KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2023
- Esas no
- 2023/369
- Karar no
- 2023/808
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 02/06/2023
Karar Metni
773 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 30/01/2022 tarihinde borç sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmeye istinaden davalının davacı şirkete 1.350,00 USD ödemeyi taahhüt ettiğini, davalının borç sözleşmesine aykırı davranarak taahhüt ettiği borcu ödememesi sebebiyle aleyhine....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ olunmuş, süresi içinde davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının UYAP sureti, borç sözleşmesi, davalının vergi kayıtları dosya içerisine alınmıştır.
....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacı tarafından davalı aleyhine 30/01/2022 tarihli sözleşmeden doğan alacağın tahsili talebi ile 1.350,00 USD asıl alacak, 27,46 USD faiz olmak üzere toplam 1.377,46 USD üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Türk Ticaret Kanunun 4. maddesi ve 5/2. maddesi ile özel yasalarda hangi davaların ticari dava olduğu açıkça yazılmıştır. Mutlak ticari davalarda tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari nitelikte olduğunu kabul edilen davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki taraf için ticari sayılan konulardan doğan davalardır. Nispi ticari davadan söz edebilmek için iki koşulun bir arada olması gerekir. Birinci koşul
her iki tarafın da tacir olması, ikinci koşul ise dava konusu uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olmasıdır.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)’nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. TTK'nın 5/1. Maddesine göre de, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalara asliye ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3. maddesi gereği Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
Somut olaya konu dava, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmadığından ticari dava niteliğinde değildir. Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin taraflardan yalnızca birinin ticari işletmesi ile ilgili olması halinde dahi davanın ticari dava olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Bunun yanı sıra, davacının davalı ile imzalanan 30/01/2022 tarihli borç sözleşmesi uyarınca davalının 15/02/2022 tarihinde ödemeyi kabul ettiği 1.350 USD nakliye ücretini ödememesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep ettiği, davanın TTK'nın 4/1. maddesinin alt bentlerinde sayılan dava türlerinden de olmadığı görülmekle bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli değildir.
Davaya konu uyuşmazlığın çözümünde genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi(HMK m.2) görevli olup, mahkemenin görevli olması(HMK m.114/1-c) dava şartları arasında sayıldığından mahkemece, dava şartlarının mevcut olup olmadığının, davanın her aşamasında kendiliğinden(HMK m. 115/1) değerlendirilmesi gerekmektedir.
Belirtilen bu nedenlerle davanın niteliği itibariyle TTK 4. maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan bulunmadığı gibi nispi ticari dava niteliğinde de olmadığı, davacının tacir olması ise davanın niteliğini ticari hale getirmeyeceği, eldeki davada getirtilen vergi dairesi kayıtlarına göre de davalının tacir olmadığı anlaşılmakla davacının davasının görev yönünden usulden reddine, görevli mahkemelerin genel görevli mahkeme İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine dair karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/369, K. 2023/808, 11 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama