KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/671 Esas
- Karar no
- 2024/839
- Dava
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/10/2022
Karar Metni
2.077 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketi ile davacının arasında 09.06.2021 tarihli mimarlık sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca yüklenici ... şirketinin, davacıya ait ... ilinde bulunan yapının sözleşmenin 2. maddesinde belirtilen işlemler ve bundan başka yapının otel olarak kullanılabilmesi için gerekli olan her türlü yasal, idari iş ve işlemlerin yapılması,
gerekli izin, ruhsat ve onayların alınması işini üstlendiğini, yüklenicinin sözleşmenin imzalanmasını takip eden 60 (altmış) gün içerisinde sözleşme konusu proje hizmetlerini eksiksiz olarak ifa edeceği hususunda anlaşıldığını, sözleşme kapsamında davacı tarafından 925.000 TL ödeme yapıldığını, sözleşme ile üstlenilen edimlerin en geç 08.07.2021 tarihinde tamamlanması gerekirken kararlaştırılan teslim süresinden itibaren uzun süre geçtiği halde tamamlanmadığını, taraflarınca aynen ifa, gecikme zararının ve sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın ödenmesine ilişkin ....
Noterliğinin 11.04.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, 15/04/2022 tarihinde muhataba teslim edildiğini, buna rağmen verilen sürede de ifanın gerçekleşmemesi üzerine aynen ifadan vazgeçilerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararların giderilmesi taleplerine ilişkin ....
Noterliğinin 06.05.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, davcalı tarafın yüklenici konumunda olup, iş sahibi davacı tarafından ödeme yapıldığı halde sözleşmede kararlaştırılan sürede edimlerini ifa etmediğini, teslimin gerçekleşmediğini, davacının ise ... Limited Şirketi'nin münferiden yetkilisi olduğunu, taraflarınca delil tespiti talebinde bulunulmuş olup, .... Sulh Hukuk Mahkemesi ...
D.İŞ sayılı dosyası ile bilirkişi heyeti görevlendirilerek.
22.06.2022 tarihinde kesif yapılmış, 04.07.2022 tarihli bilirkişi raporu ile taşınmazın fiziki durumuna ilişkin raporun düzenlendiğini, rapora göre binada yalnızca yangın merdiveni yapıldığı ve devam eden bir çalışma da bulunmadığının tespit edildiğini, raporun kesinleştiğini, yüklenici tarafından yapılan yangın merdiveninin dahi mevzuata uygun olmadığı ve bu şekilde ruhsat alınamayacağı dolayısıyla yapılan tek işin de yıkılması gerektiğinin öğrenildiğini, delil tespiti ile yalnızca binanın mevcut fiziki durumunun tespit edildiğini, dolayısıyla anlaşmaya konu projelerin hazırlanıp hazırlanmadığı,
proje kapsamındaki hizmetlerin ifa edilip edilmediği, sözleşmede kararlaştırılan izin, onay, tescil v.s işlemlerin yapılıp yapılmadığını, proje hizmetlerinin fiziksel olarak hangi oranda bulunduğu, hangi kalemlerin yapıldığı, projeye, imara ve fenne aykırılık olup olmadığı hususlarının, yerine getirilen edimler var ise sözleşme tarihindeki piyasa rayiç bedellerinin tespiti, keşif sırasında rastlanacak olan eksiklerinin/ayıpların giderilmesinin mümkün olup olmadığının;
mümkün olacaksa bu iş için gerekli malzeme, mühendislik, işçilik gibi giderlerin ne kadar tutacağı ve onarım çalışmalarının ne kadar süreceği, sözleşmede kararlaştırılan tarihte teslim gerçekleşse idi taşınmaz otel olarak işletileceğinden gecikme nedeniyle davacının mahrum kaldığı karın /sözleşme yerine getirilmediğinden uğranılan zararın tespitini, davacının yeni sözleşme yapmak için katlanacağı miktarın, davacı iş sahibi tarafından yapılan ödemelerin tespiti hususlarında bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep ettiklerini, Arabuluculuğa başvuru yapıldığını ancak karşı tarafın Arabuluculuğa katılmaması nedeniyle sona erdiğini,
taraflarınca aynen ifa, gecikme zararının ve sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın ödenmesine ilişkin ihtarnamenin keşide edildiğini ve tebliğ edilmesine rağmen verilen sürede de ifanın gerçekleşmemesi üzerine aynen ifaden vazgeçilerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararların giderilmesi taleplerine ilişkin ihtarname keşide edildiğini, borcunu ifa etmeyen ve hiçbir ödeme de yapmayan yüklenicinin sözleşmede kararlaştırılan cezai şartla birlikte davacının uğradığı tüm zararaları ödemekle yükümlü olduğunu,
davacının sözleşmede kararlaştırılan tarihte sözleşme konusu otelin işletilmesine başlamış olsaydı elde edebileceği kardan yoksun kaldığını, halihazırda davacının yeni yapacağı sözleşmenin mevcut ekonomik şartlarda hem hizmet bedeli hem de malzeme, işçilik, harç , vergi ve sair tüm giderler bakımından çok daha yüksek olacağının kuşkusuz olduğunu, dava konusu sözleşme ile yeni kurulacak olan sözleşme bakımından sözleşme bedeli ve her türlü giderler arasındaki farkın da müspet zarar kapsamında olduğunu,
davacının yüklenicinin temerrüdü nedeniyle uğramış olduğu her türlü zararın sözleşmede kararlaştırılan ifa tarihinden itibaren bilirkişi marifetiyle hesaplanarak fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik 200.000 TL olumlu zararın ticari faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, yükleniciye verilen sürede borcun ifa edilmemesi üzerine aynen ifadan vazgeçtiklerini bildirerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararlarımızın giderilmesini talep ettiklerini, taraflarınca sözleşmeden dönülmediği için sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedellerinin yüklenici tarafından ödenmesi gerektiğini,
sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedelinin bilirkişi marifetiyle hesaplandıktan sonra arttırılmak üzere fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 300.000 TL kısmi cezai şart bedelinin ticari faiziyle birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davalının sözleşmede kararlaştırılan edimlerini yerine getirmediği gibi hiçbir zararlarını da karşılamadığını, davalı şirketin malvarlıklarını kaçırmakta olduğu ve piyasaya yüklü miktarda borçlu bulunduğu,
davacınıngibi bir çok kişiden baskı ve ısrarla yüksek miktarda para tahsil edildiği ancak hiçbir işlem yapılmadığı öğrenilmiş olup davacının alacaklarının tahsilinin temini amacıyla davalının menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi ile muhafaza altına alınmasını talep etme zorunluluğunun doğduğunu, ihtiyati haciz taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği,
yaklaşık ispatın yeterli olduğu kanun ve yerleşik içtihatlarda açıkça belirtildiğini, davacının yerine getirilmeyen sözleşme nedeniyle büyük zarara uğradığını, yaptığı 925.000 TL ödeme ve mevcut ekonomik koşullar nedeniyle maddi olarak zor durumda kaldığını, davacının teminatı karşılama gücünün kalmaması ve daha fazla zarara uğramaması adına teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini belirterek davacının alacağının tahsilini teminen davalının menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyaten haczine,
davacının sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle uğradığı tüm zararın tespiti ile şimdilik 100.000 TL zararın ticari faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedelinin bilirkişi marifetiyle hesaplandıktan sonra artırılmak üzere fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 TL kısmi cezai şart bedelinin ticari faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 27/10/2022 tarihli maddi hatanın düzeltilmesine ilişkin talep dilekçesi ile; dava dilekçesi sonuç kısmında maddi hata yaptıklarını, sonuç kısmının dava dilekçesinin tamamında doğru belirtilen ve harçlandırılan talep miktarının "Sonuç ve Talep" kısmının 2. ve 3. maddesinde açık yazı hatası ile belirtilen talep miktarlarının HMK.
183 uyarınca ; " davacının sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle uğradığı tüm zararın tespiti ile şimdilik 200.000 TL zararın ticari faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini, (Belirsiz alacak davası), sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedelinin bilirkişi marifetiyle hesaplandıktan sonra artırılmak üzere fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 300.000 TL kısmi cezai şart bedelinin ticari faiziyle birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini, (Kısmi dava)" şeklinde düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin Mahkememizin 11/10/2022 tarihli ara kararı ile reddine karar verilmiş, davacı vekilince Mahkememiz ara kararı istinaf edilmiş, İstanbul BAM 15. Hukuk Dairesinin 2022/3165 Esas, 2022/2116 Karar, 27/12/2022 tarihli ilamı ile davacı vekilinin İstinaf talebinin kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek Mahkememiz ara kararının kaldırılmasına karar verilmiş, Mahkememizce 08/03/2023 tarihli ara karar ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 18/09/2024 tarihli dilekçesi ile; davacı adına 500.000,00-TL talepli olarak açılan davamızın değerini 4.259.500 TL arttırarak toplam 4.759.500 TL’nin davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine, fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla 4.759.500-TL‘ nin temerrüt tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava masrafları ile vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflara usulüne uygun dilekçeler tebliğ edilmiş, .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosya aslı, ... Belediye Başkanlığından gönderilen CD dosyamız içerisine alınmıştır.
Dosya Mali Müşavir, İnşaat Mühendisi, Mimar, Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 14/09/2023 tarihli raporda: taraflar arasında ... adresinde bulunan binanın otel olarak kullanılmak üzere tadilatının yapımı konusunda 09.06.2021 tarihli sözleşme imzalanmış olduğu, sözleşmeye göre işin 09.08.2021 tarihinde teslim edilmesi gerekirken teslimin gerçekleşmediği, davacı İş Sahibinin ödeme ile ilgili yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğu, buna karşılık davalının edimini yerine getirmemiş olduğu, alınan Tespit Raporuna göre davalının merdiven kovası etrafında bir kısım duvar yapılması,
kapı yerlerinin açılması ve yangın merdiveni imalatlarını yapmış olduğu, bu imalatların bedelinin tespit raporu ile 170.000,- TL olarak belirlenmiş olduğu, ancak işe ait projelerin olmaması nedeni ile bu imalatın projesine uygun olup olmadığının tespit edilemediği, taraflar sözleşmede işin bitirileceği tarihi 09.08.2021 olarak belirledikleri, TBK md. 117/f.2 hükmü uyarınca ihtar gönderilmesine gerek olmadan, bu tarihin geçmesiyle davalı tarafın temerrüde düştüğü, sözleşmede farklı hukuki sebeplere dayanan birden çok ceza koşulunun kararlaştırılmasının mümkün olduğu,
davacının 25.04.2022 - 06.10.2022 tarihleri arası için gecikme cezası talep edebileceği, sözleşmenin 8.2 maddesine göre ceza-i şart miktarının 1.385.000,- TL olduğu, ancak 11.4 maddesine göre ise 510.000,- TL olduğu, davacının otelin işletilememesi nedeni ile uğradığı kar kaybı hususunda beyanda bulunulamadığı, davacının işin kalan kısmının 3. Kişiye yaptırılması halinde uğrayacağı zararın tespiti için de elde veri olmadığı, davacının ödediği miktarı veya ödediğinden yapılan imalat bedelinin düşülmesi ile ilgili talebinin Mahkememizde olduğu, imalat tutarının düşülmesi ile tespit edilen alacak tutarının 755.000,- TL olduğu,
Anapara tutarı olan 755.000,- TL ya dava tarihi olan 06.10.2022 tarihine kadar işlemiş faiz tutarının ( Mahkememiz takdirine göre (139.616,37 veya75.017,75 TL) olduğunun hesaplandığı, Asıl Alacak tutarı olan 755.000,- TL ya dava tarihinden tahsil tarihine kadar Mahkememiz takdiri çerçevesinde değişken oranlarda ticari avans faizi/veya yasal adı faiğz talep edilebileceği belirtilmiştir.
Dosya yeniden aynı bilirkişilere bir de Otel İşletmeciliği Konusunda Uzman bir bilirkişi de eklenmek suretiyle tevdi edilmiş, düzenlenen 29/07/2024 tarihli ek raporda: davaya konu taşınmaz ile ilgili olarak belediyesinden celb edilen imar işlem dosyasının incelenmesi sonucunda tarafların hukuken gerçekleşmesi mümkün olmayacak bir sözleşme imzalamış oldukları, bu konuda tarafların müştereken sorumlu oldukları takdirin sayın Mahkemeye ait olduğu, sözleşmenin geçersiz olduğu, Mahkememizce gecikme cezasına hükmedilmesi halinde sözleşmenin 8. Maddesine göre gecikme cezasının 3.559.500,- TL olarak hesaplandığı,
sözleşmenin 8. Maddesine göre ise 510.000,- TL olduğu, takdirin Mahkememizde olduğu, davacının davalıya 925.000,- TL ödeme yaptığı, davalını da ruhsatsız olarak taşınmazda 170.000 TL lık imalat yaptığı, Mahkeme tarafından davalının 09.08.2021 tarihinde borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle temerrüde düştüğünün, davacının gelir kaybının 09.08.2021 - 06.10.2022 tarihleri arasında olduğunun ve tarafımızdan hesaplaması yapılan oda başı elde edilen gelir tahmininin kabulü halinde, davacının satamadığı odalar bakımında gelir kaybının 1.538.201,45.- TL olduğu belirtilmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan mimarlık (eser) sözleşmesinden kaynaklı uğranılan zararın tazmini ve cezai şart bedelinin tahsiline ilişkindir.
Bilindiği üzere eser sözleşmeleri herhangi bir şekil şartına tabi olmayıp, 6098 sayılı TBK'nın 12.m göre şifahi olarak dahi yapılması mümkündür. Ne var ki aynı yasanın 27/1.m göre sözleşmeler emredici hükümlere ve kamu düzenine aykırı hükümler içeremez, bu meyandaki hükümler geçersizdir.
Somut olayda, yapılan bilirkişi incelemesinde de belirtildiği üzere, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre imal edilmesi gereken tadilat/eser Belediyeden izin alınmasını ve imar hukuku bakımından resmi onaylı proje tadilatını gerektirmektedir. Bu meyanda belediyeden herhangi bir izin alınmadığı gibi, davacı adına daha evvelden yapılan idari müracaatlara göre, dava konusu yere izin verilmesi de mümkün değildir.
O halde taraflar, TBK 27/1.m göre kamu düzenine ve emredici hükümlere aykırı sözleşme aktettiklerinden bu sözleşmenin geçerli sayılması mümkün değildir.
Bu durumda, konunun TBK 77 ve devamı maddelerine göre sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çözülmesi gerekir. Bu meyanda, geçersiz sözleşme sebebiyle zarar tazmini istenemeyeceği gibi cezai şart dahi istenemez. Ancak taraflar birbirlerine verdiklerinin iadesini talep edebilirler.
Sunulan ödeme belgelerine göre davacı iş sahibi tarafından davalı yükleniciye 925.000,00 TL iş bedeli ödemesi yapılmıştır. Ne var ki buna karşılık, davalı da 170.000,00 TL bedelli iş yapmıştır. Yapılan bu 170.000,00 TL tutarlı iş, imar hukuku ve kamu düzeni bakımından korunması mümkün olan bir eser değildir; bu sebeple yıkılması gereken iştir. Davacı mesleki olarak mimar olup, bu durumu bilebilecek kimselerdendir.
Bu sebeple, taraflar hukuk düzeninin korumadığı bu işi birlikte kararlaştırdıklarından yarı yarıya müterafik kusurlu olarak kabul edilmiş, yıkılması gereken 170.000,00 TL tutarlı işin yarısına davacının, yarısına da davalının katlanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
O halde, davacının davalıya iş bedeli olarak verdiği ve iadesi gereken 925.000,00 TL'den, katlanması gereken iş bedelinin yarısı olan (170.000/2) 85.000,00 TL mahsup edildikten sonra bakiye 840.000,00 TL'yi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan geri alması gerektiğinden ıslah edilen davanın kısmen kabulüne karar verilerek, aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/671, K. 2024/839, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama