KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Esas no
- 2024/354 Esas
- Karar no
- 2025/568
- Dava
- Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi
- Dava tarihi
- 12/06/2024
Karar Metni
1.454 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil hakkında, 03/05/2024 tarihinde ... ve ... seri numaralı faturalarla haksız ve hukuksuz şekilde toplamda 159.523,59-TL kaçak elektrik bedeli tahakkuk edildiğini, konu ile alakalı olarak 25/05/2024 tarihinde ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu ve ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 27/05/2024 tarihinde...Değişik İş ...
Karar sayılı ilamı ile elektriğin kesilmemesi hakkında ihtiyati tedbire hükmettiğini, akabinde karşı taraf 30/05/2024 tarihinde ...
İcra Dairesi nezdinde...Esas sayılı dosyası ile hukuksuz şekilde icra takibi başlatmış olup ödeme emri bila döndüğünü, 04/06/2024 tarihinde zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamama tutanağı imza altına alındığını, müvekkil, MERSİS adresindeki kayıtlı işletmesinde faaliyet göstermekte olup çalışma süresi boyunca hiçbir şekilde abonelik firmaları ile ücret ödenmesine ilişkin sıkıntı yaşamadığını, 03/05/2024 tarihinde ... (...A.Ş.) yetkilileri iş yerine gelerek kaçak elektrik kullanımı olduğunu tespit ettiklerini ifade ederek müvekkile ... ve ... seri numaralı faturalar ile toplamda 159.523,59-TL kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettiklerini,
davanın kabulüne, müvekkilin, ... ve ... seri numaralı faturalara istinaden tahakkuk edilen borçtan dolayı fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımızın saklı kalması kaydıyla şimdilik 100 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/05/2024 tarih ...Değişik İş ...
Karar sayılı ihtiyati tedbir kararının devam etmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı kurum üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Öncelikle, menfi tespit davaları, borçlu olmadığının tespiti davaları olduğundan menfi tespit davalarında uygulanacak harcın oranının nispi olduğunu, yani bedel üzerinden belirleneceğini, bu bedel ise menfi tespit davasında talep edilecek borçlu olmadığı beyan edilen bedel olduğunu, harç oranları buna bedel üzerinden binde 68,31 üzerinden hesap edileceğini, menfi tespit davalarının kısmi dava olarak açılması mümkün olmadığını, bu sebeple eksik harcın eksik tamamlanması gerektiğini, davacı-borçlu hakkında tazminata hükmedilmesi gerektiğini,
doğmuş ve doğacak bilcümle talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla dava dilekçesinde belirtilmiş olan haksız ve mesnetsiz itirazlar neticesinde davanın reddine, borçlu-davacı hakkında tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı-borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE
Dava, kaçak elektrik kullanımı iddiasıyla davalı tarafça taahhüt ettirilen faturalar nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin belirsiz alacak davası olduğu anlaşılmıştır.
Tebligatlar usulüne uygun yapılmış olup, ... ve ... seri numaralı faturalar, ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 27/05/2024 tarihli ...Değişik İş ... Karar sayılı ihtiyati karar ilamı, 04/06/2024 tarihli zorunlu arabuluculuk anlaşamama tutanağı, Davacıya ait geçmiş döneme ait ödeme dekontları, Bilirkişi Raporu, Emsal Kararlar v.s her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizin 21/01/2025 tarihli 1 nolu celsesinde; Taraflarca takip edilmeyen dosyanın HMK 150. maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına kararı verildiği, davacı vekilinin 01/02/2025 tarihli yenileme dilekçesi ile işlemden kaldırılan dosyanın yenilenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda da açıklandığı üzere, davanın kaçak elektrik kullanımı iddiasıyla davalı tarafça tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu ve davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiği görülmüştür.
Yargılamanın 20/05/2025 tarihli celsesi 1 nolu ara kararı ile, "Dosya incelemesinde davanın menfi tespit davası olduğu ve davacının 2 adet toplam 159.523,59 TL fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL yönünden menfi tespit davası olduğu, menfi tespit davasının kısmi olarak görülemeyeceği anlaşıldığından davacı vekiline eksik dava harcını ikmal etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde eksik harç ikmal edilmediği taktirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına," şeklinde ara karar ihdas edildiği, ara kararın sonuçlarına ilişkin davacı vekiline usulüne uygun ihtarat da yapıldığı, ancak davacı vekilince 2 haftalık süre içerisinde harcın ikmal edilmediği anlaşılmıştır.
Celse arasında davacı vekilinin 20/05/2025 tarihli celsesi 1 nolu ara kararından rücu talep ettiği, mahkememizin 04/06/2025 tarihli ara kararı ile ara karardan rücu talebinin reddine karar verildiği ve kararın davacı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay 19. HD. ... E. Ve... K sayılı ilamında özetle ''...Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz (HMK. madde 109/2). Alacak miktarının tartışmasız veya açıkça belirli olduğu hallerde kısmi dava açılmasında alacaklının hukuki yararı bulunmamaktadır. Hukuki yarar dava şartlarındadır. (HMK. madde 114/4). Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemiş ise davayı dava şartı yokluğu sebebiyle reddeder (HMK. madde 115/2) Somut olayda her ne kadar davacı tarafından kısmi dava açılmışsa da, menfi tespit isteminde bulunulan takip dosyasında alacağın miktarı belirlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, dava ve usul ekonomisi bakımından HMK.'nın 115/2 maddesi uyarınca davasını tam dava olarak devam ettirmesi ve harcı tamamlaması konusunda davacı vekiline kesin süre verilerek sonucuna göre işlem yapılması gerekirken bu yönler gözetilmeksizin davanın esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiştir...'' , Yargıtay 19. HD. ...E ve ...K saylı ilamında özetle, ''...Her ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesinde belirsiz alacak davası düzenlenmiş ise de, belirsiz alacak davası,
davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde açılabilir (HMK madde 107-1). Aksi halde belirsiz alacak davası açılamaz. Öte yandan, talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz (HMK.madde 109/2).
Alacak miktarının tartışmasız veya açıkça belirli olduğu hallerde belirsiz alacak veya kısmi dava açılmasında alacaklının hukuki yararı bulunmamaktadır. Hukuki yarar dava şartlarındadır. (HMK madde 114/4). Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir.
Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemiş ise davayı dava şartı yokluğu sebebiyle reddeder (HMK madde 115/2) Somut olayda dava, iki adet bonoya dayalı iki farklı icra takibi nedeniyle işlemiş faiz ve tahsil harcından dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava konusu borç miktarı hesap edilebilir(belirlenebilir) niteliktedir.
Harca esas değer olarak 159.160,08 TL gösterilmiş, ancak dava dilekçesinde, takibe konu borçlarla ilgili olarak ne kadarlık kısımdan borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiği açıkça belirtilmemiş, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuştur.
Bu durumda mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde davacıya dava konusu olan her bir icra takibi için ne kadarlık faiz ve tahsil harcından dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği hususu açıklattırılarak, davasını tam dava olarak sürdürmesi ve toplam alacak üzerinden eksik peşin harcı tamamlaması konusunda belirtilen yasa hükmü uyarınca kesin süre verilip, sonucuna göre bir karar tesisi gerekirken, yukarıda bahsi geçen hükümler gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir...'' şeklinde ilamları mevcuttur.
Yine 6100 sayılı HMK 120. Maddesi; (1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. (2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir, hükmünü amirdir.
6100 sayılı HMK'nın 107. maddesinde belirsiz alacak davası düzenlenmiş ise de, belirsiz alacak davası, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde açılabilir (HMK madde 107-1). Aksi halde belirsiz alacak davası açılamaz. Öte yandan, talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz (HMK.madde 109/2). Alacak miktarının tartışmasız veya açıkça belirli olduğu hallerde belirsiz alacak veya kısmi dava açılmasında alacaklının hukuki yararı bulunmamaktadır.
Tüm dosya kapsamından davalı tarafça, davacıya kaçak kullanım nedeni ile 03/05/2024 tarihinde ... ve ... seri numaralı faturalarla, toplamda 159.523,59-TL kaçak elektrik bedeli tahakkuk edildiği, yine ilgili fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine ... İcra Dairesi nezdinde ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Dolayısı ile hem fatura miktarlarının, hem de icra takibinde davalı tarafça talep edilen alacak miktarının tartışmasız ve açık olduğu, yine belirli olduğu, davacı tarafın bu bedel nedeni ile borçlu olmadığının tespitini talep ettiği açıktır.
Ancak yukarıda da açıklandığı ve Yargıtay kararları ile de sabit olduğu üzere, belirsiz alacak davasının, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde açılabileceği, asi halde belirsiz alacak davası açılamayacağı, yine talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağı, alacak miktarının tartışmasız veya açıkça belirli olduğu hallerde belirsiz alacak veya kısmi dava açılmasında alacaklının hukuki yararı bulunmadığı,
yine davacı vekiline eksik harcı ikmal etmesi için 2 haftalık kesin mehil verildiği, davacı vekilinin sonuçları ihtar edilmesine rağmen eksik harcı ikmal etmediği anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/354, K. 2025/568, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama