KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Esas no
- 2025/120 Esas
- Karar no
- 2025/388
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/02/2019
Karar Metni
1.531 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizin 2020/36 Esas, 2020/645 Karar, 04/11/2020 tarihli kararı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar, 26/11/2024 tarihli ilamı ile Kaldırılmakla Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı ile davalı arasında, firmadan danışmanlık hizmeti almak için ilk görüşmelerin 13/12/2017 tarihinde başladığını, 26/12/2017 günü taslak sözleşmenin paylaşıldığını, 04/01/2018 tarihinde ise danışmanlık sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin, ... ile çalışma hususunda davalı taraf ile mutabık sağlandığını, ... ile kurulan ilişkinin, bankanın yönlendirmesi ile ...
Şube nezdinde yürütüldüğünü, davacı şantiye destek yönetimi, ...Şube yöneticileri ve ... Bölge Müdürü ...
Bey'in katılımı ile bir toplantı organize edildiğini, bu toplantı esnasında banka, İtibar İnşaat'a haciz geldiğini belirttiğini, davacı firmanında bu durumu toplantı da öğrendiğini, toplantıyı takip eden günlerde toplamda 27 Milyon TL tutarındaki teklif paketinin onaylanmadığını, bankadan alınan bilgilere göre limit tahsisine ilişkin sistem girişlerinin 01/06/2018 tarihinde gerçekleştiğini, 07/06/2018 tarihinde ise ...ve ...'un ...
Şubesinde kredi sözleşmesi ve nakit blokaj taahhütnamesi gibi evrakları imzaladıklarını, limit tahsisi sonrasında davalı firmanın davacı ile temasını kestiğini, davacı ile davalı tarafın 10/07/2018 günü görüştüğünü ve bu görüşmede davalı tarafın tekliflerini davacının kabul etmediğini ve toplantının sona erdiğini, davacının davalı firmaya ihtarname göndererek hizmet bedelinin ödenmesini aksi takdirde hem sözleşmenin taraflarınca fesih edileceğini hem de cezai şartı ödemek zorunda kalacaklarını bildirdiğini,
davalı tarafın borcunu ödemediği için taraflarınca sözleşmeyi fesih ettiklerini ve cezai şartın ödenmesini talep etmelerine rağmen davalı tarafın cezai şartı da ödemediğini, açıklanan nedenlerden dolayı 237.888,00 TL hizmet bedeli ile şimdilik 162.112,00 TL tutarında cezai şart olmak üzere toplam 400.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren en yüksek ticari reeskont faizi ile birlikte, davalı firmadan tazminen tahsile ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, işbu davada yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu sebeple yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davalı ile davacı arasında Proje Finansmanı ve Risk Yönetimi Danışmanlık Sözleşmesi imzalandığını, davacı tarafın sözleşme uyarınca yüklendiği edimleri yerine getirmediğini, danışmanlık hizmet borcunu ifa etmediğini, davacı tarafça bulunduğu iddia edilen nakit teminat karşılığı kredinin, reel anlamda kredi olmadığını, davalı şirketin inşa ettiği Prava Kartal projesinin finansmanının sağlanması için nakit teminat karşılığında kredi kullanmak istemediğini,
finansman sorununun nakit para yatırılarak çözülmesinin mümkün olmadığını, nakit teminat karşılığında kredi kullanmak için herhangi bir danışmanlık hizmeti almaya da ihtiyaç bulunmadığını davacı tarafa gerek ... 23. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı gerekse ...
14. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnameleri ile bildirildiğini, sözleşmenin süresinin bitiminden sonra herhangi bir tarafça ilk fesih bildirimi ile feshedilebileceği hüküm altına alınmadığını, bu güne kadar davacı tarafından projeye hiçbir şekilde finansman sağlanamaması nedeniyle, projenin yürütülmesi konusunda müvekkilinin sıkıntıya girdiğini, açıklanan sebeplerden dolayı akdedilen sözleşme, ihtarnameler ve toplanacak delillere binaen öncelikle mahkemenin yetkili olmaması sebebiyle yetkisizlik kararı verilmesini aksi halde davacının sözleşmeyle yükümlü olduğu edimlerini yerine getirmemesi,
sözleşme amacına uygun danışmanlık hizmeti verilmemesinden dolayı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 502 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekalet sözleşmesi mahiyetinde, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebidir.
Mahkememizce yapılan ilk yargılamanın neticesinde, ... Esas, ... Karar, 04/11/2020 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş, İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesinin... Esas, ... Karar, 14/02/2024 tarihli ilamı ile esastan reddine karar verilmiş, bu kerre davacı vekilince temyiz yoluna başvurulmuş, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ...Esas, ...Karar, 26/11/2024 tarihli ilamı ile.
"İlk Derece Mahkemesince, sözleşmenin maddelerinin amaçsal yoruma muhtaç kabul edilerek, davalı şirketin finansman sorunu bulunduğu, bu sorunu aşabilmek amacıyla projeye finansman sağlamak ve gerekirse projede bulunan gayrimenkullerin teminat gösterilerek kredi kullanma için sözleşme yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, sözleşmenin 4.1. maddesinde verilecek hizmet detaylı olarak yazılmış, tarafların mail yazışmalarından da sözleşme maddelerinin tartışılarak uygulamaya konulduğu görülmüştür.
Bu durumda sözleşme içeriğinin lafzen açık ve tereddüte yer vermeyecek şekilde net olarak belirlendiği, yukarıda belirtilen sözleşmenin 1. ve 3.1. maddelerinde de açıkça sözleşmenin amacı ve tarafların yükümlülüklerinin belirtildiği anlaşılmış olup, bu nedenle sözleşmenin lafzi yorumu dışında taraf iradelerini ortadan kaldıracak amaçsal yorum yapılması ahde vefa ilkesini zedeleyeceğinden yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir."denilerek kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce duruşma açılarak, bozma ilamına uyulmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 04/01/2018 tarihli sözleşme ile verilecek danışmanlık hizmetinin kapsamı noktasında toplanmaktadır.
Gerek bu sözleşmenin incelenmesinde, gerek bankadan gelen cevabi yazılarda ve gerekse dosyaya ibraz edilen taraflar ile banka ile yapılan yazışmalardan davacının, davalı nam ve hesabına dava dışı ...Bank ile kredi tahsisi amacıyla birçok ön görüşmeler yaptığı ve neticeten, 25.06.2028 tarihinde 20.000.000,00 TL nakit karşılıklı kredi limiti, 40.000,00 TL kredi kartı limiti ve 160.000,00 TL çek limiti tahsisi sağladığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında 04/01/2018 tarihli Proje Finansmanı ve Risk Yönetimi Danışmanlık Sözleşmesinin imzalandığı, tarafların sözleşme imzalanmadan önce ve sözleşme süresi içerisinde mail yazışmaları yaptığı görülmüştür.
Sözleşmenin 1.maddesinde, "Konusu"; "...Müşteri tarafından geliştirilmekte olan Prava Kartal Projesi (Proje) kapsamında Taraflar'ın kuracakları işbirliği ilişkisinin hüküm ve koşullarının saptanmasından ibarettir."
Sözleşmenin 2. maddesinde, "Süresi"; "İşbu sözleşmenin süresi, imzalandığı tarihten itibaren 180 gündür. Süre bitiminde herhangi bir Tarafça fesih bildiriminde bulunulmadığı sürece ilk bildirime kadar kendiliğinden uzamış sayılacaktır."
Sözleşmenin 3.maddesinde, "Tarafların Yükümlülükleri";
“3.1.Müşteri, Proje'nin, inşaatının yapılabilmesi için ihtiyaç duyduğu finansmanın sağlanması ve uluslararası reasüransı yapılmış inşaat tamamlama sigortasına uygun bir yapının yürütülmesi için Garantörüm'den hizmet almayı istemektedir.”
Sözleşmenin 4.maddesinde "Hizmet Bedeli ve Diğer Ücretler";
"4.1.Garantörüm tarafından gerçekleştirilecek, finansman kaynaklarının oluşturulmasına ilişkin çalışmalar, görüşmeler ve müzakereler sonucunda, banka veya finansman sağlayan kurum veya kurumlar tarafından, Müşteriye tahsis edilecek olan, teminatlı veya teminatsız toplam Nakdi, Gayri Nakdi, Çek, Proje Finansmanı, Garantörlük (Konut Kredisi), İşletme Sermayesi limitlerinin toplamı üzerinden %1 oranında hizmet bedeli tutarı ve bu tutara isabet edecek KDV, Müşteri'nin kredi kullanımını takip eden 2 iş günü içerisinde, Garantörüm'ün, madde 4.4'de belirtilmiş olan banka hesabına, Garantörüm tarafından Müşteri'ye kesilecek fatura karşılığı,
Müşteri tarafından, nakden ve defaten ödenecektir.
Bankalar veya Finansman Kurumları tarafından Müşteriye tahsis edilen finansman limitlerinin kullanımı Müşteri inisiyatifinde olduğundan, limit tahsisini takip eden 10 gün içerisinde kullanım yapılmaması, Banka veya Finansman kurumları tarafından önerilen ve/veya onaylanan finansman limitinin ve/veya finansman yapısının müşteri tarafından kabul edilmemesi durumunda, Garantörüm'e ödenecek bedel değiştirmeyecek olup, Garantörüm tarafından kesilecek fatura karşılığı, fatura tarihini takip eden 3 iş günü içerisinde, Garantörüm'ün, madde 4.4'de belirtilmiş olan banka hesabına, Müşteri tarafından,
nakden ve defaten ödenecektir." hükümleri bulunmaktadır.
Taraflar arasında her iki tarafça da kabul edilen mail yazışmalarına bakıldığında, sözleşmenin imzalanması aşamasında tarafların iletişime geçtiği, sözleşmenin ödeme başlıklı maddelerinin karşılıklı olarak tartışıldığı ve tarafların talepleri doğrultusunda değişikliklerin yapıldığı görülmüştür. Yani davalı şirketin basiretli tacir olarak sözleşmelerin tüm maddelerinin anlam ve sonuçlarını bilerek imzaladığı kabul edilmelidir.
Yine sözleşme süresi içerisinde taraf yazışmalarına bakıldığında ise, davalının istediği finansman türüne ilişkin net bir söylemi bulunmamaktadır.
Sözleşmenin konusu başlıklı 1. maddesinde, müşteri tarafından geliştirilmekte olan Prava Kartal Projesi (Proje) kapsamında tarafların işbirliği ile ilişki kuracağı, tarafların yükümlülükleri başlıklı 3. maddesinde ise müşterinin, Proje'nin, inşaatının yapılabilmesi için ihtiyaç duyduğu finansmanın sağlanması ve uluslararası reasüransı yapılmış inşaat tamamlama sigortasına uygun bir yapının yürütülmesi için davacıdan hizmet almayı istediği yazılıdır.
Sözleşmenin 4.1. maddesinde verilecek hizmet detaylı olarak yazılmış olup, tarafların mail yazışmalarından da sözleşme maddelerinin tartışılarak uygulamaya konulduğu görülmüştür. Bu durumda sözleşme içeriğinin lafzen açık ve tereddüte yer vermeyecek şekilde net olarak belirlendiği, yukarıda belirtilen sözleşmenin 1. ve 3.1. maddelerinde de açıkça sözleşmenin amacı ve tarafların yükümlülüklerinin belirtildiği anlaşılmış olup, bu hükümlere göre davalının sözleşmeden kaynaklı edim yükümü altında olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacının hakedişinin hesaplanması amacıyla bilirkiş incelemesi yaptırılmış, 05.10.2020 düzenleme tarihli heyet raporunda; davacının davalıya tahsisini sağladığı kredi limiti sebebiyle %1 oranında hizmet bedelinin, davacı tarafından fatura edildiği gibi KDV dahil 237.888,00 TL olduğu rapor edilmiştir.
O halde, sözleşmenin 4.1. Maddesinin ikinci maddesinde de belirtildiği üzere, davalı kendisine tahsis edilen kredi ister kullansın, ister kullanmasın, davacı bu ücrete hak kazanmış sayılması gerekir.
Öte yandan, sözleşmenin 10.01 maddesinde de sözleşmenin herhangi bir maddesinin ihlal edilmesi sebebiyle 500.000,00 USD ifaya eklenen cezai şart kararlaştırıldığı görülmektedir. Davalı, süresinde ve ihtarnamelere rağmen davacının hakedişini ödememekle temerrüde düşmüş olup, sözleşmedeki ödeme edimini ihlal ettiğinden, davalı aleyhine cezai şarta da hükmetmek gerekmiştir. Anılan cezai şartın toplam miktarı nazara alındığında, davacının talep ettiği 162.112,00 TL cezai şartın hak ve nesafet kurallarına uygun olduğu vicdani ve hukuki kanaatine varılarak, hem sözleşme bedeli ve hem de cezai şart talebi toplamı olan 400.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/120, K. 2025/388, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama