İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/776 K.2025/702

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/776Karar2025/702Tarih24 Eylül 2025Okuma12 dk · 2.449 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
24 Eylül 2025
Esas no
2024/776 Esas
Karar no
2025/702
Dava
Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
Dava tarihi
15/08/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.449 kelime·12 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle. Dava konusunun 2.185,93 USD tutarındaki alacağın 20.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarının o yabancı para birimi için bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek orandaki faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talebi olduğunu, davanın değerinin 39.400,00 TL ( Talep konusu 2.185,93 USD'nin harca esas değer olarak dava tarihindeki T.C.

Merkez bankası efektif satış kuru üzerinden karşılığı) olduğu, dava, elektronik cihaz sigortası sigorta poliçesinden dolayı sigorta şirketinin Ticaret Kanunu'na göre halef olmasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olduğunu, Arabuluculuk faaliyetine rağmen davalı tarafla anlaşılma sağlanamadığını, dava şartı olan arabuluculuk başvurusu tarafınca yapılmış ve 08/08/2022 tarihinde Son Tutanak Anlaşmazlık olarak düzenlendiğini, dava şartı tarafınca yerine getirildiğini, dava dışı ...A.Ş. ile müvekkili sigorta şirketi arasında elektronik cihaz sigortası sigorta poliçesi akdedildiğini, müvekkili ile dava dışı ...

A.Ş. arasında ... tarihleri arasında geçerli ... numaralı, elektronik cihaz sigortası sigorta poliçesi akdedildiğini, anılan poliçenin riziko adresi ... olarak kayıtlı olduğunu, 12.11.2021 tarihinde ... adresinde bulunan ...

A.Ş. tarafından sigortalanan iş yerinde sigortalı kıymetlerin bulunduğu market içerisinde bina sabiti elektrik tesisatından kaynaklı çıkan yangında sigortalı şans oyunları terminali hasar gördüğünü, işbu sebeple de zarar gören sigortalıya 2.185,93 USD tazminat ödendiğini, Mahkemenizce, dava hakkında öncelikli olarak kusursuz sorumluluk hükümleri gereğince sorumlu tutulmasına, şayet aksi kanaatte olunması halinde, davalının özen yükümlülüğü gereğince taşınmazda gerekli tedbirleri almaması sonucu ihmali davranışta bulunmuş olduğu nazara alınarak kusurlu olduğuna ve sorumluluğuna karar verilmesini talep ettiğini, vuku bulan zarar sebebiyle ...

A.Ş. tarafından 2.06.2021 tarihinde 2.185,93 usd tutarında tazminat ödendiğini, müvekkili şirketin, türk ticaret kanunu 1472. maddesi gereğince davalıya rücu hakkı bulunmakta olduğunu, müvekkili tarafından 12.11.2021 tarihinde vuku bulan hasara ilişkin 13/...

Sayılı Hasar dosyası açılmış olup, davalıdan kaynaklı arıza neticesinde meydana gelen hasara ilişkin ekspertiz raporu ile tespit edilen zarar bedeli, dava dışı sigortalı ile müvekkili şirketin imzalamış olduğu Akaryakıt Paket Sigorta Poliçesi uyarınca Müvekkili Sigorta şirketi tarafından 2.185,93 USD hasar tazminatı olarak sigortalıya ödendiğini, Dava konusu alacağın kamu bankalarının o yabancı para birimi için bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek orandaki faizi ile birlikte tahsili gerekmekte olduğunu, borçlunun borçlandığı yabancı parayı aynen ödemesinin zorunlu olduğu,

borçlunun TL üzerinden ödeme yapmak biçiminde seçimlik yetkiye sahip olmadığı yabancı para borcunun ifasında temerrüt oluştuğunda, alacaklı bu yabancı para alacağı için, temerrüdün oluştuğu tarihten itibaren, 3095 sayılı Kanunun 4a maddesi gereğince, kamu bankalarının o yabancı para birimi için bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranı kadar temerrüt faizi talep edebildiğini, bu sebeplerle, 2.185,93 USD tutarındaki alacağın,

20.12.2021 tarihinden itibaren söz konusu alacağa işleyecek kamu bankalarının o yabancı para birimi için bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek orandaki faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini isteme zarureti ortaya çıktığını belirterek,

yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini, sayın mahkeme aksi kanaatte ise ihtiyati tedbir kararı verilmesini 2.185,93 USD tutarındaki alacağın, 20.12.2021 tarihinden itibaren söz konusu alacağa işleyecek devlet bankalarının o yabancı para birimi için bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek orandaki faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının talepleri zaman aşımına uğradığını, bu sebeple zaman aşımı itirazında bulunduğunu, sigorta poliçesinin geçerliliğinin irdelenmesi gerekmekte olduğunu, öncelikle davacı sigorta şirketinin taleplerine dayanak gösterilen sigorta poliçesi tarafına tebliğ edilmemiş olduğundan sigorta poliçesinin geçerliliğine ilişkin itiraz hakkı saklı tuttuğunu, sigorta sözleşmesinin geçersizliği veya gerçekleşen rizikonun sigorta teminatı kapsamında kalmadığının tespiti halinde halefiyet şartları gerçekleşmeyeceğinden eldeki davanın reddi gerekeceğini,

zira geçerli olmayan bir sigorta sözleşmesi kapsamında yapılan bir tazminat ödemesi için TTK.m.1472 hükmü anlamında halefiyet söz konusu olamadığını,Sigortacının sigortalıya ödeme yaptığının iddianın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağının başlamasından evvel ispat edilmesi gerekmekte olduğunu, sigortalıya ödeme yapıldığına ilişkin ispat yükü davacı sigorta şirketinde olup, buna ilişkin olarak tarafına tebliğ edilmiş bir ödeme belgesi, tazminat makbuzu, ibraname ve benzeri evrak bulunmamakta olduğunu, eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu,

davacının dava dilekçesini sunması ile birlikte iddianın genişletilmesi yasağının başlamış olduğu gözetildiğinde; bu aşamaya kadar dosyaya böyle bir delil sunulmadı ise davacının üstüne düşen ispat yükünü iddianın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağının başlamasından evvel yerine getirmediğinin kabulü ile davanın reddi gerekmekte olduğunu, dolayısıyla bu hususta dosyaya sunulu bir delil var ise tarafına tebliğ edilmesini, aksi takdirde davanın reddedilmesini talep ettiğini, sigortacının rücu talebinde bulunabilmesi için, sigortalının üçüncü sahsa karşı sorumluluk nedeniyle bir dava hakkının var olması gerekmekte olduğunu,

davacı sigortacının rücuen tazminat talepleri, dava dışı sigortalı ...

AŞ'ne ait şans oyunları makinelerinin zarar görmesine ilişkin olduğunu, sigorta ettiren konumundaki ...firmasının müvekkiline karşı dava hakkı olmadığını, müvekkili söz konusu hasarla ilgili tek bağlantısı zararın meydana geldiği yerin maliki olduğunu, bu mülkiyet durumu da, taşınmazın kiralanması ile birlikte meydana gelecek tehlikelere ilişkin tüm sorumluluğun kiracıya devredilmesi sebebiyle müvekkili açısından bir yükümlülük doğurmamakta olduğunu, sigortalının müvekkilinden bir hak talep etmesi mümkün olmayacağından, davacı sigortacının da uğranan zararı müvekkiline rücu etmesine imkan olmadığını,

zira rücu hakkı yine halefiyet ilkesi gereği, sigortalının tazminat talebinde bulunma hakkı olan kişiye karşı yöneltilebilmekte olduğunu, dava dışı sigortalıya ait makinelerin neden kiralanan yerde olduğu, dava dışı kiracı ile aralarında ne türden bir ilişki olduğu hususunun davacı tarafça açıklanması gerekmekte olduğunu, bu konuda araştırma yapılmasını talep ettiğini, Yapılan tespitlerde elektrik prizlerinin yandığından söz edildiğinden,

ana tesisat kaynaklı değil prizden kaynaklı bir durum olduğu ve prizden başlayan yangının da prize takılı elektronik aletlerin fazla akım ve ısınmaya sebep olmasından dolayı yangına sebep olacağı tartışmasız olduğunu, görüleceği gibi, eldeki verilerle yangının müvekkiline ait yapıdaki elektrik tesisatındaki bakımsızlık ve benzeri bir sebepten kaynaklandığının ispatlandığından söz etmek mümkün olmadığını, bu yönde kesin, tereddüte yer vermeyecek bir tespit yapılmadığını, müvekkilinin sırf yapı maliki olması sebebiyle taşınmazda meydana gelecek her türlü hasardan sorumlu tutulması mümkün olmadığını,

zarara binanın veya diğer bir yapının yapılışındaki bozukluğun veya bakım eksikliğinin yol açtığını ispat mağdura düştüğünü,Müvekkilinin maliki olduğu yapının (teknik kurallara aykırılıktan başka bina veya yapı eserinin kötü yapımı, kötü araçlarla donatılması veya eksik olarak donatılması gibi) bozukluğu veya bakımsızlığı söz konusu olmadığını, hal böyleyken müvekkilinden kaynaklanan bir kusur sebebiyle yangın çıktığı hususunda ispat yükü davacıda olup, davacı bu iddiasını ispatlayamadığını, davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu da gözetildiğinde, bu iddianın ispatlanmasının mümkün olmadığı gözetilmeli olduğunu,

işbu sebeple davanın reddi gerekmekte olduğunu, yangının çıkış sebebinin yapıdan kaynaklandığının kabulü hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafça her ne kadar yapı malikinin kusursuz sorumluluğuna gidilmesi gerektiği yönünde açıklamalarda bulunulmuş ise de; somut olayda müvekkilinin kusursuz sorumluluğuna gidilebilmesi için gereken şartlar mevcut olmadığını, bu sebeple meydana gelen zarar, müvekkilinin kusursuz sorumluluğu kapsamına girmemekte olduğunu, aksine, müvekkilinin kusursuz sorumluluğunu tamamen ortadan kaldıracak hal mevcut olduğunu, şöyle ki;

yapı malikinin sorumluluğu TBK m.69'a dayanmakta olup, bu sorumluluk ilkesinin uygulanabilmesi için; bir yapının yapılışındaki bozukluk veya bakımındaki eksiklikler yüzünden üçüncü bir kişinin uğradığı bir zararın mevcudiyeti ve yapı malikinin objektif özen yükümlülüğüne aykırı biçimde davranmış olması gerekmekte olduğunu, somut olayda objektif özen yükümlülüğü, kira sözleşmesi gereği dava dışı kiracıda olduğunu, çünkü objektif özen yükümlülüğü ilkesi hakimiyet ilkesi esasına dayanmakta olduğunu, Davacı sigortacının sigortalısının zararını tazmin ettikten sonra kanuni halefiyet hakkına dayanarak,

yangına ve hasara neden olan zarar sorumlusuna karşı rücu etme hakkına sahip olduğu açık olmakla birlikte, yangına ve hasara neden olan zarar sorumlusu kesinlikle müvekkili şirket olmadığını, işbu dava konusu taleplerin sigorta ettirenin oyun makinelerinin bulunduğu bayi sahibinden istenilmesi gerekmekte olduğunu, açıkladığı sebeplerle davanın esastan reddine karar verilmesini talep ettiğini, diğer taraftan, yangın sebebiyle oyun makinelerinin zarar görmesinde davacının sigortacısının müterafik kusurunun bulunduğu göz önünde bulundurulmalı olduğunu,

olay yeri olan iddia bayiinde bulunan ve yandığı tutanağa geçirilmiş olan sigaraların ve diğer yanıcı eşyaların yangının büyümesine sebep olması ve hatta zarar gören oyun makinesinin elektrik tesisatına zarar vermesi, yangının bu sebeple çıkması durumlarının değerlendirilmesi gerekmekte olduğunu, müvekkili şirketin mal kaçırma ihtimali bulunmamakta olduğunu, müvekkili şirket Ankara sicil müdürlüğünde kayıtlı adresinde faaliyet göstermekte olduğunu, ayrıca ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için alacağın bulunduğunun yaklaşık ispat koşulunun sağlanması gerekmekte olduğunu, somut olayda bu şartlar gerçekleşmediğini,

davacının bu yöndeki taleplerinin reddi gerekmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının talep ettiği tazminatın dolar cinsinden olması ve asıl alacağa kamu bankalarının dolar cinsinden bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek orandaki faiz uygulanması yönünde talepte bulunması haksız ve yersiz olduğunu, çünkü asıl alacak türünün dolar cinsinden olması sigortacının sigortalısı ile aralarındaki poliçede ödenecek tazminatın dolar cinsinden ödenmesinin kararlaştırılmasından ileri gelmekte olduğunu, oysaki eldeki davada davacı sigorta şirketinin,

halefiyet ilkesi gereği dava dışı sigortalının müvekkilline karşı dava açması durumunda talep edebileceği alacak türü ve işletilecek faizi talep etme hakkı olduğunu, dava dışı sigortalının ise müvekkilinden talepte bulunması varsayımında alacak türünün Türk Lirası cinsinden olacağı ve asıl alacağa yasal faiz işletilmesini isteyebileceği gözetilmeli olduğunu, davacı tarafın aksi yöndeki taleplerinin reddedilmesini talep ettiğini belirterek, yukarıda arz ve izah olunan ve mahkemenizce re'sen nazara alınacak sebepler doğrultusunda;

davacı tarafça müvekkiline yöneltilen davanın öncelikle görev ve yetkiye ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine, aksi kanaatte olunması halinde aksız, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine, her türlü yargılama harç ve gideri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Dava, davacı tarafından ödenmiş olan sigorta tazminat bedelinin, davalıdan rücuen tahsil talebine ilişkin rücuen tazminat davasıdır. Taraflara Usulune Uygun Davetiye Tebliğ Edilmiş Olup, bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır.

Dosyanın ..., ...ve ...'ye tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 30/05/2025 tarihli raporunda özetle.

Dava konusu 12/11/2021 tarihinde meydana gelen yangın hadisesinin ... numaralı Elektronik Cihaz Sigortası Sigorta Poliçesi vadesi içinde olduğu, poliçe ile beher riziko adreslerindeki sigortalıya ait sigorta bedeli 18.341.335,36 USD olarak belirlenmiş elektronik cihaz için Elektronik Cihaz Teminatı kapsamına alınmış olduğu, yangın hadisesinin teminat kapsamında olduğu tespit edilmiş olup, poliçe eki liste olmaması sebebiyle cihaz sigorta bedeli, cihaz seri numarası ve bulunduğu adres ile ilgili bilgi tespit edilemediği,

dava konusu ... numaralı Elektronik Cihaz Sigortası Sigorta Poliçesinden açılan ... numaralı hasar dosyası kapsamındaki Mühendislik Ekspertiz Raporunda.

Sabit Cihaz Sigorta Bedelinin 2.556,64USD olduğu, ... seri numaralı Şans Oyunları Terminali olduğu, hasar adresinin poliçe eki listede bulunduğu, teminatı işlersiz kılacak bir durumun söz konusu olmadığı, cihaz için hasarın tam zayi kabul edilmesi gerektiği, % 5 eskime düşüldüğü, eskime tenzili sonrasında hasar tutarının 2.428,81 USD olduğu, poliçe şartı gereği %10 muafiyet sonrasında 2.185,93USD tazminat miktarı olarak belirlendiği, belirlenen tazminat miktarının sigorta şirketince 20/12/2021 tarihinde ödemesinin 2.185,93USD olarak sigorta şirketine yapılmış olduğu,

tüm teknik bulgular, beyanlar ve mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde. Yangının, kiracı kullanımında bulunan elektrikli cihazların aynı elektrik hattına aşırı yük oluşturacak şekilde bağlanması, bu suretle tesisatın taşıma kapasitesinin üzerinde akım çekilmesi ve/veya söz konusu cihazların bakımsız ya da teknik yönden uygunsuz şekilde kullanılması sonucu meydana geldiği kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.

Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

Dava, davacı tarafından ödenmiş olan sigorta tazminat bedelinin, davalıdan rücuen tahsil talebine ilişkin rücuen tazminat davasıdır.

Uyuşmazlık temelde; halefiyet koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, meydana gelen hasarın oluşmasında davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının sigortalısına ödediği tüm tazminat bedelini isteme hakkının bulunup bulunmadığı, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olup olmadığı hususundan ibaret olduğu anlaşılmıştır.

TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.

Türk Ticaret Kanunu'nun 1427. maddesi gereğince; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." hükmü uyarınca davacı şirketin kasko sigortalısına ödemiş olduğu tazminatı zarara sebebiyet verenlere karşı talep hakkı doğmaktadır.

6098 sayılı Borçlar Kanunu 49. Maddesi; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Hükmünü amirdir.

Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır.

Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır.

Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.

Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.

Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.

Somut olayda; davacı taraf her ne kadar sigortalısına ödemiş olduğu bedel yönünden, davalı tarafın kusuru bulunduğundan bahisle ödemiş olduğu bedelin rücuen tazminini talep etmiş ise de; dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile; yangının, sigortalı kiracı kullanımında bulunan elektrikli cihazların, aynı elektrik hattına aşırı yük oluşturacak şekilde bağlanması, bu suretle tesisatın taşıma kapasitesinin üzerinde akım çekilmesi ve/veya söz konusu cihazların bakımsız ya da teknik yönden uygunsuz şekilde kullanılması sonucu meydana geldiği,

dolayısı ile davacı tarafın sigortalısının kusurundan meydana gelen zarar nedeni ile davalı taraftan zarar tazmini talep edemeyeceği anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

-Sair hususların gerekçeli kararda gösterilmesine

2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 57,46-TL'nin yatıran tarafa iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-7) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına,

6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 24/09/2025

Katip Hakim

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/776, K. 2025/702, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Deliller Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/776
Karar No
2025/702
Tarih
24 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/776 K.2025/615
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/776 K.2025/961
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/777 K.2025/959
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/778 K.2025/601
  • İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/779 K.2025/767
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/779 K.2025/769

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.