KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/751
- Karar No
- 2023/908
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2023
- Esas no
- 2023/545 Esas
- Karar no
- 2023/907
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/08/2023
- Karar tarihi
- 05/12/2023
Karar Metni
816 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların imzalamış oldukları Franchising sözleşmesi dahilinde taraflar arasında ticari iş ilişkisi kurulmuş olup davalı tarafından cari hesap ekstresinde de görüleceği üzere müvekkile olan “... Mah. ... Cad. No: 69/A ...” adresinde mukim dükkanı için Franchise Bedeli 9.780,78-TL ve diğer dükkanınız “... Mah. Atatürk Cad.
No: 134/B ...” adresinde mukim dükkanı için Franchise Bedeli 13.680,50-TL’nin ödenmesi yapılmadığını, ilaveten müvekkilin yapmış olduğu incelemeler neticesinde, davalı taraf çiğköfte haricinde dükkanlarında farklı bir çiğköftecinin ürünlerini de kullandığının görüldüğünü, bu nedenle franchise sözleşmesi cezai şart hükümleri gereğince 50.000 TL'lik bir alacak söz konusu olduğunu, söz konusu alacağın tahsili için işbu itirazın iptaline konu olan icra takibi yetkili icra dairesi olan ....
İcra Dairesi' nin...
Esas sayılı dosya ile başlatıldığını, ödeme emrinin davalı tarafa tebliğ edilmiş olmasının ardından dosyaya sunmuş oldukları itiraz dilekçesi ile davalı tarafından davacı müvekkil şirkete herhangi bir borcu bulunmadığından bahisle borca, faize ve borcun tüm ferilerine kötü niyetle itiraz edilerek takibin durdurulmasını talep ettiğini, söz konusu itiraz haksız, kötüniyetli, hukuki dayanaktan yoksun olup itirazın iptali ile icra takibinin devamının gerektiğini, bunun üzerine iki tarafın da tacir sıfatını haiz olması ve sözleşmenin de ticari iş niteliğinde olması sebebiyle meydana gelen bu uyuşmazlığın ticari uyuşmazlık olduğu,
dava konusunu alacak ve tazminat taleplerinin oluşturduğu bu davanın açılmasından önce dava şartı olan zorunlu arabuluculuk müessesesi işletilmiş olup arabuluculuk başvurusu yapıldığını, nitekim bu başvurunun da olumsuz sonuçlanmasıyla son çare olarak işbu itirazın iptali davasını açmak hasıl olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle ve fazlaya ilişkin her türkü hak ve alacaklarına ilişkin dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydı ile haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkar tazminatı ödemesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
Davalı tarafa, dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara da katılmamıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalının gerçek kişi olması nedeni ile eldeki uyuşmazlık için mahkememizin görevli olup olmadığının tespit edilmesi gerekmiştir.
Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü' nden gelen müzekkere cevabında davalının tacir kaydının bulunmadığı, Polatlı Vergi Dairesinden gelen müzekkere cevabında ise davalının gelir vergisi yönünden mükellefiyet kaydının olduğu bildirilmiş gelen müzekkere cevaplarından davalı yanın tacir olmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.11.2011 tarihinden sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olmasının yanında HMK'nın 114. maddesinde açıkça dava şartı olarak düzenlenmiş olduğundan, mahkemece re'sen incelenmesi gereken hususlardandır.
Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nın 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir.
Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup bu maddeye göre: her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın kanunda sayılan hususlardan doğan uyuşmazlıklar ticari dava olarak kabul edilecektir.
Yani bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede açıkça sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Yukarıda yapılan tespit ve açıklamalara göre davacı tacir olmakla birlikte davalı yanın tacir olmadığı, tarafla arasındaki uyuşmazlığın franchise sözleşmesinden kaynaklandığı ve TTK'da sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı mahkememizin uyuşmazlık bakımından görevli olmadığı, görevli mahkemenin uyuşmazlığın frainchise sözleşmesinden kaynaklanması nedeni ile genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/751, K. 2023/908, 6 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama