KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2025
- Esas no
- 2025/171 Esas
- Karar no
- 2025/969 Karar
- Dava
- Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/02/2025
Karar Metni
827 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dosya, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E ...Karar, 26/02/2025 tarihli GÖREVSİZLİK kararı nedeniyle mahkememize gelmiş olmakla, Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı, mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVACI İDDİASI VE TALEP
Davacı şirket, davalı sigorta şirketiyle 01.07.2021 tarihinde acentelik sözleşmesi imzaladığını, müvekkili şirket, 2011 yılından beri finansal kiralama kapsamında ...’da bulunan bir taşınmazı sigorta ettirdiğini, 10 yılı aşkın süre boyunca herhangi bir hasar ihbarı yapılmadığını, ancak 06.02.2023 tarihinde gerçekleşen ... merkezli depremde taşınmazın hasar gördüğünü, davacı bu zarar için davalıdan tazminat talep etmiş;
davalı ise yalnızca 07.12.2022 tarihli Mesleki Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında ve işlem başına 500.000 TL limit dahilinde (1.000 TL muafiyetle 499.000 TL) ödeme yapabileceğini belirttiğini, davacı mesleki sorumluluk poliçesi limitlerinin üretilen sigorta primleriyle orantısız derecede düşük belirlendiğini, davalının münhasırlık hükmünü kötüye kullanarak tek taraflı şekilde bu limitleri belirlediğini, bu durumun Medeni Kanun m.2’deki dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürdüğünü, bu nedenle davalı şirketin de hasar tazminatından sorumlu olduğunu,
tüm bu nedenlerle müvekkil şirketin uğramış olduğu zararın şimdilik 1.000.000,00 TL tutarlık kısmının yasal faizi ile birlikten davalıdan tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI CEVABI
Davalı, davacının iddialarını reddederek davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu savunduğunu, somut olayda dava konusu taşınmaz 2012-2022 arasında davalı nezdinde sigortalı iken, poliçe 14.10.2022 tarihinde sona erdiğini ve yenilenmediğini, depremin 06.02.2023 tarihinde meydana geldiğini, davacı ise yenilemeyi unuttuğunu belirterek geriye dönük poliçe talep etttiğini, bu talep reddedilmiş, ancak davacının kendi talebiyle Mesleki Sorumluluk Sigortası kapsamında 499.000 TL ödeme yapıldığını, davalı, poliçe teminat limitinin davacı tarafından belirlendiğini, acentelik sözleşmesinin bu teminatla ilgisi olmadığını,
davacının kendi kusuru ile zarara sebebiyet verdiğini ve basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, ayrıca tüm sözleşme ve mevzuat hükümlerine göre müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirdiği, davacının iddialarının hukuki dayanağının bulunmadığını, sonuç olarak davanın reddine, davacının kötü niyet nedeniyle HMK m.329 uyarınca vekalet ücreti ve disiplin cezasına mahkum edilmesini talep etmektedir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, bilgi ve belge kayıtları dosya içerisine alınmıştır.
Bilirkişi tarafından hazırlanan 01/09/2025 tarihli raporunda; Deprem nedeniyle meydana gelen zarar, süresi sona ermiş poliçe kapsamında değildir. Bu nedenle sigorta teminatı bulunmamaktadır. Davalının, poliçe bitiminden sonraki rizikodan sorumlu tutulması hukuken mümkün görünmemektedir. Münhasırlık hükmünün kötüye kullanıldığı iddiası somut ve yeterli delil ile desteklenmemiştir. Mesleki Sorumluluk Sigortası kapsamında yapılan 499.000 TL’lik ödeme poliçe hükümlerine uygundur. Davacı, poliçenin yenilenmemesi nedeniyle basiretli tacir ilkesi kapsamında kendi özen yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Bu nedenlerle, mevcut bilgi ve belgeler ışığında, davalı tarafın hukuki sorumluluğunun bulunmadığı kanaatlerine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki ihtilaf; davacı sigortalının, dava dışı Haysim Gıda'ya ait taşınmazın hasar görmesi üzerine Mesleki Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında yapılan ödemenin davalının acentelik sözleşmesi göz önüne alınarak münhasırlık hükmünü kötüye kullanıp kullanmadığı, bu hasar ödemesinden sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosyada yapılan yargılama, bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Taraflar arasında 01.07.2021 tarihli Acentelik Sözleşmesi bulunduğu, Finansal kiralama sözleşmesine konu taşınmaz için son sigorta poliçesinin 22.09.2021 tarihli olup 14.10.2022 tarihinde sona erdiği, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle taşınmazda hasar oluştuğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Deprem tarihi itibariyle taşınmazın herhangi bir aktif sigorta poliçesi bulunmamaktadır. Davalı tarafından 07.12.2022 tarihli Mesleki Sorumluluk Sigortası Poliçesi kapsamında, 500.000 TL limitli teminat öngörülmüş, davacıya 499.000 TL ödeme yapılmıştır. Davacı, münhasırlık hükmünün kötüye kullanıldığını, limitlerin düşük belirlendiğini ve zararın tazminini talep etmektedir.
Türk Ticaret Kanunu ve sigorta mevzuatı uyarınca, sigorta koruması poliçenin geçerlilik süresi ile sınırlıdır. Dosya kapsamına göre poliçe 14.10.2022 tarihinde sona ermiş, deprem ise 06.02.2023 tarihinde meydana gelmiştir. Bu nedenle ilgili riziko (deprem) poliçe teminatı dışında kalmaktadır. Davacı poliçeyi yenilememiştir. Bu anlamda TTK m.18 gereğince, "tacirler basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlüdür" hükmünü ihlal etmiştir.
Davacı, münhasırlık hükmünün kötüye kullanıldığını iddia etmişse de dosya kapsamından limitlerin davacıyı zor durumda bırakmak amacıyla bilerek düşük belirlendiğine ilişkin somut delil bulunmamaktadır ve kötüye kullanımın ispatı davacıya aittir. Davacı kötüye kullanımı ispat edememiştir.
Denetime açık ve hükme esas alınan bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere Mesleki Sorumluluk Sigortası kapsamında yapılan 499.000 TL’lik ödeme poliçe hükümlerine uygun olmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Katip · ¸E-İmzalıdır Hakim · ¸E-İmzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/171, K. 2025/969, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama