KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2025
- Esas no
- 2024/441 Esas
- Karar no
- 2025/431
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 24/11/2017
Karar Metni
1.770 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.
23/08/2017 tarihli trafik kazasında, davalı sigorta şirketine sigortalı, davalı ...'ın maliki olduğu ve diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkillerinin murisi Mahmut ...'nin idaresindeki araca şerit ihlali yaparak çarpması sonucunda murisin ağır yaralandığını ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiğini, davalı sürücü gerçek kişinin oluşan kazada tam kusurlu olduğunu, müvekkillerinin ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını, davadan önce davalı sigorta şirketine maddi zararların ödenmesi amacıyla başvurulduğunu ancak,
sonuç alınamadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davacılar anne ve baba yönünden şimdilik 1.000 TL (900 TL destek zararı, 50 TL tedavi gideri, 50 TL cenaze ve def'in gideri) maddi tazminatın davalılardan (sigorta şirketinden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen; davacılar anne ... için 60.000 TL, baba ... için 60.000 TL ve kardeş olan diğer tüm davacıların her biri için 20.000'er TL olmak üzere toplam 220.000 TL manevi tazminatın davalı gerçek kişilerden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş.
21/05/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile davacılar anne ... ve ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin talebini 72.518,74 TL'ye yükseltmiş; dava devam ederken ödeme yapılması nedeniyle ödenen kısmı da kapsar şekilde 133.084,63 TL üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın 17/03/2017-2018 tarihleri arasında müvekkili sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını ispatlaması gerektiğini, tazminat hesabı yönünde aktüer vasıtasıyla inceleme yapılması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur ve sigorta poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı gerçek kişiler vekili cevap dilekçesinde özetle; kazada müvekkilinin kusuru bulunmadığını, müteveffanın kasksız ve ehliyetsiz olduğunu, kazanın oluşumunda ağır kusuru bulunduğunu, ayrıca aracın da plakasız olduğunu, diğer yandan araç malikinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, malike ait aracın araç sürücüsü tarafından bilgisi ve rızası dışında alındığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Dava; 23/08/2017 tarihli trafik kazasında; davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı, davalı ...'ın maliki ve diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki aracın, davacıların murisi Mahmut ...'nin sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucu, murisin ölümü nedeni ile desteğinden yoksun kalan davacıların uğramış oldukları davacılar anne ve baba yönünden maddi ve tüm davacılar yönünden manevi tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonrasında 12/03/2020 tarih, 2017/1063 Esas ve 2020/243 Karar Sayılı kararla, maddi ve manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; verilen karar davacılar vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili ve davalılar ... ile ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 16/05/2024 tarih ve 2021/2062 Esas, 2024/840 Karar sayılı kararıyla; ".... Alınan kusur bilirkişi raporları ile İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan kusur raporu arasında çelişki ortaya çıktığından İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporları arasında oluşan çelişkinin giderilmesi için ...
Makine Mühendisliği bölümünde görevli akademisyenlerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan çelişkiyi giderecek şekilde ceza dosyasında kesinleşen olayın oluş şekline ilişkin maddi olgu ile bağlı kalınarak kazanın oluşumunda kusur dağılımını belirleyen gerekçeli kusur raporu alınarak sonucuna göre belirlenen kusur oranına göre gerekirse aktüerya bilirkişisinden hükme esas alınan rapor tarihi itibariyle ek rapor alınarak usuli kazanılmış haklarda gözetilerek (davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz etmemiş olması nedeniyle rapordaki hesaplama
yöntemi yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek önceki rapordaki hesaplama tarihi, asgari ücret vs. verilerle (TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz) ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi) karar verilmesi gerektiği, manevi tazminatın belirlenmesinde kriterlerden biri de tarafların kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarıdır. Daire kararının kapsam ve şekline göre.
Kusur oranları konusunda bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu ve çelişkinin giderilmesi için rapor alınması gerektiği, kabule göre de; davalı sigorta şirketi dava açıldıktan sonra ödeme yaptığından davacılar lehine hükmedilen maddi tazminatın ödenen miktarı konusuz kaldığı,
bu durumda davacılar vekilinin de ödenen miktar bakımından feragati bulunmadığı ve bu kısım için de harç yatırılarak eksiklik tamamlandığından HMK'nın 331. maddesine göre davadaki haklılık durumu da gözetilerek davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılış şekilde vekalet ücreti belirlenmesi de doğru olmadığı" neden ve gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmış e dosya yukarıdaki esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Yukarıda özetlenen BAM kararı gereği kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için Karayolları Genel Müdürlüğü'nde görevli (Karayolları Fen Heyetinden) Trafik Teknik Elemanı ..., Makine Yüksek Mühendisi ..., Trafik Teknik Elemanı ...'den ve güncel asgari ücret üzerinden tazminat hesabı yapılması için aktüer hesap bilirkişisi ...'tan rapor alınmıştır.
Karayolları Genel Müdürlüğü'nde görevli (Karayolları Fen Heyetinden) Trafik Teknik Elemanı ..., Makine Yüksek Mühendisi ... ve Trafik Teknik Elemanı ...'den alınan 13/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; meydana gelen dava konusu trafik kazasında ... plakalı aracın sürücüsü ...’ın %100 (Yüzde Yüz) oranında tamamen kusurlu olduğu, tescilsiz motosikletin sürücüsü müteveffa ...'nin ise tamamen kusursuz olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Aktüer hesap bilirkişisi ...'tan alınan 28/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; hesaplama tekniği, pay dağılımı, gelir durumu, yaşam olasılığı usulü kazanılmış haklar olarak kabul edildiğinde ve mahkemenin vermiş olduğu görev çerçevesinde, güncel 2025 yılı asgari ücretlerle
işbu rapor tarihi itibarı ile hesaplandığında ise; 28/01/2025 işbu rapor tarihi itibarı ile davacıların güncel asgari ücretler üzerinden hesaplama
yapıldığında; 06/09/2017 tarihinde destekçi ... ...’ nin vefatı sonrasında;
davacı baba ...'nin’nin toplam DYK zararının 447.201,36 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından dava sonrası yapılan 19.011,44 TL tazminat ödemesinin tenzili
ile davalılardan müşterek ve müteselsilen bakiye talep edebileceği maddi zararının 428.189,92 TL olabileceği, ancak davalı sigorta şirketi yönünden bakiye 275.807,99 TL limit dahiline garameten hesaplaması sonrası işbu zararın azami limitler içinde 102.434,79 TL'lik kısmından sorumlu olabileceği, davacı anne ...'nin; toplam DYK zararının 759.901,65 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından dava sonrası yapılan 35.180,57 TL tazminat ödemesinin tenzili ile davalılardan müşterek ve müteselsilen bakiye talep edebileceği maddi zararının 724.721,08 TL olabileceği, ancak davalı sigorta şirketi yönünden bakiye 275.807,99 TL limit
dahiline garameten hesaplaması sonrası işbu zararın azami limitler içinde 173.373,20 TL'lik kısmından sorumlu olabileceği, davalı sigorta şirketi yönünden; 24/11/2017 dava tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinin BAM kararında belirtildiği görülmekte olup, hukuki takdirin mahkemeye ati olduğu yönünde görüş bildirmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 16/05/2024 tarih ve 2021/2062 Esas, 2024/840 Karar sayılı, karar sonrası alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosya kapsamındaki soruşturma evrak örneği, kaza tespit tutanağı ve ceza yargılama dosyası örneğinden; davalı ...'ın yönetimindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken davacıların desteği ...'nin kullandığı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen kazada ...'nin öldüğü anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki delil ve kayıtlara göre kazaya neden olan ... plakalı aracın sürücüsünün davalı ..., malikinin davalı ..., ZMMS poliçesini düzenleyenin ise davalı ... Sigorta A.Ş olduğu görülmüştür.
Dosyaya aldırılan nüfus kayıt örnekleri ve mirasçılık belgesi örneğinden, davacılar ... ve ...'nin ölenin anne babası ve mirasçısı, diğer davacıların ise ölenin kardeşleri olduğu görülmüştür. Kazaya ilişkin yapılan ceza yargılama dosyasında .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin davalı sürücü ...'ın asli kusurlu, ölenin tali kusurlu olduğunu kabul ederek mahkumiyet hükmü kurmuş olduğu görülmüştür.
BAM kaldırma kararı sonrası aldırılan kusur raporunda davalı sürücü ...'ın %100 tam kusurlu olduğu rapor edilmiştir. Bu kusur oranına göre yeni bir aktüer hesabı yaptırılıp rapor alınmıştır. Davacılar bedel artırımında bulunmuşlardır.
Mahkememizin aldırmış olduğu 08/04/2019 tarihli rapora davacılar itiraz etmemiş olduğundan, bu rapor esas alınmış, yapılan tazminat hesaplaması ve hükmedilen miktar davacılar yönünden usulü kazanılmış hak oluşturmuştur.
Tüm dosya kapsamı ve denetime açık ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacılar Mürvet ve Mehmet'in oğlu ve desteğinin, diğer davacıların kardeşinin, meydana gelen kazada öldüğü, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, davalı Mahmut'un aracın maliki, davalı ... Sigorta A.Ş'nin geçerli ZMMS poliçesini düzenleyen sigortacısı olduğu, davacı ...'nin ve ...'nin talep edebileceği destek zararının yapılmış ödeme düşüldüğünde ve usulü kazanılmış hak uygulandığında 72.518,74 TL olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacılar vekili 13/02/2025 tarihli dilekçesi ile ikinci kez talep artırım dilekçesi sunmuş ise de, talep arttırımın yalnızca bir kez yapılabileceği göz önüne alınarak bu dilekçeye yer verilmemiş ve bu kısım bakımından usulünce açılmış bir dava bulunmadığından, karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Davacıların, ölenin anne babası ve kardeşleri olması, meydana gelen kazada davacı ...'in %100 kusurlu davranışı nedeniyle ölmesi, bu durumun davacılar üzerinde yarattığı üzüntü ve acı dikkate alınarak davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/441, K. 2025/431, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama