KÜNYE
Tc İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2018
- Esas no
- 2016/278 Esas
- Karar no
- 2018/1147
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 15/03/2016
Karar Metni
831 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Yukarıda tarafları, konusu, esas ve karar numarası yazılı mahkememiz dosyasının yapıp bitirilen açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirketin abonesi olduğu döneme ilişkin olarak kesilen faturalarda hukuka aykırı şekilde tahakkuk ettirilen kayıp kaçak bedeli, sayaç okuma bedeli, perakende satış hizmet bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli, dağıtım bedeli, TRT payı, enerji fonu ve belediye vergisi ve bu bedeller üzerinden toplanan KDV oranının davacı şirketten tahsil edildiğini beyan ederek, şimdilik toplam 3.000,00 TL üzerinden belirsiz alacak davası ile bu bedellerin fatura ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte iadesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığım, huzurdaki davanın muhatabının EPDK olduğunu, davanın idari yargıda açılması gerektiğini, tarifelerin uygulanmasının lisans sahibi şirketler bakımından yasal bir zorunluluk olup davalının da içinde bulunduğu lisans sahibi şirketlerin tarifeyi değiştiremiyeceğini, tarifede yer almayan bir bedeli tahsil edemeyeceğini, düzenlenen tarifeler kapsamında belirlenmiş bir bedeli tahsil etmeme gibi bir davranışta bulunamayacaklarını, lisans sahibi şirketlerin tarifeleri uygulayıp uygulamama ve kayıp-kaçak bedelini tahsil edip etmeme gibi insiyatiflerinin bulunmadığını,
kayıp-kaçak ve dava konusu diğer bedellerin EPDK tarafından belirlendiğini ve tahsilinin lisans sahibi dağıtım şirketleri tarafından uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğunu, davacının davaya konu faturaları ihtirazi kayıtsız kabul etmesi ve süresinde itiraz etmemesi, bedellerin iadesi için davalıya yazılı başvuruda bulunmaması nedeniyle davacı tarafından faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, elektrik abonesinden tahsil edilen kayıp kaçak bedellerinin istirdatı istemine ilişkindir.
17.06.2016 tarih ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu Kanunu'nun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile.
"Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır." hükmü getirilerek,Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış,
bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun Kanundaki yetkileri genişletilerek, yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir.
Yine, 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen;Geçici madde 19; "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmünü,Geçici madde 20; "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır." hükmünü içermektedir.
Yukarıda açıklanan bu yasa değişiklikleri ve emsal Yargıtay 3. Hukuk Dairesi' nin 2016/20106 E. 2017/9319 K. Sayılı kararı birlikte değerlendirildiğinde; Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kararlarına dayanılarak alınmış olan ve dava konusu yapılan bedeller ile ilgili olarak açılan (ve halen derdest olan) davalar, (açıklanan yasa değişikliklerinin yürürlüğe girmesiyle birlikte) konusuz kalmıştır.
Açıklanan bu sebeplerle dava konusuz kalmış olmakla esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı taraf davanın açıldığı anda ki mevzuata ve içtihat durumuna göre dava açmakta haklıdır. Yani davaya konu bedelleri tahsil eden davalı taraf davanın açılmasına sebebiyet vermiştir. Bu itibarla, dava açıldığı tarihte yapılan yasa değişikliği henüz ortada bulunmadığından dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmaktadır. Dava açıldıktan sonra hasıl olan yasa değişikliği nedeniyle davacının dava açmasında haksız sayılamayacağı cihetle ve emsal Yargıtay 3. Hukuk Dairesi' nin 2016/20106 E. 2017/9319 K. Sayılı kararı da dikkate alınarak davacı yararına maktu vekalet ücreti taktir edilmesi ve yapmış olduğu diğer yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatına varılmıştır.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/278, K. 2018/1147, 3 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama