KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2023
- Esas no
- 2022/394 Esas
- Karar no
- 2023/771
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 30/06/2015
Karar Metni
2.481 kelime·12 dk okuma·12 bölüm
Mahkememizin ...sayılı, 15/10/2019 tarihli kararı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul BAM 9.Hukuk Dairesinin ... sayılı 29/04/2022 tarihli ilamı ile istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmekle Mahkememiz yukarıda yazılı esas sırasında tevzi edilen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 02/12/2013 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracla yolcu konumunda iken geçirmiş olduğ trafik kazası sonucu yaralandığını ve bu kaza neticesinde malul olduğunu, kaza tespit tutanağından görüleceği üzere kazanın oluşumunda kendisinin kusuru bulunmadığını, davacının kazada yolcu konumunda olduğundan tamamen kusursuz olduğunu, araç sürücüsü ...'ın tamamen kusurlu olduğunu, ... plakalı aracın davalıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kusurlu araç sigortacısı davalının yolcu konumundaki davacının uğramış olduğu maddi zarardan sorumlu olduğunu,
davacının kaza sonrasında yaralandığını ve buna bağlı olarak ömrünün sonuna kadar taşıyacağı cismani zararları oluştuğunu beyanla, davacının uğradığı kazanç kaybı, ekonomik geleceğinin sarsılmasından doğan kayıplar ve çalışma gücündeki kaybın tümünün maddi tazminatının aktüer hesabı yapılarak kaza tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000TL tutarındaki maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili vermiş olduğu 03/03/2019 tarihli dilekçesi ile, davalarını ıslah ederek, 69.912,11TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı alacağının yasal faizi ile davalı şirketten tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının alacağını temlikname ile dava dışı ...'a devrettiğini, davacının kaza nedeniyle oluşan zararlar yönünden davalı şirket tarafından inceleme yaptırıldığını, kaza nedeniyle 112.348,00TL zararın oluştuğunun tespit edildiğini ve temliknameye istinaden alacağı temlik alan dava dışı ...'a bu bedelin ödendiğini, alacağın temliki ile alacak hakkının bunu devralan üçüncü kişiye geçtiğini, temlik eden alacaklının bu aşamadan sonra artık tasarruf hak ve yetkisi bulunmadığından,
bu alacağa dayalı olarak herhangi bir hukuki işlem yapmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davacının dava hakkı da bulunmadığından, aktif husumet sebebiyle davanın reddi gerektiğini, dava konusu olayda kazada araç sürücüsünün hızlı olduğunun kaza tespit tutanağı ile tespit edildiğini, davacı araç sürücüsünün hız yapmasına engel olmadığı için kusura katıldığını, davacının kusura katılmış olmasına rağmen davalı tarafından davacının alacağını temlik ettiği ... vekiline 112.348TL ödeme yapıldığını, ancak davaının gerçek zararı ödenmesine rağmen huzurdaki davayı açtığını,
davacının dava hakkı olmadığı gibi tüm zararlarının da karşılandığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiştir.
İlk alınan aktüer bilirkişi raporu özetle şu şekildedir;
Dosya içine sunulmuş bir kusur raporu bulunmamakla birlikte, dosyada bulunan kazaya ilişkin belgelerin, ifade tutanaklarının ve Trafik Kazası Tespit Tutanağının incelenmesinde, ... plakalı motosiklet sürücüsünün KTK. 52/1-b maddesinde düzenlenen araçların hızını görüş, yol hava ve trafik şartlarına uydurmamak" kuralını ihlal ettiğinin belirlendiği, kazaya etken başkaca bir durumun olmadığı,
İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulunun 03.05.2017 tarih ve ... sayılı raporuna göre davacının bu olay sebebiyle % 38,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı ve tıbbi iyileşme süresinin 9 ay olacağının mütalaa edildiği,
Rapor Tarihindeki verilerek göre yapılan hesaplamada Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında oluşan durum ile ilgili Yargıtay’ın yakın zamanda verdiği net kararlar doğrultusunda hesaplamada, TRH-2010 yaşam tablosu ve bilinmeyen dönem için her yıl %10 arttırım ve %10 iskonto yapılmasını öngören “progressif rant” tekniğine göre hesaplama yapıldığı,
Tazminat hesabında yasal asgari ücretlerin esas alındığı,
Sayın Mahkemenin verdiği görev uyarınca hasar dosyasındaki hesaplama unsurları dikkate alınarak (sigortalı araç sürücüsünün % 100 kusuru, davacının % 76 maluliyet oranı ve asgari ücret kullanılarak) 10.02.2015 tarihinde 112.348,00 TL ödeme yapmış olması nedeniyle ödeme tarihi verilerine göre yapılan hesaplamada tespit edilen nihai tazminat olan 184.859,28 TL’nin yapılan ödeme karşısında yetersiz olduğunun belirlendiği, bu kapsamda hükme esas alınan 27.11.2017 tarihi verilerine göre yeniden hesaplama yapıldığı,
Yapılan hesaplamada ilk olarak zararla ilgili indirim sebepleri uygulanarak gerçek zarar belirlenmiş, (önce kusur indirimi, sonra yapılan ödemeler), sonra da tazminattan indirim nedenleri olan 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesinde (mülga 818 sayılı BK'nun 43. maddesi) düzenlenen hatır taşıması indirimi ve 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesinde (mülga 818 sayılı BK'nun 44. maddesi) düzenlenen müterafik kusur indiriminin uygulandığı,
Mezkûr kazada yaralanan davacı ...’ın 27.11.2017 tarihine göre bakiye % 38,2 oranındaki sürekli iş göremezlik bakiye zararının 39.831,70 TL, 9 aylık geçici iş göremezlik bakiye zararının 5.666,83 TL
... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet, davalı ... Sigorta AŞ. Tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalıdır. Sigorta sözleşmesi uyarınca 18.05.2013-18.05.2014 dönemi için ... nolu ZMMS poliçesi düzenlenmiş olduğu,
Poliçede ölüm ve sakatlanma için kişi başına 250.000,00 TL, aynı poliçede tedavi teminatı 250.000,00 TL ve kaza başına ise 2.500.000,00 TL bedelle teminat sunulmuş olduğu,
02.12.2013 tarihli kazanın, poliçe geçerlilik dönemi içinde kaldığı,
Hesaplanan geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatının poliçe teminat limiti dahilinde kaldığı kanaatine varılmıştır.
Son alınan aktüer bilirkişi raporunda özetle şu şekildedir;
KUSUR DURUMU
Davacı tarafından bu olaya bağlı bakıcı gideri zararına ilişkin olarak ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyası ile açılan davada alınan 12.12.2016 tarihli kusur raporu ile olayın meydana gelmesinde; Davalı tarafından zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalanmış bulunan ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Bu durumda; İşbu raporda davalının %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre hesaplama yapılacak ve belirlenen zarar tutarından BAM kararı doğrultusunda %20 müterafik kusur indirimi ile %20 hatır taşıması indirimi yapılarak takdire sunulacaktır.
DAVACININ GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK DÖNEMİ
Adli Tıp Kurumu tarafından davacının iyileşme süresinin 9 ay olduğu belirlenmiş olup, anılan dönemde davacının maddi zararı %100 malul gibi hesaplanacaktır.
DAVACININ SÜREKLİ İŞGÜCÜ KAYBI VE MALULİYET DURUMU
Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairesinin bu konudaki emsal kararlarında özetle; Maluliyete ilişkin alınacak raporlarda "... kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir....." demektedir. Bu durumda;
01.09.2013 tarihli Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik hükümlerinin kişinin çalışma gücü kayıp oranının %60 ın altında olduğu durumlarda kullanılması mümkün olmadığından ve söz konusu yönetmelik ekinde yer alan arıza listesinin 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelikte yer alan arıza listesi ile aynı olması nedeniyle 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası meydana gelen kazalarda da ATK tarafından zorunlu olarak 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri nazara alınmaktadır. Bu durumda;
ATK tarafından 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerinden yararlanılarak davacının maluliyet oranı %38,2 olarak belirlenmiş olup anılan oran üzerinden sürekli iş göremezlik dönemindeki maddi zarar hesaplanacaktır.
DAVACININ YAŞI VE BAKİYE ÖMÜR SÜRESİ
BAM kararından önceki raporda PFM yaşam tablosu esas alınmıştır. İlk karar davacı tarafından istinafa konu edilmemiş ve bu husus BAM kararı dışında kalmıştır. Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/... E. sayılı kararında özetle "..
TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği kullanılarak yapılacak hesabın davalı aleyhine olması karşısında, bu hususun temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir..." demektedir. Yine bu konudaki Yargıtay kararları itiraz edilmeyen veya bozma dışında kalan PMF yaşam tablosu uygulamasının kesinleşmiş olacağı yönündedir.
Kaldı ki; davalı tarafından ödeme 10.02.2015 yılında yapılmış olup, Yargıtay tarafından TRH 2010 yaşam tablosu uygulamasına bu tarihten çok sonra geçilmiştir. Ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılacağından hesaplamanın ödeme yapıldığı tarihte geçerli olan uygulamalara göre yapılması gerekmektedir. Bu nedenle davacının bakiye ömür süresinin belirlenmesinde PMF yaşam tablosu esas alınacaktır. Buna göre;
a)05.01.1979 doğumlu davacı ..., 02.12.2013 olay tarihinde (34)yıl, (10) ay, (27)günlük olup, 35 yaşında kabul edilerek PMF yaşam tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü (33)yıl ve muhtemelen (68)yaşına kadar yaşayacaktır. b)Bu konudaki Yargıtay kararlarına göre davacının aktif çalışma hayatının (60)yaşına kadar devam edeceği kabul olunarak, olay tarihinden (60) yaşına kadar bakiye aktif hayat süresi (60-35)= 25 yıl ve pasif devresi (68-60)= 8 yıldır.
KAZANÇ DURUMU İLE BİLİNEN DÖNEM KAZANÇ TESPİTİ
İlk hükme esas bilirkişi raporu asgari ücretlere göre düzenlenmiş olduğundan işbu raporda da asgari ücretlere göre hesaplama yapılacaktır. Buna göre;
Ödemenin yapıldığı 10.02.2015 tarihinde, 01.07.2015 tarihinde yürürlüğe giren asgari ücretin de açıklanmış olması dikkate alınarak;
Kazalının 02.12.2013-02.12.2015 tarihleri arası geçen (2)yıllık işlemiş aktif devre net kazançları aşağıdadır.
Kazalının %38,2 oranında malul olduğu bilinen dönemdeki kazanç toplamı 14.268,54 TL dir.
Davacının işlemiş ve bilinen aktif devredeki net kazançları yukarıdaki esaslara göre belirlenmiş olup, herhangi bir artış ve iskontoya tabi tutulmaksızın aynen esas alınacaktır. Ancak;
a)İşleyecek ve bilinmeyen bakiye aktif ve pasif devre sonuna kadar geçecek süre içinde Yargıtay’ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarında belirtilen hususlar nazara alınarak her yıl için ayrı ayrı %10 artış ve %10 iskontolama esasına göre hesaplama yapılacaktır. Bu duruma göre,
b)Kazalının işleyecek aktif devre başındaki (1)yıllık geliri; 1.000,54 x 12 Ay = 12.006,48 TL olup, anılan tutar işleyecek aktif devre maddi zarar hesabına esas alınacaktır. Diğer yandan;
c)Ödeme tarihinde bilinen ve agi hariç geçerli olan net yasal asgari ücretin yıllık tutarı olan (910,43x12=) 10.925,16 TL esas alınacaktır. Buna göre;
ÖDEME TARİHİNDEKİ VERİLERE GÖRE MADDİ ZARAR HESABI
a)SGK tarafından davacıya bu kaza nedeniyle 2.280,12 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği bildirilmiş olup, anılan tutar davacının maddi zararından tenzil edilecektir. Buna göre ödeme tarihindeki verilere göre davacının geçici ve sürekli iş göremezlik dönemindeki maddi zararı aşağıdaki gibidir; b)Davacının ödeme tarihindeki verilere göre maddi zarar toplamı (2.320,42+86.596,08)= 88.916,50 TL olarak belirlenmesine karşın davalı tarafından 112.348,00 TL ödeme yapılmıştır. Buna göre de davalı tarafından yapılan ödeme davacının ödeme tarihindeki verilere göre belirlenen maddi zararını karşılamış gözükmektedir.
NOT
Davalı taraf ödemeyi %76 maluliyet oranı üzerinden, hatır taşıması ile müterafik kusur indirimi yapılmaksızın düzenlenen özel hesap raporuna göre yapmıştır.
İşbu raporda ise ATK tarafından belirlenen 9 aylık iyileşme süresi ile yine ATK tarafından belirlenen %38,2 maluliyet oranı esas alınarak davacının ödeme tarihindeki verilere göre maddi zararı belirlenmiştir. Söz konusu nedenlere dayalı olarak davalı tarafından yapılan ödeme davacının ödeme tarihindeki verilere göre belirlenen zararının üzerinde çıkmıştır.
Sayın Mahkemece daha önce alınan 30.03.2023 tarihli hesap raporunda da ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılırken ATK tarafından belirlenen %38,2 maluliyet oranı yerine davalı tarafından ödemeye esas hesap raporunda yer alan ve ne şekilde bulunduğu belirli olmayan %76 maluliyet oranın esas alınması nedeniyle iki rapor arasında farklılık meydana gelmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan ATK ve bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 26/02/2020 tarih, 2018/... E. ve 2020/... K. sayılı kararında açıklandığı üzere "... Borçlar kanunu hükümlerine göre tazminatın saptanması için öncelikle zararın belirlenmesi gerekir.
Bu nedenle ilk olarak zararla ilgili indirim sebepleri uygulanarak gerçek zarar belirlenecek (önce kusur indirimi, sonra yapılan ödemeler), sonra da tazminattan indirim nedenleri olan 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesinde (mülga 818 sayılı BK'nun 43. maddesi) düzenlenen hatır taşıması indirimi ve 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesinde (mülga 818 sayılı BK'nun 44. maddesi) düzenlenen müterafik kusur indirimi uygulanacaktır.
Yukarıda ifade olunan hususlar karşısında, davacının uğradığı zararın hesaplanmasından sonra; hesaplanan bu bedel üzerinden, davalı borçluya ait indirim sebebi olan hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle yapılacak indirimlerin uygulanması ve bu surette sonuç tazminatın belirlenmesi gerektiği açıktır.
Oysa mahkeme tarafından hatır taşıması ve müterafik kusur indiriminin davalı ödemesinin tenzilinden sonra yapılması gerekirken önce yapıldığı, yine hatır taşıması ve müterafik kusur indirimlerinin ilgili bozma ilamında belirtildiği şekilde ayrı ayrı yapılması gerekirken, toplam olarak %40 oranı üzerinden yapılarak davacılar aleyhine durum yaratıldığı anlaşılmaktadır" (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 23/06/2020 tarih, 2018/... E. ve 2020/... K. sayılı kararı).
Somut olayda yukarıda yapılan açıklama ışığında; Hatır taşıması ve müterafik kusur ile davalı tarafından davadan önce yapılmış ödemenin varlığı dosyada sabittir.. Davalı sigorta şirketi tarafından kaza nedeniyle temlik alan dava dışı ...'a 10.02.2015 tarihinde 112.348,00-TL ödeme yapılmış olduğu, dava tarihinden önce dava dışı temlik alandan alacağın geri temlik alındığı, (Ayrıca .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı ilamı ile temlikin iptaline karar verildiği) SGK tarafından davacıya rücuya tabi bir ödemenin yapılmamış olduğu göz önünde bulundurularak, 27/11/2017 tarihli aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır.
Dava 30/06/2015 tarihinde açılmış, sigorta şirketince dava tarihinden önce ödeme yapılarak bu yönde ibraname düzenlenmiştir. Dava iki yıllık süre içinde açılmışsa da, Mahkememizce istinaf öncesi hükümde sigorta şirketinin davadan önce yaptığı ödemeye ilişkin ödeme tarihi itibarıyla borcu kalıp kalmadığı yönünden bir değerlendirme yapılmadığı istinaf ilamıyla tespit edilmiştir.
Hükme esas alınan ilk mahkememiz kararında bilirkişi raporunda davacının zararı, 27/11/2017 rapor tanzim tarihine göre hesaplanmış ve yapılan ödemenin yine 27/11/2017 tarihe göre güncellenmiş değeri mukayese edilerek değerlendirme yapılarak bu tarihe göre yapılan hesaplamaya göre bulunan 204.565,36-TL den hatır taşıması ve müterafik kusurdan kaynaklı hakkaniyet indirimleri toplamı olan % 20 oranında indirim yapılarak sonuç rakama ulaşılmıştır.
KTK'nın 111. maddesinde belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığının, ödeme tarihi ile zararın hesaplanması, yine ödeme tarihine göre ödemenin güncellenmesi, hesaplanan zarar üzerinden hatır taşıması indirimi ve müterafik kusur indirimi uygulanması suretiyle KTK'nın 111. maddesinde belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığının bu şekilde değerlendirilmesi, şayet ödenmesi gereken tazminat miktarı ile ödenmiş olan miktar arasında fahiş fark olduğu saptanırsa, şimdiki gibi tazminat tutarından davalı tarafından yapılan ödemelerin güncellenerek düşülmesi,
hatır taşıması ve müterafik kusur indiriminin yapılması sonucunda oluşacak duruma göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/... ve 2019/... Karar sayılı kararı).
Ancak mahkememizin ilk kararı, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi, ayrı ayrı ve % 20 oranında uygulanması gerekirken, toptan ve (10+10 toplamı) % 20 üzerinden uygulanmasının doğru olmadığı gerekçesiyle kaldırılmış olup istinaf ilamı gereğince aktüer raporları alınmıştır.
Alınan hükme elverişli son aktüer rapora göre, 02.12.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalının %100 kusur oranındaki sorumluk durumuna göre belirlenen zarardan %20 hatır taşıması, %20 müterafik kusur indirimi ile rücuya tabi SGK ödemelerinin tenzili sonucu yapılan hesaplamaya göre davacı ...’ın ödeme tarihindeki verilere göre; geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 2.320,42 TL, sürekli iş göremezlik dönemine ait %38,2 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının 86.596,08 TL olmak üzere toplam 88.916,50 TL olduğu, davalı tarafından davacıya 112.348,00 TL ödeme yapıldığı,
buna göre de ödeme ile ödeme tarihindeki verilere göre belirlenen zararın karşılanmış olduğu, ödeme tarihindeki verilere göre belirlenen zararın ödeme ile karşılanmış olması nedeniyle ayrıca davacı bakımından kesinleşen önceki hükme esas raporun düzenlendiği tarihine kadar bilinen verilere göre hesaplama yapılarak ödemenin güncel tutarının tenzili yoluna gidilmesinin uygun olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Hükme esas alınan son aktüer raporunda, ortak kusur ve hatır taşıması indirimi uygulanmadan davacının geçici maluliyete dayalı zararının 5387,44 TL ve kalıcı maluliyete dayalı zararının 144.326,80 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından ödeme tarihinde davacıya 112.348 TL ödeme yapılmakla hatır taşıması ve ortak kusur indirimi yargılama neticesinde tespit edildiğinden ve takdiri indirim nedeni olduğundan davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/394, K. 2023/771, 28 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama