KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/235 Esas
- Karar no
- 2024/885
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 17/08/2012
Karar Metni
1.402 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesi ile; ...'de bulunan iki katlı metruk binada 13.09.2011 tarihinde çıkan yangın sonucu binanın bacasının devrilmesi sebebiyle yan tarafında ahım şahım sok. 7 numarada bulunan sigortalı ...'e ait üç katlı binada meydana gelen hasar dolayısıyla 24.10.2010 başlangıç tarihli ... poliçe nolu ...
Poliçesi ve açılan ... nolu hasar dosyası kapsamında 01.11.2011 tarihinde sigortalıya ödenen 20.960,00-TL asıl alacak, ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 994,31-TL faiz olmak üzere toplam 21.954,31-TL tazminat bedelinin TTK.'nun 1301 hükmü gereğince rücu'en tazmini için .... icra Müdürlüğü ...
E. sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini.,Sözü edilen takibe karşı davalı/borçlu'nun borca itiraz ettiğini ve icra takibini durdurduğunu, İtfaiye yangın raporunda "...davalıya ait zemin üzeri iki katlı metruk içine girip çıkanlar tarafından söndü zannıyla atılan yanar sigara izmariti ateşinin dahilde bulunan çöpleri tutuşturmasıyla yangın başlangıcının meydana geldiği ve gelişerek etrafa sirayet ettiğini, sigortalı binanın yangının meydana geldiği binadan daha alçakta olduğunu, binadan düşen parçaların (baca) sigortalı binanın çatısına isabet ederek zarara sebebiyet verdiği..." tespit edildiğini,
fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazın iptaline ve takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına, takip tarihi itibariyle ana rakam ve faiz alacağının hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile; ... adresinde mukim ve tapuda ... parselde kain taşınmazın mülkiyetinin hisseli olduğunu, müvekkil şirketin taşınmazın tamamına değil, 1/3 üne malik olduğunu,Bahse konu taşınmazın müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olması nedeniyle, her paydaşın payı oranında sorumlu olması gerektiğini,Davacı sigorta şirketinin huzurda ikame ettiği davada ve icra takibinde, sadece müvekkil şirketi davalı olarak göstererek taşınmazın tamamı müvekkil şirkete aitmiş gibi ödendiği beyan ve iddia edilen tazminatın tamamını müvekkil şirketten talep ettiğini,
müvekkil şirketten talep edilen tazminata yönelik hasar iddiasının tek taraflı olduğunu, meydana geldiği iddia edilen hasarın müvekkil şirketin herhangi bir kusurundan kaynaklandığı gösterir belge ve bulgu bulunmadığını, hasar gördüğü iddia olunan binada yaptırılan ekspertiz raporu tek taraflı olarak hazırlandığını, hadiseden müvekkil şirketin bağlayıcı ve sorumlu olduğunun ispatını gösterir bir nitelik arz etmediğini,Sigorta şirketi ekspertiz raporunu tanzim ederken zararını tazmin ettiğini beyan ettiği sergi salonu hasarına ilişkin 3.kişilere yapılan ödeme belgelerine,
sözleşmeye ve sair bilgiye de dayanmadığını delil listesi ekinde de ibraz etmediğini,Yapılan ödemenin sigorta şirketlerinde sıkça görülen hatır ödemesi olduğunun anlaşıldığını, bahse konu binada yapılan tadilat öncesi binanın durumunu gösteren kayıtlı herhangi bir belge bulunmadığından yangın ekspertiz raporunda belirlenen değerin afaki ve yüksek olduğunu, Yangın ekspertiz raporunda tazmini hasara uğradığı iddia edilen binanın hadiseden önceki nitelikleri, durumu ve hadise sonrası nitelikleri,
durumu neye göre belirlenerek toplamda 20.960,00 TL gibi fahiş bir miktarın tespit edildiği anlaşılamadığını,Davacının ek 1 olarak numaralandırdığı sigorta poliçesinin indirimler kısmında "bina tanımında yer alan a,b,c,d,e maddeleri kapsamındaki kalemler için her bir yangın ve ek teminatları hasarında bu kısma ilişkin hasar bedelinin %20 si sigortalı üzerinde kalır" şartıyla poliçeleştirilmiş olduğunun görüldüğünü,Nitekim poliçenin bina tanımı başlığının (d) maddesinde elektrik, doğalgaz gibi tesisatlar bu kapsama dahil edilmediğini,
dosyaya ibraz edilen yangın ekspertiz raporunun hasar tazminat hesabı kısmında belirtilen toplam hasar tutarına bu oranın uygulanmadığını, Poliçedeki bu muafiyet kaydı ekspertiz raporunda uygulanmadığını, Ayrıca sigorta poliçesinde tazminat miktarından % 5 muafiyet düşüleceği belirtilmesine rağmen ekspertiz raporunda bu hususun dikkate alınmadığını,Haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, Haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davacı tarafın takip konusu asıl alacağın % 40'ı oranında kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, dava dışı kişiye konut sigortası poliçesi kapsamında yapılan ödemenin, yangının davalıya ait taşınmazda çıkması nedeniyle bina sahibi davalıdan rücuen tahsili talepli icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizin .... Sayılı 11/11/2013 tarihli kararı ile. "1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, davalının ... İcra Müdürlüğünün ...
E.sayılı dosyasındaki 17.724,00 TL asıl, 843,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.567,36 TL ye ilişkin itirazın iptali ile asıl alacağa talepnamede ön görülen şekilde değişen oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle kabul edilen kısım yönünden takibin devamına, 2-Fazla istemin reddine,..." karar verildiği, kararın davalı tarafça temyiz edildiği,
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/10399 E. 2017/509 K. Sayılı 24/01/2017 tarihli kararı ile "davacıya sigortalı binada meydana gelen gerçek zarar hususunda alanında uzman bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davalının temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına,... " şeklinde karar verildiği, dosyanın mahkememizin 2017/403 E. Sayılı sırasına kaydının yapıldığı, mahkememizce bozma ilamına uyularak rapor alındığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz .... Sayılı 25/06/2018 tarihli kararı ile. "1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, davalının ... İcra Müdürlüğünün ...
E.sayılı dosyasındaki 17.724,00 TL asıl, 843,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.567,36 TL ye ilişkin itirazın iptali ile asıl alacağa talepnamede ön görülen şekilde değişen oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle kabul edilen kısım yönünden takibin devamına, 2-Fazla istemin reddine,..." şeklinde verilen kararın taraflarca temyiz edildiği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/26314 E. 2023/6114 Karar sayılı 09/05/2023 tarihli ilamı ile: "...1.
Mahkemece her ne kadar Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de, dava konusu olay nedeniyle aynı davalı hakkında daha önce açılan ve eldeki dosyaya bildirilen ....
Asliye Ticaret Mahkemesinin .... sayılı dosyasında dava dışı sigorta şirketi tarafından açılan rücu davasında, davaya konu yangının dava dışı "tinerci" tabir edilen üçüncü kişilerin ağır kusuruyla meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay ( Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18.06.2019 tarihli ve 2016/14369 E. 2019/7738 Karar sayılı ilamıyla onandığı anlaşılmakla;
mahkemece ilgili dosya getirtilip bu dosyanın güçlü delil oluşturacağı, hukuki istikrar, öngörülebilirlik ve hukuki belirlilik ilkeleri nazarında davalının sorumluluğu hakkında değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
2. Bozma neden ve şekline göre, davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir..." şeklinde verilen bozma kararı gereği dosyanın mahkememizin iş bu esas sayılı sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce 16/09/2024 tarihli celse de Yargıtay Bozma ilamına uyulmasına karar verilerek .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... Sayılı dosyası mahkememiz dosyasına celp edilip incelenmiş olup, dosyamız açısından dava dışı ... Sigorta A.Ş tarafından dosyamız davalısına karşı açılan davada ....
Asliye Ticaret Mahkemesince; "davacı sigorta şirketinin yangın sigorta poliçesi ile kendisine sigortalı olan iş yerinde, yan binada çıktığı iddia edilen yangın nedeniyle meydana gelen hasara ilişkin kendi sigortalısına ödeme yaptığı, bu ödemeyi yangının çıktığı iddia edilen bina maliklerinden davalı şirketten rucüen talep ettiği, davacının davalının olayda bina sahibi olması nedeniyle kusursuz sorumluluklarının bulunduğunu ileri sürdüğü ancak yapılan yargılama sırasında toplanan deliller ve davalı vekili tarafından ibraz edilen fotoğraflar incelendiğinde,
davalının tarihi ve ahşap özelliklere sahip binaya giriş çıkışı önlemek için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiği, binanın içine girilmesine engel olacak şekilde giriş kısmını çevirdiği, buna rağmen binanın içine girilmiş olması halinde davalının bu olaydan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, ...İtfaiye Müdürlüğü tarafından tutulan tutanakta yangının çıkış sebebinin tahmini olarak dile getirildiği, olayın bu şekilde meydana geldiği husunun dahi kesin olarak ispatlanamadığı,
kaldı ki "tinerci" tabir edilen kişiler tarafından binaya girilmiş olması halinde dahi davalının 3.kişinin ağır kusuru nedeniyle kanundan doğan sorumluluğunun ortadan kalktığı, davalıya yüklenilen sorumluluk yönünden illiyet bağının kesildiği,
ödenen sigorta tazminatının davalıdan rucüen istenilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından davanın reddine..." dair karar verildiği ve kararın Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/14369 E. 2019/7738 K. Sayılı 18/06/2019 tarihli ilamı ile onanarak kesinleştiği,
dolayısıyla artık bu davanın olayın oluş şekli yönünden eldeki dava açısından güçlü delil niteliği olduğu buna göre meydana gelen yangının 3. Kişinin ağır kusurundan kaynaklandığı dolayısıyla davalının kanundan doğan sorumluluğunun ortadan kalktığı davalıya yüklenilen sorumluluk yönünden illiyet bağının kesildiği bu nedenle ödenen sigorta tazminatının davalıdan rücuen istenilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla davalının icra takibine itirazında haklı olduğu ayrıca davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği gözetilerek davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · E-İmzalıdır Hakim ... · E-İmzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/235, K. 2024/885, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama