KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2018
- Esas no
- 2017/657 Esas
- Karar no
- 2018/1139
- Dava
- Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/05/2014
Karar Metni
729 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili İstanbul ...
Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği daha sonra görevsizlik kararı üzerine mahkememize gönderilen dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait nüfus cüzdanının kaybolduğunu ve kimliği bulan kişilerce sahte imza kullanılmak suretiyle ...Şti.'nin kurulduğunu, şirketin vergi borçlarının ödenmemesi üzerine müvekkilinin durumdan haberi olduğunu, müvekkilinin borca itiraz ettiğini ve ilgililerin tespiti için savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilinin sahte imza ile kefil olarak gösterildiği kredi sözleşmelerine istinaden şirkete kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından müvekkili aleyhine icra takibine geçildiğini, müvekkilinin şirketten ve şirkete kullandırılan kredilerden haberdar olmadığını, kredi sözleşmesinde yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği daha sonra görevsizlik kararı üzerine mahkememize gönderilen cevap dilekçesinde özetle; müvekkili fona devrolan dava dışı ...bank ile davacı taraf arasında ... Şti.yetkilisi sıfatıyla Bireysel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, kullandırılan kredilerin yapılan ihtara rağmen ödenmemesi üzerine kredi borçlusu ve davacı hakkında takip başlatıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuş, davacının tazminata mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinden, takip alacaklısı davalı tarafından, davacı ve diğer takip borçlusu dava dışı şirket hakkında kredi sözleşmesine dayalı başlatılan takibin kesinleştiği görülmüştür.
Dava; İİK 72/3.maddesi gereği takip sonrası açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı takip borçlusu, hakkındaki takip dayanağı kredi sözleşmesindeki kefil olarak adına atılı imzasını inkar ederek eldeki davayı açmıştır.
Bilindiği üzere, kural olarak İİK'nın 72.maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davalarında borçlu olunmadığı ileri sürülmüş ise; alacağın varlığını ve miktarını kanıtlamak yükümlülüğü alacaklıdadır. Ayrıca, kredi sözleşmesindeki imza inkar edildiğine göre, imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlamak yükümlülüğü yine alacaklıdadır.
Davacının, kredi sözleşmesi tarihinden önce imzaladığı mukayese belge asılları toplanmış, davaya ve icra takibine konu edilen 24/11/1999 tarihli, 1.102 USD bedelli kredi sözleşmesinin aslı celp edilmiş, davacının mahkememizce yazı ve imza örnekleri alınarak, takibe ve davaya dayanak kredi sözleşmesindeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek, getirtilip-sunulan belge asılları ile birlikte dosya grafoloji konusunda uzman bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi tarafından düzenlenen 31/07/2018 tarihli raporun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan grafoloji bilirkişi raporunda;...bank... Bankası T.A.Ş....Şubesi tarafından, 24/11/1999 tarihli, 1.102 USD bedelli kredi için düzenlenen inceleme konusu. 4 sayfadan ibaret, bireysel kredi sözleşmesi aslı sayfalarındaki davacı adına atılı bulunan ve ...Şti.ibareleri ile başlayan kaşe ve basım izleri üzerinde atılı borçlu imzasının, 2 sayfadan ibaret, kişisel bilgiler formu son sayfasındaki ...
Şti.ibareleri ile başlayan kaşe basım izleri üzerinde atılı borçlu imzasının, 1 sayfadan ibaret, Tüketici Kredisi Ayrıntılı Geri Ödeme Tablosu- USD aslı sayfasındaki davacı adına atılı bulunan borçlu imzasının, 1 sayfadan ibaret Ferdi Kaza Vefat Sigorta Talep Formu aslı sayfasındaki davacı adına atılı bulunan borçlu imzasının; davacının dosya içerisinde mevcut mukayese esas örnek imzalarına kıyasla aralarında farklılıkların bulunduğunun tespit edildiği, imzaların davacının eli mahsulü olmadığı bildirilmiştir.
İmza incelemesi yönünden alınan grafoloji bilirkişi raporu gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun, itirazları cevaplar nitelikte ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, Mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, benimsenen bilirkişi raporu ve toplanıp değerlendirilen delillere göre; yapılan imza incelemesi neticesinde takip ve dava konusu kredi sözleşmesi ve eklerindeki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla davacının takip ve dava konusu kredi sözleşmelerinden dolayı sorumlu tutulamayacağı anlaşıldığından davanın kabulü ile davacının takip ve dava konusu kredi sözleşmelerinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/657, K. 2018/1139, 29 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama