KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/776
- Karar No
- 2025/961
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 11/05/2022
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 29/09/2025
Karar Metni
978 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin Akdeniz Bölgesinde ... marka araçların yetkili servisi olduğunu, 2020 yılı içerisinde davalı şirket ait ... ve ... plakalı araçların tamir, bakım ve onarımını yaparak servis hizmeti verdiğini, yapılan işin karşılığı olarak,
davalı şirket adına düzenlenen E-Faturaların faturada yer alan "10 günlük süre içerisinde ödenmesi gerekir" ihtarına rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını, sekiz gün içinde de itiraz edilmediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için 15.01.2021 tarihinde Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, itiraz nedeniyle takibin durduğunu, arabuluculuk girişimlerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek,
öncelikle müvekkilinin alacağını temini bakımından davalının yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ileride verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyati haczine karar verilmesini, sonrasında da haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile alacak üzerinden asgari %20 oranında icra inkar ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, Davacı taraf ile müvekkiline ait ... plakalı ve ... plakalı araçların bakım ve onarımını gerçekleştirilmesi için anlaştıklarını, araçların davacı tarafa teslim edildiğini, davacı tarafın gerekli bakım ve onarımların yapıldığını beyan ederek araçları müvekkile geri teslim ettiğini, bakım ve onarımların anlaşmanın aksine davacı tarafından eksik ve hatalı şekilde gerçekleştirildiğini, araçların yolda arızalandığını, büyük bir zarar meydana geldiğini, ... plakalı aracın 07/11/2020 tarihinde yağ değişimi için davacının servisine götürüldüğünü, ancak aracın İzmir otobanında seyir halindeyken 27/12/2020 tarihinde arızalandığını,
onarımı için en yakın servise götürüldüğünde aracın yağ filtrelerinin değişmediğinin tespit edildiğini, zararın 7.848,71 TL civarında olduğunu, yine ... plakalı aracın 12/11/2020 tarihinde yağ değişimi için davacının servisine götürüldüğünü, ancak arıza yapıp araçtan duman çıkmaya başlayınca servise götürüldüğünü, yağ ve hava filtrelerinin değişmediği için şişme yaptığı, hava filtresinin değişmediği, turbosunun yapılmadığı,
interkol tıkanıklığının giderilmediği/ temizlenmediğinin anlaşıldığını, 3.100,00 TL masraf yapmak zorunda kaldıklarını, fotoğrafları ekte sunduklarını, durumun davacı tarafa defalarca bildirildiğini belirterek davanın reddine ve davacı tarafın en yüksek oranda kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Davalı taraf, davacının sunduğu hizmetin ayıplı olduğunu ispatlayamamış durumdadır. Ticari defter kayıtlarına göre de davacının davalıdan 22.258,68.-TL alacaklı olduğu anlaşılmış olup, bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı her ne kadar icra takibinde işlemiş faiz de talep etmekte ise de davalının TTK.nun 18/3 ve TBK.nun 117.maddeleri doğrultusunda temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge ibraz edilmediğinden bu talebi kabul edilmemiş, likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturalara dayalı cari hesap asıl alacağı üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının sunduğu hizmetin ayıplı olup olmadığının, ayıp savunması doğrultusunda davacının alacağının bulunup bulunmadığı hususun araştırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı taraf ile müvekkiline ait ... plakalı ve ... plakalı araçların bakım ve onarımının gerçekleştirilmesi için anlaştıklarını, müvekkilinin araçları bakım ve onarımını yaptıktan sonra davacı tarafa teslim ettiğini, müvekkili şirket şehirlerarası ve uluslararası nakliye işi gerçekleştirdiği için araçlar uzun yola çıktığını,
bu nedenle müvekkilinin araçlarının bakım ve onarımını düzenli olarak takip ettiğini, en son davacı tarafa yaptırılan bakım ve onarımların anlaşmanın aksine davacı tarafından eksik ve hatalı şekilde gerçekleştirildiğini, müvekkilinin araçları yolda arızalandığını ve büyük bir zarara sebebiyet verdiğini, davacının takibe konu faturalar nedeniyle bir alacağının bulunmadığını, zira ayıplı şekilde gerçekleştirilen onarımlar için talep hakkının doğmadığını, bu durum davacı tarafa defalarca bildirilmişse de davacıdan olumlu bir dönüş alınamadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için yüklenici tarafından başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulü ile takibin 22.258,68.-TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacının kabul etmemesi karşısında davalının ayıp ihbarını süresinde usulüne uygun şekilde yaptığını ispat edememesine,
eser sözleşmelerinde ayıp ihbarının her türlü delille kanıtlanması mümkün ise de; olayda davalının bu konuda herhangi bir delil ileri sürememesine ve istinaf dilekçesinde de bu yönde bir anlatımının bulunmamasına, ayıp ihbarının yapılmadığı hallerde varsa ayıpların kabul edilmiş sayılmasının gerekmesine, bu nedenle ayıbın varlığı veya yokluğuna yönelik araştırmanın da dosyaya sağlayacağı herhangi bir katkının bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre;
davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/776, K. 2025/961, 29 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama