KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2021
- Esas no
- 2018/593 Esas
- Karar no
- 2021/271
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/06/2018
Karar Metni
1.122 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı şirket arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden davalı şirkete krediler kullandırıldığını, davalı gerçek kişinin kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, kullandırılan kredilerin çekilen ihtara rağmen ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına davalı taraflarca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle itirazın iptaline, davalıların icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya talep edilen miktarda borçlarının bulunmadığını, davacı tarafça gönderilen hesap kat ihtarının usulüne uygun olmadığını, genel kredi sözleşmesi gereği verilen ve davacı tarafça tahsil edilen çek bedellerini borçtan düşmediğini, kefalet sözleşmesinin usulüne uygun düzenlenmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Takibin başlatıldığı, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelemede, davacı tarafça, davalı borçlular hakkında davaya dayanak yapılan Genel Kredi Sözleşmesine göre ödenmeyen kredi borcunun fer'ileri ile birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde davalı borçluların vaki itirazı üzerine takibin durduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde davacı tarafça, itirazın bertarafına yönelik dilekçede ileri sürülen nedenlerle eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Dava; İİK 67.md gereği itirazın iptali istemine ilişkin olup; davalı şirketin yargılama sırasında iflas ettiği anlaşıldığından, davalı şirket yönünden dava kayıt - kabul davasına dönüşmüştür.
Davanın, başlatılan takibin ve vaki itirazın niteliği gereği, kullandırılan kredi nedeni ile takipte talep edilen alacağın varlığı ile miktarını kanıtlamak yükümlülüğü davacı tarafa aittir. Bu kapsamda, davacı tarafça bildirilen deliller toplanmış, genel kredi sözleşmesi ile eklerinin ve kullandırılan krediye ilişkin kredi borçlularına tebliğ edilen hesap kat ihtarının dosya arasında olduğu görülmüştür.
Uyuşmazlığın niteliği itibarı ile çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmasına karar verilerek, dosya, ekleri ve getirtilen-sunulan belgelerle birlikte konusunda uzman bankacı bilirkişi ...'ye tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi tarafından düzenlenen 02/08/2019 tarihli bilirkişi raporunun, davacı tarafın itirazı üzerine aynı bilirkişiden alınan 28/05/2020 tarihli ek raporun dosya arasında olduğu görülmüş; yargılama sırasında davalı şirket yönünden davanın kayıt-kabule dönüştüğü anlaşıldığından,
bu kez iflasın açıldığı tarih itibariyle davalı şirket yönünden masaya kayıt ve kabulü gereken alacak miktarının hesaplanması için daha önce rapor veren bilirkişi ile birlikte İcra İflas Hukukunda nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişi ...'dan alınan 18/01/2021 tarihli ek raporun dosya arasında olduğu görülmüştür.
İlk alınan 02/08/2019 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden davalı şirkete krediler kullandırıldığı, davalı gerçek kişinin kredi sözleşmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imza attığı ve sözleşme uyarınca davalı gerçek kişinin kefalet limiti 6.250.000 TL olduğu, davalı kefilin borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu;
28/05/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda; dava tarihi itibariyle davacı bankanın, 3.198.264,20 TL asıl alacak, 60.394,77 TL işlemiş faiz, 3.019,74 TL BSMV olmak üzere toplam 3.261.678,70 TL davalılardan alacağının bulunduğu, 3.198.264,20 TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren yıllık %48 oranında faiz ve faizin %5'i oranında BSMV'nin istenebileceği;
En son alınan 18/01/2021 bilirkişi kurul raporunda ise; davacı bankanın müflis davalı şirketten 27/02/2019 iflas tarihi itibariyle 4.465.315,04 TL alacağının bulunduğu bildirilmiştir.
Alınan bilirkişi kök ve ek raporu ve bilirkişi kurulu raporu, gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, alınan ve benimsenen bilirkişi kök ve ek raporu ve bilirkişi kurulu raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından davalı şirkete kullandırılan ve ödenmeyen kredinin fer'ileriyle birlikte tahsili için alacaklı davacı tarafça, asıl borçlu ve kredi sözleşmesine müşterek ve müteselsil kefil olan davalı gerçek kişi hakkında girişilen ilamsız icra takibinde, bilirkişi kök ve ek raporunda ve bilirkişi kurulu raporunda dayanak ve gerekçeleriyle açıklandığı üzere davacı bankanın,
müflis davalı şirketten iflasın açıldığı 27/02/2019 tarihi itibariyle 4.465.315,04 TL; davalı kefil gerçek kişiden dava tarihi itibariyle 3.198.264,20 TL asıl alacak, 60.394,77 TL işlemiş faiz, 3.019,74 TL BSMV olmak üzere toplam 3.261.678,70 TL alacağının bulunduğu; kredi sözleşmesini 6.250.000 TL kefalet limitiyle müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalayan davalı gerçek kişinin borcun tamamından kefalet limiti ile sorumlu tutulması gerektiği anlaşıldığından davalı müflis şirket yönünden toplam 4.465.315,04 TL'nin davalı müflis şirketin iflas masasına davacı alacağı olarak kayıt ve kabulüne;
davalı gerçek kişi yönünden benimsenen bilirkişi ek raporu ile tespit edilen 3.261.678,70 TL alacak miktarına yönelik davalı gerçek kişinin haksız itirazının İİK'nun 67.maddesi gereğince iptaline ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; benimsenen bilirkişi ek rapor ve bilirkişi kurulu raporunda tespit edilen miktarları aşan davacı isteminin açıklanan nedenlerle yerinde olmadığı anlaşılmış; alacak likit ve itiraz haksız olduğundan davalı kefil gerçek kişi yönünden kabul edilen alacak üzerinden anılan davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
Başkan ... · e-imzalı · Üye ... · e-imzalı · Üye ... · e-imzalı · Katip ... · e-imzalı
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/593, K. 2021/271, 8 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama