KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2025
- Esas no
- 2019/71 Esas
- Karar no
- 2025/125
- Dava
- Kredili Mevduat Hesabından Kaynaklı Alacak (İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 17/09/2014
Karar Metni
1.250 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olanKredili Mevduat Hesabından Kaynaklı Alacak (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkili ... Bankası ... Şubesi ile davalı borçlu ... arasında 28/02/2012 tarihinde 150,00 TL bedelli sözleşmeye dayanılarak davalı borçlu ... lehine cari hesap açıldığını, kredi sözleşmesi hükümlerine aykırı davranarak açılan ve kullandırılan cari hesabın dönem sonu faizinin ödenmemesi/hesabın artı bakiyeye geçirilmemesi üzerine 04/11/2013 tarihinde borçluya ....
Noterliği ... yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesi gönderilerek 03/07/2013 tarihi itibariyle 574,09-TL olan borcu ödemesi talep edildiğini, itarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu ... usulüne uygun olarak başlatılan söz konusu icra takibine, borca, faiz oranına, Fer'ilerine ve sözleşme üzerindeki imzaya haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğünün ...
E. Numaralı dosya üzerinden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine icra müdürlüğü dosyası ile davacı tarafından haksız bir şekilde icra takibine maruz kalarak haciz tehdidi altında bırakıldığını, buna göre ödeme emrine tarafından itiraz edilerek takip durdurulduğunu, işbu itirazında; takibe konu edilen kredili mevduat hesabı sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmayacağı endişesi taşıdığını, müvekkilinin bugüne kadar adı geçen davacı banka ile herhangi bir çalışmasının olmadığını;
imzanın müvekkiline ait olmasının pek olası olmadığından bahisle imzaya, takibe, borca, faize, faiz oranına ve ferilerine karşı itiraz ettiğini, işbu kredili mevduat hesabı sözleşmesi ne ödeme emri ekinde ne de dava dilekçesi ekinde müvekkiline tebliğ edilmediğini, işbu sözleşme üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmama ihtimali söz olduğunu, zira tarafına ulaşmayan bu kredili mevduat hesabı sözleşmesinden ancak işbu icra takibi başlatıldığında haberdar olunduğunu, müvekkilinin bugüne kadar adı geçen banka ile sözleşme yapmadığından böylesi bir borcun oluşmasına da imkanı olmadığını,
dava dilekçesinde işbu kredili mevduat hesabı sözleşmesinin 28/02/2012 tarihinde yapıldığı iddia edildiğini, o tarihten dava tarihine kadar müvekkiline karşı herhangi bir işlem yapmadan beklenmiş olmasına anlam verilmediğini, davacı tarafın iddiası ile müvekkilinin sözleşmeyi imzaladığı beyan edilmiş olup öncelikle bu konuda inceleme yapılması ve borcun konusu olan sözleşmenin geçerliliği tespit edilmesi gerektiğini, icra takibinde, 509,58 TL asıl alacağın yanı sıra takipten önce işlemiş faiz adı altında 69,02 TL faiz talep edildiğini, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığını,
müvekkiline ait olmayan bu borç için temerrüt oluşması da söz konusu olmadığını, temerrüt oluşmadığından davacı tarafın % 38,16 oranındaki faiz talebi de fahiş ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; .... İcra Müdürlüğü ...
E. dosyasındaki haksız icra takibine konu imzaya, takibe, borca, faize, faiz oranına ve ferilerine karşı itirazın yerinde olduğunun kabulü ile durdurulan takibin haksızlığına ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davacı bankanın haksız ve mesnetsiz davasının reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin de davacıya tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELLİLER
Davacı taraf delil olarak; 28/02/2012 tarihli Kredi Mevduat Hesap Sözleşmesi, 04/11/2013 tarihli hesap kat ihtarnamesi, .... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosya ve sair delillere dayanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, kredili mevduat hesabından kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Takibin başlatıldığı, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelemede; davacı tarafça davalı hakkında 28/02/2012 tarihli kredili mevduat hesabı sözleşmesine dayalı 509,58 TL asıl alacak, 69,02 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 578,60 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde davacı tarafça, itirazın bertarafına yönelik dilekçede ileri sürülen nedenlerle eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Dava başlangıçta mahkememizin ... Esas sayılı sırasına kaydedilmiş bilahare davanın yine mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş sonrasında ise davaya bakmakla görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş ve dosya Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmiş ise de .... Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas dosyasında Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının dosyadan tefrikine karar vererek, tefrik edilen dosyada ....
Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile karşı görevsiz kararı verilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 2018/1760 Esas, 2018/1930 Karar sayılı kararı ile olumsuz görev uyuşmazlığı çözülerek mahkememizin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiş ve dava mahkememizin iş bu esas sayılı sırasına kaydedilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde. Davacı banka ile davalı takip borçlusu ...
Kredili Mevduat Hesabı Sözleşmesi akdedildiği, davalının sözleşmedeki imzayı inkar ettiği, 27/05/2021 tarihli grafolog bilirkişi raporunda kredili mevduat hesap sözleşmesindeki imzanın davalının eli ürün olmadığı yönünde görüş bildirildiği ancak bilirkişinin imza incelemesinde hangi yöntem ve aletleri kullandığının rapordan anlaşılamadığı raporun denetime elverişli olmadığı bilahare İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen ...-101.02.2023/.../.../... nolu 18/12/2023 tarihli raporda sözleşmedeki imzanın davalının eli ürünü olduğu yönünde kanaat bildirildiği,
alınan iki rapor arasında çelişki oluştuğu ve Yargıtay'ın imza incelemesinde düzenlenecek raporlarda Adli TIp Kurumu'nun son merci olmadığına dair kararları gözetilerek üç kişilik grafolog bilirkişi heyetinden alınan 21/07/2024 tarihli raporda da sözleşmedeki imzanın davalının eli ürünü olduğu yönünde kanaat bildirildiği, bu iki raporun birbirini doğruladığı ve mahkememizce uygun bulunup benimsediği, bu kapsamda sözleşmedeki imzanın davalının eli ürünü olduğu anlaşılmıştır.
Takibe konu alacağın hesaplanması teknik bilgi gerektirdiğinden bankacı bilirkişiden rapor almak gerekmiş, bu kapsamda alınan 25/12/2024 tarihli rapor mahkememizce de uygun bulunup benimsenmiş olup, anılan rapora göre; davalının davacı bankadan 500,00 TL kredili mevduat hesabı kredisi kullandığı, davacı bankanın kredi hesabını 03/07/2013 tarihinde kat ettiği ve davalıdan ....
Noterliği'nin 04/11/2013 tarih ve ... yevmiye nolu hesap kat ihtarı ile 500,00 TL asıl alacak, 70,00 TL işlemiş faiz, 4,09 TL BMSV olmak üzere 574,09 TL alacak isteminde bulunduğu, ödeme için 1 gün mehil verildiği, davalıya 06/11/2013 tarihinde tebliğ edildiği, bu halde davalının 08/11/2013 tarihinde temerrüde düştüğü, bilirkişi raporuna göre hesap kat tarihi itibariyle alacağın.
500,00 TL asıl alacak, 49,82 TL işlemiş faiz, 2,49 TL BMSV olmak üzere toplam alacağın 552,31 TL olarak hesap edildiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre 552,31 alacağın temerrüt tarihi itibariyle işlemiş faizinin 49,96 TL, BMSV'nin 2,50 TL olduğu bu halde takibe konu asıl alacağın 604,77 TL olduğu ancak davacının takipte 509,58 TL istemde bulunduğu, işlemiş faizinin 94,92 TL olduğu, ancak davacının takipte 69,02 TL istemde bulunduğu, hakimin taleple bağlı olduğu,
bu halde davacının davalıdan takipte istenen miktar kadar alacaklı olduğu ve davalının takibe itirazında haksız olduğu ancak takip sonrası istenebilecek faiz oranın da TCMB'nin yayınladığı 2013/8 sayılı tebliğ hükümleri dikkate alındığında %31,44 olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile davalı takip borçlusunun ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin asıl alacağa %31,44 faiz işletilmek suretiyle aynen devamına karar vermek gerekmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı talebine gelince talebin dayanağının KMH kredi sözleşmesinden kaynaklı verilen kredi borcuna ilişkin olduğu, asıl alacağın likit olduğu anlaşılmakla davacı lehine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/71, K. 2025/125, 17 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama