KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2025
- Esas no
- 2023/388 Esas
- Karar no
- 2025/764
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/06/2023
Karar Metni
756 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ...
Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında 01/01/2018 tarihinde yürürlük kazanan Münferit Nakliye Sözleşmesi imzalanmış olup sözleşmesi imzalandığını, davalı Şirket ile müvekkili arasında akdedilen sözleşme kapsamında, davalının gönderilerinin kabulü, taşınması ve teslimi Kurumu tarafından gerçekleştirileceğini, müvekkili Şirket sözleşme uyarınca yükümlüsü olduğu sorumlulukları yerine getirmediğini, kargo dağıtım ve teslim görevini ifa etmiş ancak davalı Şirket tarafından hizmet karşılığı olan borç tutarı ödenmediğini,
sözleşme kapsamında düzenlenen 3 adet faturaya istinaden davalı Şirketin 15.904,65 TL borcu bulunduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle. 15.904,65 TL tutarındaki toplam alacağının ve alacağa ilişkin her bir faturanın davalı firmaya tebliğ edilmesinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu faturalar davacı tarafından 2018 yılına ait olarak düzenlenen ve detay belirtilmeyen faturalar bedellerinin tamamı müvekkili şirket tarafından aşağıda detaylandırılacağı üzere toplu ödemeler şeklinde ödenmiş olup alınmayan hizmet tutarları için gerektiğinde iade faturası kesildiğini, bahsi geçen işlemlerden yıllar sonrasında 2020 yılında davacı taraf ile müvekkili şirket arasında alacak ve borç bakiyesinin bulunmadığı hususunda mutabakat yapılmış olmasına rağmen davacı taraf eski tarihlere ilişkin faturaları dayanak göstererek huzurdaki davayı ikame edildiğini,
alacağın kaynağı faturalar 2018 tarihli olduğu dikkate alındığında sadece TTK değil diğer meri mevzuat çerçevesinde de alacak zamanaşımına uğradığını, davacı taraf gerçeğe aykırı ve ispata muhtaç alacak kalemlerini talep ettiğini, davacı tarafın müvekkili ile hizmet ilişkisi bittiği tarih sonrasında talep ettiği alacaklara ilişkin hizmet sağladığını dahi ispatlayamadığı bir kısım faturalar ile alacak iddiasında bulunduğunu,
davacının alacak taleplerine dayanak sunmuş olduğu 3 adet faturaya bakıldığında 2 adet faturanın davacı tarafa yapılan toplu ödemeler kapsamında halihazırda ödenmiş olduğu ve müvekkili şirketin bunlara istinaden herhangi bir ödeme borcu bulunmadığının ispatlandığını, dayanak gösterilen diğer fatura için ise esasen faturalara karşılık davacının sunmuş olduğu bir hizmet bulunmadığından fatura tutarının gerçeğe aykırı kısmı için müvekkil şirket tarafından faturası düzenlendiğini,
müvekkili şirketin davacı tarafa cari hesaptan kaynaklı borcu bulunmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle haksız alacak davasının usul ve esastan yönünden reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava; Kargo taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
HMK 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın ... numaralı fatura,
... numaralı fatura ve ... numaralı fatura olmak üzere
toplamda 3 adet faturadan kaynaklı olduğu, taraflar arasında 01/01/2018 tarihinde
Münferit Nakliye Sözleşmesi imzalandığı ve sözleşme eki olan Kargo Taşıma Hizmet
Şartnamesi’n 10. Maddesinde taşıma/sevkiyat faturalarının nasıl düzenleneceği ile ilgili
Konuların detaylı olarak belirtildiği anlaşılmıştır.
Davalı taraf aldığı hizmetlere ilişkin süresi içinde ödemeyi taahhüt ettiği tüm borçlarını eksiksiz ödediğini savunmuştur.
Talimat mahkemesi kanalı ile alınan bilirkişi raporuna göre; davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, davaya konu 3 adet faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, ... nolu faturaya ilişkin borcun 12.363,54-TL sinin davacıya ödendiği, bakiye miktara ise iade faturası düzenlediği, davacının ise defter incelemesi için belirlenen günde defterlerini ibraz etmediği, yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, bilirkişi ücretini de kesin süre içinde yatırmadığı, bu halde davalı defterlerinin kendisi lehine delil mahiyetinde olduğu, ayrıca davacının yemin deliline dayandığı anlaşılmakla bu hususun hatırlatıldığı,
davacının davalıya yemin teklif ettiği, davalı şirket yetkilisinin dava konusu faturalara ilişkin mal ve hizmet aldığını ancak bedellerini ödediğine dair yemin ettiği, bu halde davacının davalıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığını anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/388, K. 2025/764, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama