KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/645 Esas
- Karar no
- 2024/754
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 13/04/2018
Karar Metni
880 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ... plakalı araç için Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi imzalandığını, ... plakalı aracın karıştığı 08/01/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davalı tarafından kazaya karışan diğer taraf nezdinde meydana gelen zararın poliçe kapsamında ödenmiş olduğunu, daha sonra davalı tarafından ödenen bedelin müvekkiline rücu edildiğini, haciz işlemlerine maruz kalmamak adına ilgili meblağı ödemek zorunda kaldıklarını ancak rücu şartlarının oluşmamış olduğunu,
rücu edilme sebebi olarak müvekkili şirkete ait aracın sürücüsünün 0.39 promil alkollü olmasının gerekçe gösterildiğini, tespit edilen promil miktarının rücuya esas olabilecek 0.50 promilin altında olduğunu, rücu alacağının talep şartlarının oluşmaması sebebiyle davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını ancak davalı tarafından gerekçesiz olarak borca ve tüm ferilerine itiraz edildiğini beyanla davalının ... 20. İcra Müdürlüğünün...
Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ise; ZMSS poliçesine istinaden zarar görenlere 7.970,00 TL hasar bedeli ödediklerini, kazanın alkolün etkisiyle meydana geldiğinin sabit olduğunu, sürücünün yeterli deneyime sahip olduğunu ve kırmızı ışıkta geçmemesi gerektiğini bilmekte olduğunu ancak alkolün etkisi ile kırmızı ışıkta geçmeye çalışmış olduğunu ve rücu haklarının bulunduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
GEREKÇE
Dava; trafik kazası sonucunda üçüncü kişi hak sahiplerinin uğradıkları zararların poliçe kapsamında gideren ZMM sigortacısının aracın işletenine (-akidine) karşı başlattığı icra takibi nedeniyle yapılmak zorunda kalınan ödemenin istirdadı amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.
Mahkememizin 2018/339 Esas sayılı dosyasından verilen 28/03/2019 tarihli 2019/226 Karar sayılı kararının; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin ...Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile " ... Somut olayda; sigortalı araç sürücüsü tam kusurlu ise de almış olduğu alkol 1.00 promilin altında olduğundan ve fakat alkol oranının yasal limit olan 0,50 promilin üzerinde bulunduğu ileri sürüldüğünden, alınan alkol oranı gerçekten yasal limitin üzerinde ise; kazanın salt alkolün etkisinde gerçekleşip gerçekleşmediği bir doktor raporu ile belirlenmelidir.
Söz konusu bu açıklamalar ışığında tekrar somut olaya dönüldüğünde; görülmekte olan davada, talep konusu trafik kazasının saat 21:30 sularında meydana geldiği, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...adına düzenlenen " Biyokimya Labaratuvarı Tetkik Sonuçları" başlıklı okunaklı olmayan belgeye göre; Kanda Alkol Tahlili (...) yöntemiyle yapılan test sonucunda 0,397 promil alkol tespit edildiği, test sonucunun saat 22:16'da çıktığı ve kan örneği istem saatinin 21:37 olarak ve kan örneğinin laboratuvara kabul saati olarak da 21:44 gösterildiği anlaşılmaktadır.
Hükme esas alınan ve aralarında nöroloji uzmanı doktor bilirkişinin yer aldığı 02/01/2019 günlü heyet raporunda; kaza saatinin ortalama 21:30 olduğu, test sonucunda kanda belirlenen alkol oranının 0,397 promil bulunduğu açıklandıktan sonra, "Kandaki alkol oranının kişiden kişiye bir miktar değişmekle birlikte, ortalama 1 saatte 0,15 promil azaldığı bilinmektedir.
Buna göre kaza anındaki gerçek alkol oranı 0,397 + (44/60*0,15) = 0,512 promil olmaktadır." denilerek, araç sürücüsünün kaza anındaki gerçek alkol oranının 0,512 promil olacağı sonucuna varıldığı görülmüştür.
Söz konusu bu raporda kanın tam olarak hangi saatte alındığı, kan örneğinin vücuttan ayrıldıktan sonra sonuç değer çıkana kadar geçen zaman içerisinde yapısal değişikliğe uğrayıp uğramadığı, daha açık bir ifade ile örnek alındıktan sonra kandaki alkol oranının azalmaya devam edip etmeyeceği konusunda bir açıklama yapılmadığı ve sanki kan örneği saat 22:16'da alınmış gibi değerlendirme içerdiği ve rapora karşı davacı tarafça süresi içerisinde itiraz edilerek açıklanan hususların tespiti gerektiği ileri sürüldüğü halde mahkemece haklı olabilecek bu itiraz üzerinde durulmadan,
konu hakkında ek rapor alınmadan sonuca ulaşılması doğru olmamıştır..." gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiş olup, bu doğrultuda devam eden yargılamada;
Alınan 10/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacıya ait aracın sürücüsünün kaza anında 0.41 promil alkollü olduğu ancak kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenemediği bildirilmiştir.
İstinaf ilamında da işaret edildiği üzere olay tarihinde yürürlükte olan mevzuat uyarınca davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kalkması için davacıya ait aracın sürücüsünün kaza anında 0.50 promilin üzerinde alkollü olması ve kazanın münhasıran alkol etkisi nedeniyle meydana gelmesi gerekir. Bu hususta ispat yükü sigortacıdadır.
Eldeki dava açısından durum değerlendirildiğinde; hem aracın sürücüsünün 0.50 promilin altında alkollü olması hem de 0.50 promilin üzerinde alkollü olsa dahi kazanın münhasıran alkol etkisi altında meydana geldiğine dair ispat yükü üzerinde olan sigortacı tarafından bu yönde delil getirilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve alacağın varlığı ile miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/645, K. 2024/754, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama