileri projeden ayrılınca bu proje yarım kaldı,
yine oyun sektöründe bu şekilde sunucu, ön yüz ve ara yüz geliştirici, yönetici ve yönlendirici tarzında elemanlar bulmak zordur, bunlar için masraf yapmaktayız, bu masraflar sebebiyle de şirketimiz zarara uğradı, yine bu davalılar şirketimizdeki mevcut konumları sebebiyle ticari sırlara hakimdirler, insan kaynaklarındaki 5-6 kişinin birden başka bir şirkete nakil olması da haksız rekabet oluşturmaktadır, yine bildiğim kadarıyla davalı şirkete dış ülkeler tarafından önce 5.000.000 sonra 45.000.000 USD olmak üzere toplam 50.000.000 USD'lik yatırım yapıldı,
sektörden bu şekilde yatırım ya var olan kâr eden oyun grubuna ödenir yahut da ortada bir oyun mevcut değil ise bu kez de bu oyunu tasarlayabilecek kadroya ödenir, bildiğim kadarıyla paranın yatırıldığı bu tarihte davalı ...
A.Ş'de bir oyun da yoktu, bu paranın şirketimizden ayrılan oyun yaratıcılarının yeteneklerine istinaden verildiğini düşünmekteyim, ilk 5.000.000 USD'lik yatırım yapıldığında ortada bir oyuk yoktu, 45.000.000 USD yatırımda ... isimli oyun yayımlanmıştı."şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ...: "ben davacı şirkette 6 yıl boyunca çalıştım, 2021 yılında da ayrıldım, davalılar şirketten ayrıldıktan 2-3 sonra ayrıldım, dava ile ilgili ayrıntılı bir bilgim de yoktur, davalı vekilinin talebi ile soruldu: davalılar bana başka yazılım şirketi kuracakları, daha fazla para vereceklerine dair bir beyanda bulunmadı, benim ekibimdeki insanlara da böyle bir teklif gelmediğini biliyorum ancak onun dışındakileri bilemem bildiklerim bunlardan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, davalı ... A.Ş.'nin ticaret sicil kayıtları ve SGK bilgileri, davacı şirketin ticaret sicil kayıtları, .... ATM'nin ... Esas sayılı dosya UYAP sureti, .... ATM'nin ... Esas sayılı dosya UYAP sureti, ...'tan, ...'den, ... Bankasından, ...'tan, ... Bankasın'dan ve ...'tan davalı ... A.Ş.'nin davalılara yapmış olduğu ödeme işlemine rastlanılmadığına ilişkin bilgi, ...'tan, ... Bankasından, ... ...'dan yapılan ödemelere ilişkin bilgi dosyamız içerisine alınmıştır.
Dosya Mali Müşavir, Bilişim Uzmanı ve Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 21/02/2023 tarihli raporda; teknik incelemeler yönünden, her iki tarafın da ana faaliyet alanının mobil oyunların geliştirilmesi ve üretimi sektörüne dayandığı, her iki şirket tarafından geliştirilen ve yayına alınan oyunlara ilişkin yapılan karşılaştırmalarda tür, kurgusal, grafiksel ve tasarımsal açılardan oyunlar arasında farklılıkların açık bir şekilde görülebildiği, her iki tarafa ait oyunların yazılımsal kodları dosyaya sunulmadığından yazılım kodları yönünden bir karşılaştırma yapılamadığı,
yine davacıya ait kullanıcı verilerinin davalının mobil oyun geliştirmelerinde kullanıldığına dair bir somut bulguya da rastlanmadığı, mali yönden, dosya kapsamındaki verilere göre somut tespit yapılamadığı, haksız rekabet fiilleri açısından değerlendirildiğinde, davacının eski çalışanları bakımından eylemin haksız rekabet oluşturduğu sonucuna varılamayacağı, aksi yaklaşımın anayasa ile korunan çalışma özgürlüğü ilkesine aykırı olacağı,
davalı şirket açısından haksız rekabet fiillerine yönelik özellikle ticari sırların korunmasına yönelik düzenlemeler ile çalışanlara haketmedikleri yararlar sağlayarak çıkar elde etme olgularına yönelik ispat faaliyetinin sağlanamadığı belirtilmiştir.
Dosya 3 Bilgisayar Mühendisi ve Mali Müşavir, Rekabet Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 18/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ve davalı şirketler tarafından sunulan mobil oyunların içerik ve yapısal özellikleri üzerinde yapılan teknik inceleme sonucunda, şu tespitlerde bulunulduğu, incelenen mobil oyunlar arasında, oyun türü, hedef kitle, coğrafi dağılım, oynanış mekanikleri, grafik ve animasyonlar açısından önemli farklılıklar tespit edilmiştir.
Bu farklılıklar, her iki şirketin ürünlerinin, mobil oyun sektöründe farklı kullanıcı gruplarına ve oyun tercihlerine hitap ettiğini gösterdiği, davalı tarafın yeni geliştirdiği oyunlar ile davacının oyun portföyü arasında, tematik ve mekanik açıdan bir bağlantı olup olmadığına yönelik yapılan analizde, davalıların oyunlarının, davacının oyunlarından önemli ölçüde farklı olduğu, davalı tarafın oyunları, genellikle daha karmaşık oyun mekanikleri ve strateji elementleri içerirken, davacının oyunları daha geleneksel masa ve kart oyunlarının dijital versiyonlarına odaklandığı,
davalıların, önceki iş deneyimlerinden elde ettikleri teknik bilgi ve becerileri yeni iş ortamlarına taşıması süreci incelendiğinde, bu bilgi ve becerilerin profesyonel birikimin doğal bir parçası olarak kabul edilebileceği, ancak bu transferin sektörel bilgi ve becerilerin doğrudan kopyalanması veya özgün içeriklerin yeniden kullanılması şeklinde olduğuna dair bir kanıt bulunmadığı, davalıların geliştirdiği oyunların, davacının oyun portföyünden bağımsız, özgün içerikler olduğu ve endüstriyel standartlar ile profesyonel etik kurallar çerçevesinde geliştirildiği tespit edildiği,
bu teknik inceleme sonuçları, incelenen mobil oyunların geliştirilmesi ve pazarlanması süreçlerinde, her iki tarafın da mobil oyun sektöründe farklı segmentlere hitap eden özgün ürünler sunduğunu ve davalıların, davacının ticari sırlarını kullanarak haksız rekabette bulunduklarına dair bir bulguya rastlanmadığını, tespitlerin yalnızca teknik verilere ve analizlere dayanmakta olup, hukuki bir değerlendirme içermediği, yapılan detaylı incelemeler neticesinde, davalı tarafın geliştirdiği oyunların davacının sunduğu oyunlar ile önemli ölçüde farklılık gösterdiği,
bu farklılıkların, oyun türleri, oynanış biçimleri, demografik ve coğrafi dağılımlar ile grafik ve animasyon özellikleri gibi çeşitli unsurlar açısından tespit edildiği, bu durumun, davalı şirketin faaliyetlerinin, davacı şirketin faaliyet alanlarıyla haksız rekabete sebebiyet verecek şekilde çakışmadığını, ayrıca davalıların yeni işe başladıkları şirketin faaliyet alanının, hizmet sözleşmelerinde belirtilen rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı dışında kaldığı ve böylece bir rekabet yasağı ihlalinin söz konusu olmadığı sonucuna varıldığı,
davacının iddia ettiği maddi ve manevi zararların tazmini yönünde yapılan taleplerin değerlendirilmesinde, davacının ticari performansına ve piyasa konumuna davalılar tarafından somut bir zarar verildiğine dair net bir kanıt sunulamadığı, davacı tarafından talep edilen zararların miktarı ve bu zararların davalıların faaliyetleriyle doğrudan ilişkilendirilebilmesi için gerekli olan somut delillerin eksikliği, bu zarar taleplerinin mahkemece hukuki değerlendirme sonucunda detaylı bir şekilde incelenmesini gerektirdiği,
bu kapsamda, davanın mevcut haliyle, davacı şirketin uğradığı iddia edilen ticari zararların, davalıların faaliyetleri sonucu ortaya çıktığını açıkça ortaya koyacak yeterli delil elde edilemediği, dolayısıyla, davacının zarar taleplerinin karşılanması için kesin ve ikna edici delillerin sunulması gerekmekte olup, bu delillerin mahkeme sürecinde değerlendirilmesinin beklenmesi gerektiği, hukuki değerlendirme sonucu takdirin Mahkememize ait olduğu, davacı şirket ve davalı şirket nezdinde yapılan mali incelemeler sonucunda;
davacı şirketin davalıların ayrılması sonrasında da faaliyetlerine devam ettiği gibi karlılığını da artırmış olduğunun belirlendiği, davalı şirketin incelemesi yapılan 2020-2021 yıllarında zararlarının olduğu ancak sermaye yedekleri dikkate alındığında yapılan çalışmalar sonucunda şirketin öz varlığında ciddi artışlar olduğunun görüldüğü,
davalılar ... (%22) ve ...(%12) isimli gerçek kişilerin kurucu hissedar oldukları diğer davalı gerçek kişilerin ise ... iş portalı üzerinde yaptıkları başvurular kapsamında yaptıkları belirsiz süreli iş sözleşmeleri kapsamında 25.11.2020 tarihinde davalı şirkette işe başladıkları ve akabinde de 31.05.2022 tarihinde de davalı şirketten ayrıldıklarının belirlendiği belirtilmiştir.
Dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 01/08/2024 tarihli ek raporda; dava dosyasında yer alan tüm belge ve delillerin kapsamlı incelenmesi, tarafların iddia ve itirazlarının detaylı analizi ve mobil oyun sektörünün güncel dinamiklerinin değerlendirilmesi neticesinde, kök raporda belirtilen görüşlerini muhafaza ettiklerini, yapılan derinlemesine teknik incelemeler, mali analizler ve sektörel değerlendirmeler sonucunda varılan kanaatlerinin kesin ve net olduğunu, raporda belirtilen tespitler ışığında davacının iddialarını destekleyecek somut teknik ve mali bulgulara ulaşılamadığı,
oyun geliştirme süreçlerinin, pazar dinamiklerinin, çalışan hareketliliğinin ve şirket performanslarının objektif kriterlere göre değerlendirilmesi neticesinde elde edildiği, iddia edilen haksız rekabet eylemlerinin varlığına dair somut ve ikna edici delillere rastlanmamış olup, davalı şirketin faaliyetlerinin sektördeki olağan iş pratikleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Dava, davacı şirkette çalışan davalı şahısların çalıştıkları dönem içerisinde ve davacı şirketten ayrıldıktan sonra diğer davalı şirkete katılmaları, hissedar olmaları ve davalı şirkette çalışmaya başlamaları sebebiyle haksız rekabet yaptıklarından bahisle haksız rekabete dayalı rekabetin tespiti, refî ve menine dayalı tazminat davadır.
Mahkememizce iki ayrı bilirkişi heyetinden kök ve ek raporlar alınmış, tarafların kayıtlarında ve dijital zeminlerinde bilirkişilere incelemeler yaptırılmıştır. Belirli bir süre oyun sektöründe çalışan birinin, bu tecrübelerini sonraki çalışma hayatına aktarması doğal bir süreçtir. Önemli olan çalışanın, ayrıldığı iş verenin kendisine münhasır bilgileri, sır mahiyetindeki kodları, telif sayılabilecek ürünleri üretme içine girmemesidir.
Yaptırılan bilirkişi incelemelerinde, her iki tarafın oyunlarında tür, demografik dağılım, coğrafi dağılım, oynanış biçimi, grafik ve animasyon özellikleri bakımından benzerlik tespit edilememiştir. Yine tarafların oyunları arasında tematik ve mekanik benzerlik bulunmadığı, davalının oyunlarının daha karmaşık yapıda olduğu, davacının oyunlarının ise geleneksel masa ve kart oyunları olduğu tespit edilmiştir.
O halde davalılar ... ile ...'un davacı şirketten ayrılmak ve kendi oyun şirketlerini kurmak şeklindeki eylemlerinin, özgün ve davacı oyunlarından ayrı oyunlar üretmeleri sebebiyle haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır. Öte yandan diğer davalıların ise, davalı şirket tarafından ayartıldığı da ispat edilememiştir. Aksine bu davalıların ... adlı iş portalı üzerinden yaptıkları müracaatla 25.11.2020 tarihinde işe alındıkları davalı şirketten dahi 31.05.2022tarihinde ayrılarak kısa süre çalıştıkları görülmektedir.
Anılan gerekçe ile davalıların haksız rekabet sayılabilecek herhangi bir eylemi ispat edilemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava br tazminat davası olup, tamamen red ile sonuçlandığından AAÜT'ye göre, maddi tazminat ve manevi tazminat yönünden ayrı ayrı asgari vekalet ücretine hükmetmek gerekmiştir.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip .... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/393, K. 2025/116, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama