KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Mart 2026
- Esas no
- 2025/125 Esas
- Karar no
- 2026/216
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/02/2025
Karar Metni
1.572 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı ile davalı arasında 11.08.2020 tarihli Tedarikçi Sözleşmesi ile ticari ilişki kurulduğuu, bu ilişki kapsamında davacının mağazalarında satmak veya doğrudan tüketici müşterilerine davalı tarafından teslim edilmek üzere davalıdan mobilya ve aksesuarları aldığını, davacının, davalıya ticari ilişki sürecinde düzenlediği iade, ceza ve diğer muhtelif faturalardan kaynaklanan toplam 128.932,99-TL alacağının doğduğunu, davalı ile ticari ilişki sürecinde 28.09.2022 tarihli hesap mutabakatı imzalandığını, davalının mutabakat tarihi itibari borç tutarı olan 88.310,99-TL tutarlık borcu kabul ettiğini,
davacının müteakip taleplerine rağmen alacağının ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla ... 33.İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalı ile Dava Şartı Arabuluculuk görüşmelerinden olumlu netice alınadığını, yukarıda arz ve izah olan sebeplerle ve Mahkemeniz tarafından dikkate alınacak başkaca hususlarla; davalı- Borçlunun borca ve takibe yapmış olduğu itirazın iptali ile %20 den az olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, takibin kaldığı yerden ve güncel tutar üzerinden devamına, ücreti vekâlet ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı şirket savunma dilekçesi vermediği tespit edilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosya UYAP suretinin dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
Dosyanın rapor alınmak mali müşavire tevdi edildiği ve düzenlenen 08/09/2025 tarihli raporda özetle.
Davacı şirketin incelenen 2022-2023-2024-2025 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı şirket vekilinin; şirketin kapandığı ve ticari defter belge sunulamayacağı bilgisi verilmesi ile ticari defter ve belge incelemesinin yapılamadığı, davacının incelenen ticari defterlerinde, davalıdan 13.11.2024 icra takip tarihi itibariyle 128.932,99 TL. chs. alacağının olduğu, alacağının 21.02.2025 dava tarihi itibariyle de mevcudiyetini koruduğu, davacının icra takibine konu ettiği 128.932,99 TL alacağının CHS. bakiyesi olduğu,
bu bakiyenin de davalıya tanzim ettiği 20 adet fatura alacağından kaynaklandığının görülmesi üzerine; davacı şirketten chs. alacağını oluşturan faturalar ile faturanın dayanağı (Faturanın neye istinaden düzenlendiğinin anlaşılması için) irsaliye, kargo fişi veya yazışma vb. belgeler talep edilmesine rağmen incelemeye söz konusu faturalar ile faturaların dayanağı belgeler sunulmadığından. 28.09.2022 tarihinde davalı ile yapılan hesap mütabakatında.
“Davalı şirketin, 28.09.2022 tarihi itibariyle davacı şirkete 88.310,99 TL borçlu olduğu”nu kabul ettiği hususundaki Takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğunu belirterek. Sayın Mahkemenin Takdirleri. Hesap Mutabakatında Davalının Kabul Ettiği 88.310,99 TL’nın Davacı Alacağı Olarak Kabul Edilmesi Yönünde Takdirde Bulunması Halinde. Davacının, davalı aleyhine 13.11.2024 tarihinde ... 33.İcra Müdürlüğü ...
E. icra dosyası ile işlemiş faiz talebinin olmadığı, 128.932,99 TL. ana para talebinin yerinde olmadığı 13.11.2024 icra takip tarihi itiibariyle 88.310,99 TL. için ticari faiz talebinde bulunabileceği, Hesap Mutabakatında Davalının Kabul Ettiği 88.310,99 TL’nın Davacı Alacağı Olarak Kabul Edilemeyeceği ve İşbu Bilirkişi Rapondaki Tespitlerin Dikkate Alınması Yönünde Takdirde Bulunması Halinde. Alacağın varlığının tespit edilememesi sebebiyle.
Davacının, davalı aleyhine 13.11.2024 tarihinde ... 33.İcra Müdürlüğü ... E. icra dosyası ile işlemiş faiz talebinin olmadığı 128.932,99 TL ana para talebinin yerinde olmadığı, İcra inkâr tazminatına hükmedilmesi meselesi Sayın Mahkemenizin münhasıran yargılama yetkisine dair bir husus olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davanın; davacının davalı aleyhine fatura alacağından kaynaklı olarak ... 33.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
İstanbul 33.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı İcra dosyası celbedilmiş ve incelenmesinde alacaklının davacı ... Şirketi, borçlunun ise davalı ... Şirketi olduğu, davacı alacaklı tarafça toplam 128.932,99 TL için başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davacı ile davalı arasında 11.08.2020 tarihinde
“Tedarikçi Sözleşmesi”nin akdedildiği, sözleşme içeriğinden; “Davacının mağazalarında satılacak ve internet sitesinde tüketicilerin vereceği mobilya ve aksesuarları siparişlernin davalı tarafından tedarik edilmesi, iadelerin karşılanması, iadelere ilişkin kargo masraflarının davalıya ait olduğu, davacının ticari ilişki sırasında uğrayacağı zarar ve ziyanın davalı tarafından karşılanacağı” hususunun kararlaştırıldığı, yine davacı şirket tarafından, davalı şirkete gönderilen
28.09.2022 tarihli hesap mütabakat yazısında; “Davalı şirketin, 28.09.2022 tarihi itibariyle davacı şirkete 88.310,99 TL. borçlu olduğu hususunda mutabık olduğunu” kabul ettiği anlaşılmıştır.
Dosyamızdan alınan dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile özetle, davacı şirketin incelenen 2022-2023-2024-2025 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu, davalı şirket vekilinin; şirketin kapandığı ve ticari defter belge sunulamayacağı bilgisi verilmesi ile ticari defter ve belge incelemesinin yapılamadığı, davacının incelenen ticari defterlerinde, davalıdan 13.11.2024 icra takip tarihi itibariyle 128.932,99 TL. chs. alacağının olduğu, alacağının 21.02.2025 dava tarihi itibariyle de mevcudiyetini koruduğu,
davacının icra takibine konu ettiği 128.932,99 TL alacağının chs. bakiyesi olduğu, bu bakiyenin de davalıya tanzim ettiği 20 adet fatura alacağından kaynaklandığının görülmesi üzerine; davacı şirketten... alacağını oluşturan faturalar ile faturanın dayanağı (Faturanın neye istinaden düzenlendiğinin anlaşılması için) irsaliye, kargo fişi veya yazışma vb. belgeler talep edilmesine rağmen incelemeye söz konusu faturalar ile faturaların dayanağı belgeler sunulmadığı, ancak 28.09.2022 tarihinde davalı ile yapılan hesap mütabakatında;
davalı şirketin, 28.09.2022 tarihi itibariyle davacı şirkete 88.310,99 TL borçlu olduğunu kabul ettiğinin tespit edildiği, bu durumda her ne kadar davacı taraf, itirazın iptali davasına konu ... 33.İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı İcra dosyası ile talep ettiği 128.932,99 TL için yapılan itirazın iptalini talep etmiş ve ticari defterlerinde davalı taraftan bu kadar alacaklı görünmekte ise de, davacının alacağına konu irsaliye, kargo fişi veya başkaca delil sunmadığı anlaşıldığından, davalı tarafın davacı tarafla mutabık kaldığını beyan ettiği 88.310,99 TL miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne, davalının ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 88.310,99 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
"Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.
Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."
Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır.
Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008)
Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine mutabık kaldığını beyan ettiği ve kabul ettiği 88.310,99 TL'ye dahi haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak kabul edilen bu asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/125, K. 2026/216, 31 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama