KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2025
- Esas no
- 2025/214 Esas
- Karar no
- 2025/616
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 24/03/2025
Karar Metni
903 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kurumları sigortalılarından ... TC kimlik numaralı... 'ün 01.12.2018 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonunda vefatı nedeniyle, ... 22. İş Mahkemesinin... E. sayılı dosyası ile rücuan alacak davası açılmış olup dava henüz derdest olduğunu, ancak davalı şirket tasfiye edildiğinden Mahkemece taraflarına19.03.2025 tarihli duruşma tutanağı ile şirketin yeniden ihyası için yetki ve süre verildiğini, Tasfiye Halinde .... Şirketi'nin ...
22. İş Mahkemesinin...E. sayılı dava dosyası yönünden geçerli olmak yeniden Ticaret Sicil Memurluğunda tescil edilerek tüzel kişilik kazandırılması, davalı şirketin ihyasına ilişkin Mahkemeniz kararının davalı şirketin yeniden yapılacak sicil kaydına Ticaret Sicil Memurluğunca Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ile ilanı için iş bu davanın açılması zarureti doğduğunu, bu nedenlerle TASFİYE HALİNDE ...
Şirketi'nin ihyası için işbu davanın açılması gereği hasıl olduğunu belirterek tasfiye halinde ... Şirketi'nin ’nin terkin kaydının kaldırılarak ihyasına ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle. Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün TTK.
32. Maddesi ve Ticaret sicili yönetmeliğinin 34. Maddesi hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunun gerektiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise,
terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebildiğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, davalı Sicil Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, Mahkemenin davanın esası ile ilgili vereceği karara davalı Sicili Müdürlüğünün uyacağını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, davalı Ticaret Sicili Müdürlüğü tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapmış olup, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesi kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının,
kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğu düzenlendiğini, Mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerekir.
Zira Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, önceki tasfiye memurlarının görevi terkin işlemiyle birlikte sona erdiğini, bir başka husus olarak da, ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiye memurunun/memurlarının TTK m. 536'da düzenlenen şartları haiz olması gerektiğini, buna göre Mahkemece atanacak temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye'de bulunmasının şart olduğunu, davalının davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını,
davalı sicil müdürlüğünün dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle “yasal hasım” konumunda bulunan davalının, “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal Hasım" konumunda bulunan davalı aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin ticaret sicil kaydı dosyamız içerisine alınmıştır. İhyası istenen Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; şirket ana sözleşmesinin 18/03/2004 tarihinde tescil edildiği, şirketin son yetkilisinin ... olduğu, şirketin son tescilini 24/05/2021 tarihinde yaptırdığı, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 24/05/2021 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği görülmüştür. Dava, şirket ihyası davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, sicilden terkin edilen şirketin davacının taraf olduğu alacak davasına mahsus taraf teşkili amacıyla ihyası noktasında toplandığı, 6102 sayılı TTknun 547.maddesinde; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. " denilmekte olup, davacının ihyası talep edilen şirketler ile karşılıklı davası olduğu yaklaşık olarak ispat edildiğinden, anılan yasa hükmü gereğince davacının ihya talebinin anılan dava ile sınırlı olmak üzere davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Şirket kayıtlarının geçmişe dönük incelenmesinden, davalı ...'in şirketin son yetkilisi olduğu, bu kimsenin tasfiye memuru tayin edilmesi maslahata uygun görülerek tasfiye memuru olarak atanması gerekmiştir. Davalı ticaret sicil müdürlüğü kanuni hasım olduğundan, diğer davalıların da eksik tasfiye yapıp yapmadığı ... 22. İş Mahkemesinin...Esas sayılı davasındaki yargılama neticesinde belli olacağından, yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir.
Başkan · ¸e-imzalıdır · Üye · ¸e-imzalıdır · Üye · ¸e-imzalıdır · Katip · ¸e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/214, K. 2025/616, 9 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama