KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/600
- Karar No
- 2026/71
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2026
- Esas no
- 2023/300 Esas
- Karar no
- 2026/70
- Dava
- Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin
- Dava tarihi
- 04/05/2023
Karar Metni
1.728 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...
Şti., 1980’lerden beri faaliyet gösteren, %50 hissesi müvekkilleri ...’a, %50 hissesi ise kardeşi davalı ...’a ait bir şirket olduğunu, davalı, uzun süredir şirket müdürü olarak görev yapmakta olup, ikinci kez müdür seçilmesinden sonra müvekkillerine karşı olumsuz tavırlar sergilemiş, müvekkillerinin şirkete girmesini, bilgi ve belgelere ulaşmasını engellemiş, genel kurulları toplamamış ve kar payı dağıtmadığını, müvekkilleri noter ihtarlarına rağmen davalı bu tutumunu sürdürmüş,
nihayetinde şirketin merkezi ve imalathanesi olan tek taşınmazı 01.06.2022 tarihinde piyasa değerinin çok altında (1.500.000 TL) bir bedelle üçüncü kişilere sattığını, bu satışın ardından taşınmaz kısa aralıklarla farklı kişilere yine düşük bedellerle devredilmiş, nihayet 10.03.2023 tarihinde yaklaşık 15-20 milyon TL rayiç değeri olan taşınmaz yalnızca 2.000.000 TL’ye bir başka kişiye devredildiğini, bu işlemler, genel kurul kararı olmaksızın yapılmış olup, yokluk ve butlanla sakat olduğunu, davalı, müdürlük görevini kötüye kullanmış, eşit ortaklık ilkesini ve şirket menfaatini açıkça ihlal ettiğini,
şirketin faaliyetini sürdürmesi için elzem olan tek taşınmazın rayiç değerinin çok altında satılması, şirketin zarara uğratıldığını, bu nedenlerle davalının Türk Ticaret Kanunu m.630 gereği şirket müdürlüğünden alınması ve şirkete kayyım atanmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin 04/10/2023 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Ltd.
Şti., 1978 yılında kurulmuş olup, 2011’den beri ... ve ...’ın eşit ortaklığıyla faaliyetini sürdürdüğünü, şirket müdürü ... olmakla birlikte, geçmişte işlerin fiilen ... tarafından yürütülmesi sırasında şirketin zarara uğratıldığı, davacının şirket kazançlarını kendi hesabına aktardığı ve bu hususun bilirkişi raporlarıyla sabit olduğu ancak ceza sorumluluğu doğurmadığı belirtildiğini, davacı ...’ın açtığı kayyım atanması ve fesih davası da mahkemece reddedilmiş ve kesinleştiğini, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin davacının davranışlarıyla bozulduğu,
uzlaşma sağlanamaması üzerine müvekkilleri ...’ın şirketin yönetimini üstlenerek şirketi mali krizden çıkardığı vurgulandığını, dava konusu taşınmazın satışı yönünden: Şirket ana sözleşmesinde taşınmaz alım-satımı şirket faaliyetleri arasında yer aldığından müdürün genel kurul kararı olmadan satış yetkisi olduğunu, satılan taşınmaz şirket için hayati öneme haiz değildir; üretim yapılmamakta, satış sonrası şirket cirosu ve kârı artarak faaliyet devam ettiğini, taşınmazın satış nedeni teknik ve idari zorunluluklar olduğunu, (sodyum siyanür kullanımı için ruhsat alınamaması, taşınmazın eski/yıpranmış olması,
daha uygun bir iş yerine taşınma ihtiyacı) satış muvazaalı değildir; alıcı müvekkillerinin yakını değildir, rayiç bedelin çok üzerinde (1.500.000 TL) satış yapılmış, bedeli banka yoluyla şirkete ödenmiş ve defterlere işlendiğini, satış bedeli müvekkilleri tarafından şahsi menfaat için kullanılmamış, yeni bir taşınmaz şirkete alınmış ve geçici işyeri için kira ödemeleri şirket hesabından yapıldığını, müvekkilleri müdürlükten azlini gerektirir haklı sebepler bulunmadığını, satış işlemi usule ve yasaya uygun olduğunu, şirket zarar görmediğini, davacının iddiaları mesnetsiz olup davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TANIK BEYANLARI
Mahkememizin 13/11/2024 tarihli celsede dinlenen davacı tanığı ...;"Ben her iki tarafın teyzesi olurum buy sebeple tarafları bilirim. Başta tarafların babası ... sağlığında şirketi davacı ve davalıya yarı yarıya hissedar yapacak şekilde bıraktı, taraflar ortak olduktan sonra şirketin müdürü davalı ... oldu . ...'in şirket yönetici olduğu bir dönem var mıydı hatırlamıyorum.
Baba hisseleri bu şekilde devir ettikten sonra işçilerle ilgilenen işi idare den fiilen yönetici gibi davranan daha çok ... idi. 2017'de babaları vefat edince hala ... bu şekilde işine bir dönem gidip geldi ama 2018 yılında barboros kendi eşi ve eşinin akrabalarıyla şirketi ele geçirip kadiri şirketten kovdular, şirkete ... sokmuyorlar.
2018 yılından sonra hiç bir genel kurula ... çağrılmadı ve genel kurulda yapılmadı diye biliyorum. ..'e hiç bir zaman bilgi belge inceleme imkanı tanınmadı hatta bunun için ... dava açmak zorunda kaldı. Kar payı dağıtımı da yapılmadı , bu sebeple ... maddi olarak zor duruma düştü ben maddi olarak kendisine yardımcı oldum. 2023 yılında şirketin gayrimenkulü yine barboros tarafından satıldı buna ...'in de annesinin'de izini yoktu.
Şirketin şuan faal olup olmadığı konusunda bir fikrim yoktur.
Davalı vekilinin sorusu üzerine tanık: ben şirkete hiç bir zaman gitmedim ama tarafların annesi olan ablam ve ... ile rahmetli eniştemin sürekli anlattıklarından ben şirket hakkında bu şekilde bilgi sahibiyim.""şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 05/02/2025 tarihli celsede dinlenen davalı tanığı ...;"Ben, davalının eşinin kardeşiyim, ben 2011 - 2012 yıllarında tarafların babası olan ... amca sağ iken şirketin şirketin muhasebe biriminde çalışmıştım, 1 yıl kadar çalıştım. Daha sonra davalı eniştem kendisinin zaten devam etmekte olan ve otomotiv üzerine olan şahsi işini maslağa taşıyınca beni de yanına aldı bu sebeple tarafların şirketi olan...'dan ayrıldım.
Ben şirketten ayrıldığımda şirketin imza yetkilisi ... bey'di ama fiilen şirketi yöneten ve idare eden ... bey'di ben şirkette olduğum sürece şirketi ... bey idare ediyordu. Tarafların babası Hüseyin amca davalının zaten kendi şahsi işi olduğu bu sebeple dava konusu şirketin ... bey'in olması yönünde baskıları oluyordu, bu sebeple beni de çok orada istemiyorlardı.
Ben şirketten ayrıldıktan sonraki yaşanan hadiseleri bizzat görmedim ama benim dayım ile diğer dayımın kızı 2015 sonrası bu şirkette çalışmaya başladıklarından şirkette yaşanılanları onlardan duyuyordum.
Ben bu akrabalarımdan öğrendiğime göre şirket defter ve kayıtlarında Barboros bey bir kısım incelemeler yapıp bazı paraların ... bey'in şahsi hesabına geçirdiği öğrenilince taraflar arasında münakaşalar olmuş ama davacının şirketi sokulmaması gibi bir şey olmamış, şirket bünyesinde kanun gereği yapılması gereken periyodik genel kurullar yapılıyor mu yapılmıyor mu onları bilmiyorum yine şirket bünyesinde kar dağılımı yapılıyor mu yapılıyorsa kime ne kadar para veriliyor onları bilmiyorum,
şirket mülkünün satılması konusunda tarafların ortaklar olarak anlaşıp bir karar alıp almadıklarını bilmiyorum ama yine duyduğuma göre ısıl işlem sırasında kullanılan kimyasallardan dolayı Çevre Bakanlığı şirket hakkında işlem yapmış bu sebeple yer satılmak zorunda kalmış, bu şirket 2 - 3 yıldır burada faaliyet yapmıyor. Şirket içerisindeki üretimde kullanılan demirbaşlar zaten buradaydı bunlar satıldı diye biliyorum.
Davacı vekilinin sorusu üzerine tanık: davalının eşi yani ablam hatırladığım akdarıyla 2018 yada 2019 sonrası bu şirkette çalışmaya başladı, ayrıca başta söylediğim ...'ın usulsüzlüklerinde dolayı hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu ama şikayetin en şekilde sonuçlandığı hakkında bir bilgim yoktur, şirket mülkünün kaç paraya satıldığı hakkında bir bilgim yoktur."şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava 6102 sayılı TTK'nın 630/2. Maddesine göre limited şirket müdürünün azli talebidir.
Dava konusu ...Şti'nin ticaret sicil kaydının incelenmesinde, davacı ile davalının 1/2'şer hisse ile şirkette ortak oldukları, davalının da şirkette müdür olduğu anlaşılmıştır.
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ... 20. ATM'nin ...D.iş, ... 4. ATM'nin... Esas, .... 14. ATM'nin.... Esas, ... Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kayıtları, davalı vekili tarafından sunulan ... Ltd. Şti.'ye ait karar defteri aslı, tapu kaydı, resmi senet, işlem dosyası dosyamız içerisine alınmıştır.
Dosya mahallinde 28/02/2025 günü mahallinde yapılan keşif ile Gayrimenkul Değerleme Uzmanı, İnşaat Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 01/06/2025 tarihli raporda; dosyadaki resmi senetlere göre ... İli, ... Mah. 66 pafta 409 ada 13 parsel 140,-m2 Kargir Dükkânın mülkiyeti ... adına kayıtlı olup, taşınmaz ... Şirketi’nin mülkiyetinden 01.06.2022 tarihli resmi senetle ...’e satışıyla çıktığı görüldüğü, dava konusu İstanbul İli, Topçular Mah. 66 pafta 409 ada 13 parsel 140,-m2 yüz ölçümlü Kargir Dükkânın şirket mülkiyetinden çıktığı 01.06.2022 tarihindeki değeri (arsa değeri + bina değeri) 3.859.100,00 TL olarak tespit edilmiş olduğu (Akit bedeli 1.500.000,00 TL’dir) belirtilmiştir.
Dosya Mali Müşavir ve Şirketler Hususunda Uzman Nitelikli Hesaplama Uzmanına tevdi edilmiş, düzenlenen 18/09/2025 tarihli raporda; dava dışı ... Ltd.
Şti’nin HMK.219/2. madde mucibi aşağıda belirtilen evrakları dilekçe ekinde ve Şirket Mali Müşaviri ve Şirket Müdürünün “Aslının aynıdır” ibaresi ve imzaları ile veya USB (Flaş Bellek) içerisinde veya (Talep edilen belgeler ve dökümler Mahkemeye sunulduğunda ilgili belgeler tarafıma ... adresine mail yolu ile de gönderilebilir) mail ile sunması halinde (Başka belge talep etme hakkımız saklı kalmak şartı ile) bu boyutta Mali inceleme yapılıp bir neticeye varılabileceği, HMK.219/2.
Maddesi gereği sunabilecekleri defter ve dayanağı belgeler.
(Başkaca belge talep hakkımız saklıdır), dava dışı şirketin 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait Ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter şerhlerinin sayfa resimleri, (E- defter ise ocak ayı beratları ve envanter defteri noter açılış şerh resmi), dava dışı şirketin 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait kurumlar beyannamesi ve mali tabloları (gelir tablosu, bilanço ve mizan), dava dışı şirketin pay defteri sayfalarının resimleri, Nitelikli hesaplamalar yönüden yapılan incelemelerde, şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde mali inceleme yapılamadığından,
rayiç değeri tespit edilen taşınmazın, şirketin tüm öz varlığı içinde “önemli miktarda” olup olmadığının tespit edilemediği, bununla birlikte %50’şer hisseli iki ortaklı davalı limited şirketin faaliyet merkezi ve imalathanesi olarak kullandığı ve tek gayrimenkulü olduğu belirtilen taşınmazın, genel kurul kararı alınmadan, işlem tarih itibariyle rayiç değerinin %39’u kadar bir bedelle satılmasının, limited şirket müdürlerinin özen ve bağlılık yükümünü düzenleyen TTK.m.626/1 kapsamında şirket menfaatlerine, dürüstlük kurallarına ve davalı şirket müdürünün özen ve bağlılık yükümüne aykırı olduğu yönünde kanaat oluştuğundan,
söz konusu taşınmaz satışının, davacı yanın talepleri yönünden TTK.m. 630/2-3 kapsamında “haklı sebep” olarak kabul edilip edilmeyeceğinin Mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.
Dinlenen tanık beyanları, ticaret sicil dosyası, mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi, ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde, davalının 25.09.2013 tarihinden itibaren on yıl süre ile şirkete tek yetkili müdür olarak atandığı görülmüştür.
Ne var ki, davacının bir müdür olarak süresinde genel kurul çağrılarını yapmadığı, toplanmama üzerine mahkemeden yetki talep etmediği, davalıyı şirketten dışladığı, buradan da şirketi fiilen sona erdirme iradesinde olduğu anlaşılmıştır. Zira dava konusu şirketin elinde bulunan, hem iş üretimi yapılan ve hem de şirket merkezi olarak faaliyetini sürdüren tek gayrimenkul yine davalı müdür tarafından satılmış ve şirket mülksüz bırakılmıştır.
Mahkememizce tayin edilen bilirkişi raporunda tespit edilen taşınmaz değerinin de şirket kasasına girdiği ispat edilememiştir. Buradan da davalının, bir şirket yöneticisinin dikkat ve özen yükümlülüğüne münasip davranmadığı, bilerek şirket zararına hareket ettiği, şirket tüzel kişiliğinin ve ortaklarının menfaatlerine halel getirdiği anlaşıldığından TTK 630/2. maddesine göre davalının azline karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/600, K. 2026/71, 28 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama