KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Mart 2024
- Esas no
- 2024/201 Esas
- Karar no
- 2024/249
- Dava
- Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/01/2023
Karar Metni
1.185 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı, 08/02/2024 tarihli görevsizlik kararı üzerine Mahkememize tevzi edilen Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..., babası ... ve abisine ait matbaanın davalı ...'ye olan borçlarına kefil olduğunu, ilgili borçlar nedeniyle .... İcra Müdürlüğü ... E. (Yeni No:2014/... E.), 2008/... E. - 2008/... E. (Yeni No:2014/... E.) ve 2008/...
E. sayılı dosyalar açıldığını, söz konusu olan borçlar için 10.07.2008 tarihinde yapılan 160.000TL ve 39.250TL ödeme alacaklı ... tarafından dosyaya beyan edilmediğini ve yıllar geçtikten sonra bu dosyalar üzerinden yapılan haciz ile müvekkilinin işçilik yaparak almakta olduğu maaşının haczedildiğini, altı dosya borçlusu ... ile dosya alacaklısı ... ile vekilleri tarafından imza edilmiş sözleşme başlıklı 10.07.2008 tanzim tarihli belge incelendiğinde, madde 1 de belirtmiş oldukları 3 adet icra dosyası için kalan borcuun 175.000TL olduğunu ve bu borca mahsuben 160.000TL bedelli günlük vadesiz çek teslim edildiğini,
kalan borcun ise 5.000TL bedelli 3 taksitte ödeneceğinin yazıldığını, ardından alacaklının haczi bulunan bir gayrimenkul dava dışı 3. Şahıs ...'e satılması gerektiğinde haczin kaldırılması için satış bedelinin 39.250TL kısmı 14.08.2008 tarihinde yine davalı alacaklıya gönderildiğini, bu haliyle 175.000TL olarak anlaşılan borç için 160.000TL + 39.250TL = 199.250TL ödeme yapıldığını, alacaklı taraf bu şekilde aldığı 24.250TL fark ödemeye rağmen icra dosyalarına tahsilatı bildirmediğini ve yıllar sonra müvekkilinin maaşına haciz koydurduğunu,
diğer ödemenin ise borçluları temsilen 3. Şahıs ... tarafından davalı alacaklıya 14.08.2008 tarihinde banka yoluyla yapıldığını, davalı Alacaklı ...'ın tahsil ettiği paraları icra dosyasına beyan etmeyerek hala alacaklı gibi haciz işlemlerine devam etmesi ve maaş haciz yapması müvekkiline hem madden hem de uzun zamandır çalıştığı işyerinde mahçup ederek manevi yönden zarar verdiğini, bu sebeple iş bu davanın açılması ve icra dosyalarının hükmen kapatılmasını,
ayrıca dava süresince müvekkilinin her ay maaşı kesilmeye devam edeceğinden mahkemece takdir edilen makul bir bedelin müvekkilinin tarafından nakden yatırılması karşılığında maaş haczinin dava sonuna kadar ertelenmesi hususunda Tedbir Kararı verilmesini, müvekkilinin e-devlet şifresi ile Uyap Vatandaş üzerinden yapılan araştırmada sadece 2008/....
Sayılı dosyanın Alacaklısının ... olduğunu, diğer takiplerin çalışanları ve emanetçileri adına açıldığı anlaşıldığını, her dört takip farklı alacaklılar üzerinden açılmış olsa da aynı avukatlar tarafından temsil ediliyor oluşu ardışık esas numaraları ve ...'nin hepsi için sulh olması alacaklılar arasındaki organik bağı gösterdiğini, mevcut durum nedeniyle davalı ...'nin alacaklısı olduğu 2008/....
(Yeni no ile 2014/....) sayılı dosya dışında davanın reddedilmesi halinde, redde konu olacak dosyaların bedellerini yatırmamış ve kapattırmamış olduğu davalı aleyhine bu sebeple uğranılan zarar tazminat davası açılarak talep edileceğini, davalı ...'ye ödenmiş olan 160.000TL ve 39.250TL'nin tespitine ve icra dosyalarına mahsubuna, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. (Yeni No:2014/... E.), 2008/... E. - 2008/... E. (Yeni No:2014/... E.) ve 2008/...
E. Sayılı dosyalar nedeniyle müvekkillerimin borçlu olmadığının tespitine, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. (Yeni No:2014/... E.), 2008/... E. - 2008/... E. (Yeni No:2014/... E.) ve 2008/...
E. Sayılı dosyalar nedeniyle yapılan hacizlerin fekkedilmesine ve yapılan maaş hacizlerinin faizleriyle birlikte müvekkili ...'e iadesine, tahsil ettiği halde icra dairesine beyan etmeyerek kötü niyetli davranan davalı alacaklı ...'ın müvekkillerine dosya miktarlarının asgari %20'si nispetinde kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davaya konu 4 farklı icra dosyası bulunmasına ve bu icra dosyalarının alacaklıların ve borçluları farklı kişiler olmasına rağmen bu icra dosyalarına ilişkin menfi tespit talepleri HMK’ya aykırı olarak tek bir davaya konu edildiğini, birden çok kişinin birlikte dava açabilmeleri için HMK’nın 57. maddesinin a,b veya c bendinde belirtilen sebeplerden birinin mevcut olması gerektiğini, somut olayda bunlar mevcut olmadığından dört adet icra dosyası yönünden, dört farklı dava dosyası olacak şekilde davanın tefrik edilmesi gerektiğini, davacıların iddialarını kabul etmemekle birlikte, davacılar,
sözleşmeyi yanlış şekilde aksettirerek mahkemenizi yanıltmaya çalıştığını, dava dilekçesinde, toplam 175.000,00-TL üzerinden anlaşmaya varıldığı iddia edilmişse de bu iddianın doğru olmadığını, zira sözleşme hükmü son derece açık olduğunu,160.000,00-TL haricinde ayrıca 175.000,00-TL ödeneceği kararlaştırıldığını, davacıların iddiaları mahkemenizi yanıltmaya yönelik olduğunu, davacıların iddialarını kabul etmemekle birlikte, davacıların ödendiğini iddia ettiği tutarlar sözleşmede kararlaştırılan bedelleri karşılamadığını, davacıların, ödeme iddialarını ispatlayamadığını, ödendiği iddia edilen tutarların da sözleşmeye uygun olmadığını,
haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini, görevsizlik nedeniyle davanın reddine, dört adet icra dosyası yönünden, dört farklı dava dosyası olacak şekilde davanın tefrikine, davacıların tedbir talebinin reddine, müvekkillerinin haklı alacağının tahsilini geciktirmek amacıyla kötü niyetli olarak mahkemeniz huzuruna getirilen davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olarak açılan işbu davadan dolayı davacıların, asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmelerine; yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacılar-borçlulara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İİK 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine yöneliktir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Her ne kadar ....Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/ Esas- ...
Karar sayılı 08/02/2024 tarihli kararı ile, taraflar arasındaki uyuşmazlığın takibe konu kambiyo senetlerinden (bono) kaynaklandığı, bonoların 6102 Sayılı TTK 776 ve devamı maddelerin de düzenlenmesi nedeniyle aynı yasanın 4.maddesi uyarınca mutlak ticari dava olarak kabul edilmiş olduğundan davaya bakmaya Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olup mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş ise de.
TTK'nun 778.maddesinde aynı Yasa'nın 673.maddesine yollama yapılmadığından, bonolar açısından, bononun borçlusu konumunda olan keşideci, kendisini lehtar göstermek suretiyle bono düzenleyemez. Bir başka anlatımla lehtar ve keşideci sıfatının birleşmesi durumunda, düzenlenen senet bono niteliğinde sayılmaz.
Bu durumda, taraflar arasındaki ihtilâfın kaynağı olan senet adi senet niteliğinden olduğundan ve tarafların tacir olduğu yönünde bir tespit ve iddiada olmadığından uyuşmazlığın, genel hükümler çerçevesinde asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinin kabulü ile verilen görevsizlik kararı yerinde görülmemiş ve Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan karşı görevsizlik verilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/201, K. 2024/249, 29 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama