KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2024
- Esas no
- 2023/41 Esas
- Karar no
- 2024/349
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 17/01/2023
Karar Metni
1.649 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili araç kiralama şirketine ait ... plakalı araç, 08/07/2018 tarihinde ...'in sevk ve idaresinde iken ... Caddesinde ... istikametinde seyir halinde iken seyrine devam ettiği sırada aracının arka kısımlarına ... sevk ve idaresindeki ...'e ait ...
Sigorta A.Ş.'ye sigortalı ... plakalı aracın arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazadan sonra tramer sonucuna göre kazanın oluşumunda davalı ... %100 kusurlu bulunduğunu, kaza neticesinde müvekkili şirketin aracında toplam KDV dahil 2,277.40-TL hasarı olduğu tespit edildiğini, ancak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla aracın 1.257,40-TL tutarında zararı davalı ..., ... ve ZMMS sigortacı ...
Sigorta A.Ş. tarafından karşılanmadığını, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla icra takibine geçildiğini, ancak davalılar icra takibine itiraz ederek takibi durduklarını, bunun üzerine arabuluculuğa başvurulduğunu ancak taraflarla anlaşma sağlanamadığını, açıklanan tüm bu nedenlerle davalı şahıslar adına kayıtlı bulunan menkul ve gayrimenkuller üzerine yargılama sonuna kadar kötü niyetli devirlerin önlenmesi amacıyla HMK 389 ve devamı maddeleri gereği ihtiyati tedbir konulmasına, fazlaya dair tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının ....
İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve %20’ den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazimatına, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde; işbu dava ile müvekkil şirket nezdinde ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alınmış bulunan aracın, kazaya karıştığı araç için hasar tazminatının tazmini talebiyle başlatılan ....
İcra Müdürlüğü’nün ... esas ayılı takibine yönelik itirazlarının kaldırılmasının talep edildiğinin anlaşıldığını, davacının talepleri haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiğini, öncelikle dava zaman aşımına uğramış olup reddini talep ettiklerini, kaza 08/07/2018 tarihinde meydana geldiğini ve 2 yıllık zamanaşımı süresi 08/07/2020 tarihinde dolacağını, ilgili talep zamanaşımına uğradığından talebin reddi gerektiğini, davacı tarafa söz konusu kaza nedeniyle kusur oranına istinaden 1.020,00 TL hasar bedeli tazminatı ödendiğini, davacının bakiye talepleri haksız olmakla reddi gerektiğini,
yapılan başvuru sonrasında davalı müvekkil şirketçe usulüne uygun olarak inceleme ve ödeme yapılmış olup, müvekkil şirketin bu süreçte mevzuata aykırı herhangi bir uygulaması bulunmamakta olduğunu, dava sahibinin talepleri haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere, davacının gerçek zararının tespitinin gerektiğini, bu sebeple mahkemece dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesinin gerektiğini, davacı yanın icra inkar tazminatına hükmedilmesi yönündeki taleplerinin de reddi gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olmasının gerektiğini,
açıklanan tüm bu sebeplerle davanın esastan ve usulden reddine, .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı takibinin kaldırılmasına, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; usule ve esasa ilişkin itirazlarının bulunduğunu, huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinin gerektiğini, davanın zaman aşımına uğradığını, hem TBK hem de özel kanun niteliğindeki KTK uyarınca trafik kazası nedeniyle zarar görenin, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde davasını tesis etmesi gerektiğini, olayın bir trafik kazası olduğu ve olayın gerçekleştiği anda taraflarca birlikte öğrenilmiş olması vesilesiyle KTK.md.109 uyarınca iki yıllık zamanaşımına tabi olduğu izahtan vareste olduğunu,
dosya içeriği incelendiğinde huzurdaki davanın kanunun işaret ettiği zamanaşımı süresi aşılarak tesis edildiği ve bu nedenle de davanın reddinin gerektiği açıkça anlaşılmakta olduğunu, davacı yanın söz konusu trafik kazasındaki kusur oranına göre kendisine hasar bedeli tazminatı diğer davalı ...
Sigorta tarafından ödendiğini, söz konusu hasar bedeli tazminatının hesaplanması aşamasında müvekkilin bir dahli bulunmamış, tamamıyla bağımsız ve tarafsız bir ekspertiz incelemesi neticesinde davacı ve diğer davalı kurum arasında süregelen bir prosedür sonucunda hasar bedeli tazminatı tespit edildiğini, bu bedelin tespit edilmesi aşamasında müvekkilin herhangi bir eylem ve katkısı bulunmamış olup, davacı yanın bu doğrultudaki bakiye taleplerinin haksız olduğunu, huzurdaki yargılama çerçevesinde davacı yanın kusuru oranında kendisine hasar bedeli tazminatı ödenmiş olmasına karşın,
bakiye alacak talebi ile huzurdaki davanın açılmasına vesile olarak kötü niyetli hareket etmiş olması, prosedür gereği kurumlarca işletilen tüm bu işlemler silsilesine müvekkilin herhangi bir dahlinin bulunamaz oluşuna karşın müvekkile karşı huzurdaki davayı yöneltmiş olması,
davacı yanın açık olarak kötü niyetle hareket ettiğini ortaya koyduğunu, bu doğrultuda da huzurdaki haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli davanın reddini talep eder, davacı yanın kötü niyet tazminatı ile tecziyesini de eş zamanlı olarak mahkemeden talep etme zarureti hasıl olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle öncelikle usule ilişkin itirazlarının kabulü ile huzurdaki davanın dava şartı yokluğu ve zamanaşımı nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaat taşıması halinde esasa ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın esastan reddine ....
İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı takibinin kaldırılmasına, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı ...' a dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen bu davalı taraf herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara da katılmamıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davalılar tarafından .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK 'nun 67. maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir.
Davacı tarafından davalılar aleyhine .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası ile 1.257,40 TL asıl alacak ve 389,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.647,07 TL alacak için ilamsız icra takibine başlandığı, ödeme emrinin tebliğ üzerine davalı borçlular tarafından süresinde yapılan itiraz ile takibin durduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, 17/01/2023 tarihinde hak düşürücü süre içerisinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Somut olayda, kaza tarihi itibariyle 1/2 hissesi davalı ... adına kayıtlı, davalı sigorta şirketine zmms poliçesi sigortalı, davalı ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın 08/07/2018 tarihinde karıştığı kaza neticesinde davacıya ait aracın hasarlandığı, davalı sigorta şirketi tarafından 02/08/2018 tarihinde " ... numaralı hasar dosya ödemesidir" açıklaması ile davacı yana 1.020,00 TL ödeme yapıldığı, bakiye hasar bedelinin tahsili için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu olduklarına amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. )
Kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranları ile davacı aracında meydana gelen hasar miktarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi ... tarafından düzenlenen 21/09/2023 tarihli rapor ile kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'un %100 oranında kusurlu olduğu, hasar onarım faturası ile ekspertiz raporunun uyumsuz olduğu, olaya ilişkin ayrıntılı renkli fotoğrafların sunumu halinde değerlendirme yapılabileceğinin bildirildiği, 04/04/2024 tarihli ek rapor ile de, davacı aracında KDV dahil 1.203,60 TL hasar oluştuğu rapor edilmiştir. Bilirkişi ek ve kök raporu hüküm kurmaya elverişli olmakla mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacıya ait ... plakalı aracın, davalıların maliki, sürücüsü ve zmm sigortacısı oldukları ... plakalı araç ile karıştığı kaza neticesinde hasarlandığı, ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'un kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıya ait araçta KDV dahil 1.203,60 TL hasar oluştuğu, davalı sigorta tarafından 02/08/2018 tarihinde bu hasarın 1.020,00 TL'sinin ödendiği, davacının bakiye 183,60 TL alacağının ve 26,98 TL takip öncesi işlemiş faiz alacağının bulunduğu anlaşılmış ve davalılar tarafından yapılan itirazın 210,58 TL yönünden iptaline takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2019 tarihli 2019/... esas ve 2019/... karar sayılı kararında belirtildiği üzere. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması, borçlunun itirazında haksız olması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Davacının talebinin haksız fiile dayalı tazminat istemine ilişkin olup, alacağın likit olmadığı anlaşıldığından davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilemez. Somut olayda, davacı yanın reddine karar verilen alacak istemi yönünden kötü niyetli olduğu dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu sebeple davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilerek uyuşmazlığın bütünü hakkında aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/41, K. 2024/349, 21 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama