İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/208 K.2025/582

Mahkememizin 2018/720 Esas, 2021/59 Karar, 27/01/2021 tarihli kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/6742 Esas, 2024/815 Karar, 07/02/2024 tarihli ilamı ile Bozularak Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Alacak davasının yapılan açık yargılaması…

Esas2025/208Karar2025/582Tarih2 Temmuz 2025Okuma10 dk · 2.089 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
2 Temmuz 2025
Esas no
2025/208 Esas
Karar no
2025/582
Dava
Alacak
Dava tarihi
23/08/2011
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.089 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizin 2018/720 Esas, 2021/59 Karar, 27/01/2021 tarihli kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/6742 Esas, 2024/815 Karar, 07/02/2024 tarihli ilamı ile Bozularak Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile, ... (...)'nun ... tarih ve ... sayılı. ... tarih ve ... sayılı kararları ile ...'na' ait şirketlerin ortaklarının temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimine ... tarafından el konulduğunu, davacı ... Tic. A.Ş.

Fon tarafından yönetim ve denetimine el konulan 74 adet medya grubu şirketinden bir tanesi bulunduğunu, fon kurulu tarafından göreve getirilen... söz konusu grup şirketlerinin muhasebe kayıtları incelemeye alınmış, bu inceleme neticesinde; kasada olması gereken nakit ve çek tutarları ile,

mevcutlar arasında fahiş farklar bulunduğu tespit edildiğini, ilk etapta mevcut kasa açığı miktarı tespit edildikten sonra yeni şirket Denetim Kurulu tarafından şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılmış ve mevcut kasa açığının hangi iş ve işlemlerden kaynaklandığı hususunda Denetim Kurulu Raporu tanzim edildiğini, tanzim edilen Denetim Kurulu Raporu uyarınca şirket kasasında mevcut açığın, fiili olarak şirket kasasına ödenmemekle birlikte fiktif olarak ödenmiş gibi gösterilen ...ödemelerinden kaynaklandığı tespit edildiğini,

bu tespit yapılırken aynı zamanda şirketin ortağı olarak resmi kayıtlarda gözükmemelerine rağmen şirket yönetiminin belirli bir grup tarafından yürütüldüğü (hakim ortaklar) resmi kayıtlarda yer alan şirket ortaklarının ise (figüran ortaklar) göstermelik ve muvazaalı bir şekilde ortak sıfatını taşıdıkları tespit edildiğini, gerek şirketleri temsil ve ilzama yetkili kişiler tarafından hakim ortaklar lehine verilen umumi vekaletnameler gerekse yine aynı kişiler tarafından hakim ortakların kontrol ve organizasyonu içerisinde olan ve üst yönetici olarak tabir edilen: İcra Kurulu Üyesi, Genel Müdür, ...

Director, Koordinatör, Başkan Danışmanı ünvanına haiz şahıslara verilen genel/özel vekaletnameler, bununla birlikte figüran ortaklarca umumi vekil tayin edilen hakim ortaklar tarafından üst yönetici olarak tabir edilen şahıslar lehine verilen genel/özel vekaletnameler şirket yöneticisi konumunda olan kişilerin esasen figüran ortaklar olmakla birlikte şirketin hakim ortakları ile birlikte hareket ettiklerini ve oluşan şirket zararından sorumlu olduklarını gösterdiğini,

bu itibarla Denetim Kurulu Raporunda da açıkça belirtildiği üzere şirketin hakim ortakları ve bu kişilerin sorumlu oldukları şirket zararını oluşturan toplam 405.000,00 TL apel ödemesi aslında şirket kasasına ödenmemekle birlikte tamamen tiktif olarak ödenmiş gibi gösterildiğini, TTK 306 maddesi uyarınca apel yükümlülüğü yerine getirilmemiş iken getirilmiş gibi gösterilmesi usulsüzlüğüne karışarak yönetimi/denetiminde bulundukları ... Tic.

A.Ş.'ye karşı kusurlu davranan, TTK.'nun kendilerine yüklediği görevleri ihmal eden/yerine getirmeyen, bu eylemleri sonucunda muvazaalı iş ve işlemleri işleyen/işlemlere iştirak eden ve şirketi zarara uğratan, apel ödemesinin yapılmadığını ancak fiktif olarak yapılmış gibi kayıt tutulduğunu bilen/bilebilecek durumda olan/bilmek yükümlülüğündeki yönetim ve denetim kurulu üyeleri şirketin tüm zararından müşterek ve müteselsil sorumlu olduklarını belirterek fazlaya ilişkin tüm hak ve alacaklarımız saklı kalmak üzere şimdilik toplam 181.000 TL’nin faizi, harç,

masraf ve vekalet ücreti ile birlikte davalılardan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 19/09/2006 havale tarihli dilekçesi ile davasını 405.000,00TL olarak ıslah etmiştir.

CEVAP

Açılan davaya davalı vekilleri ve asiller tarafından verilen davaya cevap ve değişik tarihli dilekçelerinde; davacı şirket, delil niteliği taşımayan, kendi iç mekanizmasının ürünü, içeriğinin doğruluğu dahi ciddi biçimde tartışmaya açık "Teftiş Kurulu ve Denetim Kurulu Raporu" adı altında bir belgeye dayanarak,

bunun dışında kabul edilebilir nitelikte, kesin ve tartışmasız hiçbir delil ortaya koyamadığını, bu durumda davacının davasını öncelikle ispat etmesi gerektiğini, yeni yönetim, şirket kasasını resmi bir yolla teslim almadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde, tahsil talebi ve sorumlu olduğunu iddia ettiği kişiler hariç, ne sorumluluk nedeni, ne sorumluluk dönemi, ne de sorumluluk miktarını ayrıntıları ile hangi davalıdan ne miktarda talep ettiğini belirtmediğini, dava dilekçesinde talep edilen zarardan sorumluluğun oluşması için, her şeyden önce yükümlülüğün ihlali nedeniyle bir zarar doğması,

yani, oluşan zararın yükümlülüğün ihlalinden kaynaklandığının davacı tarafından ispatı gerektiğini, aksi takdirde, bu kişiler aleyhine hukuki bir sorumluluk yükletilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, 2000-2001 yıllarına ait faaliyet dönemleri ile ilgili iş ve işlemlerinden dolayı ibra edildiklerini, dava dilekçesinin açık olmadığını, zamanaşımı def'i, yapılan temliğin geçerli olmadığını, ıslahın kötüniyetli olarak yapıldığını, muaccel bir alacağın bulunmadığını, temlik ve ıslah ile ilgili harcın yatırılması gerektiğini, davalıların kanuna aykırı ve kusurlu bir işlemi olmadığını, husumet itirazında bulunduğunu,

zararın ispat edilmesi gerektiğini, ... tarafından görevlerinden alınmaları sebebiyle kendileri tarafından hazırlanmayan 2003 yılına ait Bilanço ve Gelir-Tablosu Hesaplarına istinaden haklarında sorumluluk davası açılamayacağını, TMSF tarafından atanan Yönetim Kurulu Üyesi ve Denetçilerin TTK. yönünden ayrıcalıklı bir konumda olmadığını öne sürerek; haksız açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

Davacı şirkette, “Gizli (Hakim) Ortak”, “Personel ve Yönetici” “gruba dahil şirketlerde görev yapmış eski yönetici veya personel” konumunda olduklarından kasada olması gereken paraların (apel ödemeleri) mevcut olmamasından sorumlu oldukları iddia edilen diğer davalılar ise davaya cevap dilekçelerinde özetle: zamanaşımı def’i, zararın ve illiyet bağının ispat edilmesi gerektiğini, husumet itirazlarının bulunduğunu, dava dilekçesinin açık olmadığını, geçerli bir temlik sözleşmesinin bulunmadığını, ıslahın geçersiz olduğunu, HUMK m. 186’nın uygulanması gerektiğini, ispat külfetinin davacı şirkete ait bulunduğu, yolunda yaptıkları savunmaları müteakip haksız açılan davanın reddini talep etmişlerdir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Dava, fiili olarak şirket kasasına ödenmemekle birlikte fiktif olarak ödenmiş olarak gösterilen apel borcu sebebiyle şirketin uğradığı zararın, zarar sorumlusu bulunan yönetim kurulu üyeleri, denetçilerden ve yetkili şirket çalışanlarından tahsiline ilişkin olarak açılmış sorumluluk davasıdır. İlk başta birçok davalı aleyhine eldeki dava açılmış ise de, aşamalarda bazı davalılar yönünden dosyalar tefrik edilmişi ayrı esasa kaydedilmiş, neticeten işbu davada davalı olan davalılar aleyhine ana davada yargılamaya devam olunmuştur.

Eldeki işbu ana davada, Mahkememizin (Kapatılan ... 32. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin) 06.11.2012 tarih, ... E. ve ...K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş ise de bu kararın temyizi üzerine, Yargıtay 11. HD'nin 21.06.2016 tarih, ... E. ve...

K. sayılı kararıyla davalıların eski yöneticisi oldukları şirketin sermaye şirketi olduğu, faaliyetlerini ortaklardan aldığı sermaye payları ile bundan elde ettiği kazançlarla yürüttüğü, hayatın olağan koşulları gereğince de sermaye payının zamanında tahsil edilmemesinin şirketi zarara uğratacağı, statüleri gereği basiretli bir tacir gibi hareket etmek durumunda olan davalı yönetim kurulu üyelerinin (6762 sayılı Kanun'un 320 nci maddesinin ikinci fıkrası), bunları zamanında tahsil etmemesi,

bu yönde herhangi bir faaliyette bulunmaması zarar oluşturduğu gibi davalılar yönünden de kusur teşkil edeceği, bunları denetlemeyen denetçiler açısından da kusur oluşturacağı, şirket zararının oluşması için, öncelikle sermaye taahhüt eden ortaklar aleyhine takipte bulunulmasına veya dava açılmasına da gerek bulunmadığı,

zamanında tahsil edilmeyen apel borcu, şirket için zarar oluşturduğundan tahsilde tekerrür olmamak üzere şirketin, kusursuzluklarını kanıtlayamaması halinde, bunu davalılardan isteyebileceği, Mahkemece, bu hususlar nazara alınarak bir hüküm kurmak gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığına işaret edilerek karar bozulmuş, davalı ... ile davalı ... vekilinin karar düzeltme istemi de bilahere reddedilmiştir.,

Bu bozma üzerine mahkememizce yeniden tahkikat yapılmış ve 27.01.2021 tarih...Esas, ... Karar ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, bazı davalılar yönünden tamamen reddine ve bazı davalılar yönünden de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, bu kararın da davacı ... bazı davalılar tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar, 07/02/2024 tarihli ilamı ile; " Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm, davalı ... ve davalı ...'nın tüm, davacı TMSF vekili ve davalı ...'in aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 133 üncü maddesinin son fıkrası kapsamında açılan veya açılacak davalar ile kanuni halef sıfatıyla takip edilen davalarda, lehine hükmedilen tarafa vekâlet ücretinin maktu olarak belirleneceği hükmü düzenlenmiş olup Mahkemece, hakkındaki dava tamamen ya da kısmen reddedilen davalılar yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

Dosya kapsamında yapılan incelemede bozma öncesi 09.10.2007 tarihli celsede davacı vekilinin, davalılardan ..., ..., ..., ... ve Mehmet Şahin hakkındaki davayı takip etmediklerini belirterek işlemden kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği ve Mahkemece 1 no.lu ara karar ile anılan davalılar hakkındaki davanın 1086 sayılı Kanun'un 409 uncu maddesi uyarınca süresinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Mahkemenin gerekçeli kararının 6. sayfasında 10.04.2019 tarihli celse 3 no.lu ara karar ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ... , ... ve ... hakkında açılan davaların bu dosyadan tefriki ile Mahkemenin ayrı bir esasına kaydına karar verildiği yazılmıştır. Gerekçe ve hüküm kısmında ise davalı ... hakkındaki davanın yazılı gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Buna göre Mahkemece, temyiz eden taraflar da gözetilmek suretiyle davacı vekilinin 09.10.2007 tarihli celsedeki beyanı, Mahkemenin 09.10.2007 tarihli ara kararı ve anılan tefrik kararı çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı ... ve davalı ... yararına bozulması gerekmiştir."denilerek Mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkememizce işbu son bozma ve karar düzeltme kararına uyularak, Yüksek mahkemenin kararına uygun bir hüküm kurmak gerekmiştir. Buna göre; Davalılar ..., ... VE ... hakkında dava takip edilmediğinden bu davalılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.

Davalı ... yönünden; ...'nin yönetim ve denetim kurulu üyeliği sıfatıyla sorumluluklarının bulunduğu, davacı şirketin ... tarihli ... sayılı ticaret sicil gazetesinde sermayesinin 100.000,00 TL olduğu, sermaye arttırım kararı ile 500.000,00 TL'lik sermaye arttırımı yapıldığı, arttırılan sermayenin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç 3 ay içerisinde kalanın ise 20/09/2003 tarihinde ödeneceğinin düzenlendiği, bu 500.000,00 TL'lik sermaye arttırımında 125.000,00 TL'nin ödendiği,

şirketin ödenmemiş sermaye hesabında 31/12/2004 tarihi itibariyle 150.000,00 TL'lik ödenmemiş sermaye borcunun gözüktüğü, yine ödenmiş gözüken 350.000,00 TL'lik sermaye borcunun ise 100 kasa hesabı ile kapatıldığı, gerek hissedarlar tarafından gerekse yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri tarafından kasa hesabı ile kapatılan ödenmemiş sermaye kısımlarına ilişkin herhangi bir makbuz yada belge ibraz edilememiş olduğu, ödenmemiş sermaye toplamının mahkememizce kabul gören bilirkişi raporuna göre de 375.000,00 TL olduğu,

bunun 50.000,00 TL'sinin 30/04/2002 tarihine kadar ödenmesi gereken, 175.000,00 TL'sinin 24/07/2003 tarihine kadar ödenmesi gereken kısım olduğu, daha doğrusu bu tarihlerde fiktıf şekilde bu kısımlar ödenmiş olarak gösterildiği, ayrıca 150.000,00 TL'nin de 20/09/2003 tarihine kadar ödenmesi gerekirken ödenmemiş sermaye bulunduğu,

toplam ödenmeyen yada fiktif olarak ödenen toplam sermaye miktarının 375.000,00 TL olduğu 2000 - 2001 - 2002 ve 2003 yıllarına ait genel kurullarda her ne kadar bir kısım davalılar tarafından ibra edildiklerinden bahisle haklarında sorumluluk davası açılamayacağı ileri sürülmüş ise de davacı şirketin belirtilen tarihlerde yapılan genel kurullarındaki faaliyet raporları ve bilançoların tartışılması sırasında bu hususların açıkça değerlendirilip tartışılmadan ibra kararının verildiği,

bu kapsamda verilen ibra kararının sorumluluk davası açılmasına engel oluşturmayacağı, bu nedenle yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin genel kurulda ibra edilmiş olsalar dahi fiktif olarak ödenmiş gözüken yada ödenmeyen sermaye borçlarından sorumlu olduklarını kabul etmek gerekmiştir.

Bununla beraber davalılardan ...'nin bir yıl süreyle denetim kurulu üyesi seçildiği ve 19.08.1999-31.07.2000 tarihleri arasında görev yaptığı, davacının talebinin de bu davalı yönünden 55.000,00 TL olduğu, ıslah dilekçesi ile talep artırımı yapılmış ise de, bu davalı yönünden hukuki gerekçeleri ve dayanakları gösterilerek bir talep artırımı yapılmadığı,

dava dilekçesine dayanak yapılan hem denetçinin raporunda hem de bilirkişi raporunda davalının sorumluluğunun görevde olduğu süre içerisindeki 03.01.2000 tarihli apel borçlarının ödenmesine ilişkin fiktif kayıt nedeniyle olduğu yönündeki tespitler dikkate alındığında, davalı ...'nin sorumluluk miktarının 55.000,00 TL ile sınırlı olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple, bu davalı yönünde 55.000,00 TL olarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Diğer davalılar yönünden ise, vekalet ücreti dışında bir bozma yapılmadığından yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek ve onlar bakımından vekalet ücretini aşağıdaki gibi değiştirmek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenler ve dosya içeriğine göre;

1-Davalılar ..., ... ve ... yönünden takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına,

2-Davalı ... aleyhine açılan davanın KABULÜNE,

-55.000,00 TL'nin, iş bu dava ilk açıldığında davalı olarak gösterilenlerden aleyhlerine sorumluluğa hükmedilen diğer davalılarla tahsilde tekerrür olmamak üzere, 30/04/2002 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,

3-Diğer davalılar hakkında mahkememizce dava evvelden verilen 27/01/2021 tarih,, ...E ve...K sayılı karar derecattan geçerek ve bozma görmeyerek kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına,

4-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 3.757,05-TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye irad kaydına, (Diğer davalılar yönünden asıl alacak bakımından kesinleşen Mahkememizin 27.01.2021 tarih, ...E ve...E sayılı kararındaki harç ile tahsilde tekerrür olmamak üzere)

5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.Tye göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, (Aşağıdaki bentte yazılı ve diğer davalılardan alınacak vekalet ücreti ile tahsilde tekerrür olmamak üzere)

6-Diğer davalılar yönünden asıl alacak bakımından kesinleşen Mahkememizin 27.01.2021 tarih, ...E ve .... E sayılı kararının hüküm bendinin 2/a, 3/a ve 4/a maddelerinin kaldırılmasına, bunun yerine;

-a)Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

-b) Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekil ile temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendini vekil ile temsil eden bu davalılara verilmesine,

7-Diğer davalılar yönünden asıl alacak bakımından kesinleşen Mahkememizin 27.01.2021 tarih, ... E ve ... E sayılı kararının hükmünün 5 ve 6. bentlerinden ..., ... ve ...'nin çıkarılmasına,

8-Davacı tarafından yapılan; 4.615,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.615,00TL'nin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,

9-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,

Dair, hazır taraf ve vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/07/2025

Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/208, K. 2025/582, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. Deliller Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/208
Karar No
2025/582
Tarih
2 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/208 K.2025/500
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/208 K.2025/495
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2025/208 K.2025/817
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/209 K.2025/645
  • Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/209 K.2025/470
  • Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/209 K.2025/491

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.