KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2021
- Esas no
- 2020/70 Esas
- Karar no
- 2021/413
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/01/2020
Karar Metni
736 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasından 10/01/2018 vade tarihli, 79.000 USD bedelli bonoya dayalı başlatılan takipten dolayı müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, takip dayanağı bonoda yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
.... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinden, takip alacaklısı davalı tarafından, davacı ve diğer takip borçlusu hakkında 10/01/2018 vade tarihli, 05/09/2017 tanzim tarihli, 79.000 USD bedelli bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine girişildiği görülmüştür.
Dava; İİK 72/3.maddesi gereği takip sonrası açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı takip borçlusu hakkındaki takip dayanağı bonodaki kefil imzasını inkar ederek eldeki davayı açmıştır.
Bilindiği üzere, kural olarak İİK'nın 72.maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davalarında borçlu olunmadığı ileri sürülmüş ise; alacağın varlığını ve miktarını kanıtlamak yükümlülüğü alacaklıdadır. Ancak, alacağın kambiyo senedine dayanması halinde bu genel kuralın istisnası olarak borçlu olunmadığının kanıt yükümlülüğü, iddiayı ileri süren borçlu taraftadır. Şayet kambiyo senedinde bulunan borçlu imzası (somut olayda kefil imzası) inkar edilmiş ise, bu durumda imzanın borçluya (kefile) ait olduğunu kanıtlamak yükümlülüğü alacaklıdadır.
Davacının, senet tanziminden önce imzaladığı mukayese belge asılları toplanmış, takibe ve davaya konu edilen 05/09/2017 tanzim tarihli, 10/01/2018 vade tarihli, 79.000 USD bedelli bono aslı celp edilmiş, talimat ile davacının yazı ve imza örnekleri alınarak, takibe ve davaya konu bonodaki davacıya atfen atılan imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek, getirtilip-sunulan belge asılları ile birlikte dosya grafoloji konusunda uzman bilirkişi Hüseyin ŞAHİN'e tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi tarafından düzenlenen 20/04/2021 tarihli raporun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporunda özetle; inceleme konusu alacaklısı ..., ödeyecek ..., kefil ... olan, 05/09/2017 düzenleme, 10/01/2018 ödeme tarihli, 79.000 USD miktarlı bono aslında, sağ alt tarafta ... adına atfen, alt kenar paralelinde, ardışık atılmış kefil imzası ile davacı ...'e ait mukayese belge asıllarındaki imzalar arasında.
(A) harfinin deformasyonu olarak algılanabilen oluşum tersim edildiği; ayrıca imzalar arasında başlama özelliği, işleklik derecesi, başlangıç oluşumu ve diğer içerik oluşumlarının nispi konumlandırılma biçimleri, ebat, hacim, yoğunluk, bağlantı ve oranı, kalem yürütme ve dönüş hareketleri, presyon varyantları ile ifadesini bulan vital değerler, ritm/form dengesi, istif, eğim, doğrultu, hız, bitirme özelliği bakımından farklılıklar saptandığı, takibe ve davaya dayanak söz konusu bonoda kefil imzalarının davacı ...'in eli ürünü olmadığı bildirilmiştir.
İmza incelemesi yönünden alınan grafoloji bilirkişi raporu gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun, itirazları cevaplar nitelikte ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, Mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Davacı taraf iddiası, incelenen takip dosyası, alınan ve benimsenen grafoloji bilirkişi raporu ve toplanıp değerlendirilen delillere göre; yapılan imza incelemesi neticesinde takip ve dava konusu bonodaki kefil sıfatıyla atılı imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla davacının takip ve dava konusu bonodan dolayı sorumlu tutulamayacağı anlaşıldığından davanın kabulü ile davacının takip ve dava konusu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine; davalı takip alacaklısı takip konusu bononun lehtarı ve bu nedenle imzaların davacı borçluya ait olmadığını bilebilecek durumda olması nedeniyle takibe girişmekte kötü niyetli olduğundan İİK 72/5.maddesi gereğince davalının tazminata mahkumiyetine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
Başkan ... · e-imzalı · Üye ... · e-imzalı · Üye ... · e-imzalı · Katip ... · e-imzalı
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/70, K. 2021/413, 3 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama