KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2025
- Esas no
- 2025/82 Esas
- Karar no
- 2025/520
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 31/01/2025
Karar Metni
826 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ticari ilişki nedeniyle davalının davacıdan mutelif ürün satın alıp bu alımlar nedeniyle davalının davacıya cari hesapta 48.678,34 USD borcu olduğunu, noter ihtarnamesine rağmen borcunu ödemediğini, borcun tahsili için .... İcra Müdürlüğü' nün ... Esaslı dosyasından başlatılan ilamsız icra takibine de itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre ve zaman aşımı ilk itirazında bulunduğunu, davalı taraf cevap dilekçesinde davacının davalıdan kur farkından kaynaklanan alacağı talep ettiğini, davalı tarafın borçlarını çek keşide etmek suretiyle ödediğinden bu talebin yersiz olduğunu, kur farkının istenebilmesi için ya taralar arasında imzalanmış yazılı bir sözleşme olmalı ve bu sözleşmede kur farkı ödeneceğine dair açık bir hüküm bulunmalı veya fatura da açıkça döviz karşılığı yazılı olmalı;
aksi taktirde kur farkından vade farkının istenemeyeceğini, taraflar arasında böyle bir sözleşmenin olmadığını, ödemelerin çekle yapıldığını, taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi olmadığını, açık hesap ilişkisi olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davanın konusu, taraflar arasında yapılan ticari alışveriş sonucunda davalının bir kısım borcunu ödemediği iddiasıyla davacı tarafından başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf taraflar arasındaki alışverişin döviz cinsinden olduğunu, bir kısım borcun ödenmediğini iddia etmiş, davalı taraf ise süresinde borcun çek olarak ödendiğini, davacının talebinin kur farkı alacağı olduğunu ancak ödemelerin çek ile yapılması nedeniyle Yargıtay içtihatları nedeniyle kur farkının talep edilemeyeceğini, davanın reddini talep etmiştir.
Deliller toplandıktan sonra bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan raporda, kur farkı hesaplamaları yapılarak davacının davalıdan talep edebileceği kur farkı alacağı 48.678,34 USD olarak bulunmuştur. İcra dairesinin takip talebinde de bu miktarda talepte bulunulmuştur. Bilirkişi raporunda bu yönü ile hata ve eksiklik yok ise de davalı taraf ödemelerini çek ile yapmıştır.
Yine bilirkişi raporunun dördüncü sayfasında ayrıntılı olarak tablo halinde davacının davalıya sattığı malların değeri listelenmiş, daha sonra altında bu satın alınan mallara karşılık davalının davacıya yaptığı ödemeler listelenmiştir. Bu listeler incelendiğinde davacının davalıya 14 ayrı tarih ve fiş ile değişik zamanlarda döviz cinsinden mallar satmıştır. Davalı ise bu döviz cinsinden alınan mallara karşı 10 ayrı tarihte ödemeler yapmıştır.
Bu ödemelerin dokuz tanesi çek ödemesi, 16/04/2024 tarihli olanı ise 30.915,69 TL miktarlı havale ile yapılmıştır. Raporun dördüncü sayfasında listelendiği gibi davalının davacıdan mal alışlarının TL karşılığı toplam değeri 11.582.661,50 TL, döviz karşılığı ise 490.797,34 USD' dir.
Davalının bu alışlara karşı dokuzu çek ödemesi, biri havale olmak üzere TL karşılığı yaptığı toplam ödeme 12.565.985,38 TL ' dir. Davalı ödemeleri TL olarak yapmıştır. Dokuz tanesi çek olarak yapmıştır. Bir tanesi ise havale olarak yapmıştır. Mahsup yapıldığında ( 12.565.985,38 - 11.582.661,50 = ) 983.323,88 TL fazla ödeme yapmıştır. Ancak kur farkı alacağı hesaplandığında ise bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 48.678,34 USD kur farkı alacağı oluşmaktadır. Yani tartışılması gereken davacının kur farkı talep etme hakkı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davalı taraf ödemelerinin ezici çoğunluğunu yani neredeyse tamamını ( %99 ' dan fazlasını ) dokuz adet çek ile yapmıştır. TL olarak sadece bir kez 30.915,69 TL yapmıştır. Bu kısmın toplam ödeme içindeki yeri % 0,02 ' dir.
Davalı davacıya yaptığı çekle ödemelerde vade var ise de hem TL karşılığı asıl borçtan daha fazla ödeme yapması, hem de çeklerde ihtirazi kayıt konulduğuna dair bir delil bulunmaması nedeniyle bu çeklerin borcun tam karşılığı olduğuna dair mahkememizde tam kanaat oluşmuştur. Nitekim yargıtayda benzer dosyalarda aynı içtihatlarda bulunmuştur.
Davalının bilirkişi raporuna karşı sunduğu itiraz dilekçesinde gösterdiği yargıtay kararları ve benzer istikrar kazanmış bir çok yargıtay kararlarında çek keşide edilmek suretiyle yapılan ödemelerde kur farkı istenemez. Eğer alacaklı ödeme tarihindeki kurun karşılığı olan TL' yi istiyor ise çeklerde ihtirazi kayıt koyarak kabul etmelidir. Tarafların çeklerdeki vadeyi hesaplayarak TL olarak fazla ödeme yapmaları bu durumu göstermektedir.
Sonuç olarak, davacının alacağı çekle yapıldığından ( etkisiz bir kısım ödeme havale ile yapılmış) ve de çekle yapılan ödemelerde kur farkı talep edilemeyeceğinden davanın reddi yoluna gidilmiştir. Davalı kötü niyet tazminatı talep etmiş ise de davacı kötü niyetli olmadığından davalının bu talebi kabul edilmemiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/82, K. 2025/520, 8 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama