KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2026
- Esas no
- 2026/71 Esas
- Karar no
- 2026/144
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/01/2026
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait Merkez Mahallesi, ...Caddesi, ... Sokak, No... Dükkan 1 Yakuplu/Beylikdüzü adresinde bulunan ... tesisat numaralı abonelikleri için 25/03/2025 tarihinde davalı şirket görevlileri tarafından geçmiş dönem borçları sebebiyle elektrik enerjisi kesme işlemi için gelindiğini, enerji kesme işleminin hemen ardından aynı dakika tüm geçmiş borçları ödediklerini,
ödemenin yapılması üzerine elektriği kesen şirketin saha ekipleri tarafından aynı anda ve bizzat elektrik enerjisinin yeniden açıldığını ancak bu olaydan sonra kesilen elektriğin müvekkili tarafından izinsiz bir şekilde açıldığı ve bu sebeple kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilerek 31.764,96 TL tutarında bir ceza tebliğ edildiğini ve haklarında icra takibi başlatılmaması için bu cezayı 23/06/2025 tarihinde ödemek zorunda kaldıklarını beyanla 31.764.96 TL tutarındaki meblağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ise; müvekkili kurum tarafından yapılan kaçak elektrik tüketim tespiti ve tahakkukunda hata bulunmadığını, ilgili kullanım yerinin elektrik enerjisinin elektrik fatura borcundan dolayı 17.03.2025 tarihinde kesildiğini, enerji kesildiği halde enerji kullanımına devam edildiği tespit edildiğinden dava konusu kaçak tutanağının düzenlenmiş olduğunu, elektrik enerjisinin müvekkili kurum tarafından açıldığına ilişkin iddiaların haksız ve mesnetsiz olduğunu ve kaçak tüketim faturası tahakkuk ettirilmesinde mevzuata aykırılığın bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
GEREKÇE
Dava; elektrik faturasından kaynaklı ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir.
Eldeki davada öncelikli olarak değerlendirilmesi gereken husus, mahkememizin görevli olup olmadığıdır.
Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin ve HMK 114/1.madde gereğince dava şartı olduğundan mahkemelerce her aşamada re'sen incelenir. Diğer yandan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
Eldeki davanın temeli haksız fiile dayalı olup mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı açıktır.
Uyuşmazlığın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için ise her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olması gerekmektedir. Davalının tacir olduğunda şüphe yok ise de davacının ticaret siciline kayıtlı olmadığı, İstanbul Defterdarlığının cevabi yazısından işletme hesabına göre defter tuttuğu ancak gelirinin 213 sayılı VUK'un 177. maddesinde belirtilen sınırları aşmadığının anlaşıldığı, bu haliyle davacının tacir olarak kabulüne olanak bulunmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olacağından, davanın görev dava şartı yokluğu edeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/71, K. 2026/144, 18 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama