KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/447 Esas
- Karar no
- 2024/860
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/08/2024
Karar Metni
999 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının moda tasarımcısı olup mesleki faaliyetleri çerçevesinde çeşitli giyim ürünlerini tasarlayarak üretmekte olduğunu ve bu ürünlerinin tanıtımını yaparak satışa sunduğunu, davacının belirli kıyafet tasarımlarının dikimi hususunda davalının ... ile bir anlaşma yaptığını, anlaşma çerçevesinde davacının davalıya birden fazla defa kıyafet diktirdiğini ve bu ürünlerin uyuşmazlık konusu olan siparişe kadar zamanında teslim edildiğini, dava konusu siparişle Excel tablosunda görülen ... ve ... no'lu siparişlere ait ürünler olduğunu, diğer ürünler olan ... siparişlerde ise bir sorun bulunmadığını,
özellikle ... ve ... numaralı toplamda 840 adet olan ve parça başı 9 Amerikan doları üzerinden anlaşma bağlanan siparişlerin belirlenen numune ürünlere ve bizzat davalı tarafından beyan edilen ölçüm tablosuna uygun ve talep edilen özelliklerde teslim edilmediğini, teslim edilen ürünlerin kalite ve özellikleri açısından ayıplı olarak davacıya ulaştırıldığını, davalının bu durumu düzeltmek için herhangi bir girişimde bulunmadığını, davacının ....
Sulh hukuk mahkemesi ... dosyası ile tespit yaptırdığını, bu tespit sonucunda da davalının ayıplı ürünleri düzeltmediğini ve ayıplı olduğunun anlaşıldığını, dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, davalarının kabulü ile 7.560 USD nin fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıya ödeme tarihinden itibaren işleyecek ve devlet bankalarında o yabancı para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekil eden adına arz ve talep etmektedir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı aleyhine dava dilekçesindeki tabirle 7560 USD'nin güncel değeri gösterilerek haksız ve mesnetsiz olarak alacak davası açtığını, davacı tarafın göndermiş olduğu ölçü, kalıp ve modellere göre numune hazırlanarak davacı tarafa gönderildiğini, davacı tarafın onayından sonra dava konusu malların imal edilerek ambar yoluyla kendilerine gönderildiğini, davalı tarafından imal edilen dava konusu malların üzerinde herhangi bir ayıbın söz konusu olmadığını, davacının dava dilekçesi ve taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,
haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usul yönünden reddedilmesini, olmadığı takdirde esas yönünden cevaplarının göz önüne alınarak reddine karar verilmesini, masraf ve ücreti veklatinde davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmektedir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... Gelir dairesi Başkanlığından gelen BA/BS formlarının dosya arasına alındığı anlaşıldı.
Dava; taraflar arasındaki satım/eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır.
Bilindiği üzere, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TIK'nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK'nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gereksi nispi ticari davaların asliye ticaret mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında.
Davacının dosyamız içerisine alınan vergi kayıtlarında 29.02.2024 tarihi itibariyle mükellefiyetini terk ettiği, 2023 dönemi yıllık gelir vergisi beyannamesi verdiği ve 01/2024-03/2024 dönemi gelir geçici vergi beyannamesi vermiş olduğu, işletme defteri tuttuğu ve işletme hesabı özetine göre zarar gösterdiği; davalının dosyamız içerisine alınan vergi kayıtlarında vergi mükellefiyet kaydının bulunmadığı, potansiyel mükellef olduğu,
tarafların gerçek kişi tacir, şirket ortaklığı ve yöneticiliğinin olmadığı anlaşılmakta olup, davanın bu özelliği itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu kapsamda huzurdaki davanın niteliği ve tarafları itibariyle davacının davasının görev yönünden usulden reddine, görevli mahkemelerin genel görevli mahkeme İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine dair karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
09/12/2024 Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/447, K. 2024/860, 9 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama