KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Esas no
- 2023/825 Esas
- Karar no
- 2025/345Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 26/12/2023
Karar Metni
1.448 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle.
Davacı ile davalı arasında imzalanan " ... " gereğince davalıya ait gönderilerin davacı şirket tarafından taşındığını, davalının 22.07.2022 tarihi itibariyle davacıya 2.219,25.-TL borcu kayıtlı iken davalının bu miktarı ödeyerek borç ilişkisinin 22.07.2022 tarihi ile sıfırlandığını, taraflar arasındaki borcun sıfırlandıktan sonra davacı şirketin, üstlendiği başkaca taşımaları ifa ettiğini ve hak kazandığı taşıma ücretini,
29.07.2022 ile 25.08.2022 tarihleri arasında keşide ettiği ( 12 ) adet tasıma faturası keserek davalıya elektronik fatura ile tebliğ ettiği halde davalının 29.07.2022 ile 25.08.2022 tarihleri arasında davacı şirket tarafından keşide olunan ( 12 ) adet taşıma ücreti faturası karşılığı olan 19.459,90.-TL'sını ödemediğinden aleyhine 23.12.2022 tarihinde ...
36. İcra müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinde bulunulduğunu, davalının süresinde itiraz ederek takibin durduğunu ifade ederek, itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'tan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafın davalı aleyhine başlattığı icra takibinde bir kısım faturalara dayanmış olsa da, söz konusu faturalar incelendiğinde faturaların taraflar arasındaki akdedilen sözleşmedeki birim fiyatlardan farklı olarak düzenlendiğini, davacının son dönemlerde davacı tarafından tek taraflı birim fiyatlar yükseltilerek davacı şirkete faturalar tanzim edildiği için davalı şirkette davacı şirkete fiyat farkı faturaları düzenlendiğini davalının,
davacı şirket tarafından tek taraflı olarak düzenleyerek ve sözleşmede yer alan birim fiyatları kabul etmediğini ve sözleşmeye bağlılık ilkesi gereği davalının aldığı hizmetlere karşılık davacı şirkete yaptığı ödemeler neticesinde borçlu değil alacaklı konumda olduğu ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde açıkça görüleceğini ifade ederek, davacı şirketin haksız ve kötü niyetli davasının reddine, haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle davacı şirket aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata, yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, davacının davalı aleyhine ... 36. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı icra takip dosyası , Taraflar arasında akdedilen " ... " ve ekleri, 31.12.2021 ile 25.08.2022 tarihleri arasını gösterir cari hesap ekstresi, İcra takibinin konusu olan ( 12 ) adet taşıma ücreti faturaları ile her bir taşıma ücreti faturasının dayanağı olan taşımalara ilişkin taşıma takip numaralarını, gönderilerin / paketlerin ağırlıklarını, paket adetlerini, gönderim ve teslim tarihlerini, alıcı bilgileri ile taşımalara ait ücret detaylarını gösterir excel tabloları, Arabuluculuk anlaşamama son tutanağı aslı / karekodlu tutanak , Bilirkişi incelemesi , Davacı şirket ticari defter ve kayıtları,
Davalı / borçlunun ticari defter ve kayıtları, Davacı şirket taşıma sistemi ve gerektiğinde taşıma sistemi üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması, Yemin , BA/BS formları, İbrazı mümkün kanunen muteber her türlü delil dosya arasına alınmıştır.
... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 19.459,90 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın ... ve ...'e tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 02/05/2024 tarihli raporunda özetle; Davacının ticari defterlerine kayıtlı bakiye 19.490,90 TL alacaklı olduğu, davacının bu alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %15,75 orandan başlayacak değişen oranlarda faiz uygulanması gerekeceği, davalı yanın fahiş fatura tanzimi veya sözleşmeye aykırı fatura tanzimi iddiaları ile buna bağlı tanzim edilen iade faturasının davacı yanca kabul edilmediği, bu nedenle içeriğinin davalı lehine değerlendirilemediği, davacının takip tarihine kadar işlemiş faiz talep etmediği, davacı alacağının faturalardan bakiye miktarına işaret ettiği tespit ve rapor edilmiştir.
Dosyanın ...ve ...'e tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 17/09/2024 tarihli Ek raporunda özetle ; Kök rapor sonuç ve kanaatleri ile değerlendirmelerini değiştirecek yeni bir delil sunulmadığını, dosya üzerinden yapılan ek inceleme ve değerlendirmelerde kök rapor sonuçlarının değişmediği tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Taraflar arasında imzalanan "..." gereğince davalıya ait gönderilerin davacı şirket tarafından taşındığı, davalının 22.07.2022 tarihi itibariyle davacıya 2.219,25.-TL borcu kayıtlı iken davalının bu miktarı ödeyerek borç ilişkisinin 22.07.2022 tarihi ile sıfırlandığı,
taraflar arasındaki borcun sıfırlandıktan sonra davacı şirketin, üstlendiği başkaca taşımaları ifa ettiğini ve hak kazandığı taşıma ücretini, 29.07.2022 ile 25.08.2022 tarihleri arasında keşide ettiği 12 adet taşıma faturası keserek davalıya elektronik fatura ile tebliğ ettiği, buna rağmen davalı tarafın 05.08.2022 tarihleri arasında davacı şirket tarafından keşide olunan 12 adet taşıma ücreti faturası karşılığı olan 19.459,90-TL'sını ödemediğinden aleyhine 23.12.2022 tarihinde ...
36. İcra müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinde bulunduğu, davalının süresinde itiraz ederek takibin durduğu ve iş bu itirazın iptali davasının ikame edildiği, dosyamızdan alınan dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile; davacının ticari defterlerine kayıtlı bakiye 19.490,90 TL alacaklı olduğu,
bu alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %15,75 orandan başlayacak değişen oranlarda faiz uygulanması gerekeceği, davalı yanın fahiş fatura tanzimi veya sözleşmeye aykırı fatura tanzimi iddiaları ile buna bağlı tanzim edilen iade faturasının davacı yanca kabul edilmediği, davalı tarafça davacının yapmış olduğu taşıma hizmetlerinin inkar edilmediği, herhangi bir eksik veya ayıplı ifa iddiası bulunmadığı gibi zarar iddiasının da bulunmadığı,
yine davalı tarafın, davacının tanzim etmiş olduğu faturaların taraflar arasındaki akdedilen sözleşmedeki birim fiyatlardan farklı olarak düzenlendiği iddiası ile son dönemlerde davacı tarafından tek taraflı birim fiyatlar yükseltilerek davalı şirkete faturalar tanzim edildiği iddiasına ilişkin davalı tarafça herhangi bir delil sunmadığı, davalı tarafça tanzim edilen iade faturalarının mahsuplaşmaya yönelik tanzim edilmiş olduğunun tespit edildiği, netice itibari ile davacı tarafın davalı taraftan takipte talep edilen miktar kadar alacaklı olduğu tespit edildiğinden davanın kabulüne, davalının ...
36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
"Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.
Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."
Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır.
Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008)
Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine miktar itibari ile kesin olarak karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/825, K. 2025/345, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama